Yara kitap kapağı

63. bölüm / 67

Yara

55

Vaveyla Yazarı: Ezgi Kara

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 67Şu an: 55

Güneşin ilk ışıkları odanın içine süzülürken, Kaan’ın düzenli nefes alışverişleri kulağımda en huzurlu melodi gibi yankılanıyordu. Gözlerimi yavaşça araladığımda, hala onun güçlü kollarının arasında, göğsüne sokulmuş halde olduğumu fark ettim. Parmak uçlarımı usulca Kaan’ın çıplak göğsünde gezdirdim. Gece boyu hissettiğim o sert kaslar şimdi uykunun verdiği gevşeklikle daha yumuşaktı
Gözlerimde kıpırtı görünce gülümsedim
"Beni daha ne kadar izleyeceksin" dedi o mayışmış ses tonuyla. Gözleri hala kapalıydı ama dudaklarının kenarında o bildiğim hafif alaycı gülümseme belirmişti.
"İzlemiyorum ki" inkar edişim onu daha çok mutlu etmişti ki gözlerini açmıştı. Güneşinde vurduğu parıltıyla kahve gözleri parlıyordu. Koyu kahve gözleri benim yanımda adeta açık bir renge dönüşüyordu.
"Sedef"
"Nee"
"Benimsin" gülümsedim
"Seninim " dudağıma küçük bir öpücük bıraktı. Belimden tutarak beni kendisin çekti. Sertliğini hissedebiliyordum ve bu beni çıldırtıyordu.
"Kalk hadi yoksa dayanamam" dediğimde kendisine biraz daha bastırdı. "Kaan bak bir gelen olucak bizi böyle görücek kalk "
"Güzelim sakin ol kimse bizi göremez "
"O nasıl olucak mesela benim bir dağ ayı abim var ve her an odaya dalabilir" gülümsedi ve çenemden öptü.
"Onlar benim odama girmezler rahat ol" nefesimi güçlükle çektim. Gözlerine kilitlendim.
"Kaan" içime tekrar girmişti. içime girdiği o an yerini yakıcı bir ateşe bıraktı. Nefesim boğazımda düğümlendi tırnaklarımı omuzlarına geçirdim.
"Kaan..." dedim adını bir inilti gibi dudaklarımdan dökerek.
"Söyle güzelim" diye fısıldadı kulağıma. Hareketleri geceki kadar hırçın değil daha sahiplenici ve derindi. Her bir itişinde sanki bana ait olduğunu benim de ona ait olduğumu ruhuma kazıyordu. Dudakları boynumda göğsümde gezinirken vücudum yay gibi gerildi. Hareketleri yavaş ama acıydı.
" Ay yeter" diyip kendimi yana attım. " Kaan bey bu bir kere oldu diye her zaman olucak diye birşey yok canım... Evlenmeden önce ilk ve sondu" yataktan çıktığımda çıplak olduğumu fark ettim ve ne garip ki utanmıştım. Kaan kafasını biraz kaldırmış beni seyrediyordu.
" Ben banyo yapıp aşağı geçicem sende sonra yaparsın herale"
" Bende geleyim mi? Hem su israfı olmaz "
" Gelme Kaan" banyoya girip bir güzel yıkandım. Üstüme bornoz giyip çıktım. Kaan hâlâ yatakta uzanıyordu. Ne kadar uykucuydu bu böyle. Sesimi çıkarmadan elbiselerimi aldım. Odanın kapısını açtım ve başımı çıkarıp etrafı kontrol ettim. Odam hemen yanda olduğu için bir kapıdan çıkıp diğerine goricek gibi oluyordum.
Artık tamamen kaanın odasında çıkıp kendi odama geçtim. Asu yoktu güzel. Kapıyı arkamdan kilitleyip kendimi yatağa attım.

Ben ne yaşamıştım dün gece. Asla pişman değilim hiçte olmayacağım. Derin bir nefes alıp yataktan doğruldum. Vücudumdaki o tatlı sızı dün gecenin her anını zihnime yeniden kazıyordu, kasıklarımda acayip bir ağrı vardi . Hızla dolaba yönelip üzerime tam da o günkü ruh halimi yansıtan hem ciddi hem de iddialı bir takım seçtim. Seçtiğim bu keten dokulu bej rengi takım üzerime tam oturmuştu. Altına giydiğim yüksek bel, dökümlü kumaş pantolon boyumu olduğundan uzun gösterirken üzerine giydiğim aynı renk ve dokudaki beş düğmeli maskülen kesim yelek ise beni oldukça şık gösteriyordu. Saçlarımı açık bırakıp omuzlarımdan aşağı dökülmesine izin verdim. Az önce Kaan’ın kollarında olan o duygusal kız gitmiş yerine ne istediğini bilen güçlü duruşlu bir Sedef gelmişti. Dudaklarıma koyu kahverengi rujumu sürüp aşağı indim. Sesler baya yoğun geliyordu gülüşmeler, kahkahalar, bağırışlar. Evi inletiyordu.
"Günaydın " dedim herekese bakarak. Kaan benden önce gelip masada ki yerini almıştı. Üstüne vücuduna yapışan bir kazak altına da bol pantolon giymişti. Saçları nemli ve şekilliydi. Asu'ya göz kırptım serenin yanına geçtiğimde bakıştık.
"Günaydın abla" tabağıma yiyebilecek kadar kahvaltılık koydum zaten bana kalsa herşeyi yerdim ama tabiki fiziğimi düşünmeyecek değilim. Seren benim yanımdaydı solumda. Asu serenin yanında
Eren asu'nun karşısında, sağında Bora solunda ise Mert vardı. Kaan'ın sağ tarafında Alp sol tarafında pusat vardı. Pusatın yaninda ben Alpin yanında kardelen vardı. Eren Asu'ya kaçamak bakışlar atıyordu onların hikâyesini o kadar çok merak ediyorum ki şuan bütün işleri bırakıp onları dinlenebilirdim. Ama burda değil.
"Kaan" masada ki sessizliği bozan Alp'ti. Kaan tabağından başını kaldırıp alpe bakti. Ağzında lokması olduğu için hâlâ birbirlerini izliyorlardım
"Söyle" dedi lokmasını bitiren Kaan. Alp derin nefes aldı
"Erdal çok pis saldırı yapacak bize karşı. Eskiden ne yaptığını erenden öğreniyorduk şimdi oda yok. Bide bu sefer erenin peşine düşecek ihanet için. " Erdalın bu hamlesini zaten hepimiz biliyorduk ama nasıl yapıcak orası muamma.
"Haklısın. Erdal buraya saldırı düzenleyecek" dedi Kaan.
"Ne" dedi Kardelen öksürerek.
"Çok dikkatli olun. O Yusuf'a da söyleyin bir süreliğine buraya gelsin. Her an tetikte olsun " kaanın konuşması bittiğinde asu'ya bakti.
"Sen" Asu başını kaldirarak baktı. Korkuyordu kaandan. "Sana hiç güvenmiyorum" bu kadar da açık sözlü olma be Kaan Karasu. Çatalımı masaya bırakıp kendimi biraz daha öne getirip asu'yla bakışmasını kestim.
"Bende şunu diyeyim Asu benim hayatımı kurtardı üstüne bide kendi hayatını tehlikeye attı. Bence güvenmemekte hata yapıyorsun" sözümün üstüne söz söylemek istemiyordu ama Asu'ya çok farklı bakıyordu. Benim göremediğim ne görüyordu bu kızda.
"Bende artık size güvenmiyorum" dedi pusat aniden alınganca. Hepimiz ona bakınca çocuk gibi kollarını bağladı. Kaç yaşında adam yaptığı hareketlere bak.
"Erdalın yanına gidiyorsunuz beni götürmüyorsunuz " bu sefer çok ciddiydi. Hemde çok. Kendi kendine güldü sonra kaana baktı
"O adam benim eşimi ve " durdu söyleyemiyorudu sözler boğazında düğümlenmişti. Alttan elini tuttum.
"Çocuğumun katili" dedi zorlanarak. Masa buz kesmişti kimse konuşmuyordu belki pusat ilk defa acısını masaya taşımıştı.
"Pusat.." kaan'a baktım bu sefer yüzünde o sert düşüncesi yoktu pusata dostça yaklaşmak isteyen birisi vardı "Seni o ateşin içine atmıyorsam bu seni korumak istediğimden değil. O adamın karşısında gözün döndüğünde planı değil sadece intikamı düşüneceğini bildiğimden."
Pusat elini elimin altından yavaşça çekti ve masaya yumruğunu vurdu ama sert değil çaresizce. "Plan mı? Kaan benim planım toprağın altında! Onlar orada soğukta yatarken ben burada strateji mi düşüneceğim"
Gözleri dolmuştu ama akıtmıyordu o yaşları. Asu’nun başını iyice önüne eğdiğini.Eren’in ise yumruklarını sıktığını gördüm. Masadaki herkesin bir yarası vardı belki ama Pusat’ınki bugün kanamaya karar vermişti. Aslında çoktan olması gereken oluyordu. Ayaga kalkıp arkadan sarıldım. Destek oldum. Neler çektiğini asla yaşamadan bilemezdik. Kaan yavaşça ayağa kalktı, masanın etrafından dolanıp yanımıza geldi. Elini Pusat’ın omzuna koydu.
"Söz veriyorum Pusat" dedi Kaan sesi ant içer gibiydi. "O adamın sonunu beraber getireceğiz. Ama o gün geldiğinde tetiği sen çekeceksin. O güne kadar sadece sabret."
Pusat başını salladı gözlerini sildi ve derin bir nefes alarak doğruldu. "Tamam" dedi fısıltıyla. "Sabredeceğim. Ama o gün geldiğinde kimse önümde durmasın."
Masa tekrar sessizliğe büründü ama bu seferki sessizlik bir yas değil yaklaşan bir fırtınanın habercisi gibiydi.

🩹
Kahvaltıdan sonra sereni okula bıraktım. Asu'da evde yalnız kalmasın diye yanımda getirdim. Kaan gil işler için kalkıp gitmişlerdi. Selin'in karnı çok hafif çıkmıştı. Ama böyle hiç görünmeyecek kadar az. Sürekli yaptığı şeyler hakkında konuşuyordu. Asu'ya baktığımda Kardelenle pasta süslüyorlardı. Kardelen Pembe kremayı Asu'nun burnuna sürünce aralarında çok tatlı bir gülüşme geçti. Herkes mutluydu ama bu mutluluğun sonu olucak. Asu yanıma gelip tam önümde durdu.
" Teşekkür ederim herşey için "benim renk tonumda bir elbise giymişti
"Sana birşey sorucam "
"Tabi ki"
"Erdal bana seni öldürmeyecektim dedi. Sen yanlış duymadın demi"
"H-hayıır. Ona inanma yalancı o ben kendi kulaklarımla duydum" neden cümle kurmakta bu kadar zorlanmıştı. Ona güveniyordum ama umarım bana bilerek böyle yaklaşmıyordur yoksa onu kimse benim elimden alamaz.
"Peki" üstüne çok gitmek istemiyordum.
"Ben annemin eşyalarını almak istiyorum"
"Alıcaz" dedim. Elimi omzuna koyarak okşadım. O kadar güzel bir kızdı ki yüzünde yaralar açarak güzelliğini örtmek istediler ama başaramadılar. Kahverengi gözleri herkesi etkileyecek güçteydi. Alt dudağı dolgulu gibi duruyordu.
" Erenle geçmişinizi anlatmak ister misin " aramızda ki sessizliği bozmuştum ama Asu bir süre sustu sonra boğazını temizleyip bana döndü.
" Anlatayım kısaca.
Eren benim sıkıntıda olduğum dönemde hayatıma girdi. Çok mutluyduk ilişkimiz o kadar güzel ilerliyordu ki ona o kadar çok bağlanmıştım ki ayrıldığımızda depresyona girmiştim" durdu derin nefes aldı "bir gün gelip ayrılmak istedi sebebini hiçbir zaman söylemedim. Neden ayrıldığını bilmiyorum" anlatırken bazı yerlede güldüğü bazı yerlerde sesinin kısıldığı için zor anlattığı yerler vardı. Peki eren neden ayrılmıştı Asu'dan?
"Peki neden ayrıldı hiç düşündünmü"
"Çok düşündüm beni artık sevmiyor ya da başka birisinde hoşlanmaya başladı hep aklim kötü şeylere gitmedigi için kafamda olan en büyük neden ise erdal'dı" demek istediği Erdal öğrenip ayrılmasını istemesi. Asu ereni çok sevmişti bu ses tonundan anlaşılıyordu.
Hâlâ da seviyor bunu da görebiliyorum
" Barışmak istese " dedim.
"Barışmak mı? Bak eden benim hayatımda hep özel olarak kalıcak zaten şuanda arkadas gibi bir ilişkimiz var.. onu çok sevdim evet ama oda Erdal için eğer benden ayrıldıysa, beni korumak için benden bu kadar kolay vazgeçemez" derin bir iç çektim. Etrafımızdakiler gülüyordu ama biz sanki onların ortamında değilmişiz gibi davranıyorduk
"Biliyorum hiçbir şey eskisi gibi olmaz ama ben ikinizinde gözlerinde birbirlerinin özlemine aç kişiler görüyorum... Eren hâlâ seni deliler gibi seviyor
Sen bunu biraz daha düşün olur mu?"
"Benim düşüncemle olmuyor yalnız " eren buna asla hayır demezdi zaten. Sadece omzuna dokundum. Kızların arasında dolaştım, arkadan Gamze'ye sarıldım
"Özledim ha seni" dedim kulağına doğru
" Sapıkmısın kızım sen " böyle diyince şımarıp boynundan öptüm
" Yok yok sapıksın" güldüm.
"Senin için " durdum " hayır hayır sadece senin için değil " kaanda vardı ona daha pis şeyler yapmıştım. O anlarımızı düşününce hiçbir şeye odaklanmak istemedim.
" Kime" dedi bana djgru dönerek sanki bilmiyordu
" Sevgilime" dedim dürüstçe. Belinden elini çekip selinin yanına gittim. Her zaman ki gibi bebeğiyle konuşuyordu.
" Selam kızlar "
" Kızlar?" Allah söyletmişti resmen
" Kız görmekten aklım karıştı " ikimizde güldük.
" Selin biz seni yormuyoruz demi"
"Hayır hayır. Bana çok iyi geliyor " söylediğine biraz düşündükten sonra katıldım. Çünkü bunca dertten kaostan anca bu işi yaparsan kafan dağılır bende öyle oluyordu çünkü. Göbeği çok hafif çıkmıştı
" Bu göbüş ne böyle " güldü. O kadar güzel bir anne olucaktı ki buna canı gönülden emindim. "Neyse ben bir içeri gideyim, sana kolay gelsin " mutfaktan ayrılıp müşterilerin olduğu kısma gittim. Alp orda yalnız oturuyordu yanına gidip oturdum
"Napıyorsun burda sarı "
"Uğraşma benle sedef yok ol" kaşlarım ister istemez düştü
"Ne demek o kovarim bak seni. İnsan gibi yanına geldim " aslında bunu alayla söylemiştim aramızda öyle büyük bir şey yok.
"Yorgunum biraz. Son bir kaç gündür işler var yapamıyorum" Kaan sürekli görev veriyordu. Bazen dışarda adamların bağırış sesiyle uyanıyordum.
"Anlıyorum. " Devam ettim " Erdal napiyor şuan tam olark"
"Yine bildiğimiz gibi ama değişiklik var artık tutsak ettikleri kadınları anında satıyor " ne büyük bir değişiklik. Ama en azından tecavüz edilmiyordı. Kapıdan içeri girin bir ayı gördüm. Oda aynı Alp gibi yorgundu. Gelip Alp'in tam yanına oturdu
"Kardeşim Kaan bizi bildiğin sikiyor" gözlerim fal taşı gibi açıldı. Bununda ağzı iyice bozulmuştu. Hani ya o Kaan tek beni... Ne diyorum ben ya iyice sapık oldum. Boğazımı temizleyerek pusata burda olduğumu gösterdim ama hiçte takmadı
"Sen napiyon ya" şive iyice kaymıştı anlamadığım sinirlenen neden bana çatıyordu.
"İnşallah sürüm sürüm süründürür sevgilim sizi" diyip masadan kalktım. Pusat öyle bir bakış atmıştı ki sanki kusacak gibiydi.
"Bak bak hareketlere bak" pusata dil çıkarıp yanlarından ayrıldım. Kasaya gittim. Zeynep gayet işinde iyidi. Yanında sessizice oturdum kendiside sesini çıkarmadı. Biraz orda durdum. Aklıma dün gece geldi. Her karesi gözümün önünde canlanınca gülümsemeden edemiyordum. Bana her dokunuşunda ki o mayışmış hissi beni deli ediyordu. Onu tekrar istiyordum hemde çok. Zeynep'in bana kaçamak bakışlarla güldüğünü görünce kafamda ki bütün düşünceler gitti. Tam o sıra kapı açıldı ve içeri Kaan, eren, Mert ve Yusuf girdi Bora yoktu. Kaan be o görünce yanımw geldi. Kokusu şimdiden bile burnuma dolmuştu bile içime çektiğimde sanki yeniden hayat buluyordum. Yanıma ulaştığında Zeynep'e baktı
"Zeynepçik bize kahve yapabilir misin?"
"Tabi ki"
"Benim odaya getir" Zeynep yanımızda ayrıldı. Elini uzattı sıkıca tuttum. Beni peşinden sürükledi onun çok sevdiği odaya geldik. İlk defa odaya geldiğimizde ve o çekip yakınlaşmamıştı demek ki konu ciddiydi.
"Gel otur şöyle" yanyana siyah koltuğa oturduk. Sesi sertti ama bana karşı yumuşuyordu
"Erdal büyük oynuyor, ereni kendisine çekmek istiyor ve ne garip ki bunu bizden saklamayarak yaptı burdan şu neden çıkar asıl saldırısı erene değil size olucak " çok fazla gerilmiştim
"Nasıl yani?" dedim sesimin titremesine engel olmaya çalışarak. "Eren'i yem olarak mı kullanıyor? Eğer asıl hedef bizsek neden bunu açık açık belli ediyor ki?"
Kaan oturduğu yerde bana doğru döndü bir elini dizimin üzerine koyup güven verircesine sıktı. "Çünkü dikkatimizi dağıtmak istiyor Sedef. Biz Eren’i nasıl koruruz, onu nasıl elinde tutarız diye düşünürken, o zayıf anımızı kollayıp buraya, kalbimize sızmaya çalışacak. Ama unuttuğu bir şey var ben onun ciğerini bilirim."O sırada kapı hafifçe tıklandı ve Zeynep tepsidaki kahvelerle içeri girdi. Kahveleri sessizce masaya bırakıp çıktı.

"Pusat ve Alp'i dışarıdaki güvenliği iki katına çıkarmaları için görevlendirdim" diye devam etti. "Bora şu an Erdal'ın sevkiyat yollarından birinde gözlem yapıyor. Yusuf ve Eren ise içeride Asu ve diğer kızların yanında kalacak.Merti serenin yanına yollayacağım. Kimse, ama kimse tek başına adım atmayacak."
Ayağa kalkıp camın önüne gittim. Dışarıda her şey ne kadar sakin görünüyordu ağaçların yaprakları hafifçe kıpırdıyor insanlar güle oynaya yollardaydı. Arkadan gelip elini belime doladı
" Merak etme herkes iyi olucak" hep öyle diyorduk ama hiçbir zaman böyle olmuyordu. Boynuma tüm bedenimi titretecek bir öpücük bıraktı. " Kimse bize ve sevdiklerimize zarar vermeyecek" sadece ona güvenmek istedim. Hafifçe ona doğru döndüm. İki avucumla yanağını okşadım. Çocuk gibi şımardı. Onun bu sert görünümlü adamın altındaki çocuksu yanını görmek içimi eritiyordu. Gözlerini kapatıp ellerime yaslandığında az önceki Erdal ve saldırı planı konuşmaları bir anlığına silinip gitti zihnimden.
"Korkuyorum Kaan" dedim fısıltıyla " kendim için değil, senin için sevdiklerim için. Erdalın bu kadar sessizliği çok bile " Gözlerini yavaşça açtı, o koyu kahve gözler şimdi en yumuşak haliyle bana bakıyordu. Ellerimi yüzünden çekip ellerimin üzerine küçük birer öpücük bıraktı. "Ben yanındayken hiçbir fırtına seni yıkamaz Sedef. Ben olmasam bile senin arkanda abin pusat var Alp var. " Odanın güven dolu sessizliğini bozan kapı tıklatılmasıydı. İçeri pusat girdi. Peki neden kapıyı çalmıştı bide pusat gibi biri
" Bora'dan haber alamıyoruz "
"O ne demek" dedi kaan sessizce onları izliyordum.
"En son Merte, Erdal geldi yazmış "söylemek istediği Erdal tarafından kaçırılmasıydı. Kaan anladı ve başımı salladı sadece. Bana doğru döndü ve elimden tuttu istemeden pusata baktım buda abi korkusu falan mıydı? Artık kabullenmişti sonuçta gözünün önünde öpüştük ama hâlâ bir kıskançlığı vardı.
" Eve gidin biz gelene kadar çıkmayın kimselere kapıyı falanda açmayın. Adamlar başınızda olucak ama siz sakın bak sakın çıkmayın evden" korkuyordu bunu ilk defa görmüyordum ama ilk defa bu kadar telaşlıydı.
" Korkuyorsun "
" Bak sedef ben hiçbir zaman kendim için korkmadım korkmayacamda ama sevdiklerim değer verdiklerim her zaman benim için kıymetli " anlıyordum. Dediği gibiydi de bende görmemistim onda kendisi için korku ölüme korkmadan gidiyordu ama gözü hep arkadaydı kardeşi için benim için değer verdikleri için.....
Bizi eve getirmisti sonra kendisi adamlarıyla gitti. Evin etrafında çok büyük bir koruma kalkanı vardı. Dışarıda o kadar çok adam vardı ki belki ilk defa böyle bir işin içine girmiştim. Seren kollarımın altında açtığımız sıradan bir romantik filmini izliyordu. Hepimiz kafamızın dağılması için film izliyorduk ama hepimizin kafası onlardaydı. Kardelenle arada göz göze geliyorduk gülümeyip filmine geri dönüyordu. Asu aynadan yüzündeki yaralar için Krem sürüyordu yandığı içinde gözyaşları yanağından süzülüyordu kalkıp yanına gittim. Elindeki aynayı boş yere bırakıp kremi aldım. Yüzüne kremi yavaş yavaş ve üfleyerek sürdüm.
" Hepsi geçicek " dedim. Başını salladı ama biliyordu olmayacaktı. Kremi sürdükten sonra onun yanında oturdum. Burdan herkesi görüyordum. Sanki pijama gecesi yapıyormuşuzda hepimiz farklı farklı renklerde pijama gitmiştik. Kapıya sürekli bakıyordum. Başımı iki elimin arasına alıp şakaklarımı ovmaya başladım zihnimdeki uğultu, dışarıdaki sessizliğin ağırlığıyla birleşince dayanılmaz bir hal alıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18