Arkadaşk kitap kapağı

23. bölüm / 33

21. Bölüm — Sinema

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 33Şu an: 21. Bölüm — Sinema
  1. 1 Bölüm 1 – Bir Mesajla Başlayan Hikâye1.720 kelime
  2. 2 Bölüm 2 – Mesafeler ve Mesajlar2.015 kelime
  3. 3 Bölüm 3 – Bir Cümlede Saklı Kalpler1.219 kelime
  4. 4 Bölüm 4 – Mum Işığında Mesafesiz Bir Kutlama687 kelime
  5. 5 Bölüm 5 – Mesafeler Engel Değil1.220 kelime
  6. 6 Bölüm 6 – İki Şehrin Yağmuru480 kelime
  7. 7 Bölüm 7 – Hayal Kurma Saati410 kelime
  8. 8 Bölüm 8 – Bir Sayı, Bir Kurtuluş712 kelime
  9. 9 Bölüm 9 – Güvenin Sınandığı Gün652 kelime
  10. 10 Bölüm 10 – Bir Umut Işığı546 kelime
  11. 11 Bölüm 11 – Saklanan Gerçekler465 kelime
  12. 12 Bölüm 12 – Biz Tekrar Biz Olduk747 kelime
  13. 13 Bölüm 13 – Görünmeyen Zincirler735 kelime
  14. 14 Bölüm 14 – Karpuzlu Top ve İnce Hesaplar661 kelime
  15. 15 Bölüm 15 – Sude’nin Arkadaşları1.010 kelime
  16. 16 Bölüm 16 – Vazgeçmek737 kelime
  17. 17 Bölüm 17 – Kapanan Kapılar798 kelime
  18. 18 Bölüm 18 – 0 Kilometre895 kelime
  19. 19 🌸 Ara Bölüm — Hayaller Defteri 🌸433 kelime
  20. 20 📖 Not 📖163 kelime
  21. 21 19. Bölüm — Aramızdaki Üçüncü Ses486 kelime
  22. 22 20. Bölüm — Bir Telefonun Ucunda Saklanan Gerçek866 kelime
  23. 23 21. Bölüm — Sinema893 kelime · Okuduğun bölüm
  24. 24 22. Bölüm — Kutunun İçindeki Kalp1.662 kelime
  25. 25 23. Bölüm — Sessiz Mutluluk520 kelime
  26. 26 24. Bölüm — Mesafelerden Gelen Sözler1.428 kelime
  27. 27 Ara Bölüm: Hayallerden Gerçeklere224 kelime
  28. 28 25. Bölüm — Ayrılıga giden yol1.142 kelime
  29. 29 26. Bölüm — Sudesiz Geçen İlk Günler932 kelime
  30. 30 27. Bölüm – Son Konuşma ve Veda864 kelime
  31. 31 28 Bölüm – Aldatılmanın Şoku1.143 kelime
  32. 32 29.Bölüm – Duyulmayan İtiraf653 kelime
  33. 33 30.Bölüm – Kopuşun Başlangıcı911 kelime

21. Bölüm — Sinema
O gün yine Sude’yle yeni bir sinema serüvenine çıkıyorduk. Filmin adı Karantina idi ve gösterim günü nihayet gelmişti. İkimiz de heyecanlıydık. Saatleri, dakikaları hesaplıyor, sonunda aynı günün içinde bu filmi izleyebilecek olmanın mutluluğunu yaşıyorduk.
Sude kahvaltısını 12.30’da yapacaktı. On beş dakikalık hazırlanma süresinin ardından 12.45’te evden çıkabilirdi. Sinemanın yoluna on dakikada varır, 12.55 gibi hazır olurdu. Otobüsün on dakika içinde gelmesiyle 13.05’te yola çıkar, yarım saatlik yolculuğun ardından sinemaya ulaşırdı. En azından hesabımız buydu.
Sude birden,
“Bir de boş koltuklar var mı diye bakayım.” dedi.
Ben de merak edip kontrol etmek istedim.
“Ben de bakayım.” dedim.
Sude hemen cevap verdi:
“Var var, bir sürü boşluk var. Ama bir an korktum da.”
O anki telaşı içimi ısıtmıştı. Bazen insan, sevdiği kişinin küçücük bir heyecanında bile kendini mutlu hissediyordu. Onun bir şeyleri benimle paylaşması, benimle aynı heyecanı yaşaması bile yetiyordu.
Nihayet beklediğimiz gün gelmişti. Hazırlanmaya başladık. Sude, her zamanki tatlı telaşıyla,
“Aşkım, bana bir şeyler hatırlat. Unuttuğum bir şey olabilir.” dedi.
“Cüzdanını aldın mı?” diye sordum.
“Aldım.” dedi.
“Peki, paranı aldın mı?”
“Onu da aldım.”
“O zaman korkma bitanem, her şeyi almışsın.”
Ama Sude’nin aklına takılan başka bir şey vardı.
“Of ya, ya geç kalırsam?”
“Yok bebeğim, hesapladık ya. 13.55’te orada oluyorsun.” dedim.
Bir süre sonra telefonum çaldı. Arayan Sude’ydi.
“Çıktın mı sen?” diye sordu.
“Yok, hazırlanıyorum.” dedim.
“Hadi deli oğlan, tren istasyonundayım şu an!”
Gülümseyerek,
“Tamam bebeğim, çıkınca arayacağım.” dedim.
Ardından bir kahkaha attı.
“Aşkım, ben galiba erken geldim.”
Ben de gülerek cevap verdim:
“İşte sana korkma diye boşuna demiyorum.”
“Ya ne bileyim…” dedi.
Tatlı telaşı sesinden bile anlaşılıyordu. Geç kalmaktan korkan Sude, bu kez erkenden gelmişti. O an, bütün o hesaplamalarımızı ve endişelerimizi düşündükçe gülümsememek elde değildi.
Ben de hazırlanıp evden çıktım. Yolda Sude’yi aradım. Filme girene kadar konuşmaya devam ettik. Sesini çok özlemiştim. Bazen insan, her gün konuştuğu birinin sesine bile hasret kalabiliyordu. Bizim için de öyleydi işte. Konuşmak, birbirimizin sesini duymak, günümüzden küçük şeyler anlatmak… Hepsi ayrı bir anlam taşıyordu.
Nihayet sinemaya vardık. İkimize de Karantina temalı kartlardan verdiler. Sude lavaboya giderken bana,
“Sesini çok özlemişim ya.” dedi.
“Ben de…” diye karşılık verdim.
Elindeki kartlara baktı. Sevinci sesine yansımıştı.
“Ay, kartlar çok tatlış ya!”
“Hatıra olarak saklarız.” dedim.
“Evet ya, ben bilerek iki tane aldım. Birini kardeşime vereceğim, onun da olsun.”
“Tamamdır.” dedim gülerek.
Belki başkası için sıradan iki karttı bunlar. Ama bizim için o güne ait bir hatıraydı. Sude’nin kardeşini de düşünerek bir kart ayırması, o küçücük anı bile güzelleştirmişti. Bazen insanın saklamak istediği şey, elindeki eşya değil; o eşyaya anlam veren gündür.
Film başladı.
Bu kez aynı salonda olamasak da birlikte sinemaya gitmiştik. Bizim için önemli olan yalnızca filmi izlemek değildi. O güne hazırlanmış, heyecanlanmış, yolda konuşmuş, aynı filmin gösterileceği sinemaya gitmiştik. Film öncesinde ve sonrasında birbirimize eşlik etmiştik. Hasretimiz biraz olsun dinmişti.
Film, beklendiği gibi güzeldi. Ama Sude’yle o günü paylaşmak, her şeyi benim için daha da güzel hâle getiriyordu. Onunla yaşadığım küçücük anlar bile zihnimde kocaman bir yere sahipti. Onunlayken her şey daha güzeldi. Onsuz bir hayatı düşünmek bile istemiyordum.
Film bittiğinde aceleyle eve dönmem gerekiyordu. Telefonumun şarjı çok az kalmıştı. Şarjım biterse Sude’yle konuşamayacaktım. O düşünce bile beni telaşlandırmaya yetmişti.
Hemen ona yazdım:
“Aşkım, ben eve gidiyorum, şarjım az.”
Sude sordu:
“Yemek yemeyecek miyiz?”
“Aşkım, sen söyle, ben eve söylerim. Yoksa şarjım biter, konuşamayız.”
“Tamam…” dedi.
Koşa koşa eve döndüm. Tek istediğim, telefonumu şarja takıp onunla yeniden konuşabilmekti. Eve varır varmaz telefonu şarja taktım ve hemen Sude’yi aradım.
Sonunda yine konuşuyorduk.
Film hakkında uzun uzun konuştuk. Sahnelere, filme, o gün yaşadıklarımıza dair sohbet ettik. Ama bütün bunların arasında özlediğimiz başka bir şey vardı: Birbirimizin sesi.
O ses, hasret kaldığımız şeydi. Uzaklık yüzünden yan yana olamadığımız zamanlarda, birbirimizin sesini duymak bile içimizi rahatlatıyordu. Bazen saatlerce konuşsak da yetmiyordu. Telefonun diğer ucunda sevdiğimiz insanın olduğunu bilmek, mesafeyi bir anlığına unutturuyordu.
Sohbetimizin en tatlı yerinde Sude, sesiyle içimde kelebekler uçuran o cümleyi söyledi:
“Ben sana bir sürpriz yapacağım.”
Bir an şaşırdım.
“Ne sürprizi?” diye sordum.
Sude, her zamanki gizemli hâliyle cevap verdi:
“Sürpriz işte… Zamanı var daha. Bekle bakalım.”
İçimde bir anda merak ve sabırsızlık başladı.
“Ama ne ki bu? Küçük mü, büyük mü? Bana ipucu ver bari…”
“Yok yok, söylemem. Beklemen lazım.”
Bir anda kendimi çocuk gibi hissettim. İçimde tarif etmesi zor bir heyecan vardı. Aklım sürekli aynı soruya takılıyordu: Ne hazırlıyordu? Ne zaman yapacaktı? Acaba nasıl bir sürprizdi?
Onun sesi bile artık daha gizemli geliyordu.
“Beni meraktan öldürüyorsun ama…” dedim.
“Dayan biraz aşkım. Zamanı gelince göreceksin.”
O an fark ettim ki beni mutlu eden yalnızca sürprizin kendisi değildi. Onun benim için bir şey düşünüyor olması, bunu heyecanla saklaması ve benimle paylaşacağı anı beklemesi de başlı başına mutluluktu.
Belki de sevgi tam olarak buydu. Bazen büyük sözlerde değil, küçük ayrıntılarda saklanıyordu. Bir sinema bileti, hatıra olarak saklanacak iki kart, eve döner dönmez edilen bir telefon ve gelecekte yaşanacak güzel bir ana dair verilen küçücük bir ipucu…
O gün yalnızca Karantina filmini izlememiştik. Birlikte yaşadığımız yeni bir anıyı daha biriktirmiştik. Ve şimdi, o günün sonunda, beni bekleyen başka bir şey vardı: Sude’nin sürprizi.
Ne olduğunu henüz bilmiyordum. Ama ondan gelecek bir şeyi beklemek bile güzeldi.
Çünkü biz bu aşkla göklere, duyulmamış düşlere, kirlenmemiş hayallere uçacaktık…
📖 Bölüm Notu
Bazı anlar vardır; filmi değil, yanındaki kişiyi hatırlarsın. Ve bazen bir sürpriz, sabırla beklemeyi öğretir insana.
🎵 Bölüm Şarkısı
Gökhan Türkmen — Sen İstanbulsun
Çünkü bazı sesler, insanın en uzak olduğu yerde bile kendini evinde hissetmesini sağlar.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…