22. bölüm / 67
Yara14
Bölümler 67Şu an: 14
- 1 1 Korku567 kelime
- 2 2711 kelime
- 3 3814 kelime
- 4 4813 kelime
- 5 5896 kelime
- 6 6724 kelime
- 7 7928 kelime
- 8 8898 kelime
- 9 9975 kelime
- 10 101.112 kelime
- 11 111.031 kelime
- 12 121.003 kelime
- 13 131.257 kelime
- 14 14965 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 151.569 kelime
- 16 16-Yağmurun ölmesi1.039 kelime
- 17 171.138 kelime
- 18 181.178 kelime
- 19 191.334 kelime
- 20 201.046 kelime
- 21 211.249 kelime
- 22 221.282 kelime
- 23 Yade'nin ölmesi2.036 kelime
- 24 241.360 kelime
- 25 251.409 kelime
- 26 261.548 kelime
- 27 271.700 kelime
- 28 282.138 kelime
- 29 291.885 kelime
- 30 301.792 kelime
- 31 311.244 kelime
- 32 321.778 kelime
- 33 Aşk itirafı1.634 kelime
- 34 341.657 kelime
- 35 351.746 kelime
- 36 361.561 kelime
- 37 372.205 kelime
- 38 38- Kaan Aşk itirafı1.936 kelime
- 39 39-sedef aşk itirafı2.243 kelime
- 40 401.488 kelime
- 41 411.685 kelime
- 42 421.566 kelime
- 43 431.641 kelime
- 44 Özel bölüm- çocukluk1.384 kelime
- 45 451.984 kelime
- 46 461.314 kelime
- 47 471.888 kelime
- 48 482.027 kelime
- 49 49-asu ve eren'in girişi1.803 kelime
- 50 501.970 kelime
- 51 511.371 kelime
- 52 522.440 kelime
- 53 Özel bölüm- Asu-Eren2.774 kelime
- 54 54-Birlikte oluş2.359 kelime
- 55 552.495 kelime
- 56 561.613 kelime
- 57 571.818 kelime
- 58 582.010 kelime
- 59 592.262 kelime
- 60 60- Yusuf'un ölümü2.568 kelime
- 61 612.172 kelime
- 62 622.378 kelime
- 63 632.175 kelime
- 64 64~ öğreniş1.744 kelime
- 65 652.445 kelime
- 66 661.669 kelime
- 67 671.651 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1 HAFTA SONRA
Yaklaşık 1 hafta geçmişti.
Ne Kaan
Ne Alp
Ne de Bora uyanmıştı doktorun dediğine göre bilerek uyutuyorlardı. Çünkü eğer Kaan uyanırsa onu kimse tutamaz. 1 HAFTA boyunca kafeye pusatla gidip geliyordum. Özel korumam olmuştu resmen arkadaşlık ilişkimizde çok iyi olmuştu. Samimi sohpeti saran biriydi. Gamze Melis Zeynep hep birlikte kafeyi işletiyorduk. Bazen yardımımıza Kardelen de geliyordu.
Kardelen abisinin yokluğunda bize sığınmıs kafayı bizde dağıtıyordu.
"Pusat Allah aşkına otur oturduğun yerde başım döndü "
"Sanane yani sanane sedef " sinirlendim kaşlarımı çatarak tam karşısında durdum
"Valla seni atarım kafeden görürsun o zman sananeyi" göz devirirerek koltuğa oturdu
"Al kös kös oturuyorum bak oldumu" çocuk gibi davranmasına kendimi tutamadım kahkaha attım. Tekrar bir göz devirdi ve telefonunu eline aldı. Melis pusattan hoşlanmaya başlamıstı ama pusat hiç yüz vermemişti ve buda melisin hiç hoşuna gitmemişti. Melis elinde bir dilim pasta ile pusatın yanına oturdu. Pusat rahatsız olmuşçasına biraz uzaklaştı ondan.
"Pasta getirdim " dedi Melis kendini tatlı yaptığını zannederek
" Teşekkür ederim " dedi pusat gayet normal bir sesle
" Afiyet olsun"dedi Melis ve pusatın yanından kalktı. Pusat tabağı eline aldı ve hayvan gibi yemeye başladı.
" Yuh hayvan yavaş ye boğazında kalacak" dolu ağzıyla konuşmaya başladı
" Hayvan falan ayıp oluyor " söyledikleri karşında Gamze kendini tutamadı arkadan gülmeye başladı
"Afiyet olsun pusat " gamzenin arkadaki sesi mutfakta yankı yaptı
"Sağol Gamze " pusat her zaman ki gibi neşeliydi. Herkese karşı olumluydu ama melise karşı hiç bir zaman böyle samimi olmamıştı. Belki niyetini bildiği içindir.
Zeynep elinde bir kağıtla yanıma geldi
"Abla malzeme bitmiş gidip alayım mı" Zeynep henüz 20 yaşındaydı kardeşim gibiydi.
"Sen hiç zahmet etme ben hemen gidip alır gelirim" elindeki kağıtı aldım baya malzeme eksikliği vardi . Ben bunu nasıl fark etmedim
"Bekle kızım bende gelicem" pusat tekrar başıma bela olacaktı
"Gelmesen olmaz yani " dilini damağına vurdu . Son dilimini de yiyip yanıma geldi.
🩹
Market market gezip bütün eksikleri aldık ellerimiz dolu arabayı bulmaya çalışıyorduk.
Pusat arada bana bakıp ofluyordu. Mert de pusata bakıp gülüyordu arada bakışıp kendi aramızda pusata gülüyorduk
Pusata telefonu çalınca elindeki poşetleri yere indirdi onun birlikte bizde durmak zorunda kaldık.
"Yavaş olsana kırılacak malzemeler var" dedim
"Allah aşkına başımda dır dır yapma" omzuna bir tane vurdum telefonu açar açmaz yüzünde gülümseme oldu iyi bir haber vardı . Telefonu kapatıp bize baktı
"Ne olsa mutlu olursunuz" dedi
"Valla şuan seni dövsem cok mutlu olurum " dedim gözlerini kısarak baktı tam konuşacaktı mert ondan önce davrandı
"Şuan Kaan abim gil uyandı desen çok mutlu olurum" dedi. Bu hiç aklıma gelmemişti inşallah öyledir
"Nasıl bildin lan " dedi.
Kaan uyanmıştı mutluluktan uçabilirdim. Yüzüm birden gülünce pusat bana kilitlendi
"Ne o çok mu mutlu oldum" büyük bir imayla yüzüme bakıyordu
"Valla elime geçersen seni öldürürüm pusat" yerdeki poşetleri kaldırdı ve arabaya doğru ilerledi. İçimde garip bir mutluluk vardı. Sebebi kaanın uyanmasi mı yoksa başka bişey mi onu bilmiyordum. Hislerim garip ama güçlüydü.
Kafeye vardığımızda Kardelen ve Yusufta gelmişti. Muhtemelen güzel haberi onlarda almıştı. Kardelen o kadar güzel kadındı ki ağlamak değil ona gülmek yakışıyordu. Şuanda çok güzel gülüyordu herşeyi bırakıp onun gülüşünü izleyebilirdim
"Prensin uyanmış Kardelen hanım" dedi pusat dalga geçercesine.
"Prensin kimmiş benim pusat bey " aynı dalgayla Kardelen konuştu
"Baş harfi Alp " dedi pusat. Kardelen yanında ki yastığı pusata fırlattı
"Seni öldürürüm bak " dedi Kardelen. Kardelen Alpten hoşlanıyordu bunu apaçık belli ediyordu . Fark etmeyen salak olması lazım. Şuan ortam çok sıcaktı herkes toplanmış sohpet ediyorduk. Kahkahalar kafenin içinde yankılanıyordu.
Gamze tezgaha yaslandı.
“Bak” dedi “haftalardır ilk defa böyle gülüyoruz”
“Hakkımızdı be” diye atladı mert “Az mı yandık”
Gözüm kapıya kaydı istemsizce. Sanki her an Kaan içeri girecekmiş gibi.
Pusat bakışımı fark etmiş olacak ki yanımda belirdi.
“Relax” dedi alçak sesle“Adam daha yataktan kalkamıyor”
" Ne alaka ben öylesine baktım "dedim yalanlayarak. Tabiki anlamıştı ama hiç bozuntuya vermedi.
" Abla ya bir tane malzemeyi almamışsın" Zeynep'in bütün konuşmayı değiştirmesiyle sırıttım
"Pusat bey almadı ona kız " dedim. Zeynep pusattan çekiniyordu sesini bile etmedi.
"Çünkü başımda dır dır eden biri vardı da ondan " dedi pusat Zeynep sormadan sırf beni sinir etmek için. Takmadım cevap bile vermedim eğer verirsem o dili hiç susmazdı.
"Hadi ya bir an önce abimin yanina gidelim " dedi Kardelen yerinde duramıyordu.
"Gidelim" dedi pusat . Kafeyi Zeynep'e bırakıp gittik. Arabada kimse konuşmadı tekrar o gittiğimiz yere gelmiştik ilk gün kaanı buraya getirdikler gün. Derin nefes alıp diğerlerinin peşinden gittim. İçeri girdiğimizde Celal bizi karşıladı. Yaklaşık 50-55 yaşında duruyordu. Kardelene birşeyler anlatıyordu dinlemedim . Etrafımı inceledim.
Celal konuşmayın kesti ve bize döndü
" Hazır mısınız"dedi sadece . Kapıyı açtı
Onu gördüm kaanı sedyenin üzerinde oturmuş sanki bizim geleceğimizi biliyormuş gibi hazırlanmıştı. Ayağa kalktı hepimize teker teker baktı ama onun gözleri tek birisini arıyordu kardeleni
Kardelen bir an dona kaldı, sonra koşup boynuna atladı.
“Abi” dedi sesi titriyordu.
Kaan kollarını zor da olsa sardı onu
“Tamam buradayım” dedi.
Sesi kısık ama netti.
Herkes üstüne konuşuyordu ama ben kıpırdayamadım.
Göz göze geldik. Herkes teker teker yanına gitmişti ama ben olduğum yerde durdum sadece her zaman olduğu gibi ağladı.
Bir adim attı
Bir tane daha
Ve bir tane daha
"Sen iyimisin" dedi. Böyle bir anda bile hâlâ beni düşünüyordu
"Kes beni düşünmeyi sen iyi misin" dedim ve Kardelen gibi boynuna atladım. Sıkı sıkı sarıldım pusat bana bakarak kas göz işareti yapıyordu ama onu hiç takmadım çünkü benim için şuan tek önemli olan kaan'dı
“Boğacaksın beni” dedi kısık bir gülüşle. Hemen ayrıldım canını yakmak istemiyordum zaten yapacağı kadar yanmıştı
Kardelen burnunu çekti
“Abim bana daha az sarıldı” diye homurdandı. Kaan bana sarılığı an oda arkada alple sarılıyordu gözümden kaçmadı değil.kaan kardelene tekrar sarıldı bolca öpüp kokladı kardeşi onun için herşeyidi. Kaanın bana söylediği bir cümle vardı "ben kardeşime 2 yıl dokunamadım" şuan kardeşine doyasıyla sarılıp öpüyordu.
Herkes mutluydu sağlıklıydı peki bizi ilerleyen zamanda ne bekliyordu
Bilmiyorduk.
Ama şuan bu mutluluğumuzu kimse bozmazdı.
İlk defa korkmadan gülüyorduk...
Bölüm etkileşimi
