44. bölüm · Yara
36
"sedef uyan" pusatın sesiyle kendime geldim. Gelmiştik yanıma baktım Gamze uyanıktı
Kapıyı açıp çıktım gamzenin olduğu tarafa geçtim. Kolundan tuttum
"İyim ben sedef" inanayım mı Gamze'm. Kaanda arabadan indi Gamze pusatla birlikte gidince bende kaanın yanına gittim. Arabaya yaslanmış gözleri kapalıydı.
"Dışarısı soğuk üstünde de birşey yok hasta olucaksın" bide sanki hava çok sıcakmış gibi tişört giymişti. Gözlerini açtı bakışı uykulu değildi yorgundu. Çok yorgun.
“Üşümüyorum” dedi kısa bir sesle. Yalan söylediğini ikimiz de biliyorduk.
Ceketimi çıkarmaya davrandım kolumdan tuttu.
“Yapma”
“Sen yapma” dedim bu sefer. “Herkesi düşünüyorsun da kendini niye atlıyorsun”
"Eğer önemsedigim kişiler iyi olursa bende iyi olurum" önemsedigi kişiler içinde bende varım. Gözleri bana döndü. İlk defa o an güçlü olmaya çalışmıyordu.
“Yoruldun” dedi.
“Evet”
“Ben de”
Sessizlik oldu.
"Hadi içeri girelim dondum ben" bana hayır demiyecegini bildiğim için gözlerinin içine baktım
"Bu günku olanlar için özür dilerim " dedi. Kaan Karasu bugün benden kaç defa özür diledi sayamadım.
"Ay yeter valla anladım üzgünsün" gülümsedi. Kolundan tutup çekiştirdim
"Hadi içeri Kaan bey" beni zorlamadan kendisi geldi. Kapıyı açıp içeri girdik gözüm sereni aradı. Koltukta oturuyordu
"Abla" koşarak sarıldı bana. Kim bilir bugün nasıl korkmuştur
"Bana bak bı" yüzünü tuttum.
"Naptılar sana "
"Merak etme abla " pusata baktı "abim beni kurtardı" pusat gülümsedi. İçeri gayet sıcaktı. Kardelen alple oturuyordu. Gamze bir köşede solgun solgun etrafına bakıyordu. Benim neşeli arkadaşımı mutsuz edenlerden hesapa soracaktım en ağır şekilde.
Koltuğa geçip kolumun altına sereni aldım. Kaan tam karşıma oturdu. Üstüm batmıştı tekrar kalktım.
"Ben üstümü değiştireyim" Gamzeye baktım
"Gamze'm hadi sende gel" ayağa kalktı. Koluna girdim yanağına öpücük kondurdum bana bakıp gülümsedi. Tekrar o merdivenlerden çıkmak artık yorucuydu kaan'a aşağıda bana bir oda hazırlanmasını isteyeceğim. Bir dakika ben kendi evime gidicem zaten neden böyle şeyler düşünüyorum anlamış değilim. Belki sevdiğim adamın yanında kalmak içindir.
Sonunda odama geçtim. Önce Gamze'ye göre kıyafet çıkardım. Kendini rahat hissetmesi için
"İstersen sen banyo yap " başını salladı kıyafetleri elimden aldı ve banyoya girdi. Kendime görede çıkardım birşeyler etekten kurtulmam lazımdı.
Üzerimde krem rengi yumuşak dokulu bir takım vardı. Bol kollu belden hafif toparlanan bir üst altımda dökümlü rahat bir pantolon. Ne şık ne de özensizdi tam o anki halim gibiydi. Yorgun ama ayakta.
Derin bir nefes aldım. Aynaya baktım makyajı akmış çirkin bir kadın duruyordu karşımda.
Banyodan su sesi geliyordu gamzenin sessizliği suyun sesinden bile ağırdı. Su sesi durdu kapı açıldı. Gamze verdiklerimi giymişti çok az dar gelmişti ama onun güzelliğini ortaya koyuyordu.
" Gel canım " saçlarının ıslaklığı damla damla yere dökülüyordu.
" Saçlarını tarayalım mı" başını sallayıp yatağa oturdu. Tarağımla saçlarını acıtmayarak taradım. Belki de ben öyle düşünüyordum
" Acırsa söyle " dedim.
Söylemedi. Zaten Gamze artık acıyı söyleyen biri değildi. Saçlarını tararken üstündeki kıyafeti ıslanmıştı.
“Bitti” dedim sonunda. Saçlarını arkaya doğru topladım.
“Güzel oldu”
"Kıyafetin ıslandı istersen başka veririm" kafasını hayır dercesine salladı
"Sedef"
"Canım" Gözlerini kaldırdı. Bakışı doluydu ama ağlamıyordu.
"Sen tam anında yetiştin" dedi" o adam" duraksadı. Derin nefes aldı
"İstersen bu konuları konuşmaya biliriz"kafasını salladı
"Hayır hayır konuşmak istiyorum. O adam evet içime girdi" son kelimesini istemiyerek söylemişti. Sesi titreyerek
"Ama hemen o an geldin " Kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Tarağı bıraktım. Önüne geçip diz çöktüm göz hizasına indim.
"Gamze'm sana bunları yaşattığım için özür diledim" elimi tuttu.
"Hiçbir şey senin yüzünden değil " artık beni mutlu etmeyi bırak kızım. Sürekli beni düşünüp kendisini arkaya atması artık dayanılacak gibi değildi.
" Gidelim aşağıya" dedi. Elimi sıkıca tutup kaldırdı beni. Odadan çıkıp salona geçtik. Herkes sessizdi etrafıma baktığımda Zeynep'i göremedim.
" Zeynep nerede"
" Evine gitmek istedi bizde gereken yerde indirdik" belki kız bir daha bizimle görüşmek istemiyexekti haklı olarak. Seren borayla sohpet ediyordu fazlasıyla yakındılar. Kaan ellerini önde birleştirmis birşeyler düşünüyordu. Geçip oturdum Kardelen alple sessiz sessiz konuşuyordu. Herkes kendi arasında konuşuyordu. Salona kaanın çalışanlarından biri geldi genç güzel ve gayet dikkat çekici bir tarzı vardı.
"Kaan bey sofra hazır" Kaan başını kaldırmadan onayladı. Kız kaan'a tuhaf bakıyordu hiçte patronuymus gibi değildi. Topuklu ayakkabıları salondaki sessizliği adeta bozuyordu.
"Haydi sofraya" Kaanın kalkmasıyla kalktım. Seren hâlâ Borayla konuşuyordu.
Yemek masasının yanına gittiğimde yemekleri görür görmez karnım guruldadı. Karnımı tuttum ve bulduğum ilk yere oturdum.
Masada gerçekten sevdiğim yemekler vardı
Hepside çok lezzetli duruyordu. O kadar açtım ki şuan kimseyle konuşmak istemiyordum. Masaya herkes oturmuştu. En başta Kaan vardı ve hemen yan tarafında ben vardım karşımda Kardelen vardı.
Masada çeşit çeşit yemek olunca önce ne alacağımı şaşırdım. Benim gözüm sadece mantıda kaldı dik dik mantıya bakıyordum.
"Gözlerinle yedin mantıyı" kaanın sesiyle gözümü kaçırdım.
" Ne" sırıttı. Mantıyı tabağıma uzattı. İki kaşık koyunca kaşlarımı çattım
"Biraz daha koysana" aç olduğumda genellikle sinirli olurum sesimde sinirle çıktığı için şaşkın şaşkın bakıyordu.
"Sakın" bu sefer fazla koydu. Mutlu olduğumu görünce dudaklarının kenarı kıvrıldı.
Mantımı büyük bir hızla bitirdim. Kimseye bakmıyordum sadece kendi tabağıma bakıyordum. Ortada börek görünce elimi uzatıp aldım peynirliydi en sevdiğim en sevdiğim
"Görende yıllardır aç kalmış şamar ha" dedi Kardelen bana bakarak
"Tabi sana her gün böyle yemekler geliyor rahatsın" dedim. Beni haklı bulduğu için sustu
"Sende çok güzel yemek yaparsın abla şimdi niye kendini kötüledin" dedi seren ona baktığımda hayvan gibi yiyordu.
"Öyle mi " dedi Kaan. Delimiydi bu adam zaten tatlı yapan yemekte yapar. Ama şimdi hak vermem lazım bazıları yapamıyor. Sadece başımı salladım. Böreğimi yiyip kalktım
"Bu arada hani kahvaltıda onca şey diyip tekrar buraya gelmek utanç verici bende biliyorum" masada gülüşme sesleri arttı
"Ama ben hâlâ kararlıyım"
"Kararlı değilsin inatçısın" dedi Alp. Hayırdır dercesine baktım
"Hayır " saçlarımı savurdum. “İnatçı değilim. Ne istediğini bilen biriyim”
Kaan hiçbir şey söylemedi. Çatalını tabağına bırakmış bana bakıyordu. Bakışı ne sertti ne yumuşak düşünceliydi
"Ne konuda kararı" dedi sonunda
"Kaçmaya" ve kaçtım masada uzaklaşıp mutfağa gidiyordum ki biraz şeytanlık yapıp Kapı dinledim
" Bunlarda iyice buraya yerleştiler. Biliyormusun abla küçük kardeşini Bora beyle yakaladım"
" Kızım insanların üstüne iftira atma sus duyan olucak "
" Ben gerçekleri söylüyorum" mutfağa girdim ayaklarını üst üste atmış sakızını şapırdata şapırdata çiğniyordu. Beni fark etmemişti.
"Bir isteğiniz mi var hanımım" elimle konuşmasını kestim. Genç olan kendini toplarladı
"Bişey mi oldu sedef hanım" yanına yaklaştım yüzune tokat attım. Birden cıyakladı
"Sen benim kardeşime iftira atacak son insansın" saçından tutup kaldırdım
"Özür dilerim " çok geç tatlım.
"Bir daha yanlışını görürsem öldürürüm seni"
"Noluyor" Kaan yanıma geldi
"Noluyor sedef bırak kızın saçını" yüzüne baktım tabi herşeyden habersizdi
"Öyle mi Kaan bey al iftiracı çalışanınla mutluluklar " saçını bırakıp mutfaktan çıktım. Odama geçmek için merdivenlere geçtim
"Sedef" arkamdan sesleniyordu ama takmadım. Kapının kolunu tuttum benimle birlikte içeri girip kapıyla kendi arasında sıkıştırdı beni. Kapıyıda kitledi evet etkilenir bu harekete
Dişlerini sıktığı için çene kasları ortaya çıkmıstı o kadar yakışıklı duruyordu ki kendimi çok zor tutuyordum.
"Napiyorsun sen" dedi
"İftiralara gelemiyorum"
"O benim çalışanım" güldüm
"Çalışanın maşallah çok güzel iftira atıyor. Neler söyledi kendi kulağımla duydum" kaşlarını çattı.
"Ne dedi"
"Boşver sonuçta çalışanın ya ne diyebilir ki" itikleyerek yanından geçtim kolumdan tutup kendine çekti ellerini belime koydu
"Napiyorsun" Kalbim deli gibi atıyordu ama belli etmemeye yeminliydim.
Ellerini belimden çekmedi. Tam tersine başını biraz eğdi sesi kısıldı.
“Kaçmana engel oluyorum” dedi. “Her seferinde aynı şeyi yapıyorsun” eğer kaçmazsam kendimi tutamam çünkü
"Kaçmıyorum ki" güldü ama öyle böyle değil şerefsiz
"Kaçıyorsun" halla halla sen ciddi olmazsın.
" Şuan çok romantik bir sahnedeymişiz gibi hissediyorum " oha sedef bunu demezsin heralde
" Öyle mi " kaanın sesi o kadar çekiciydi ki etkilenmemek mümkün değil
" Hayır yani ben şey olarak dedim öyle bir sahmede gibi"
" Hımhım" göğsünden vurarak itikledim onu
"Kapıyı da aç yoksa yanlış anlayacaklar"
" Anlasınlar" çok rahattı bu rahatlık nerden geliyordu acaba.
Bir an sustum. Sonra güldüm kısa ve sinirli bir gülüş.
"Sen manyakmısın aşağıda pusat var ve o benim abim " dedim.
"Eee ne var yani" çıldırtıyordu beni
" Yok bişey Kaan zaten biz evliyiz ya normal bu" gülümsedi
" Olabilir" ne diyon oğlum Ben bir durdum. Böyle bakakaldım.
"Kocacım birşey istermisin" aynı dalgayla söylediğimde güldü
" Teşekkür ederim karıcım gerek yok"
" Kaan nolur siktir git bak ciddi olamıyorum mal mal gülmek zorunda kalıyorum "Kahkaha attı. Bildiğin kahkaha. Sinirlerimi daha da bozdu tabii.
"Ne gülüyorsun komik olan birşey mi var" ağzını kapattı dilini damağına vurup tekli olan koltuğumun üstünde oturdu
" Ha bu arada ben aşağıda bir oda istiyorum buranın merdiveni çok "
" Hani gidicektin" ah aklıma sıçrayım yine pot kırdım
" Ne o sende dünden hazırsın"
" Yok elimde olsa burda yaşa evin burası olsun ama işte istemiyorsun" dedi. Yanına doğru bir adım attım sesimi toparladım
"Çünkü benim bir düzenim var ve bu düzen çok kısa bir sürede bozuldu" bu sefer ciddi oldu
" Evet haklısın "
" İzin verirsen çok yoruldum uyumak istiyorum " başını salladı
" Uyu " ciddi mi diye baktım
" E çık o zaman" dedi. Arkasına döndü hiç çıkmasını istemezdim ama işte oluyor
" İyi geceler Sedef Soykan"
"İyi geceler Kaan Karasu" kapının kilidini açtı. Son kez bana baktı ve çıktı.
Kapı kapandığında odada garip bir sessizlik kaldı sanki biraz önce yaşanan her şey duvarlara sinmişti. Yatağa oturdum ama uyku falan yoktu
Kaan sürekli aklımı karıştırıyordu ona itiraf edemediğim duygularım içimde birikiyordu.
Ya sevdiğimi söylediğimde karşılığını alamazsam bana " bizde aşk yok " demişti peki o kuralı banada işleyecekmiydi yoksa kuralını çiğneyip benimle olurmuydu.
Onunda bana karşı birşey hissettiğini biliyorum eminim ama o zaman neden hâlâ söylemiyordu belkide cesaret edemiyordu. Aklım kalbim kaan'a git diyordu ama ben tehlikenin kendisiyim. Sevdiklerime zarar gelmesini istemiyordum
Işığımı kapattım karanlıkta sadece kalbimin sesini duydum. Kaçtığımı sandığım her şeyin adı Kaan’dı. Gözlerimi kapattım uyumak için değil hissetmemek için ve ben iliklerime kadar kaanı hissediyordum...
