26. bölüm / 67
Yara18
Bölümler 67Şu an: 18
- 1 1 Korku567 kelime
- 2 2711 kelime
- 3 3814 kelime
- 4 4813 kelime
- 5 5896 kelime
- 6 6724 kelime
- 7 7928 kelime
- 8 8898 kelime
- 9 9975 kelime
- 10 101.112 kelime
- 11 111.031 kelime
- 12 121.003 kelime
- 13 131.257 kelime
- 14 14965 kelime
- 15 151.569 kelime
- 16 16-Yağmurun ölmesi1.039 kelime
- 17 171.138 kelime
- 18 181.178 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 191.334 kelime
- 20 201.046 kelime
- 21 211.249 kelime
- 22 221.282 kelime
- 23 Yade'nin ölmesi2.036 kelime
- 24 241.360 kelime
- 25 251.409 kelime
- 26 261.548 kelime
- 27 271.700 kelime
- 28 282.138 kelime
- 29 291.885 kelime
- 30 301.792 kelime
- 31 311.244 kelime
- 32 321.778 kelime
- 33 Aşk itirafı1.634 kelime
- 34 341.657 kelime
- 35 351.746 kelime
- 36 361.561 kelime
- 37 372.205 kelime
- 38 38- Kaan Aşk itirafı1.936 kelime
- 39 39-sedef aşk itirafı2.243 kelime
- 40 401.488 kelime
- 41 411.685 kelime
- 42 421.566 kelime
- 43 431.641 kelime
- 44 Özel bölüm- çocukluk1.384 kelime
- 45 451.984 kelime
- 46 461.314 kelime
- 47 471.888 kelime
- 48 482.027 kelime
- 49 49-asu ve eren'in girişi1.803 kelime
- 50 501.970 kelime
- 51 511.371 kelime
- 52 522.440 kelime
- 53 Özel bölüm- Asu-Eren2.774 kelime
- 54 54-Birlikte oluş2.359 kelime
- 55 552.495 kelime
- 56 561.613 kelime
- 57 571.818 kelime
- 58 582.010 kelime
- 59 592.262 kelime
- 60 60- Yusuf'un ölümü2.568 kelime
- 61 612.172 kelime
- 62 622.378 kelime
- 63 632.175 kelime
- 64 64~ öğreniş1.744 kelime
- 65 652.445 kelime
- 66 661.669 kelime
- 67 671.651 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Arabada sessiz sessiz gidiyorduk. Biraz neşemiz yerine gelsin diye müzik açtım. Pusat o an bana bakarak güldü
"Ne o sessizlik seni kesmedim" dedi ve cümlesine devam etti "niye hiç rahat durmuyorsun Allah aşkına ne yaramaz kadınsın sen"
Bende müziğe eşlik ederek sözünü kestim
"Ne yaparsan yap aşk ile yap " o an yüzü düştuü fark ettim ama hemen kendini toparladı
"İşte burda Kaan olacaktı" omzuna bir tane vurdum.
"Açılır kapılar ardına kadar
Kalpten gülersen kalanı detay gerisi kolay " arabada fingir fingir hem oynuyor hemde bağırarak müzik söylüyordum.
"Ay pusat biraz katılsana" beni takmayınca omzundan dürttüm.
"Ben ne anlarım müzikten sedefçim" diyerek önüne döndü. Yollar sessizdi ama arabanın içi öyle değil
" Ey gönüllerin efendisi aşk
Yağ üzerime toprak gibi ıslat
Vay kaderimin ta kendisi aşk "
Şarkının nakaratlarına karşılık vererek yolumuza devam ediyorduk.
"Ey sedef'in kalbini çalan Kaan
Gülüşüyle sedefi büyeleyen Kaan" o an kahkaha attım. Kendi kendine müzik söylüyordu
"Hoşuna gitti demi" keyif alıyordu bu durumumdan
"Ne demezsin " diyerek geçiştirdim. Yola devam ediyorduk uzun bir yoldu.
"Ne kadar kaldı" gözlerini kısarak bana baktı
"Sanane" dedikten sonra önüne geri döndü. Kriz geçirecektim bununla.
İleride arabalar vardı. Önde tonlarca adamlar.
"Hasiktir" pusatın dudaklarından dökülen küfür durumun ne kadar kötü olduğunu gösteriyordu.
"Kim bunlar pusat"
"Erdal"
O kelimeden sonra şok geçirdim. Kendimi toparlayamamıştım
"Kaan'a mesaj at "
"Numarası yok"
"Benim telefonumh al şifresi 2312 "telefonunu yanından aldım ve hemen kaan'a mesaj attım. Canlı konumunda gönderip telefonu sütyenimin içine koydum
"Yuh dana" bu sefer olmaz pusatçığım gülemem. Adamlar bize dogru geliyordu. Arabayı kirlemişti pusat ama o adamlar ne yapar ne eder açardı. Nefesimi tuttum
"Pusat nasıl kurtulacaz" cevap vermedi sustu sadece. Gözümü ondan kaçırıp önüme döndüm. O an birisini fark ettim kafeye gelip cheesecake yiyen adamı . Şok oldum benim kafenin içine kadar giren adamı ben nasıl fark etmedim.
"Bu... Bu kafeye gelmişti" dedim o an pusatın gözleri bana kaydı
" Ve sen bize söylemedin"
" Nerden bileyim ben hain olduğunu normal bir müşteri gibi geldi" bakışlarından anlayabilirdim ama ben aptalın tekiyim.
Silahını bize doğrulttu. Sonrada inin işareti yaptı. İnmedik pusat'ın imece halide yoktu gibi gözlerim doldu ama bu sefer ağlamadım. Eğer ağlarsam bana mendilini verecek biri yoktu. Bu düşünce aklıma gelince gülümsedim pusat bana kitlenmişti
"Manyakmısın kızım sen ölücez burda bide gülüyormusun" cevap vermedim önümdeki adama bakmaya devam ettim.
" İnan lan aşağı yeminime sıkarım "pusat bir bana bir önüne bakıp duruyordu
" Hay ben böyle kaderimin amk "direksiyona vurarak kendincene tepki gösteriyodu. Kapıyı açtı pusat ve indi. Onun inmesiyle bende indim ve koşarak yanına gittim. Kollarıyla bana siper oldu. Karşımızda ki adam güldü
" Ah be pusat bunlarda hep sana denk geliyor " neyden bahsediyordu anlamıyordum ama tek bildiğim bizim burdan sağ çıkmamız imkansız gibi durmasıydı.
" Pusat bizi kurtar burdan" pusatın kulağına duyulmayacak şekilde fısıldadım. Ama galiba kendisi de duymamıştı.
"İkisinide alın" arkasına dönüp arabaya ilerledi. Adamlar Pusatın iki koluna da girmişti bana doğru geldiklerinde geri çekildim
"Dokunmayın bana"
" Dokunmayın lan kıza.. sedef sen peşimden gel " pusatın arkasına geçtim ve onunla yürüdüm. Büyük bir adbaya ikimizide koydu karşımızda 50-55 yaşlarında bir adam vardı. Bunun Erdal olduğunu anlamayan aptal falandır. Pusatın yanına oturdum. Pusat büyük bir öfkeyle ona bakıyordu . Aklıma Erdalın yağmuru öldürmesi geldi o an işte pusatın öfkesini daha iyi anladım.
"Sizinle baya işimiz var gençler" Erdal uzun zaman sonra ilk defa konuşmuştu
"Senide işini de sikerim" pusat her küfüründe bana bakıyordu.
Erdal dudak kenarını yukarı kıvırdı Pusat’ın küfrü hoşuna gitmiş gibiydi.
“Delikanlılık böyle bir şey işte” dedi sakince. “Ama delikanlılık her zaman kurtarmaz”
Bakışları bana kaydı
Pusat anında öne eğildi
“Ona bakma lan”
Sesi sakindi ama o sakinlik fırtına öncesiydi hissediyordum.
Bir süre kimse konuşmadı. Araba durdu ve kapıları açıldı Erdal bizden önce inmişti hiç inmek istemesemde arkasından indim. Pusatta benim arkamdan indi ve yanıma geldi.
Bizi içeri götürüp abur odaya kitlediler ellerimiz bağlı değildi buda telefona rahatça ulaşabilmemj sağlıyordu.
Sessizce pusatın yanına gittim
"Sen kapıyı kolaçan et ben kaan'a ulaşıcam" odaya kitlemeden üstümüzü aramışlardı ama asla telefonu bulamamışlardı.
Telefonu kapatmadan önce sessize almıştım açtığımda ise Kaan 100 kere aramıştı bir sürüde mesaj asla mesajları okumadan yazdım
"Bizi bir odaya kitlediler konumdan ulaş çok fazla adam var dikkat et"
Yazdıktan sona telefonu geri yerine koydum. Pusat gelip koltukta oturdu.
"En son" dedi ve durdu
"Buraya geldiğimde" devam etti ve tekrar durdu. Duygularına hakim olmuyordu. Gözleri dolmuştu.
"Yağmur ölmüştü" dedi"bu odada" nefesim kesildi o an . Yağmuru bu odada mı öldürmüşlerdi "benim yüzümden" dedi.
Yanına oturdum omzuna dokunarak desteğimi belirttim.
"Yağmuru benim yüzümden öldürduler sedef benim yüzümden"
"Hayır senin ne suçun vardı kendini suçlama"
Başını sağa sola salladı. Gözyaşlarını sildi ve bana bakti gözleri kızarmıştı
Gözlerime baktı uzun uzun
“Biliyor musun” dedi “o günden sonra kimseye bağlanmamaya yemin ettim” gülümsedim
Tam o an kapının dışından ayak sesleri geldi. Pusat anında ayağa kalktı beni arkasına aldı.
Kapı aralandı.. giren erdaldı ve yanında adamı.
" Tam bir abi kardeş gibisiniz gözlerim doldu"Erdal dalga geçince pusat kendini tutamadı. Yanına gidecekti ki kolundan tuttum.
" Bağla şunları yiğit " yiğit Zeynepi tehdit eden. O buydu yuzune tükürdüm bana Tokat atacağı anda pusat araya girdi ve yumruk attı
" Kırarım o elini"
Elini yanağına götürüp bana baktı sonra sırıttı.
Adamlar üstümüze çullandı. Pusat’ın kollarını arkadan tuttular bana doğru uzanan elleri gördüm. Geri çekildim ama kaçacak yer yoktu.
“Dokunmayın” diye bağırdı pusat ama kimse umursamadı.
Erdal bana yaklaştı. Çok yaklaştı.
“Senin yüzünden işler karıştı kızım” dedi. “Ama merak etme her şeyin bir bedeli var.”
Pusat delirdi
“Onu bu işin içine sen soktun lan” diye bağırdı. “Hesabın benimle”
Erdal gülümsedi. O gülümseme insanın sinirini bozuyordu
“Zaten hesaplar hep seninle Pusat” dedi. “Geçmişin de bugünün de”
İpler bileklerime dolanırken Pusat’la göz göze geldik. İlk defa korku gördüm gözlerinde. Yağmur gibi banada birşey olacak diye korkuyordu.
“Özür dilerim” dedi kısık bir sesle
“Sus” dedim hemen “Bu senin suçun değil” başını öne eğdi. Suçluluk duygusunu yaşıyordu.
"Merak etme Kaan bizi bulucam" dedim. Başını kaldırdı bana bakıp gülümsedi
"Umarım" diyebildi sadece.
"Şimdi gelelim asıl konumuza " Erdal tekrardan ben burdayım diyordu . Öfkeyle yüzüne baktım. Pusatı zaten düşünmeye gerek yoktu bıraksalar orda ölürecek erdalı.
"Sizin yüzünüzden işimi rahatlıkla yapamıyorum" pusata doğru bakarak söylüyordu
"Ve sizin yok olmanız lazım"
Pusat yerinde kıpırdandı
“Tamam bizi al ” dedi net bir sesle “Onu bırak ...Bu işin içinde olmaması gerekiyordu"
Erdal başını iki yana salladı
“Yanılıyorsun” dedi “O işin tam ortasında"
Benim kadın olmam bu işin içinde olduğumu gösteriyordu.
"Sen o kadar aciz bir adamsın ki" bu sefer konuşan bendim " gücünü masum kadınlardan alıyorsun"
Erdal bir an durdu beklemiyordu. Sonra yavaşça güldü. Ardından kapıya yöneldi kafasını hafif bize çevirdi
“Karar vermek için vaktiniz var” dedi. “Ama unutma Pusat… yanlış kararın bedelini hep başkaları öder” ardından çıkıp gittiler . Pusat büyük bir öfkeyle bağırdı .
Kaan'ın hâlâ gelmeme sebebi neydi. Neden gelmiyordu. Bizi asla böyle bırakmazdı başına birşey mi geldi acaba.
"Pusat Kaan neden hâlâ gelmedi"
" Sedef burda telefon çeker mi allah aşkına " dedi. Doğru telefon çekmezdi. Bugün bir hayal kırıklığı yaşadım tek kurtuluş kaynağımız oydu ama şimdi oda yoktu.
Ellerimiz bağlıydı, kaçacak yer yoktu ama içimde garip bir sakinlik vardı.
Karanlığın ortasında hâlâ dimdik durabiliyordum.
Çünkü bazı umutlar kurtarılmayı beklemez, insanın içinde sessizce ayakta kalır
Bölüm etkileşimi
