Yara kitap kapağı

49. bölüm / 67

Yara

41

Vaveyla Yazarı: Ezgi Kara

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 67Şu an: 41

“Sen kimsin?” dedi.
O an dünya bir anlığına sessizleşti. Kalbim göğsümde değil, boğazımda atıyordu sanki. Gözlerine baktım biraz önce bana tutunan nefesime karışan o adam gitmişti ve yerinde beni tanımayan biri vardı.
Az önce tutkuyla öptüğüm dudaklar bana kim olduğumu sormuştu.
Gülümsedim. İstemeden. İnsan bazen yıkılınca refleks olarak gülümser ya işte öyle bir gülümsemeydi
"Öylesine biri" dedim sadece. Boş gözleri hâlâ üzerimdeydi
"Tamam gel kıyamadım" dedi gülümseyerek
"Ne "
"Sen benim sevdiğim kadınsın nasıl unutayım" ne tepki vereceğime şaşırdım. Kalbim hızla atarken bu adam bana ne yaşatıyordu
"Çok kötüsün aklımı aldın" dediğimde güldü. Elimi sıkıca tutup kendisine çekti. Sarıldığında kokumu içine çekti.
"Dur yaran var psikopat" umrunda degildi. Boynuma öpücükler bırakırken halinden hayet memnundu. Bir an itmeye çalıştım ama gücüm yetmedi. Aslında yetmek de istemedi. Kollarından ayrıldığımda saçımı düzelttim
"Bana bir daha böyle şakalar yapma." Öfkem hoşuna gidiyordu
"Sedef" adımı o kadar güzel söylemişti ki ilk defa adımı çok sevdim
"Kaan"
"Ben seni hissettim. Az önce " söylediklerim öpüşüm hepsini hissetmişti bende zaten uyanması için yapmıştım.
Kaan Karasu'yu kolay kolay yıkmak kolay değil.
"Abi" Kardelen’in sesi koridorun ucundan geldiğinde Kaan irkildi. Kolları istemsizce gevşedi . İçeri girdiğinde önce durup ağladı. Kaan kardeşini öyle görünce kıyamadı gözleri dolsada ağlamadı. Kardelenin kaandan başka kimsesi kalmamıştı tek tutunduğu dalın kırıldığını hissetti. Bir kaç adımda kaan'a ulaştı. O kadar sıkı sarılmıştı ki bir an kavuşamadan Kaan öteki tarafa gidicek sandım.
"Gittin sandım" Kardelen'in titreyen sesi kulağıma acıyla gelmişti. Arkamdan Alp vardı ayağa kalktım.
Alp gülümseyerek öndeki manzaraya bakıyordu hem en yakın dostunun hemde sevdiği kadının mutlu olması onun için bu hayatta yaşamanın kuralıydı. Alpin yanına gidip sarıldığımda önce şaşırdı sonra oda karşılık vererek sarıldı.
"Bitti " dedim
"Bitti " dedi aynı şekilde. Kollarından ayrıldığımda kaan'a döndüm hâlâ kardeşiyle sarılıyordu. Alp'le birbirimize bakarak güldük. Yere baktığımda yerde gölge olduğunu fark ettim. Sonra bunu kısa sürede tanıdım böyle kocaman kim olur diye düşünmeme gerek kalmadan onun dağ ayım olduğunu anladım.
"Kaan" pusat artık tamamen içer girmişti ardından bütün herkes geldi. Evlenen Yusuf ve Selin de geldi.
Üstümdeki elbise hala beni boğuyordu herkes üzerindekilerden kurtulmuştu ben hariç.

🩹

Yarım saat boyunca oturup sohpet etmistik. Kaanın canından bile vazgeçecek olan planı işe yaramıştı istediği dosya silahlar ne varsa almış. Ortamın güzelligi içime huzur getirmişti.
Aklıma seren gelince pusata döndüm
"Seren nerde çok korkmuştur" tam konuşacaktı ki Bora araya girerek lafını kesmişti
"Çok özür dilerim kardeşim. Sereni gamze hanımın evine bıraktım güvende" benim kardeşimin etrafında neden bu adam vardı. Bunu sorgulamadım çünkü şuan buna kafa yoracak bir gücte değildim.
"Sedef eve git biraz dinlen " Kaana döndüm
"Yok seni bırakmam" pusat yandan kaşını havaya kaldırarak bize bakıyordu. Boğazını temizlediğinde konuşacaktı hemen ayağa kalktım
"Aslına eve gidip üstümü değiştirmem lazım"
pusattan kaçmanın sen iyi yolu. Kaanın gözü üzerimdeydi. Elbiseme takılı kalmıştı
İçimde garip bir huzursuzluk vardı onu burada bırakmak istemiyordum ama üzerimdeki ağırlık da artık taşınacak gibi değildi.
" Alp seninle gelsin " kafamı salladım. Alple birlikte çıktık odadan. Gözlerim yorgundu kapanmak istiyordu ama izin vermiyordum. Arabaya geçtiğimizde kafamı cama yasladım
" Çok yorgunsun" dedi arabayı çalıştırmaya çalışan Alp.
" Biliyorum " araba sonunda çalışmıştı hastaneden uzaklaştığımızda bütün dünyam sanki arkamda kalmıştı. Gözlerimi kapattım ama uyumadım sadece gözümü dinlendirdim
"Seviyorsunuz birbirinizi" Alpin sesiyle tekrar gözümü açtım ona doğru döndüğümde gayet yoluna odaklanmıştı.
"Evet" dedim sakince "sende seviyorsun" söylediklerim yüzünde güller açtırmıştı
"Evine gidiyoruz demi" kafamı salladım. Alp direksiyonu biraz daha yavaş çevirdi. Sokaklar sessizdi gecenin yorgunluğu şehrin üstüne çökmüştü sanki.
"Kaan seni çok seviyor"
"Bende onu çok seviyorum" söylediklerimle dudakları kıvrıldı. Evin önünde durdu
"Hadi gel bize gidelim sana kahve ikram edeyim"
"Madem bu kadar ısrar ediyorsun kırmayayım seni" gülümsedim. Arabadan indim. Kaanın korumaları hâlâ buradaydı
" Efe burda napıyorsunuz" Alp tüm merakımı alacak bir soru sormuştu
"Kaan abi dikti bizi buraya. Yengeyi korumak için" yenge dediği an şımarmıştim azda utanmıştım
"En son buraya Erdalın adamı gelince kaan abi bizi aradı " demek o gün evde beş dakika durucam demesi sırf bu yüzdendi.
" Gözünüzü iyi açın " Alp son sözünü de söylediğine göre eve geçmiştik. Önce üstümdekilerden kurtulmak istedim. Odama geçip bu elbiseyi en iyi rahatlatan bir takım bulmaya çalıştım. Üzerimdeki elbiseyi çıkarınca buyum bir ferahlama geldi. Elbiseyi ne kadar sevsemde bir zamandan sonra artık boğdu beni. Üzerimde vücuduma yapışan siyah kısa kollu bir tişört vardı. Altına bol paça siyah bir pantolon geçirmiştim

İçeri geri geçtiğimde Alp başını koltuğun arkasına yaslamış gözlerini de kısa süreliğine kapatmıştı. Hiç rahatsız etmeden mutfağa geçtim. Artık onunda dinlenmeye ihtiyacı vardı
Aslında hepimizin vardı ama şuan savaş daha yeni başlıyordu. Hayatım birden mahvoldu kardeşimi bu büyük savaşta kaybettim. İntikam yeminleri ederken kendimi aşkın içinde buldum
Kaanı sevmek beni ne kadar rahatlatsa da bı yandan korkuyordum. Ben hiç bir zaman kendi canım için korkan biri değilim olmayacağımda ama sevdiklerime dayanamam.
Yade'nin ölümü ondan sonra pusatın abim olduğunu
Kaan'a ne kadar aşık olduğumu hepsi benim omuzlarıma çökünce artık nefes almaktan zorlanıyordum.
Yade için ettiğim intikam yemininj hâlâ yerine getirmek kendime olan nefretimi ortaya çıkarıyor ama beni bu nefretten kurtaran büyük bir aşk var arkamda. Gözlerimi kapattım düşüncerimi yok etmek istiyordum az da olsa nefes almak,hayatı doyasıya tatmam istiyorum. Ellerimi tezgahın üstüne koydum güç alıyordum bir nevi.
"Allah'ım sen bana güç ver" Dua dudaklarımdan dökülürken omuzlarım biraz gevşedi. Yade’nin yüzü geldi gözümün önüne. Gülüşü.. Hep güçlü sandığım hali. Bana el sallayarak yok oldu. Bir bardak su içip içeri geçtim. Alp beni görünce yerinde doğruldu kendini düzeltti. Kaan böyle beyefendi birisini nerden bulmuştu
Adamlarından en sakini hem ciddi görünüşüyle hemde yakışıklılığıyla dikkat çeken birisiydi. Karşısında ki koltuğa oturdum
"Kardelene neden açılmıyorsun" sorumla şaşırdı ne diyeceğini bilemedi ama tabi ki hislerini koruyan biri olduğunu için dediklerimin hiçbirini göstermedi
"Kardelenle küçükken birbirimizi çok severdik küçük dediğime bakma ergenlik çağındaydık o yıllarda. " Gülerek anlatınca bende gülümsedim
" Ben normalde duygularımı gösteremeyen biriyim ama bu son olaylardan sonra gösterdiğim hareketler beni bile güldürüyor. Kardeleni sevmiyorum ama sanki kaan'a ihanet ediyormuşum gibi hissediyorum. Kardelen bizim yanımızda bizimle büyüdu Kaan hiçbir zaman bizde şüphe duymadı şimdi ben çıkıp ona senin kardeşini seviyorum diyemem "
Sözleri bitince bir an sustuk. Sessizlik ağırdı ama rahatsız edici değildi.
Güçlü durmaya alışmış insanların en zayıf haliydi bu konuşurken bile kendini tutan bir zayıflık.

" Bu senin düşündüğün aksine ihanet değil. Sevmek kötü birşey değil eminim Kaan buna karşı çıkmayacaktır"
" Kaan her zaman bize hatırlatırdı 'bizim işimizde aşk yok' bunu bastırarak söylerdi bizi kısaca uyarırdı." Yıllardır birbirini sevenlerin bu kötü karanlık dünyada oldukları için birbirlerine kavuşamadığı için nefret ediyordum
" Ama Kaan ne kadar söylese de kendisi de aşık oldu. İmkansız diye birşey yoktur Alp bunu becerememek imkansızdır. Eğer sen uğraşmıyorsan aşkın için bu seni güçsüz yapar ve içine her zaman seni ezmeye çalışan sesler yükselir buna izin verme " sadece başımı salladı. Gözleri dolu değildi ama içinde bir şeylerin yer değiştirdiği belliydi.
" Kardeleni o gece bulduğumuzda ben kendimi toparlayamadım. Adımı unuttum herkesi unuttum. O kadar acı içindeydi ki nefes alamadım ölmek istedim ama olmadı. Kardelen bana yaklaşmaktan korktu biliyormusun çok korktu" kardelenin erda tarafından kaçırılıp taciz edildiğini duymuştum bunu bide Alpin ağzından dinlemek acı vericiydi. Kim bilir Kardelen ne yaşamıştır ama sadece acı onun değildi etrafına da yaymıştı.
" Şuan kimseye güvenmediği kadar sana güveniyor. Ben onun Kaan ölüm yatağındayken sana nasıl umutlu baktığını gördüm Alp. Sakın aşkından vazgeçme "
" Teşekkürler sedef" gülümsedim.
" Gidelim mi artik " dediğimde ayağa kalktı. Alp ayağa kalktığında omuzları biraz daha dikti sanki
" Anlattığın şeyleri düşünecegim bana her zaman dost olduğun için teşekkür ederim sedef" küçükkende hep alple iyi anlaşırdım. Pusat ve Kaan beni ne kadar kovsa da Alp içten ie üzülür sonradan yanıma gelip teselli ederdi beni.
" Hep sen mi beni teselli ediceksin" dediğimde ikimizde güldük. Çantamı ve askılıkta duran deri montumu alıp çıktık.
🩹
Hastane koridorunda herkesi dışarda gorucne korktum. Adımlarım biraz daha hızlanırken kardelenin yanına gittim
" Sorun mu var"
" Hayır hayır doktor dinlenmesi gerektiğini söyledi " derin nefes verdim. Cama doğru adımlarken kaanın uyuyan bedenini gördüm.
" Ben gidip serene bakıcam birşey olursa haber verirsiniz" pusat bana da gönderme atıyordu aklınca. Sereni çok özlemiştim şuan ona sarılmak doya doya kokusunu içime çekmek istiyorum ama beni istemeyen birisi için ayağına kapanmam.
" Abimle öpüştüğünü gördüm " kardelenin sesini ensemde hissettiğimde utanmamak elde değildi. Ne ara görmüştü. Yutkundum
" Dualarım bu kadar çabuk kabul olacağını bilseydim başka birşey isterdim " bide dalga geçiyordu.
"Kardelen" dedim sinirle adını bastırarak
"Efendim yengem" sinirden sadece gülebildim
" Susarmısın"
"Ya nasıl o kadar herkesin içinde havalarda kurşun yagmuru var siz ortada ayy çok havalıydı" büyük heyecanla anlatıyordu.
" Sen nasıl birisin ya "
" Yengemle anımı çok yakıştıran biriyim" yüzüne baktığımda büyük bir gülümseme vardı.
"Sen iflah olmazsın" elini belime sararak başını da omzuma koydu. Kardelen omzuma yaslandığında içimde bir şey yumuşadı
Camın ardında bir hareketlilik oldu Kaan gözünu açıp gülümseyerek bize bakıyordu
"Bak bak uyandı sevdiceğin"
"Arkana bakarsan sende görürsun sevdiceğimi" dediğimde kullanırı çekti. Yüzüme böm böm baktı. Arkamızda Alp vardı bunu bilerek söylemiştim. Yanımdan koşarak uzaklaştı resmen. Odaya geçmek için kapının önüne geldim. O sırada uzaktan gelen doktor durdurdu beni
" Şuan durumlar çok iyi. Sağlığı için biraz daha misafirimiz olucaksınız"
Doktorun sözleri koridorda yankılanırken başımı salladım.
“Tamam” dedim. “Buradayız zaten.”
Kapıdan içeri girdiğimde Kaan gözlerini kapatmış gibi yaptı.
Numara yaptığı o kadar belliydi ki
“Bak” dedim alçak sesle “uyuyorsan çıkıyorum.”
Bir saniye bile beklemeden gözlerini açtı
"Kim uyuyor" gülümsedim. Yanına oturdum
" Çok korktum" elimi tuttup öptü
" Bunu planlamamıştım özür dilerim" o kadar yumuşaktı ki hemen insanı affetirebilecek kabiliyete sahip
"Kardelen bizi görmüş yenge yenge diyerek başımın etini yiyor" gülümseyince yarasının verdiği acıyla yüzü ekşidi
"Gülme hareket bile etme" kaşlarını çattı
" Nedenmiş"
"Canın yanıyor" elimi daha da sıktı
"Sedef nolucak şimdi" tam da adamına sordu. İlişkimiz nasıl devam edicek hiç bilmiyorum ama zarar da görebilir.
"Bilmiyorum" dedim kısaxa benden bu cevabı beklediği çok belliydi. Zaten ne diyebilirim ki hemen evlenelim mi? Olmaz.
Gülümsedi her zaman ki Kaan Karasu gülümsemesi
Gözüme çok tatlı geliyordu böyle yanaklarını tutup sıkmak istiyorum.
Kaanla uzun uzun sohpet ettik. Konuşma boyunca beni ne kadar sevdiğini söyledi tabi bende boş durmadım. Konuşa konuşa tekrar uyuyakaldı. Sessizce yanında ayrılıp çıktım. Kardelen başını Alpin omzuna koyup uyumuştu. Alple göz göze geldiğimizde gülümsedik. Yusuf selini alıp çoktan çıkmıştı. Belki hiç istemedikleri bir düğün olmuştu. Mert ve bora da kendi aralarında konuşuyorlardı. Aralarına girip ne konuştuklarını merak ettim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18