13. bölüm · Yara

5

Ezgi Kara

Kendimi güçsüz gösterisem beni paramparça yaparlar ama güçlü olursam yede'yi kurtarırım

Başımı kaldırdım gözlerim Kaan’ın gözlerine kilitlendi.

"bana kardeşimi bul " dedim.

"Sana söz veriyorum bulacağım" sesindeki o güven beni kardeşime götürecekti emindim acıyla gülümsedim . Serene baktığımda perişan haldeydi gözlerindeki maskara ağlamaktan akmıştı.

Önce gözlerinin altını sildim parmaklarımın ucuyla gözleri gözlerimi bulduğunda o mavi gözleri büyümüştü

"Abla eğer yade'ye bişey olur-"

"Olmayacak " dedim net bir şekilde. Gözlerinde ki korku benim konuştuklarımı hiç dinlememişti kalbi ise güvenmemişti.

" Yade gelicek ve biz her zaman ki gibi mutlu olucaz tamam mı" sözlerimin ardından bana sıkıca sarıldı bı çocuk
gibi. Saçlarının kokusu ciğerlerime dolarken gözlerimdeki damlalarda yavaş yavaş akıyordu.

" Herkesi topla "Kaan'ın sert sesiyle kendime geldim kollarım serenden ayrılırken ayağa kalktım ve Kaana doğru adım attım.

" Bende gelmek istiyorum "dedim gözlerine kilitlenerek

" Olmaz sen burda kalıcaksın" dedi kararlı ve sert sesi .

"Eğer ben gelmiyeceksen kardeşimi aramanı istemiyorum"

"Ben zaten sen istedin diye aramıyorum bu benim işim " boğazım kuruluktan ağrıyordu hemen yutkunarak devam ettim

" Sen polis değilsin" dedim ve konuşmasına izin vermeyerek devam ettim" bu senin görevin değil "diye bağırdım . Bağırdığım an bana bir adım attı ve aramızda hiçbir mesafe yoktu

" Bak sedef seni tehlikeye atamam" gülümsedim hatta kahkaha attım komik olduğu için değil sinirlendiğim içindi

"Ben zaten tehlikenin tam içindeyim" dedim titreyen sesimle . Bir adım daha atmıştı

" Bende seni o tehlikenin içinden çıkarmak istiyorum " dedi fısıldayarak . Arkadan ses gelmişti ama Kaan gözlerini benden ayırmadan dinliyordu

" Kaan ekip hazır " demişti adam. Kaan uzun uzun baktıktan sonra yanımdan hızlı hızlı yürüyerek adama ulaşmıstı

" Hey bekle bende gelicem "

" Sen hiçbir yere gelmiyorsun " dedi sonra başını yanındaki adama çevirdi
"Pusat başlarına adam dik hiçbir yere ayrılmayacaklar "

" Ya sen kimsin beni burda tutamazsın" ne kadar bağırsamsamda çoktan gitmişti. Gamze omzuma dokunarak bana destek olmuştu seren ise hâlâ yerde öylece yere bakıyordu....

Saatler baya geçmişti ama Kaandan ses yoktu kardeşim nerdeydi bu adamlar bizden ne istiyordu bunların hepsini öğrenmem lazımdı.

KAAN'IN ANLATIMIYLA

Arabadan indiğim gibi elim silahıma gitmişti. Önce etrafı kolaçan ettim karşımda terk edilmiş depo vardı. içinden ne çıkar onu tahmin edemiyordum

"Bora Mert Yusuf etrafı kolaçan edin ,
Alp pusat siz benimle gelin"
Adımlarımı yavaş atarken kafamda hâlâ aynı ses vardı sedefin sesi.
Bağırışı gözlerindeki inadı hepsi aklıma kazımıştı.

Adımlarımı yavaş yavaş depoya ilerlerken içerden bir ses geldi çocuk bağırma sesi . Elimdeki silahı onlara doğrultarak sıkmıştım.

"Kaan çok kalabalıklar" dedi pusat

"Biz şuana kadar girdiğimiz hangi savaştan kaybederek çıktık pusatım" ilerdeki mert koşarak yanımıza gelmişti

" Abi araba.. kaçıyorlar " koşarak arabanın tekerleklerine sıktım . kurşunların sesi depoyu inletiyordu . Arabanın arka tarafı sarsıldı ama sürücü pes etmedi gaza daha çok bastı . Tam bir adım daha atacaktım ki sağ tarafımdan bir ağrı hissettim göğsumun hemen alt kısmında sıcaklık vardı .

"Kaan " pusatın sesi yankılandı. Dizlerimin bağı çözüldü ama yere düşmemek için resmen savaş içindeydim. Elimi yarama götürdüm . Parmaklarım sıcak kanla kaplandı

"Bora arabayı hazırla gidiyoruz" diye bağırdı Alp

Ben ise gözümü kaçan arabadan alamıyordum. Yade içeride olabilirdi bırakamazdım
Ne kadar kan aktığı umurumda değildi, önemli olan tek şey yade'ydi.

Pusat koluma girdi beni çekmeye çalıştı
“Kaan bırak yaralısın”

“Pusat” dedim dişlerimin arasından. “O çocuk o arabada olabilir.”

"Önce seni sağ çıkarmamız lazım "

"Ben iyim" sesim sert göğsüm her hareketimde yanıyordu

"Bak Mert ve bora takip edicek onları bizde önce şu yaradan kurtulmamız lazım" dedi hemen sol yanımdaki Alp

Gözlerimi kapadım bir saniyeliğine. Sedef aklıma geldi. o bağıra bağıra peşimden gelmeye çalışırken yüzündeki o öfke o çaresizlik.

Kardeşine söz vermiştim. söz benim için bir emir gibiydi.

Gözlerimi açtım.
“Arabayı yakalayacağız” dedim. “Ama önce bu kan akmayı bırakacak.”

Pusat koluma girip beni depodan biraz uzağa çektiğinde her adımda göğsümün sol tarafı zonkluyordu. Kurşun derine gitmemişti ama kan sıcak sıcak akıyordu. Üstümdeki tişört ıslanmıştı bile.

“Dur otur şuraya ” dedi Pusat.
“Zaman kaybedemeyiz” dedim sertçe.
“Sen şu an zaten zamanla yarışıyorsun kanın akıyor farkında mısın"

Bir anlığına durdum herşeyin farkındaydım ama içimde beni huzursuz eden başka bişey vardı . Yade

Pusat yere çöktü elindeki bezle yaraya bastırdı.
“Hareket etme.”

Azıcık geri çekildim “Pusat fazla bastırma” gülümsedi

"Ne o canın mı yanıyor prenses " dedi pusat alaycı gülümsemesiyle

Gözlerimi devirdim acıdan değil sinirden.

“Kes şu saçmalığı” dedim dişlerimi sıkarak.

“Tamam tamam artistlik yapma delik açmışlar göğsüne hâlâ trip atıyorsun.”

Elini daha sıkı bastırınca nefesim kesildi istemsiz bir hırlama çıktı benden.
“Pusat”

“Sabret birazdan duracak” dedi.

Başımı yukarı kaldırdım kan kaybından başım döndü.

Yanımdaki Alp bezleri değiştirirken mırıldandı“Abi iyi misin?”

“Gayet iyiyim” dedim nefesim kısa kısa gelse de “Beni mezara gömmek için daha çok uğraşmaları lazım.”

Pusat yan gözle baktı.
“Şu haline bak hâlâ kabadayılık taslıyor… Vallahi taş kafasın Kaan.”

“Benim kafam taşsa seninki beton” dedim. “Hadi çabuk bitir şunu.”

Pusat bezi bastırmaya devam ederken yüzü ciddileşti.
“Bak işin şakası yok kan kaybediyorsun. Yade’yi bulacağız ama önce seni ayağa dikmem lazım”

“Dikersin ama önce halletmemiz gereken iş var ” dedim. “Söz verdim.”

Alp başını kaldırdı. “Kime”

Yutkundum “Sedef’e ”

Ortaya kısa bir sessizlik çöktü
Sonra Pusat hafifçe iç çekti.

“Tamam abi tamam. Kanamayı yavaşlattık ayağa kalkabilirsin ama dikkatli ol bir daha düşersen bu sefer taşıyamam. Ağır adamsın sen”

Ayağa kalkarken göğsümdeki ağrı kaburga gibi sızladı ama ayakta durdum
“Ben yürürüm hadi arabaya.”

Pusat baktı sonra dudağının kenarı hafif kıvrıldı.

“İşte bu bizim Kaan geri geldi ”

Ben ise tekerin izlerinin gittiği yöne döndüm gözüm kararmıştı acıdan ama adımım kararlıydı.

Yade geliyorum