54. bölüm / 67
Yara46
Bölümler 67Şu an: 46
- 1 1 Korku567 kelime
- 2 2711 kelime
- 3 3814 kelime
- 4 4813 kelime
- 5 5896 kelime
- 6 6724 kelime
- 7 7928 kelime
- 8 8898 kelime
- 9 9975 kelime
- 10 101.112 kelime
- 11 111.031 kelime
- 12 121.003 kelime
- 13 131.257 kelime
- 14 14965 kelime
- 15 151.569 kelime
- 16 16-Yağmurun ölmesi1.039 kelime
- 17 171.138 kelime
- 18 181.178 kelime
- 19 191.334 kelime
- 20 201.046 kelime
- 21 211.249 kelime
- 22 221.282 kelime
- 23 Yade'nin ölmesi2.036 kelime
- 24 241.360 kelime
- 25 251.409 kelime
- 26 261.548 kelime
- 27 271.700 kelime
- 28 282.138 kelime
- 29 291.885 kelime
- 30 301.792 kelime
- 31 311.244 kelime
- 32 321.778 kelime
- 33 Aşk itirafı1.634 kelime
- 34 341.657 kelime
- 35 351.746 kelime
- 36 361.561 kelime
- 37 372.205 kelime
- 38 38- Kaan Aşk itirafı1.936 kelime
- 39 39-sedef aşk itirafı2.243 kelime
- 40 401.488 kelime
- 41 411.685 kelime
- 42 421.566 kelime
- 43 431.641 kelime
- 44 Özel bölüm- çocukluk1.384 kelime
- 45 451.984 kelime
- 46 461.314 kelime · Okuduğun bölüm
- 47 471.888 kelime
- 48 482.027 kelime
- 49 49-asu ve eren'in girişi1.803 kelime
- 50 501.970 kelime
- 51 511.371 kelime
- 52 522.440 kelime
- 53 Özel bölüm- Asu-Eren2.774 kelime
- 54 54-Birlikte oluş2.359 kelime
- 55 552.495 kelime
- 56 561.613 kelime
- 57 571.818 kelime
- 58 582.010 kelime
- 59 592.262 kelime
- 60 60- Yusuf'un ölümü2.568 kelime
- 61 612.172 kelime
- 62 622.378 kelime
- 63 632.175 kelime
- 64 64~ öğreniş1.744 kelime
- 65 652.445 kelime
- 66 661.669 kelime
- 67 671.651 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kapımda duran tehlikenin farkındaydım ama ondan korkmuyordum. Eski sedef çok korkardı hatta şuan ağlıyordu bile ama yeni sedef kormadan ona silahını çekmiş bir yanlışında onu vururdu. Ben Sedef Soykan eskide olsam şuan yere çökmüş kardeşlerini kırmış bir kadındı çaresiz yorgunluktan bitkin düşmüş bedeni hatta ruhu karşısında ki adama feda ederdi ama ben kendimi Karasu gibi hissediyordum
Sedef Karasu
Aynı sevgilisi gibi korkusuz , soğukkanlı ve hesapçıydım.
Eskiden duygularımla hareket ederdim.
Şimdi mantığım önde, kalbim arkadaydı.
Kaanda böyle çünkü.
Aslında ona özeniyordum çünkü o bambaşka mükemmelin ötesi bir adam her hareketiyle beni şaşırtan.
Erdalın eli cebindeydi oda en az benim kadar soğukkanlıydı
"Beni içeri almayacak mısın?"
"Seni neden evime alayım" dediğimde güldü. Bir adım attığında artık silahım anlındaydı. Harekete geçip elini silahıma attı bende refleks olarak kasıklarına tekme attığımda acıyla inledi. Manyak herif bir yandan da gülüyordu
"Seni öldürürüm Erdal " dediğimde eli hâlâ kasıklarındaydı ama gözleri bana bakıyordu
"Ona ne şüphe"
"Neden geldin"
"Eğer içeri alırsan öğrenirsin"
"Sana neden güveneyim" burnunu çekti
"Bana güvenmeni istemiyorum sadece konuşacaklarım var "
“Konuş” dedim. “Ama burada.”
Başını hafif yana eğdi
"Kapıda konuşulacak konular değil" dedi.
"Geç " o bana şuan zarar vermezdi ona değil iç sezgilerime güveniyordum.
Şuan ne diyecekse bunun çok önemli olduğunu biliyordum. Erdal içeri geçerken silahım hâlâ elimdeydi oturduğumda da elimdeydi
"Anlat " dedim ciddiyetle
" Bana bir şey ikram etmeyecek misin?"
"Bana bak seni burda... öldürürüm " aslında küfür edecektim ama onun bir tek sahibi vardı ve ben onu çok istiyorum.
" Şuan dediklerim çok önemli bak aklıma iyi yaz sonra bir daha demem" dalga geçiyordu resmen silahın hala elimde olduğunu belli etmek için tırnaklarımla silaha dokundum
" Tamam söylüyorum bu iyiliğimi unutmayın" biraz daha böyle geçiştire geçiştire anlatırsa öldürecegim heralde onu.
"Kaanın babası Koray Karasu... İtalyan bir kadınla evlendi aslında babası türk ama annesi italyan neyse. Alessia Arin Karasu kaanın annesi... gerçekten çok güzel bir kadındı" kaanın ailesini ilk defa Erdaldan duymak istediğim bir şeydi ama ilgimi çekmişti.
"Alessia'yı seven bir İtalyan mafyası vardı ama o korayı tercih etti onu o kadar çok sevdi ki.. inanılmaz aşk hayatları vardır. Alessia, Koray ile evlenirken hamileymis ama bu çocuk İtalyan mafyasındanmış" durunca bende yutkundum tehlikeli birşey yaklaşıyordu ve bu tehlike nedense kaanın başındaymış gibi hissediyordum.
"Koray aslında çocuğu istemişti ama doğduğunda çocuk kaçırılıp öldürüldü. Bir zaman sonra öldürme emrini veren kişinin Koray olduğunu öğrendik. Buda İtalyan mafyadını sinirlendirdi ve şuan deli gibi kaanın peşinde. Evet Kaan güçlü olabilir ama şuan onun ininde Kaan İtalyada ve tamda onların ortasına düştü" silahımı bıraktığımda yere düştü. Ben ne dinlemiştim bana bunu neden anlatmıştı bu adam anlayamıyordum.
Kaan tehlikedeydi ama bu sefer daha büyük bir tehlike
" Bana bunu neden anlattın " dediğimde cevap vermedi. Çünkü kendisi de neden yaptığını bilmiyordu.
"O çocuk yaşıyormu" dedim başını sağa sola salladı
"Hayır öldü kendi gözlerimle gördüm" Koray bu ölüm emrini erdala vermiş olamazdı. Evet tamda öyle yapmıştı şimdi anlaşıldı bunun bana söyleme sebebi
Kendisi öldürdüğü için mafya onunda peşine takılacaktı.
" Peki ne olucak "
" Kaanı hemen öldürmek istemiyorlar önce süründürmek istiyorlar bunuda sevdiklerinden başlayarak yapacaklari. İlk hedef sensin" ayağa kalktım sanki duvarlar üstüme üstüme geliyordu
"Kaan bunun bedelini tek ödemeyecek bide hiçbir suçu olmadığı gibi... Ama sen o çocuğu kendi ellerimle öldürdun Erdal " kaşlarını çatmıştı muhtemelen bunu nerden bildiğimi sorguluyordu
"Evet ben öldürdüm ama bana Emir veren Karasu'lar" yerimde duramıyordum salonda bir gidip geliyordum
"Bir dur amına koyayım başım döndü" küfrüyle boğazına yapıştım
"Asıl sen sus amına koyayım sanki her boku kendisi yapmamış gibi " elimi boğazından çektim.
"Sedef sakin ol "
"Nasıl sakın olayım " daha gecerek sormam onu sıkıntıya sokmuştu
" Peki alessia nasıl öldü " sorumla tekrar bana yöneldi
"Trafik kazası ben yaptırdım" dedi şok oldum bu adam neden bugün bu kadar dürüsttü.
"Cani köpek seni"
" Banada İtalyan mafyası yaptırdı"
" Hay amına koyayım ben o Mafyanın kim bu ünlü mafyamız" hem ölüm emri veriyor intikamını alıyor sonra da kaan'a saldırıyor ünlü mafyamız
"Morte" anlamı ölüm olan bir mafyamız. Kaanın hayatı tehlikede
"Sana bunu söyleme sebebimi hiç sorma çünkü bende bilmiyorum illa ki ileride benim işime yarar. Ama sen bunu kaan'a söylemeyeceksin eğer söylersen hayatı daha da tehlikeye girer"
"Sen malmısın gelip bana bu bilgiyi söylüyordan zaten ben bunu kaan'a söylerim"
"Söylemiyeceksin zaten söylersen morteye kaanın yerini söylerim" yutkundum. Beni kaanın canıyla tehtid ediyor. Boğazımda birşey takılı ve ben nefes alamıyorum.
“Demek böyle” dedim sonunda. Sesim sandığımdan daha sakindi “Beni kullanacaksın.”
Erdal omuz silkti.
“Ben kimseyi kullanmam. Ben hayatta kalırım.”
“Bunun adı hayatta kalmak değil” dedim.“Bunun adı alçaklık”
Gülümsedi. Ama bu kez gülüşü yamuktu.
“Karasu soyadına yakışır bir cevap”
Bir adım attım ona doğru. Bu kez silah yoktu. Zaten gerek de yoktu.
“Dinle beni” dedim “Kaan’a zarar gelirse… Morte diye bildiğin o mafyanın adını tarihten ben silerim” güldü hatta kahkaha attı.
" Karasu kanımı var sende hemen onlardan olmuşsun. Sevdim seni"
" Sevme beni it "
" Çok kırıcısın" ayağa kalktı elini bana doğru uzattı
" Gel bir anlaşma yapalım sen kaan'a söyleme bende kaanı koruyacağım " Kaan zaten öğrense kendisini korur ama adı ölüm olan bir mafyanın yapamadığı birşey yoktur
" Senin burda çıkarın ne" güldü başını öne eğdi bir kaç saniye sonra kaldırdı
"Orası bana kalsın "
"Sen kaanı koruyamazsın. Kaan kendisini korur. Anlaşma falan yok" elini cebine koydu. Birşey demiyordu sadece gözlerimin içine bakıyordu
"Burdan çıktığım gibi ararım morteyi kaanın nerde olduğunu söylerim"
"O zaman burdan çıkma " arkandaki silahı alıp tekrar ona doğrultum. Bu silah çok uğurlu geldi bana her zaman yanımda taşıdığım zor zamanlarda bana destek olan. Mermi sıkıntısı yaşamıyordum Kaan bana mermi vermişti.
" Yapamazsın sedef" güldüm
" Senin her yapamaz dediğini yaptım Erdal. Ama doğru yapmayacağım çünkü senin canını pusat alıcak abime bunu yapamam" silahı indirmedim
"Şimdi siktir git evimden " arkasına döndü bende onunla birlikte yürüdüm
"Hata yapıyorsun sedef "
"Sanane amına koyayım hata benim değilmi. Siktir git" kapının önünde durdu içinden sabır çektim
" Kaan İtalyada yalnız değil yanında çok güzel bir hanımefendi var " sinirlenmedim sustum çünkü ben kaan'a güveniyorum
" Çık"
" Ona güvenme hiç güvenme" dedi tam kapıyı açıcaktı tekrar arkasına döndü
" Eğer bu kapıdan anlaşma yapmadan çıkarsak yarın ki ölüm haberine üzülme çünkü senin yüzünden olucak"
" Ya sen salak mısın? Mafya benim değil kaanın peşinde gidip onunla yapsana. " Durdum" doğru ya Kaan seni bulduğu yerde öldürür " dedim gülerek onunda dudaklarının kenarı kıvrıldı
" Sen hâlâ olayın ciddiyetini anlamdın. Benim için sıkıntı yok "
" Anlaşma nasıl olucak" Kaan için herşeyi yaparım gerekirse düşmanım olan birisiyle bile
" Sonunda. Sen kaan'a morteyi söylemiyeceksin bende kaanı koruyacağım. Şimdi diyeceksin ki sen bunu nasıl yapıcaksın morte bana karşı borçlu o borcu burada kullanıcam"
"Tekrar soruyorum cevap vermezsen anlaşma yok. Senin burda çıkarın ne"
" Kaan benden çaldığı malları vericek" silahlar dosyalar ve paralar. Kaan onun için resmen ölüme gitti hayatta vermez
" Kaan vermez"
" Sen ikna ediceksin "
" Ne diyeceğim düşmanımızın mallarını ver mi?" Güldüm " salaksın"
" Bana sürekli hakaret etmeyi kes. " Sesini yükselttiğinde sakin olmaya çalıştım "nasıl ikna ediyorsan et benim mallarımı verin" Bu kez sinirden değil ciddiyetinin saçmalığından.
“Sen gerçekten kafayı yemişsin” dedim. “Kaan o malları vermek yerine ölümü seçer.”
Erdal bir an sustu. İlk kez susuyordu.
Sonra çok sakin bir sesle konuştu.
" Ölsün o zaman"
" Bak eğer salak olmasaydın anlardın eğer ben kaan'a söylersem bunu benden şüphelenir " beni takmıyordu
" Orasını sen düşüneceksin"
" Siktir git artık evimden " artık dayanılmaz bir hale gidiyordu bu konuşma. İlk defa erdalı bu kadar uzun süredir görüyordum.
" Tekrar görüşmek üzere görüşürüz sedef"
" İnşallah bir daha yüzünü görmem "
" Yanılıyorsun asıl şimdi daha fazla görüceksin " Erdal kapıyı açtı ama ben hiç beklemediğim bir manzarayla karşı karşıya kaldım.
Kaan
O gelmişti. Bana bakıyordu sadece bana
Şimdi aklından neler geçiyor hiç bilmiyorum ama şaşkın şaşkın bana baktığını görüyorum. Onun buraya geleceğini hiç tajmin etmiyordum en son konuştuğumda bilmiyorum demişti. Erdal kolumu okşayıp kulağıma eğildi
" Anlaştık sayıyorum" kaan ters ters bide bakıyordu. Erdal yanımızdan sıyrılıp gitti biz ise hâlâ kapıda bakışıyorduk.
Bölüm etkileşimi
