SINIRIN KANUNU kitap kapağı

1. bölüm / 38

SINIRIN KANUNU

BÖLÜM 1/ "BİR AVUKAT VE YÜZBAŞI"

Vaveyla Yazarı: Serra Nur Ü.

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 38Şu an: BÖLÜM 1/ "BİR AVUKAT VE YÜZBAŞI"
  1. 1 BÖLÜM 1/ "BİR AVUKAT VE YÜZBAŞI"1.319 kelime · Okuduğun bölüm
  2. 2 BÖLÜM 2 / "RUHU TOPRAK ALTINDA KALANLAR"1.609 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3 / "GARDINI İNDİR ARTIK"1.913 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4/ "BOŞ KUTU"1.409 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5/ "ANNE YARASI KAÇ DİRHEM?"1.311 kelime
  6. 6 BÖLÜM 6/ "MECBURİYET"3.189 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7/ "ERİMEYE BAŞLAYAN BUZLAR"1.434 kelime
  8. 8 BÖLÜM 8/ "İÇ SESİNİ DİNLEMEK"1.582 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9 /"CANDAN İLERİ"1.951 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10/ "SEV"1.711 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11 / "DENEMEK"1.343 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12/ "SARILSANA BANA"3.044 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13/ "YANALIM"2.292 kelime
  14. 14 BÖLÜM 14/ "ANKA KUŞU DÖVMESİ VE İFTİRALAR"3.526 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15/ "TENİM TENİNE VURGUN"1.541 kelime
  16. 16 BÖLÜM 16/ "GERÇEKLEŞEN DİLEKLER"2.023 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17/ "SEVİLMEDİĞİN KADAR ÇOK SEV"1.767 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18/ "İLK AİLE FOTOĞRAFI"1.732 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19/ "ANNE"2.609 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20/ "KAYBOLAN RENKLER"1.722 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21/ "DEĞİŞEN ÇERÇEVELER, DEĞİŞEN HAYATLAR"1.783 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22/ "BABAYA AŞIK BİR ÇOCUK"1.873 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23/ "EVLİLİĞİ SİMGELEYEN HALKA"2.889 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24 / "AYICIK FİGÜRLÜ PEMBE LASTİK TOKA"1.867 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25 / "AĞIR GELEN GERÇEKLER"3.395 kelime
  26. 26 BÖLÜM 26 / "EN GÜVENDİĞİNLE SINANMAK"3.320 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27 / "PLAKA"2.628 kelime
  28. 28 BÖLÜM 28 / "EN UZUN AYRILIK"3.550 kelime
  29. 29 BÖLÜM 29 / "ÖZLEM GİDERMEK"3.448 kelime
  30. 30 BÖLÜM 30/ "ALT EDİLEMEYEN YARA"2.462 kelime
  31. 31 BÖLÜM 31 / "URFA"3.829 kelime
  32. 32 BÖLÜM 32 / "SENELER ÖNCEKİ BORDO ABİYELİ KADIN"2.719 kelime
  33. 33 BÖLÜM 33 / "E.A. GÜNÖZ"4.585 kelime
  34. 34 BÖLÜM 34 / "ANNE, BEN ANNE OLDUM!"3.135 kelime
  35. 35 BÖLÜM 35 / "ZAFERİN FOTOĞRAFI!"3.815 kelime
  36. 36 BÖLÜM 36 / "BÜLBÜL NE ÖTERSİN YOKSA EVİN Mİ YOKTUR?"2.875 kelime
  37. 37 BÖLÜM 37 / "BAZI HÜNERLER GÖSTERİLMELİ, BAZI ALYANSLAR TAKILMALI"6.148 kelime
  38. 38 BÖLÜM 38 / "YANACAK CANIM KALMADI / GÖRSEL HAFIZAYI TAZELEMEK"4.162 kelime

Merhabalaaaar! Size yeni ama erkek karakterini tanıdığınız bir kurguyla geldimmm! Bağımsız bir seri olacak bu da serimizin 2. Kurgusu. Serimizin adı da "BAĞIMSIZ İPLER SERİSİ" Olacak. Serinin ilk kitabını zaten okuduk. Leyla ve Demir'i biliyor ve tanıyorsunuz. Ara sıra onları ve tabi ki Alin kuşumuzu da göreceğiz. Ailesine karşı yumuşak bir kalbi,merhameti olan Leyla'nın abisi Sarp Günöz'ü birde askeriyede göreceğiz. Hem romantik, hem komedi,hem dram ve tramvatik geçmiş olacak kurgumuzda. Umarım seversiniz. İlk kez askeri kurgu yazacağım için hatam varsa ve olacaksa affola. Ve bu hikayenin bir kurgu olduğunu unutmamanız rica oluna!

Umarım seversiniz, keyifle okumanız dileğiyle yorum yapmayı ve oy vermeyi unutmayın!

İyi okumalarrr✨️

“Eylül toparlandı gitti işte, ekim filan da gider bu gidişle... Herkesin bir geçmişi vardır, bir türlü geçmeyen bir geçmişi.”
-Turgut Uyar-

Antakya’nın sıcağı insanı uyutmaz derim hep. Yine öyle bir geceden sabaha kadar uyumadan yatağımın içinde oturuyordum.

Hayır.

Bu kendime her gün söylediğim en makul yalanımdı.

Güya sıcaktan uyuyamıyordum.

Ben uyumazdım ki doğru düzgün. Kabus görmemek için, katil olmadığıma annemi inandıramadığım için, erkek kardeşimi kurtaramadığım için ve daha birçok şey için gözlerimi kapatmazdım. Karanlığı sevmezdim. Ağlardım, ama kimseye göstermez, annemin bana öğrettiği gibi içine içine ağlar, gardımı kuşanır, dik dururdum. Belki de annemin bana öğrettiği tek şey buydu.

Zorlukla yutkunmaya çalıştım. Balkonun kapısını açtım odanın havalanması için. Ayağa kalktım ve dolabımın önünde durdum. Bugün askeriyeye gidecektim. Herkesin dilinden düşmeyen o meşhur “Kaya” lakaplı yüzbaşı Sarp Günöz ile tanışacak ve dava hakkında konuşacaktım.

Bordo drapeli sıfır kollu bluzumu, gri pantolon ve ceket takımımı dolabımdaki askıdan çıkartarak elime aldım. Bordo kemerimi ve topuklu ayakkabılarımı da alıp takı seçtikten sonra hazırlanmaya başladım.

Arabamı askeriyeye doğru sürerken tek bir amacım vardı: “Kayıp Mühimmat ve Görevi İhmal” dosyasındaki kara deliği aydınlatmak. Yaklaşık bir haftadır üzerinde çalıştığım davada müvekkilim olan lojistik firmasının üzerine yıkılmaya çalışılan bir mühimmat hırsızlığı vardı.Ancak dosyayı deştikçe hep aynı isim karşıma çıkıyordu.

Yüzbaşı Sarp GÜNÖZ.
Nam-ı değer Kaya.

İmzasının olduğu teslimat fişlerinde bir tutarsızlık vardı.Ya bu adam vatanına ihanet edecek kadar alçalmıştı ya da birileri onun ismini kullanarak büyük bir oyun oynuyordu. Ben ikinci ihtimalin peşindeydim çünkü babam Kutay Karaçay’ın bir sözü vardı: “Bir kurdun imzasını taklit edebilirler ama bakışını asla!” Derdi. 34 yıllık hayatımın çoğunda söylediği sözleri hep beynime not ederdim.

Çünkü bu hayatta seni seven tek kişi babandı Didem.

Aklıma gelen her şeyi gece düşünmek için beynimin en gerilerine ittim. Şuan gardımı kuşanmam gerekiyordu. Avukat Didem Eflal Karaçay olmalıydım.

Oldum da.

Arabamı askeriyenin önüne öyle sertlikle çektim ki nöbetçi askerlerin silahına sarılması bir oldu.Güneş gözlüğümü ağır ağır çıkardım. Kapıda duran nöbetçi askerlere “Avukat Didem Eflal Karaçay,” dedim. Sesimi bir emir kipi gibi kullanarak. “Yüzbaşı Sarp Günöz ile görüşmek istiyorum. Mümkünse hemen.”

Nöbetçi asker yüzbaşının atış alanında olduğunu müsait olmadığını söylese de aldırmadım. İçeriye girdikten beş dakika sonra atış alanına gelmiştim. Ortamda düzenli bir patlama sesi vardı.

Güm.Güm.Güm

Hedef tahtasının önünde, arkası dönük, yapılı, omuzları birer duvar gibi geniş bir adam duruyordu. Üzerindeki askeri üniformanın kollarını dirseklerine kadar katlamış,damarlarının belirginleştiği elleriyle silahını kavramıştı.Atış yaparken bir an durdu. Silahını indirdi derin bir nefes aldı ama arkasına bakmadı.

“Sınırı geçtin,avukat,” dedi. Sesi beklediğimden daha derin ve tehlikeliydi. “Burası senin topuklu ayakkabılarınla fink atabileceğin adliye koridorları değil bir atış alanı.”

“Benim olduğum her yer benim oyun alanımdır yüzbaşı. Buna atış alanı da dahil.” Dedikten sonra ona doğru adımlamaya başladım. Sarp ağır ağır döndü. İlk kez gözleriyle karşılaştım.
Keskin, analiz eden, bir avcı gibi odaklanan ela gözler.

“Eflal…” Diye mırıldandı. “Dosyada yazıyordu. Gölgelerin Kadını.”
Dişlerimi sıktım.

Eflal ismimi kullanmıyordum. Öylesine kimlikte yazıyordu. Eflal ismini sadece tek bir kişi kullanırdı.
Nalan Karaçay.
Annem.
Ağzından zehir saçarken “Eflal!” diye seslenirdi. Bu isim bana göre zehirdi. Canlı canlı çürüten bir zehir.

“Adım Didem,” Dedim sesimi düzgün tutmaya çalışarak.

“Dosyada Didem Eflal Karaçay yazıyor?” Diye cevap verince lafını kestim. “Evet iki ismim var ama Didem ismini kullanıyorum yüzbaşı.” Devam ettim ve asıl konu hakkında konuşmaya başladım.
“Sizin kayboldu dediğiniz o geceki mühimmat tırının GPS kayıtları ve sizin ıslak imzanızın olduğu tutanaklar arasında 45 dakikalık bir fark var yüzbaşı. Ya o 45 dakikada vatanınızı sattınız ya da birileri sizi satıyor. Ben hangisi olduğunu anlamaya geldim.” Cümlemi bitirir bitirmez kaşları çatıldı, ciddileşti ve bana doğru eğildi. Nefesi yüzüme çarpıyordu. Sert bir tütün ve barut kokusu geldi burnuma.

“Sen ne dediğinin, ne konuştuğunun farkında mısın avukat? Benim timimden, Kurt Timi’nden tek bir mermi bile ben istemeden çıkmaz. Biz vatanımız için yaşar ve ölürüz. Bu ne demek!” Dedi hiddetle.

“O zaman bu imza ne yüzbaşı?” Dedikten sonra dosyadaki fotokopiyi ona uzattım. “Bu imza sizin ama o geceki konumunuz bu tırın yanında değil Hatay sınırının 10 kilometre ötesinde görünüyor. Birileri sizin adınıza devletin silahlarını birilerine peşkeş çekmiş. Ve o birileri galiba benim ofisimin ortağı.”

Bunu bende 2 gün önce öğrenmiştim. Bu hayatta belki de ilk defa yabancı birine güvenip arkadaşım demiştim.
Nesrin.
15 yıllık arkadaşım. Kız kardeşim dediğim kişi.
Yaşadığım her şeyi bilen ve beni sırtımdan bıçaklayan kişi.
Bir lojistik firması olduğunu bile yeni öğrendiğim yıllarca büromda beraber avukatlık yaptığım kişi.
Bu vatanın avukatı, sözde

Yüzbaşının yüzündeki tüm kaslar daha da gerildi. İşaret parmağımı göğsüne doğru sallarken elimi tek hamlede yakaladı. Eli benim elimi tamamen kapatacak kadar büyüktü.
“Eğer doğruyu söylüyorsan,” dedi fısıltıyla. “İkimizin de başı büyük belada demektir.”

“Ben zaten doğuştan belalıyım yüzbaşı,” Dedim elimi sertçe elinden çekerek. “Şimdi, ya bu kumpası beraber çözeriz ya da ben yarın sabah bu dosyayı savcılığa verir, senin o meşhur “Kaya” lakabını unufak ederim.”

“Sen beni tehdit mi ediyorsun avukat?” Diye küçümsemeyle.

“Nasıl anlarsanız yüzbaşı.”

Güneş tepede tüm acımasızlığıyla asılı dururken, Yüzbaşı Sarp Günöz’ün o çelik grisi bakışları altında ezilmemek için omuzlarımı dikleştirdim. Aramızdaki o sessiz savaş, atış alanındaki barut dumanından daha boğucuydu. Sarp elindeki dosyaya değil doğrudan gözlerimin içine bakıyordu.

“Beni tehdit etmek..” dedi büyük bir ciddiyetle. “Cesaret ile aptallık arasındaki o ince çizgide dengeyi kaybedenlerin cesedini ben toplarım.”

Güldüm. Bu gülüşün arkasında kaç bin gecelik uykusuzluk, kaç bin bardak gözyaşı vardı, o asla bilemeyecekti.

“Ceset toplamaya alışıksınızdır yüzbaşı. Ama benimkini o listede göremeyeceksiniz maalesef. Ben o çizgide dans etmiyorum, ben o çizginin tam kendisiyim.”
Sarp bir anlığına sustu. Bakışları az önce parmağımı tuttuğu eline, sonra tekrar yüzüme kaydı. Kısa bir sessizlik geçti aramızdan.

“Kurt Timi!” Diye gürledi aniden arkasına dönerek.

Timin kimlerden oluştuğunu ve ne zaman oluştuğunu biliyordum.

3 yıl önce bir örgütü bitirmek için kurulmuşlardı. Vatana birçok katkıda bulunmuşlardı. Listedeki adları, rütbeleri de hatırladım. İyi bir hafızam vardı. Bana yapılan hiçbir şeyi unutmazdım.

Yüzbaşı Sarp GÜNÖZ
Üsteğmen Barlas ÇEVİK
Teğmen Ilgın DİŞLİ
Asteğmen Uraz KARAY
Astsubay Kıdemli Başçavuş Nehir TOPRAK
Astsubay Başçavuş Aydın GÖKMEN
Astsubay Kıdemli Üstçavuş İlhan DUMAN
Astsubay Üstçavuş Alaz TUNA

Herkes ellerindeki silahları bırakıp bizim yanımıza doğru yürümeye başladı. İsimliğinde ÇEVİK yazan bir asker öne çıktı. Bu Üsteğmen Barlas olmalıydı.

“Komutanım!” Dedi öne çıkarak.

“Hazırlanın,” Dedi Sarp, gözlerini benden bir saniye bile ayırmadan. “Akşam yemeğine misafirimiz var. Avukat Hanım, bize o ortağının çevirdiği dolapları ve benim imzamın nasıl o kumpasın içine girdiğini tek tek anlatacak. Ali abiyi ara, masaya bir tabak daha eklesin.”

“Sizinle bir yere gelmiyorum Yüzbaşı,” dedim kaşlarımı çatarak. “Ben buraya iş konuşmaya geldim, sosyalleşmeye değil.” Dedim keskin bir sesle.

Bana doğru bir adım attı. Olduğum yerden hareket etmedim. Dimdik durdum. Göğsü neredeyse bluzuma değecekti. “Bu bir teklif değil, Avukat. Eğer o dosyadaki bilgiler doğruysa, şuan dışarı çıktığın an o Nesrin denen kadının adamları seni susturmak için sıraya girecek. Seni bu nizamiyeden tek başına salmam. Ya şimdi bizimle gelirsin, ya da seni buraya kelepçeler, güvenlik gerekçesiyle alıkoyarım. Seçim senin. Hukuk mu hayatta kalmak mı?”
Dişlerimi öyle bir sıktım ki çenem sızladı. Haklıydı.

Nesrin, benim zayıflıklarımı biliyordu. Karanlıktan korktuğumu, annemle yaşadıklarımızı, yalnız olduğumu.. O dosyayı aldığımı anladığı an beni ortadan kaldırmak için harekete geçerdi.

“Kelepçelerinize yazık olur yüzbaşı,” dedim buz gibi bir sesle. “Kendi arabamla gelirim. Ama akşam ki masada tek bir yalan sezersem, kalkar giderim ama öncesinde o masayı yıkarım!”

Tekrardan merhabalar!

Nasıl buldunuz ilk bölümüü?

Umarım beğenmişsinizdirr, Sarp'ı hiç böyle hayal etmediniz biliyorum. Çünkü siz sadece Sarp'ı gördünüz. Burada Yüzbaşı Sarp'ı okuyacaksınız.

İlk bölüm olduğu için kısa, yeni bölüm için net bir gün veremiyorum maalesef.

Bölüm hakkında ki yorumlarınızı bekliyorum!

Tiktok; kaderinorduguaskwattpad

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.148okunma 145beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18