Arkadaşk kitap kapağı

19. bölüm / 33

🌸 Ara Bölüm — Hayaller Defteri 🌸

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 33Şu an: 🌸 Ara Bölüm — Hayaller Defteri 🌸
  1. 1 Bölüm 1 – Bir Mesajla Başlayan Hikâye1.720 kelime
  2. 2 Bölüm 2 – Mesafeler ve Mesajlar2.015 kelime
  3. 3 Bölüm 3 – Bir Cümlede Saklı Kalpler1.219 kelime
  4. 4 Bölüm 4 – Mum Işığında Mesafesiz Bir Kutlama687 kelime
  5. 5 Bölüm 5 – Mesafeler Engel Değil1.220 kelime
  6. 6 Bölüm 6 – İki Şehrin Yağmuru480 kelime
  7. 7 Bölüm 7 – Hayal Kurma Saati410 kelime
  8. 8 Bölüm 8 – Bir Sayı, Bir Kurtuluş712 kelime
  9. 9 Bölüm 9 – Güvenin Sınandığı Gün652 kelime
  10. 10 Bölüm 10 – Bir Umut Işığı546 kelime
  11. 11 Bölüm 11 – Saklanan Gerçekler465 kelime
  12. 12 Bölüm 12 – Biz Tekrar Biz Olduk747 kelime
  13. 13 Bölüm 13 – Görünmeyen Zincirler735 kelime
  14. 14 Bölüm 14 – Karpuzlu Top ve İnce Hesaplar661 kelime
  15. 15 Bölüm 15 – Sude’nin Arkadaşları1.010 kelime
  16. 16 Bölüm 16 – Vazgeçmek737 kelime
  17. 17 Bölüm 17 – Kapanan Kapılar798 kelime
  18. 18 Bölüm 18 – 0 Kilometre895 kelime
  19. 19 🌸 Ara Bölüm — Hayaller Defteri 🌸433 kelime · Okuduğun bölüm
  20. 20 📖 Not 📖163 kelime
  21. 21 19. Bölüm — Aramızdaki Üçüncü Ses486 kelime
  22. 22 20. Bölüm — Bir Telefonun Ucunda Saklanan Gerçek866 kelime
  23. 23 21. Bölüm — Sinema893 kelime
  24. 24 22. Bölüm — Kutunun İçindeki Kalp1.662 kelime
  25. 25 23. Bölüm — Sessiz Mutluluk520 kelime
  26. 26 24. Bölüm — Mesafelerden Gelen Sözler1.428 kelime
  27. 27 Ara Bölüm: Hayallerden Gerçeklere224 kelime
  28. 28 25. Bölüm — Ayrılıga giden yol1.142 kelime
  29. 29 26. Bölüm — Sudesiz Geçen İlk Günler932 kelime
  30. 30 27. Bölüm – Son Konuşma ve Veda864 kelime
  31. 31 28 Bölüm – Aldatılmanın Şoku1.143 kelime
  32. 32 29.Bölüm – Duyulmayan İtiraf653 kelime
  33. 33 30.Bölüm – Kopuşun Başlangıcı911 kelime

🌸 Ara Bölüm — Hayaller Defteri 🌸
Bizim de hayallerimiz vardı.
Öyle büyük, ulaşılması imkânsız şeyler değildi hepsi. Bazen aynı sabaha uyanmaktı hayalimiz. Gözlerimizi açtığımızda birbirimizi görmek, güne yan yana başlamak… Bazen de bir salıncakta sallanmak, çocuklar gibi yarışmak, kaybedenin diğerine gülerek itiraz ettiği küçücük oyunlar oynamaktı.
Biz yalnızca sevgili olmak istemiyorduk.
Birbirimizin en yakın arkadaşı, en güvenli limanı, hayatın bütün karmaşasının içinde sığınabileceği insan olmak istiyorduk. Bir gün iyi birer anne baba olmayı, kendi evimizde kendi düzenimizi kurmayı bile hayal ediyorduk.
Bazen gözlerimizi gökyüzüne çevirip yıldızların altında uzandığımızı düşünüyorduk. Dünya bir süreliğine susacak, bütün telaşlar geride kalacak ve o an yalnızca ikimiz olacaktık.
Bir evimiz olacaktı.
Belki mutfağımızda birlikte tatlı yapmaya çalışacaktık. Her yer un içinde kalacak, tarifin bir yerinde mutlaka bir şeyleri karıştıracaktık. Belki yaptığımız tatlı istediğimiz gibi olmayacaktı ama yine de gülecektik. Çünkü mesele güzel bir tatlı yapmak değildi. Mesele, onu seninle yapmaktı.
Konserlere gidecektik. Kalabalığın içinde birbirimize sarılacak, sevdiğimiz şarkıları birlikte söyleyecektik. Sahneyi göremezsen seni omuzlarıma alacaktım. Sen de bana bakıp gülecektin. Belki o an çalan şarkıyı yıllar sonra bile hatırlayacaktık.
Sinemaya gidecektik. Yan yana oturup film izleyecek, filmden sonra üzerine konuşacaktık. Belki bir gün buz pateni yapmayı deneyecektik. Düşecektik, birbirimize gülecektik, sonra yeniden ayağa kalkıp devam edecektik.
Bisiklet sürecektik. Yorulduğumuzda bir yerde durup dinlenecek, hiçbir yere yetişmek zorunda değilmişiz gibi vakit geçirecektik.
Bazen de sadece çocuk olacaktık. Kim ne der diye düşünmeden, utanmadan, kendimizi saklamadan… Dünyanın bizden beklediği insanlara dönüşmeye çalışmadan, yalnızca kendimiz olarak yaşayacaktık.
Çünkü bütün bu hayallerin altında tek bir dilek vardı.
Nerede, nasıl olursa olsun… Yan yana olmak.
Bizim için hayaller, bir gün gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmediğimiz dilekler değildi yalnızca. Kalplerimizde şimdiden yaşadığımız gerçeklerdi.
Belki bir sabah yan yana uyanamazdık ama kalbimiz her sabah birlikte uyanıyordu. Belki bir gün yıldızların altında yere uzanamazdık ama sen yanımdayken gökyüzüm zaten aydınlanıyordu.
Sude… Seninle kurduğum her hayal, şimdiden benim en güzel gerçeğimdi.
O zamanlar insanın sevdiğiyle kurduğu hayallerin bir gün ona bu kadar uzak gelebileceğini bilmiyordum.
Belki de biz, bu aşkla göklere, duyulmamış düşlere ve kirlenmemiş hayallere uçacağımızı sanıyorduk. Sanki birbirimizi sevmemiz, bütün zorlukları aşmaya yetecekti. Sanki hikâyemizin içinde ne yaşanırsa yaşansın, sonunda mutlaka birbirimize dönecektik.
Ama hayat, masallardaki gibi ilerlemiyordu.
Her hikâyenin mutlu bir sonu olmuyordu. Her yara iyileşmiyor, her ayrılık kavuşmayla bitmiyordu. Bazen en çok sevdiğin insan, kalbinde en derin izi bırakabiliyordu.
Ben bunları henüz bilmiyordum.
Bir gün kurduğumuz hayallerin karşısında tek başıma kalabileceğimi, bir zamanlar birlikte düşlediğimiz şeylere yalnızca uzaktan bakabileceğimi düşünmüyordum.
Çünkü o günlerde ben, bizim hikâyemizin yarım kalabileceğine inanmıyordum.
Ve belki de en acısı buydu…
ARKADAŞK — Bir hikâye, iki insan, yarım kalan bir son.
🎵 Bu bölümün şarkısı: Gökhan Türkmen — Sen İstanbulsun

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…