25. bölüm / 67
Yara17
Bölümler 67Şu an: 17
- 1 1 Korku567 kelime
- 2 2711 kelime
- 3 3814 kelime
- 4 4813 kelime
- 5 5896 kelime
- 6 6724 kelime
- 7 7928 kelime
- 8 8898 kelime
- 9 9975 kelime
- 10 101.112 kelime
- 11 111.031 kelime
- 12 121.003 kelime
- 13 131.257 kelime
- 14 14965 kelime
- 15 151.569 kelime
- 16 16-Yağmurun ölmesi1.039 kelime
- 17 171.138 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 181.178 kelime
- 19 191.334 kelime
- 20 201.046 kelime
- 21 211.249 kelime
- 22 221.282 kelime
- 23 Yade'nin ölmesi2.036 kelime
- 24 241.360 kelime
- 25 251.409 kelime
- 26 261.548 kelime
- 27 271.700 kelime
- 28 282.138 kelime
- 29 291.885 kelime
- 30 301.792 kelime
- 31 311.244 kelime
- 32 321.778 kelime
- 33 Aşk itirafı1.634 kelime
- 34 341.657 kelime
- 35 351.746 kelime
- 36 361.561 kelime
- 37 372.205 kelime
- 38 38- Kaan Aşk itirafı1.936 kelime
- 39 39-sedef aşk itirafı2.243 kelime
- 40 401.488 kelime
- 41 411.685 kelime
- 42 421.566 kelime
- 43 431.641 kelime
- 44 Özel bölüm- çocukluk1.384 kelime
- 45 451.984 kelime
- 46 461.314 kelime
- 47 471.888 kelime
- 48 482.027 kelime
- 49 49-asu ve eren'in girişi1.803 kelime
- 50 501.970 kelime
- 51 511.371 kelime
- 52 522.440 kelime
- 53 Özel bölüm- Asu-Eren2.774 kelime
- 54 54-Birlikte oluş2.359 kelime
- 55 552.495 kelime
- 56 561.613 kelime
- 57 571.818 kelime
- 58 582.010 kelime
- 59 592.262 kelime
- 60 60- Yusuf'un ölümü2.568 kelime
- 61 612.172 kelime
- 62 622.378 kelime
- 63 632.175 kelime
- 64 64~ öğreniş1.744 kelime
- 65 652.445 kelime
- 66 661.669 kelime
- 67 671.651 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Uyandığımda aşağıdan sesler geliyordu. Saate baktığımda baya geç olmuştu. Yade ve serenin okulu aklıma gelince yatağımdan fırladım. Merdivenlerden hızlıca indim ve salona geçtim. Herkesin kahvaltı ettiğini gördüm ama gözlerim kardeşlerimi arıyordu. Yoklardı
"Merak etme okula gittiler" dedi Kaan.
"Gel kahvaltı et yoksa Bora ve Mert herşeyi bitirecek" dedi Kardelen gülümseyerek kardelenin yanına oturdum.
"Al bakalım balcım" mert boraya ekmek uzatarak. Bora büyük öfkeyle metre baktı .
Kaan bana tabak uzatınca elinden aldım.
"Aaa" diyerek yerimden kalktım. Bütün herkes sanki biey olmuş gibi aban bakıyordu aşık garip olan da şuydu bora da benimle birlikte kalktı
"Ben niye kalkıyorum" diyerek yerine oturdu.
"Noldu" dedi Kardelen bana bakarak
"Ben yüzümü yıkamadım siz kahvaltıya devam edin" dedim ve koşarak banyoyu aradım.
"Benim odamda banyo var " kaanın cümlesiyle onun odasına koştum. Önceliğim banyoya gidip elimi yüzümü yıkamaktı. Yıkamadım zaman kendimi kötü hissediyodum . Banyodan çıkınca kaanın odasını inceleme fırsatım olmuştu aynası gözüme çarptı ne kadar hoş ve temizdi . Helal olsun temiz adamdı gayet normal hiç abartılı olmayan bir odası vardı . Odanın bide balkonu vardı çıkıp rahat bir nefes almak istedim . Balkonun o kadar güzel bir manzarası yoktu çünkü ormandaydık ne olabilirdi ki ağaçtan fazla. Arkamdan ayak sesi geldiğini duydum. Tam arkamda biri vardı ve bu kesin kaandı başkan ihtimal olamazdı.
Arkamı döndüm kaanla göz göze geldim . Şunu itiraf etmem lazımdı ki çok çekici bir adamdı. Yavaşça gülümsedi o an yüzündeki o doğal rahat ifade beni biraz daha etkiledi.
hâlâ balkonda duruyorduk manzaraya değil de onun bakışlarına takılmıştım. İçimden bir şeyler kıpırdandı ama hemen kendimi topladım.
"Gerçekten güzel bir odan var " dedim hayran kalarak.
"Teşekkür ederim" sakin sesi çok hoştu. Neden bugün bana böyle geliyordu. Ondan kurtulmak için yanından gidicektim ki kolumdan tutup beni kendine çekti.
"Evini toparladık gidebilirsin ama dikkat etmen lazım bunu göze alabilecekmisin"
Kalbim hızlı hızlı atmaya başladı. Göz göze gelmiştik ve o an sanki bütün dünya durmuş gibiydi. Kalbime sahip çıkmam gerekiyordu.
"Yaparım " dedim. Kaan hafifçe gülümsedi sonra kolumu bırakıp bana biraz mesafe verdi. Ardından hemen odadan çıktım. Aşağı kahvaltı masasına oturdum. Pusat bana yukarda naptınız dercesine bakıyordu.
"Ekmek uzatırmısın pusatçığım" dedim. Ekmek sepedini bana verince kendimi bir an obur hissettim.
"Anca yeter" dedi. Gözlerimi kısarak yüzüne büyük bir ciddiyetle baktım.
"Pislik herif" dedim. Sözlerimle kahkaha attı.
🩹
Kahvaltıdan sonra kafeye beni Mert götürmüştü. Gamze çoktan kafeyi açmış beni bekliyordu.
"Ooo günaydın sedef hanım" dedi. Yüzünde güller açıyordu.
"Günaydın çiçeğim" hemen mutfağa geçtim. Zeynepten başka kimse yoktu.
"Melis nerde" Zeynep'e söylemiştim ama bana cevap vermedi.
"Zeynep Melis nerde" dedim tekrar cevap veren olmayınca yanına gittim. Kulaklık takmış kulağından çektiğim gibi önüne döndü
"Nolur bana dokunmayın" Zeynep'in cümlesiyle şok oldum. Yüzümde büyük bir ciddiyet vardı
"Noluyor Zeynep"
"Y-yok bişey abla ben korktum sadece" hiç inandırıcı değildi
"Korkan insan bana dokunmayın demez Zeynep" birşey demeden yanımdan gidecekti ki kolunda tuttum
"Zeynep sen beni duyuyormusun ablacım... Korkmadan bana herşeyini anlatabilirsin" büyük bir güven verdim
"Beni tehtid ettiler" derin derin nefes verdim.
"Beni köşede sıkıştırdılar eğer sedefi istediğimiz yere getirmezsen senide ailenide öldürürüz dedi" benim yüzümden masum bir aileyi bile yok edeceklerdi. Buna izin veremezdim.
"Kim dedi adını biliyormusun"
"Yiğit" dedi . Bu kimdi şimdi Erdal değilse tehlike yoktu ama eğer bu adam Erdalın adamıysa işte tehlike var demektir.
"Tamam ben halledicem" zeynepten uzaklaşıp. İçeri girdim çantamdan telefonumu çıkarıp pusatı aradım. Kaanın telefon numarası olsaydı onu arardım ama henüz almamıştım.
"pusat mevzu var"
" Geliyoruz"dedi ve kapattı. 15-20 dakika sonra kafenin önünde siyah bir mersedes durdu. Kaan tüm adamlarıyla gelmişti. İçeri mafya babasıymış gibi giriş yaptılar yoksa zaten öylemiydiler.
" Noldu iyisiniz"
"İyiz iyiz de "
"De ne sedef"
"Kaan Zeynepi tehtid etmişler" diyerek Zeynep'i gösterdim. Kaan benden uzaklaşarak Zeynep'in yanin gitti. Pusat dedikoducu karılar gibi yanıma koştu.
"Ne demiş" fısıldayarak kaan'a sesini duyurmaya çalışıyordu.
"Pusat yerine geç " Kaan sanki arkadan görmüş gibiydi.
Ardından onlara döndüm Zeynep kaandan korkuyordu ama neden. Hemen sağ tarafına geçtim.
"Ablacım bak bana anlattığını Kaan abine de anlat o bizi koruyacak" dediğimde Kaan kendiyle gurur duyarak göğsu kabardı.
"Tamam anlatıyorum"
"Ben kafeye gelirken bu sabah yanıma biri geldi ve beni hemen az ötedeki mahallede sıkıştırdı. Bana dedi ki eğer sedefi istediğimiz yere getirmezsen senide ailenide öldürürüz." Bana anlattıklarını bir bir kaan'a da anlattı korkmadan.
"Kim olduğunu öğrendin mi " hemen kafasını salladı Zeynep.
"Biri on' hadi işimiz çıktı' yiğit" dedi. Kaan yüzünü adamlarına çevirdi. Bende dönerek tam karşısında durdum. Önünde durmam onu şaşırtmıştı.
"Yiğit kim" sakince sordum. Eğer sinirli olsaydım işte bu sakinliğimi koruyamazdım.
"Erdal'ın en yakın adamı oldu mu" diyerek ilerledi. Koşarak tekrar karşısında durdum.
"Peki napacaksın"
"Onuda bana bırak " diyerek tekrar ilerledi bu sefer gitmedim ama kendisi durdu ve arkasına döndü.
Güldü ama neye güldüğünü anlayamadım
" Pusat sen burda kalıyorsun sedefin yanında... Zaten çokta iyi anlaşıyorsunuz" gülerek kafeden çıktı pusat tekrar başıma kalmıştı birbirimize baktıktan sonra
İkimizde aynı anda
"Hayır" diye bağırdık. Kaan arabaya binmeden önce bize el sallayıp gitti.
Yine mutfak yine ben ve yine yanımda pusat vardı. Bu adam bana imtihan gibi birşeydi.
"Ya elini sokma ya" resmen ağlayacaktım. Beni bu ciddi halimi görünce hemen elini çekti.
"Sen benim başıma belamısın" biz pusatla didişirken içeriden melisin sesi geliyordu. Onu duyunca hemen yanına gittim.
" Melis sen nerdesin "sarılarak kokusunu içime çektim. Geri çekilince kendini açıklamak istedi ama Gamze izin vermedi
" Hanımefendinin hiçbir umrunda değil ki biz burda neler çekiyoruz o anca çıksın gezmelere. Bizde haber vermesin bizde merak edelim acaba başına birşey mi geldu" herşey o kadar ciddiydi ama sonda gamzenin Karadeniz şivesi kaymadan. Pusat arkamdan gülünce kendimi tutamadım azıcık sırıttım. Sonra tekrar olayın içine karıştım.
"Ya sen ne biliyorsunda gelip benim karşımda konuşuyorsun" diye bağırıjca Melis Gamze kendini tutmadı
"Bak kızım kendimi zaten çok zor tutuyorum son günlerde zaten götün başın ayrı oynuyor gözüme çok batıyorsun"
Melis ağlayarak pusatın yanına gitti
"Görüyormusun bana neler yapıyor" diyince pusat kıbırdayamadı.
"Abartma Melis.. Gamze çok haklı "dediğimde karşıma dikildi
" Sen hiç konuşma sedef hanım " melise nolmuştu böyle birden anlayamadığım birşey vardı bu kızda ama ne.
🩹
Sondaki kavgadan sonra Melis kafeden çıkıp gitmişti. Bizde kafede olan bütün işlerimizi tamamladık. Gelen müşterilerle tek tek ilgileniyorduk. Pusatsa sağolsun bizimle çalışıyordu. Silah tutan eller şuan tepsi taşıyordu masalara. Onu öyle görünce gülümsedim ama kısa sürdü.
Pusata gelen telefonla yanıma geldi
" Kaan bizi çağırıyor gitmemiz lazım " dedi .işi böyle bırakıp gidemezdim hele ki bunca müşteri varken Gamzeye bütün işi yıkıp hiç gidemezdim.
"1 saat sonra "
"Olmaz şimdi gitmemiz lazım"
"Sana sonra dedim pusat... Eğer zorlarsan hiç gelmem" sözlerimin karşısında sustu ve işine devam etti. Eğer iş erken biterse o zaman yola çıkardık pusat bunun bilincinde olduğu için elinden geleni yapıyordu.
Son tepsiyide masaya koyarak olduğu yerde sanlayeye oturdu
"Bişey diyeyim mi bu iş harbi zor"
"Sen bide bunları yap" dedim hemen önümdeki hamuru göstererek. Yüzünü ekşilterek önüne döndü.
Son siparişten sonra kafeyi kapatacaktık. Bu sıralar işimden iyice koymuştum. Pusatın arabasında bindik ve yola çıktık. Bir an için içime garip bir huzursuzluk çöktü ama nedenini anlayamadım.
Bölüm etkileşimi
