9. bölüm / 45
Shadow & Darkness9. Bölüm
Bölümler 45Şu an: 9. Bölüm
- 1 1. Bölüm782 kelime
- 2 2. Bölüm430 kelime
- 3 3. Bölüm388 kelime
- 4 4. Bölüm480 kelime
- 5 5. Bölüm249 kelime
- 6 6. Bölüm102 kelime
- 7 7. Bölüm1.133 kelime
- 8 8. Bölüm296 kelime
- 9 9. Bölüm295 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 10. Bölüm296 kelime
- 11 11. Bölüm999 kelime
- 12 12. Bölüm244 kelime
- 13 13. Bölüm246 kelime
- 14 14. Bölüm ~eski mesajlaşma~474 kelime
- 15 15. Bölüm ~eski mesajlaşma ~504 kelime
- 16 16. Bölüm ~eski mesajlaşma ~341 kelime
- 17 17. Bölüm ~eski mesajlaşma ~241 kelime
- 18 18. Bölüm ~eski mesajlaşma ~374 kelime
- 19 19. Bölüm ~eski mesajlaşma ~232 kelime
- 20 20. Bölüm ~eski mesajlaşma ~144 kelime
- 21 21. Bölüm ~eski mesajlaşma ~486 kelime
- 22 22. Bölüm ~eski mesajlaşma ~435 kelime
- 23 23. Bölüm ~eski mesajlaşma ~400 kelime
- 24 24. Bölüm285 kelime
- 25 25. Bölüm211 kelime
- 26 26. Bölüm452 kelime
- 27 27. Bölüm280 kelime
- 28 28. Bölüm232 kelime
- 29 29. Bölüm197 kelime
- 30 30. Bölüm255 kelime
- 31 31. Bölüm288 kelime
- 32 32. Bölüm314 kelime
- 33 33. Bölüm ~mesajlaşma ~1.804 kelime
- 34 34. Bölüm940 kelime
- 35 35. Bölüm ~mesajlaşma ~522 kelime
- 36 36. Bölüm682 kelime
- 37 37. Bölüm658 kelime
- 38 38. Bölüm1.163 kelime
- 39 39. Bölüm657 kelime
- 40 40. Bölüm1.156 kelime
- 41 41. Bölüm802 kelime
- 42 42. Bölüm729 kelime
- 43 43. Bölüm ~mesajlaşma ~253 kelime
- 44 44. Bölüm884 kelime
- 45 45. Bölüm ~mesajlaşma ~373 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Misafir, babamın uzun süredir birlikte çalıştığı bir iş arkadaşıymış. Adı A’dı. Babam, onun büyük şehirdeki bağlantılarından ve iş tecrübelerinden uzun uzun bahsetti. Adam, ciddi bir şekilde bizi dinliyor, arada babamla fikir alışverişinde bulunuyordu. Benimle konuşmaya çalışmadı bile; sadece kısa bir selamlaşma.
Yemek boyunca zihnim dağınıktı. Wind’le konuşmalarımızdan, hayallerimden kopup bu masaya oturmak zordu. Ama daha zor olanı, babamın beklenmedik açıklamasıydı.
"A Bey’le konuşuyorduk," dedi babam, bir süre sonra anneme dönerek. "Cima’nın büyük şehirde daha iyi bir eğitim alması gerektiği konusunda hemfikiriz."
Annemin kaşı şaşkınlıkla havaya kalktı. "Büyük şehirde mi? Ama burada da okullar yeterli. Ayrıca biz onunla ilgileniyoruz. Daha ne gerek var ki?"
Babam, sanki çoktan karar verilmiş bir meseleymiş gibi sakinliğini koruyarak yanıtladı. "Cima’nın potansiyeli yüksek. Burada o potansiyelini sınırlıyoruz. A Bey’in birkaç önerisi var. Cima isterse, onun bağlantılarını kullanarak şehirde daha iyi bir okulda okuyabilir. Hem burada kaybettiğimiz zamanı telafi ederiz."
Bir an boğazıma bir düğüm oturdu. Bana soruyor muydu? Yoksa bu, bir karar mıydı? Annem, hala şaşkınlıkla bakıyordu. Ben ise şaşırmanın ötesindeydim. Şehir… O büyük, karmaşık dünya… Ve Wind’in ki gibi yerlerden biriyi
A bey, nazikçe konuşmaya katıldı. "Tabii ki önce Cima’nın bunu istemesi gerek. Ama ben şehirde gençlerin nasıl kendilerini geliştirdiklerini sıkça görüyorum. Onun için en iyisi bu olabilir. Önemli olan, onun ne istediği."
Bana döndüğünde, bakışları kesinlikle Wind’in bakışlarından farklıydı. Gözlerinde bir ciddiyet, bir iş insanının objektifliği vardı. Yine de söyledikleri zihnimin bir köşesine kazınmış gibiydi.
Ne diyebilirdim ki? Evet mi? Hayır mı? Kafamda bir sürü düşünce dönüyordu. Şehir… Her şeyin başladığı yer. Ve belki de her şeyin bir kez daha değişeceği yer...
O gece yatağa girdiğimde, tavana bakarak düşündüm. Wind’le konuşmamak iki gün boyunca ruhumu nasıl sıkmıştıysa, bu mesele de o kadar içime oturmuştu. Ama bir şey vardı. Şehir fikri beni korkutuyordu, evet. Ama bir parçam bu fikre tutunuyordu.
Bölüm etkileşimi
