36. bölüm / 67
Yara28
Bölümler 67Şu an: 28
- 1 1 Korku567 kelime
- 2 2711 kelime
- 3 3814 kelime
- 4 4813 kelime
- 5 5896 kelime
- 6 6724 kelime
- 7 7928 kelime
- 8 8898 kelime
- 9 9975 kelime
- 10 101.112 kelime
- 11 111.031 kelime
- 12 121.003 kelime
- 13 131.257 kelime
- 14 14965 kelime
- 15 151.569 kelime
- 16 16-Yağmurun ölmesi1.039 kelime
- 17 171.138 kelime
- 18 181.178 kelime
- 19 191.334 kelime
- 20 201.046 kelime
- 21 211.249 kelime
- 22 221.282 kelime
- 23 Yade'nin ölmesi2.036 kelime
- 24 241.360 kelime
- 25 251.409 kelime
- 26 261.548 kelime
- 27 271.700 kelime
- 28 282.138 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 291.885 kelime
- 30 301.792 kelime
- 31 311.244 kelime
- 32 321.778 kelime
- 33 Aşk itirafı1.634 kelime
- 34 341.657 kelime
- 35 351.746 kelime
- 36 361.561 kelime
- 37 372.205 kelime
- 38 38- Kaan Aşk itirafı1.936 kelime
- 39 39-sedef aşk itirafı2.243 kelime
- 40 401.488 kelime
- 41 411.685 kelime
- 42 421.566 kelime
- 43 431.641 kelime
- 44 Özel bölüm- çocukluk1.384 kelime
- 45 451.984 kelime
- 46 461.314 kelime
- 47 471.888 kelime
- 48 482.027 kelime
- 49 49-asu ve eren'in girişi1.803 kelime
- 50 501.970 kelime
- 51 511.371 kelime
- 52 522.440 kelime
- 53 Özel bölüm- Asu-Eren2.774 kelime
- 54 54-Birlikte oluş2.359 kelime
- 55 552.495 kelime
- 56 561.613 kelime
- 57 571.818 kelime
- 58 582.010 kelime
- 59 592.262 kelime
- 60 60- Yusuf'un ölümü2.568 kelime
- 61 612.172 kelime
- 62 622.378 kelime
- 63 632.175 kelime
- 64 64~ öğreniş1.744 kelime
- 65 652.445 kelime
- 66 661.669 kelime
- 67 671.651 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Uyandığımda huzurla kalktım. İlk defa güvende olduğumu bildiğim şekilde uyandım. Aşağıdan boya gürültülu sesler geliyordu
Kaan bağırıyordu ama niye ve kime bağırıyordu. Yerimden fırlayıp aşağı indim Kaan ellerini arkada bağlamış karşısındaki adamlara bağırıyordu. Merdivenlerde beni görünce adamlarını çıkması için işaret yaptı.
"noluyor " dedim karşısında durarak
"Sanada günaydın" dedi. Sanki az önce bağıran o değilmiş gibi sakindi.
"Noluyor Kaan" dedim tekrar gözlerini kaçırdı. Arkadan kapı açıldı içeri Bora girdi
"Abi adamlar seni bekliyor" dedi. Gözlerimi kıstım
"You're all crazy. " Söylenerek yukarı çıktım.
"Ne dedin anlamıyorum ama sende" sende ded Kaan. Yukarı çıkıp üzerime siyah bluz altına ise aynı renkte pantolon giydim. Saçlarımı topuz yapıp aynanın karşısına geçtim. Yüzüme baktığımda çok renksizdi heme renklendirdim.
Serenin olduğu oday girdim hazırlanmıştı bile.
Gözleri gibi mavi bir elbise giymişti.
"Nasıl olmuşum "
"Çok güzel" dedim. Elimi uzattım. Tuttu
Odadan çıkıp merdivenlere gidiyorduk ki Kardelen arkamızdan seslendi.
" Benide bekleyin " durduk" Oo hanımlar çok şıksınız" kendiside çok güzel olmuştu sanki özenle hazırlanmış gibi
"Bir yere mi davetlisin" dedim sorumu Kardelene yönelterek
"Hayıırr" merdivenlerden inip kahvaltı masasına yöneldik. Hepsi oturmuş kahkaha atıyordu. İlk defa bu kadar mutlu görüyorum onları.
"Keyifler yerinde " dedim. Odakları bana döndü.
Bora bana döndü
"Sedef hanım sizde iyice alıştınız bize ha" gülümsedim gerçekten de çok alışmıştım
"Bide sabah dediğini çevirdim ayıp oluyor yani deli falan" bu sefer kahkaha atarak masadaki yerimi aldım. Kaan gülmüyordu keyifsizdi belli
Seren yanımda neşeyle bir şeyler anlatıyordu ama sesler sanki uzaktan geliyordu bana. Gözüm sürekli Kaan’a kayıyordu.
"Ben sana o arkadaşım dedim sende naptın gidip adamı vurmuşsun" serene odağımı çevirdim
"Kim kimi vurmuş "
"Kim olacak abla Bora gidip sarpı vurdu" boraya baktım. Benden kaçmak için tavana duvara kaan'a falan bakıyordu
"Bana bak bana" dedim
"Yav sedef valla ben biseh yapmadım baktım bu herif kolunu tutuyor kızın aldım vurdum " serene baktım gözlerini kısmış borayı dinliyordu
Daha fazla sorgulamak istemedim. Ama sonra bunun hesabı sorulacaktı.
"Balcı balı uzatsana" Mert bir yandan gülmemeye çalışıyor bir yandan da boraya bakıyordu
"Bu balı kafana geçiririm görürsun" Masada kahkaha yeniden yükseldi ama benim içim rahatlamadı.
" Seren hadi kalk geç kalıcaksın " pusatta bizimle beraber kalktı.
" Ben sizi bırakırım" başımı salladım. Dışarı çıktığımda soğukluğu hissedebiliyordum
Pusat arabaya geçerken ben bir an durup eve baktım ardından bende geçtim.
Seren müzik açmıştı arkada neşeyle dans ediyordu. Pusat arada serene bakıyor dudaklarının kenarı kırılıyordu. Seren müziği bu sefer mırıldamaya başladı
"Yeni bir aşk yeni bir iş yine gülecek bir neden lazım
Yeni bir haber yeni bir kader bunlar için bana şans lazım"
Gülümsedim sevdiğim bir parçaydı serene katıldım
"Yeni bir duruş yeni dokunuş tek tek keşfetmem lazım
Yeni bir hayat gerisi bayat ah kendime yeni bir ben lazım
Kendime yeni bir neden lazım"
Pusat hem gülümsüyor hemde önüne bakıyordu. Yüzüm azda olsa gülmüştü seren bu zamanlarda kendini iyi hissetmiyordu ona mutsuz halimi göstermemem lazımdı.
"Kızlar sabah sabah galiba kulak zarlarım patladı" gülümsedim.Seren kahkahayı bastı müziği biraz kıstı....
Okulun önünde durdum
"Hadi iyi dersler iyi dinle " dedim yanağımı öpüp pusatın tarafına geçti onda bir öpücük kondurup gitti..
Yolumuza devam ettik. Konuşmadı bende konuşmadım
Araba sessizdi sadece motor sesleri geliyordu. Yol boyunca ikimizde konuşmadık bu inattı işte pusat konuşmasa bende konuşmam,ben konuşmasam oda konuşmaz
Bu yönümüz benziyordu
Araba kafenin önünde durdu ben arabadan indim pusat inmedi o inmeyince arabaya geri bindim
" Halla halla insene kızım " omzumu oynattım. Anlının ortasına vurdu
" İn işte "dedi sakinliğini koruyarak
" Sende in o zamana "
" Yav sanane benden" konuşmadım önüne döndüm. Pusatın telefonu çaldı açarak bana baktı
"Sedef izin verse gelicem" dedi karşısındaki kişiye
" Ya inmiyor arabadan napayım" telefonu bana uzattı ekrana baktım kaandı
" Efendim" dedim.
" Sedef in arabadan pusat yanıma gelicek"
" Bende gelicme o zaman " telefonu geri uzattım. Kaan artık pusata ne dediyse arabayı çalıştırdı.
Yola hiçbir şey demeden devam ettik. Cama bakarak dışarıyı inceliyordum. Gördüğüm manzara hep güzeldi aşık çiftler oynayan çocuklar yaşlı çiftler. Hepsi teker teker yüzümü güldürüyordu. Araba sonunda durdu. Önüme döndüm gelmiştik.
"İn" dedi pusat
"Önce sen in" benden kurtulmadıkları ne malumdu. Söylene söylene indi arkasından indim etrafımızda evler vardı bizi mahalleye getirmişti pusat
Pusatın yanına yaşlı bir teyze geldi Yaşlı teyze Pusat’ı görünce yüzü aydınlandı sanki yıllardır tanıyormuş gibi.
“Hoş geldin evladım” dedi sonra bana baktı. “Bu da mı sizden”
Pusat hafifçe gülümsedi. “Bizden teyze” dedi kısa ama net.
Kaşımı kaldırdım ama bir şey demedim ortamın tadını bozmak istemedim.
Teyze dua ede ede uzaklaştı. Etraf sessizdi mahalle sakin huzurluydu.
“Beni buraya niye getirdin” dedim sonunda.
Pusat bana döndü, gözleri ciddiydi.
“Bazen” dedi “insan nereye ait olduğunu hatırlamak ister”pusat ilerledi bende onunla ilerledim.
İleride Kaanı gördüm. Kaan bir evin gölgesinde duruyordu sigarası yanıyordu ama bakışları saklanmıyordu. Bizi bekliyordu bu belliydi. Durduk. Tam karşısındaydım
"Siz neden burdasınız" Kaan sigarasını söndürup ayağa kalktı.
"Ne bekliyordun " dedi.
"Hiçbir şey " dedim inkar ederek. Pusat kaanın yanına gecti. Kaan kolunu pusatın omzuna koydu diğer tarafta da Alp vardı bir kolunuda onun omzuna koydu.
"Biz burda tanıştık özledik geldik" dedi Kaan sırıtarak. Etrafıma baktım aşırı huzur hissettiriyordu demek burda tanışmışlardı.
Bir dakika ben karşıdaki mavi evi hatırlıyorum oraya doğru yürümeye başladım. Evin hemen önünde bir teyze oturuyordu
"Teyzecim merhaba" arkama baktığımda hâlâ ordaydılar.
"Merhaba evladım"
"Teyzecim beni hatırlıyormusun acaba" dedim. Yüzümu inceledi baştan aşağı süzdü beni
" Kimsin sen "
" Ben sezonun kızı Sezin Soykan" tanıyormus gibi ayağa kalktı gözleri fal taşı gibi açıldı.
" Sen sezinimin kızı " sarıldı bana bende sarıldım.
" Tanımaz olurmuyum " eliyle yüzümü tuttu
" Sen ne kadar büyümüş güzel olmuşsun böyle maşallah" Sözleri içimi ısıttı
"Hayırdır yolun neden buraya düştü" elimle Kaanın olduğu tarafı gösterdim
"Beni onlar getirdi buraya şans eseri seni hatırladım yani evi" gösterdiğim yeri uzun uzun inceledi
" Küçükken hep buraya geldiğinde onlarla oynamak isterdin ben sana onlar erkek git kız arkadaş edin desemde hep gözün o tarafta olurdu" nasıl yani ben eskiden pusatı kaanı ve Alpi görmüşmüydüm. Gülümsedim
" Teyzecim bir yanlışlık olmasın "dilini damağına vurdu" yok kızım. Senin gözün sürekli onlardaydı ne yapsalar taklid ederdin onları" arkamdan ayak sesleri geldi gelmişlerdi
"Pamuk teyzem ne istiyor bu inatçı senden" dedi Kaan yandan bir bakış attım.
"Ne isteyecek eski toprağını özlemiş" dedi pamuk teyze. " Eski toprak" dedi pusat tekrarlayarak
" Aaa hatırlamıyormusunuz sizinle sürekli oynamak isteyen küçük mavi gözlü kızı "
Kaan boğazını temizledi
" Hatırlamaz olurmuyum çok inatçıydı git diyorduk gitmiyordu. En son top fırlattığımda kız yere düşüp ağlamıştı" dedi Kaan
" Kaanda vicdana gelip kızın elinden tutup kaldırmış ilk defa bir kıza özür dilemişti" diyerek ekledi pusat. Ben bunların hepsini hatırlıyordum
" Hah işte o kız aha da bu" diyerek beni gösterdi. Bütün gözler bana kaydı
" Bir yanlışlık olmasın pamuk teyzem" dedi Alp.Pamuk teyze hafifçe güldü elini salladı
" Size yalan borcum mu var ula. O kız işte neydi ismi heh sedef" pusat şok içinde bana bakıyordu. Bu sefer Kaan bile şok olmuştu.
Ne yalan söyleyeyim bende.
" Haydi benim işim var sizinle uğraşamam" pamuk teyze evine girip kapıyı yüzümüze kapattı.
" Demek orda bile inatçıydın" kaanın herhalde tek takıldığı nokta burasıydı.
" Oğlum siktir et inadı ben kardeşimi eskiden bulmuşum da elimin tersiyle itiklemişim" pusat bana sarıldı büyük bir özlemle. Sanki kardeşi olduğunu şimdi öğrenmişte sıkı sıkı sarılıyordu.
Benimde aklımda tek bir soru kalmıştı Kaan ilk defa bir kıza özür dilemişte o kızda benmiydim.
"Aaaggg pusat boğucaksın beni" dedim ittirerek ama nafile dağ ayısı kıbırdamıyordu bile. En sonunda Kaan kolundan tutup çekmişti
"Hem siz neden küçükke beni istememişsiniz "
" Bak orda bile peşimizdesin düş yakamızdan kızım" kaan'a sinirle baktım . Sonra etrafima daha çok baktım
"Hem sen pamuk teyzeyi nerden tanıyorsun" dedi Alp sorusunu bana yönelterek
"Annem çok severdi pamuk teyzeyi sürekli gelirdi bende peşine takılırdım. Her geldiğimde de siz oyun oynardınız bende çok isterdim ama siz her zaman kovardınız beni " sondaki cümlem güldürmüstü onları. Ben gülmüyordum kaşlarımı çatarak gözlerine bakıyordum.
"Neyse burdan gidelim sonra gerekirse konuşuruz" pusat kolunu omzuma attı arabaya doğru ilerliyorduk.
" Kaan" arkadan gelen sesle durduk. Arkama baktığımda o vardı
Yade'nin katili vera.
Çok sinirliydim pusat o kadar sıkı tutuyordu ki beni her an üzerine koşacakmışım gibi öyle de olucaktı eğer bu kadar sıkı olmasaydı
" Ne istiyorsun Vera" dedi Kaan. Yanın gitti
" Pusar bırak beni bırak " hâlâ sıkıca tutuyordu beni. Pusatın karnına tekme attım karnını tuttuğu an kaçtım
" Kaan" pusatın sesiyle Kaan bize doğru baktı. Onlara doğru koştuğumu görünce tuttu beni.
" Bırak beni Kaan bırak.... Bırakta şu katili öldüreyim" Vera gülüyordu. Beni küçümsüyordu. "Bıraksana Kaan bakalım napacakmış bana"
"Sen ne istedin masum kızdan neden kendi kirli işlerine onu bulaştırdın o daha yaşacaktı" büyük dikkatle beni izliyordu. Ellerini cebine koymuş pür dikkat beni dinliyordu.
"Öyle bakma oruspu çocuğu seni. Hayatını sikicem seni ben neden yaşadım diyeceksin"
Ağzımı tutamıyordum. Gülerek bir adım yaklaştı bana aramızda yok denilecek mesafe vardı. Kaan hâlâ sıkıca tutmuştu beni hiç zorlanmıyordu. Vera karşımda durunca bir tekme savurdum karnına doğru.
Aldığı darbe ile yere devrildi
" Alp sedefi götür " Alp beni omzuna aldı sırtına vuruyordum ama fayda etmiyordu
" Kaan" diye bağırdım mahallede
"Sen yıllar önce bir kıza top fırlatıp özür dilemiş adamdın” diye bağırdım.
“Şimdi masum bir kızın hesabını kapatıp yürüyüp gidecek misin gerçekten” Kaanın arkası dönüktü ama kulağı bendeydi emindim
Alp beni arabaya koyup kapıyı kilitledi. " Of özür dilerim ablam katılın ayağıma kadar geldi ama ben intikamını alamadım çok özür dilerim " ağlıyordum ama üzüldüğümden korktuğumdan değil.
Sözümü tutamadığım için gözyaşlarımı sildim. Kaan buraya doğru geliyordu arabanın kapısı açıldı. Vera çoktan gitmişti.
Arabadan çıktım arkama dönemden yürüdüm. Kaan arkamdan sesleniyordu ama dönüp bakmadım. Mahalleden uzaklaşmıştım Kaanın sesi kesilmişti. Arkamı döndüğümde yoktu.
Başka bir mahallenin içine girmiştim. Yandan biri beni tutup kendine çekti. Bu kaandı beni duvarla kendi arasında sıkıştırdı. Elimi yumruk yapıp göğsüne hızlıca vurdum ağrıyla göğsünü tuttu
"Acıdı mı" bır yandan gözyaşımı siliyor bı yandan kaan'a bakıyordum. Bir insan neden vurduktan sonra "acıyor mu" diye sorar ki. Kim olabilir anca sedef gibi salak insanlar
"Merak mı ettin " yüzünde büyük bir gülümseme vardı.
"Etmedim etmeyeceğimden"
"Sedef ben özür dilerim ama yapmak zorundaydım"
" Ya sen hiçbir şey yapmak zorunda değildin. Ben sadece kardeşimi öldürenden intikam alıcaktımdedim dişlerimin arasından. Sesim titriyordu ama geri adım yoktu.
Gülümsemesi silinmişti. İlk defa gerçekten canı acımış gibiydi. Ama göğsünden çok başka bir yerdi sızlayan biliyordum.
" İntikam bu kadar kolay değil sedef" dedi kısık bir sesle " sen onu öldürünce yade geri gelmeyecek "
“Biliyorum” dedim. Sesim bu kez bağırmıyordu ama daha ağırdı.
“Biliyorum geri gelmeyecek. Ama sen de biliyorsun Kaan… ben onu öldürmesem de içimde ölmeyecekti.”
Gözlerini kaçırdı. İlk defa.
“Ben seni korumaya çalışıyorum” dedi. “Yanlış bir şey yapmanı engelliyorum.”
Güldüm. Acı bir gülüştü.
“Beni kimden koruyorsun” dedim. “O kadından mı"
" Seni Erdaldan koruyorum" dedi bağırarak ilk defa bana karşı sesini bu kadar yükseltmişti.
" Erdal kızı için herkesi yakar . Yakıyorda bu kadınlar neden kaçırılıp Erdal tarafından öldürülüyor sanıyorsun Erdal isteyerek mi yapıyor hayır Vera için yapıyor eğer sen verayı öldürürsen sen olur sana napar tahmin bile edemiyorumm" sonda tekrar sesini yükseltmişti. Kaanı ilk defa bu kadar çaresiz görüyordum
" Ya sanane ya sanane benden kiminin ben senin he neden beni koruyorsun "
Kaan bir an sustu gözlerime baktı sesi bu kez sert değil netti
“Çünkü sana değer veriyorum Sedef. Öyle geçiştirilecek bir şey değil bu. Başına bir şey gelirse bir gün dönüp ‘keşke’ demek istemiyorum”
Bir adım yaklaştı. Aramızdaki mesafe nefesimi daralttı
“Ben senin yükün değilim Kaan” dedim dişlerimi sıkarak. “Kimseyi kurtarmak zorunda değilsin"
Başını iki yana salladı yüzünde alışık olmadığım bir ifade vardı ne sertlik ne alay....dümdüz bir yorgunluk.
“Ben seni kurtarmıyorum” dedi. Sesi kısık ama nettı.
“Ben seni seçiyorum Sedef.”
Yutkundu. İlk defa kelimeler boğazında düğümlenmiş gibiydi.
“Bu hayat bana hep yük verdi hep savaş dedi. Ama sen.... sen ilk defa durmak istediğim yer oldun.”
Kaanın dediklerini anlamıyordum bu itiraf mıydı. Sessiz olmayı tercih ettim Kaan konuşuyor ben dinliyordum.
" Ne demek istiyorsun sen" sözlerim onu derin bir düşünceye soktu.
" Hiçbir şey sadece yaşa sedef " elini tuttum bir adım yaklaştım
" Ben intikam almayacaksam yaşamamın bir nedeni yok" dedim. Elini belime koydu beni kendine çekti
irkildim ama geri çekilmedim. Kaçmak istemiyordum. İlk defa biri beni tutarken kaçmak istemiyordum.
“Yaşamak için tek neden intikam değil Sedef” Gözlerimi kaldırıp yüzüne baktım. Kaan’ın gözleri her zamanki gibi karanlıktı. Başını omzuma götürdü nefesi irkilmeme sebep oldu. Nefes alıp veriyordu
Nefesi boynunda dans ediyordu. Kaçmak istedim ama sıkıca tuttu beni.
Kalbimin attığını hissediyordum kendi kalbim mi yoksa onunki mi ayırt edemiyordum. Varlığı bedenime zevk veriyordu
Kolundan sıyrılıp geriye çekildim
" Kaçıyorsun" dedi fısıltıyla
" Kaçıyorum" inkar edemezdim.
Kaan yenileceğim tek noktaydı ve ben yenilmek istemiyordum.
"Abi nerdesiniz ya bulana kadar " pusat arabayı kenarda durdurmuştu. Az önce yaptığım şeyi yaptım kaandan kaçtım ve arabaya bindim. Kaan biraz durup hemen yanıma oturdu.
Kalbim hâlâ öfkeyle atıyordu ama ilk defa öfkem tek başına değildi.
Kaan yanımdayken intikam isteğim bile yönünü şaşırıyordu bu daha çok korkutuyordu beni.İntikamla yaşamak istiyordum ama ilk defa biri beni bu kadar derinden durdurabiliyordu. Asıl korkum Erdala değil… Kaan’a yenilmekti.
Ve en büyük korkum gerçek olmuştu ben kaan'a aşık olmuştum...
Bölüm etkileşimi
