Yara kitap kapağı

72. bölüm / 67

Yara

64~ öğreniş

Vaveyla Yazarı: Ezgi Kara

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 67Şu an: 64~ öğreniş

GEÇMİŞ ~
17 yıl önce

Kaan mutfakta annesine yardım ederken küçük kardeşi Alisa'nın ağlamasıyla koşarak salona gitti.
"Alisa noldu canım, neden ağlıyorsun" Alisa parmağıyla ablası kardeleni gösterince Kaan kaşlarını çatarak Kardelene baktı
"Naptın ona "
"Bişey yapmadım abi "
" O zaman neden ağlıyor ve seni gösteriyor"
"Bilmiyorum"
"Kesin bilmiyorsundur" Kaan, Alisa'yı kucağına aldı. Yanağına sulu bir öpücük bıraktı, Alisa başını abisinin sıcak göğsüne yasladı. Anneleri Alessia, elinde kurabiye ve sütle içeri girdi
" Çoçuklar kurabiye yeme zamani" ne kadar Türkiye'de fazla vakit harcasada hâlâ Türkçeyi tam bilmiyordu Alessia. Tepsiyi sehpaya indirip küçük kızı Alisa'yı kucağına aldı
"Noldu benim bebeğime " Kardelen eline kurabiyelerden bir tane alıp yemeye başladı
"Kardelen vurdu " kaan'ın birden Kardelene sataşması annesinin pek hoşuna gitmemişti
"Kaan" Kaan omuz silkti. Alisa'yı daha çok seviyordu, belki hâlâ küçük olduğu içindir. Alisa henüz 3 yaşında olduğu için pek konuşamıyordu.
" Anne süt" Alessia elindeki bardağı dikkatle küçük kızın dudaklarına yaklaştırdı. Kaan içi gidiyormuşçasına Alisa'ya bakıyordu. Koray kapının ardında ailesini izliyordu
" Baba" kardelenin baba sevgisi kurabiyeyi fırlatacak kadar çoktu. Koray iki elini açıp kızını tek hamlede kucağına aldı. Alessia kocasını ve kızını gülümseyerek izliyordu
"Hoşgeldin"
"Hoşbuldum canım" Kaan, Alisa'nın tek elini tutup onunla oynuyordu. Alisa abisinin onunla oynamasına gülerek karşılık veriyordu.
"Anne çabuk ol Alisa'yla bahçede oynayacağım"
"Yavaş ol Kaan" Kaan kardeşiyle oynamak için sabırsızdı.
"Bende oynayabilir miyim?" Kardelenin çekingen sordusu kaanaydı.
"Tabi ki Kardelen" Kaan abiliğini her iki kardeşine de güzel şekilde gösteriyordu. Kurabiyelerini yiyip bahçede topla oynamaya başladı. Alessia ve Koray kendilerine ayrılan yere oturarak çocuklarını izledi.
"Hadi Alisa abiye at bakalım" Alisa tam tersini yaparak ablasına attı. Sonra sesli bir şekilde güldü. Minik elleriyle attığı top, hedefini pek bulamasa da Kardelen’in önüne kadar yuvarlandı. Kaan, topun kendisine gelmemesine hiç bozulmadı aksine Alisa’nın keyfinin yerine gelmesi onun için en büyük ödüldü.
"Bak sen şu bücüre" diyerek güldü Kaan. Alessia ve Koray kapının ucunda birbirlerine sarılarak ailesini izliyordu. Bu mutluluğu ancak onlardan ölüm ayırabilirdi...
Onlar yaklaşık 1 saat boyunca dışarıda top peşinde koşuşturdu babası dışarıdaki sandalyelerden bir tanesine oturup karanlık dünyasını 1 saatliğine aydınlattı.
"Haydi bakalım yeter.. Gel bakalım küçük meleğim" Alisa'yı kucağına alarak yemek masasına geçti. Koray için en mutlu olduğu zaman ailesiyle vakit geçirdiği zamanlardı. Bunu pek başaramazdı peşindeki karanlık güç onların peşinde bir yaratık gibi dolanıyordu. Koray ailesini güvenli tutmak için küçük bir mahalleye yerleştirmişti ama nereye giderse gitsin onları bulacağını biliyordu.
"Mahallede durumlar nasıl koçum" korayın sorusu kaanaydı. Kaan ağzındaki yemeği bitirince babasına döndü
"Aynı" Koray karısı alessia'ya göz ucuyla baktı
"Annen öyle demiyor ama " Kaan'ın bakışları annesine kaydı
"Annem ne diyor"
"Annen senin mahallede bir serseri gibi takıldığını söylüyor" Kaan hemen yüzünü ekşiltti
"Hayır öyle bişey yok"
"Oğlum mahallede ki kızlara dokunma"
"Dokunmuyorum zaten " annesi hayretler içinde oğluna baktı. Alisa yemek yerken üstünü başını yağ içinde bırakmıştı, Kardelen sadece önündeki yemek tabağına bakarak yemeğini yiyordu.
"Alp ve pusatla birlik olup sakın serserilik yapmayın" babasının son sözünden sonra Kaan ağzına bir köfte daha atıp babasının gözüne baka baka çiğnedi. Alp ve pusat onu için sadece arkadaş değildi kardeşlerdi.
Koray oğlunun o bakışını görünce başını iki yana salladı ama dudaklarının kenarında küçük bir gülümseme oluştu. Kaan’ın inadı ona çok tanıdık geliyordu.
“Baban doğru söylüyor Kaan” dedi Alessia kelimeleri dikkatle seçerek. “Sen iyi çocuk… ama bazen çok kafa sert.”
Kaan omuz silkti.
“Hiçbir şey yapmıyoruz baba. Sadece mahallede geziyoruz.”
“Gezmek başka, bela aramak başka” dedi Koray sakin bir sesle." Neydi o kızın ismi " dedi bakışlarını alessia'ya çevirerek.
" Sedef" dedi alessia. Kaan ismini duyar duymaz büyük bir güçle nefesini verdi
"Oğlum duyduğuma göre sürekli o kızla uğraşıyormuşsun"
"Of baba ya doğru düzgün yemek yedirmediniz"
"Söz dinle "
"Evet karışıyorum oldu mu" kaanın dik başlılığını babasının hoşuna gidiyordu. İleride kendisinin arkasında bırakacağı ailesiye gözü gibi bakacağını biliyordu.
"Neden"
"Çünkü hep bizimle oynamak istiyor, biz istemiyoruz ama"
"Bahaneye bak, oğlum kız ne güzel oynamak istiyormuş" Kaan omuzlarını üst üste silkti. Koray, elindeki çatalı tabağının kenarına bırakıp oğluna doğru hafifçe eğildi.
"Oğlum, bir kız seninle oynamak için bu kadar ısrar ediyorsa, o mahallenin en kıymetli kızıdır. Sen neden bu kadar terssin bakayım?"
Kaan, tabağındaki son lokmayı da hırsla çiğneyip yuttu.
"Baba, kız her yerde! Alp'le kale kuruyoruz bakıyorum sedef, pusatla mahallede oturuyorum karşımda sedef. Bıktım ondan Üstelik çok konuşuyor, Alisa bile ondan daha az ses çıkarıyor"
Alessia kıkırdayarak araya girdi "Kaan, sen çok... nasıl derler... kaba? Sedef çok tatlı kız" Kaan annesinin sözlerine hemen yüzünü buruşturdu.
“Anne sen de başlama şimdi.”
Koray hafifçe güldü.
“Oğlum sen kaçıyorsun ama kız yine de peşinden geliyorsa demek ki seni seviyor.”
“Sevmesin!” diye söylendi Kaan. “Mahallede bir sürü çocuk var, gitsin onlarla oynasın.”
Kardelen sessizce başını kaldırdı.
“Ben Sedef’i seviyorum" dedi çekinerek. “Bana saçımı örmeyi öğretmişti.”
Kaan hemen kız kardeşine döndü.
“Sen de mi başladın?”
O sırada Alisa kaşığını masaya vurdu.
“Sedef!” dedi sevinçle, sanki konuşulan tek kelimeyi yakalamış gibi. Kaan hayretler içinde Alisa'ya bakıyordu.Alessia masadaki tabakları toplamaya başladı.
“Tamam, tamam. Çok konuşma şimdi. Yemek bitti, uyuma zamani geldi.” Kardelen annesine yardım ederken korayda küçük kızı Alisa'yı kucağına aldı
" Gel bakalım benim küçük prensesim"
" Ben bugün Alisa'nın yanında uyuyacağım " dedi Kaan. Mutfaktan gelen Alessia oğluna baktı
" Olmaz Kaan, odana geç "
" Gel bakalım Alisa" Kaan Alisa'yı kucağına alıp yukarı kaçtı. Önce Alisa'nın üzerine değiştirdi sonra yatağına koydu
" Abiye öpücük" Alisa sulu sulu abisini üst üste öptü. Kaan öpülmekten hiç hoşlanmazdı ama Alisa onun için bu kuralını bile değiştirirdi.
"Seni seviyorum abi"
"Bende seni çok çok çok seviyorum Alisa " Alisa abisinin koluna sarıldı. Küçük parmakları Kaan’ın tişörtünü tutmuştu sanki bırakırsа kaybolacakmış gibi.
Kaan battaniyeyi biraz daha çekip kız kardeşinin üzerine örttü.
“Uyu şimdi” dedi yumuşak bir sesle.
Alisa başını onun koluna yasladı. Birkaç saniye içinde nefesi yavaşladı, küçük göğsü düzenli şekilde inip kalkmaya başladı.
Kaan bir süre hiç kıpırdamadan durdu. Sadece Alisa’nın saçlarını parmaklarıyla karıştırdı. Küçük kızın uyuduğundan emin olunca başını yastığa koydu ama kolunu çekmedi.

ŞİMDİKİ ZAMAN ~
Silah hâlâ Kaan’a doğrultuluydu ama parmakları titriyordu.
Kaan bir adım ileri çıktı. Elimi bırakmadı.
“Çek tetiği o zaman” dedi sessizce. “Eğer gerçekten babamın yaptığını düşünüyorsan… çek.”
Odanın içindeki herkes donup kalmıştı.
Asu’nun gözlerinden yaşlar durmadan akıyordu. Silahı tutan eli yavaş yavaş aşağı inmeye başladı.
“Ben katil olmak istemiyorum” diye fısıldadı.
Silah elinden kayıp beton zemine düştü.
"Ben olurum ama " Erdal masada duran silahını alıp asu'ya sıktı.
"Asu!" diye bağırdım, sesim parçalanırcasına çıktı boğazımdan.
Dizlerinin üzerine çökmüş olan Asu, bir saniye bile sürmeden yere yığıldı. Erdalın o alttan alttan gülüşü depoyu inletiyordu. Elim ayağım titriyordu ne yapacağımı tam anlamıyla çözemiyordum
"Bırak silahını " dedi Kaan dişlerinin arasından. Alp hâlâ pusatı tutma derdindeydi
"Bırakın öldüreceğim bu herifi" Erdal eljndeki silahı bırakınca Mert kolunu arkadan bağlayarak duvara yasladı. Yere çöküp Asu'yu ters döndürdüm
"Güzelim kapatma gözünü lütfen" Kaan ayakta bize bakıyordu, Asu'nun az önceki itirafı zor gelmişti
“Her şey kontrol altında korkma” dedim, sesi kendime bile güven vermeye çalışır gibi çıkıyordu. Asu zorlukla öksürdü
" Size yalan söylediğim için özür dilerim " zorlukla çıkıyordu kelimeler ağzından.
"Yorma kendini" başka ölüm kaldıramazdı bünyem. Gözyaşım bu aralar fazla akıyordu artık akmaması için buraya gelmiştim ama imkansızdı.
"Kaan gidelim lütfen" Kaan kıpırdamıyordu bile öylece Asu'ya kilitlenmişti.
"Ben demiştim" dedi. İlk baştan beri Asu'ya güvenmediğini söylüyordu ama Asu'nunda kendine göre haklı sebepleri varmış
"Ben ona,' hain çıkarsan seni sedef bile elimden alamaz 'dedim" Kaan hâlâ yerinde, gözleri Asu’ya kilitlenmişti. Tüm vücut gergindi, nefesi kesik kesikti.
"Kaan, şimdi sırası değil!" diye bağırdım hıçkırıklarımın arasından "Ölüyor Kaan, yardım et!"
"Kaan!" dedim tekrar sesim bu sefer yalvarır gibiydi. "Lütfen... Onu kaybetmeyelim." Kaan duvara yaslanmış olan erdala başını çevirdi hızlı adımlarla yanına ulaştı ve yüzüne sert bir yumruk attı. Dudağının kenarından kan geliyordu ama hâlâ yüzündeki o korkunç gülümseme kaybolmamıştı.
"Dayan olurmu" Asu hafifçe başını salladı. Gözleri kapanıp sesin etkisiyle geri açılıyordu.
"Kaan " dedi Erdal bağırarak " Alisa'yı hatırlıyormusun?" Kaan o ismi duyar duymaz tekrar erdala döndü ve bu sefer daha sert vurdu ve bunu bir kaç kez tekrarladı
" Onun adını ağzına alma " Erdal kanlı ağzıyla kahkaha atmaya başladı ,yere tükürdü ve bize doğru baktı. Asu artık bilincini kaybetmişti
"Asu" dedim kulağına doğru "sakın yapma bana bunu" Erdal dik dik bize bakıyordu,kas göz yapara kaan'ın bize bakmasını sağladı
"Alisa için çok ağlamıştın sen... Ah kıyamam" dalga geçiyordu, Alisa demek ki Kaan için önemli birisi ve Erdal bunu kullanıyor. Kaan elini yumruk yaptı kendisini çok zor tutuyordu.
"Kaan öldür şunu" pusat delirmek üzereydi
"Alp, pusatı çıkar "
"Çıkamam Kaan ben bu adamı öldürmeden çıkmam" Erdal, Pusat ve Kaan’ın bakışlarını birbirine kilitlediğini görünce alaycı bir kahkaha attı.
" Ah pusat, yoksa yağmurun intikamını mı almak istiyorsun" Erdal herkesin damarına basıyordu. Kaşınıyordu kısaca
"Sedef sen hâlâ minik yade'nin intikamını almadın mı? " dudağını büzdü " Babanda baya iyi biriymiş" baba kelimesinden sonra kendimi tutamadım ayağa kalkıp erdala doğru koştum ama Kaan benim karnımdan tutarak kendisine çekti
"Öldürürüm seni Erdal ,öldürürüm"
"Hepinizde maşallah beni öldüreceksiniz ama bir türlü olmadı" yüzüne tükürdüm. Kaan kulağıma eğildi
"Sedef sakin ol " kaan'a döndüm
"Kaan bizim hastaneye gitmemiz lazım" dedim. Erdal hemen araya atladı
"Ah evet yoksa Kaan kardeşine kavuşamadan tekrar ölücek" kaanla aynı anda erdala döndük bu sefer pusatta susmuştu. Erdal bir kaan'a bir bana bakıp duruyordu
"Ne" diyebildim sadece. Kaan bir an sendeledi
"Kaan ,Asu senin kardeşin " Erdal bunu bir çırpıda söylemişti. Bu nasıl oluyordu Kaan ve Asu nasıl kardeş oluyordu imkansız.
" Alisa ölmedi Kaan Asu olarak yaşıyor" Kaan’ın nefesi kesildi. Ellerini yumruk yaptı, gözleri dehşet ve şokla doldu. Bu imkânsız görünüyordu. Alisa… Asu… aynı kişi mi?
Erdal hâlâ sinsice gülüyordu, Kaan’a bakarak
“Şaşırdın değil mi küçük Kaan? İşte gerçek… senin kardeşin… yanındaydı , her zaman yanında… ve sen bunu bilmiyordun.”
Kaan, Asu’ya bakıp birkaç saniye dondu.
"Alisa" yutkunamıyordu. Şok içindeydi kolundan tuttum
"Kaan " gözleri bana baktı,doluydu.
"Yıllarca ölü bildiğin kardeşin yaşıyordu Kaan" durdu ve ekledi “Ve bu sefer… onu kurtarmazsan, gerçekten ölecek, Kaan.”
Kaan’ın nefesi kesildi, yumrukları hâlâ sıkılıydı. Gözleri Asu’ya, baygın bedenine kaydı
Bir an dondu, kalbi yerinden çıkacak gibi attı. Korku, öfke ve çaresizlik birbirine karıştı.
"Ne duruyorsunuz kurtarın onu" dedim Alp ve pusata. Pusat, erdalı unutmuştu bile şuan tek odak noktası yerdeki asu'ya bakıyordu. Alp asu'yu kucağına aldı yerde kan gölü oluşmuştu, Asu'nun sırtında ki kanlar yerde havuz gibi dolmuştu. "Asu kaan'ın kardeşiydi" Beynim bu cümleyi sayıklayıp duruyordu. Kaan kafasını iki yana salladı
" Benim kardeşim öldü " cümlesini bitirir bitirmez erdala bir yumruk daha attı. Alp ve pusat gitmişti.
" Mert getir şunu " Kaan elimden tutup beni kendisiyle sürükledi. Karanlık geçitten hızlıca geçiyorduk
" Kaan ya oysa "
" Değil " dedi aniden. Konuşmadım konuşamadım daha doğrusu. Eğer böyle bişey yapmışsa Erdal Kaan onu yaşatmazdi gerçi zaten bundan sonra yaşaması mucize olur...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18