Shadow & Darkness kitap kapağı

39. bölüm / 45

Shadow & Darkness

39. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Temperance Brennan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 45Şu an: 39. Bölüm

Masada sohbetler çeşitlenip derinleşirken Sarah ile yan yana oturduğumuzu fark ettim. Sessizce kahvesini yudumluyordu ve ben de tam ona bir şey sormak için ağzımı açacakken o önce davrandı.
Sarah: "kitap okumayı seviyorsun, değil mi?"
Başımı onaylar şekilde salladım.
Cima: "Evet, özellikle tarih ve psikolojiyle ilgili şeyler okumayı seviyorum. Peki ya sen? kütüphaneden pek çıkmadığını söylüyor liam."
Sarah gülümsedi, ama yüzünde hafif bir utanmışlık vardı.
Sarah: "Aslında her türden okuyorum. Ama tarih ve psikoloji… Bayağı derin konular. Psikolojiyle ilgileniyorsan, mesela Freud'u okumuş muydun? ben çok anlayamadım açıkçası."
Gözlerim heyecanla parladı.
Cima: "Freud’un fikirleri gerçekten ilginç, ama bazıları tartışmalı. Mesela bilinçaltı teorisi… Ona göre bilinçaltımız, çoğu zaman farkında olmadığımız düşüncelerimizi ve arzularımızı yönetiyor. Bu yüzden bazı davranışlarımızın nedenini kendimiz bile anlayamıyoruz."
Sarah kaşlarını kaldırıp şaşkınlıkla baktı.
Sarah: "Vay! Yani, gerçekten ne düşündüğümüzü bile bilmiyor olabilir miyiz? Ama bu biraz korkutucu, değil mi?"
Gülümsedim.
Cima: "Evet, biraz öyle. Ama aynı zamanda büyüleyici. Psikoloji, insan davranışlarını anlamaya çalışmanın bir yolu. Mesela, neden belirli durumlarda kaygılanıyoruz, ya da neden bazı anıları unutuyoruz? Hepsi bilinçaltıyla bağlantılı olabilir."
Sarah düşündü ve başını salladı.
Sarah: "Bu mantıklı geliyor aslında. Ama tarih daha az kafa karıştırıcı sanki. Yani, bir olay olmuşsa olmuş, değil mi?"
Kahkahayı patlattım.
Cima: "Keşke o kadar basit olsa! Tarih de tamamen perspektif meselesi. Mesela, aynı olaya iki farklı tarafın yazdığı tarih kitaplarında baksak, tamamen zıt şeyler görebiliriz. Kazananlar genelde hikâyeyi yazıyor."
Sarah yine şaşırmış gibiydi.
Sarah: "Demek öyle. Aslında pek de düşünmemiştim. Ama bu… Epey derin geldi. Sence insanlar geçmişten bir şeyler öğreniyor mu?(Ders alıyor muyuz Arda)"
Bu soruyla irkildim. Derin bir nefes alarak cevap verdim.
Cima: "Kimi zaman öğreniyor, ama çoğu zaman aynı hataları tekrar ediyoruz. Sanırım, insan doğası bir şekilde bizi bazı şeylere tekrar tekrar sürüklüyor. Ama bu bile ilginç bir araştırma konusu, değil mi?"
Sarah bir an sustu, sonra hafifçe güldü.
Sarah: "Sanırım seninle konuşurken çok fazla şey öğreniyorum. Ama şimdi bunu başkalarına anlatmaya kalksam kesin karıştırırım!"
Gülümseyerek:
Cima :"Önemli değil, Sarah. Konuşmak bile beynimizi biraz daha çalıştırıyor. Üstelik burada bir şeyler paylaşmak çok güzel."
Sarah gülümseyerek kahvesinden bir yudum daha aldı.
O an Sarah’nın yüzündeki şaşkınlıkla karışık öğrenme isteğine bakarken, aklıma Wind geldi.(ne zaman gitti ki zaten) O, her konuda bilgisi olan, ne söylediğini bilen ve her zaman dinlemeye değer biriydi. Sarah ve diğerleri hoş bir sohbet arkadaşı olabilirdi, ama Wind... o bambaşkaydı.
Onun tarzı, derinliği ve konuşmalarındaki tutarlılık beni her zaman etkiliyordu. Farklıydı. Sadece bilgili olmakla kalmıyor, aynı zamanda bilgiyi nasıl sunduğu da onu özel kılıyordu. Mizahı bile zekâ doluydu; bir şey anlattığında hem güler hem de düşündüğümü hissederdim.
Masadaki konuşmalar devam ederken Wind’le geçirdiğim saatler aklımda belirdi. Onunla yaptığımız derin tartışmalar, bazen beni hiç düşünmediğim yerlere götürürdü. Onun benzersizliği, her konuda bir renk, bir anlam katabilmesindeydi.
Bunu düşünmek beni hem gülümsetti hem de biraz garip bir hisle doldurdu. Wind’in hayatımdaki yerini düşündüm. Onun varlığı, sıradan bir sohbeti bile özel kılabiliyordu. Ve her ne kadar şu anda burada olmasa da, bir mesajla veya bir çağrıyla her zaman yanı başımdaymış gibi hissettiriyordu.
Düşüncelerimin arasında birden Mary’nin sesiyle irkildim.
Mary: "Cima, senin aklın başka yerde galiba! Hayırdır, nereye daldın öyle?"
Gözlerimi kırpıştırarak kendime geldim ve gülümsedim.
Ben: "Yok bir şey, sadece biraz dalmışım. Buradaki hava ve ortam beni biraz düşündürdü sadece."
O an ne Mary’ye ne de Sarah’ya Wind’den bahsedebilirdim. O sadece benim dünyamdaydı, kimseyle paylaşmak istemeyeceğim kadar özel ve eşsizdi. Ama onun varlığını düşünmek bile beni sakinleştirip neşelendirmeye yetmişti.
Düşündüğümde, Sarah da bazen derinlemesine bakmayı seven biri oluyordu, ama yine de Wind’in seviyesinde değildi. Onunla her şey çok başka olurdu; konuşmalarımız daha çok zihniyetin ve ideallerin şekillendiği tartışmalar gibi olurdu. Sarah ve Mary’nin konuşmaları ise biraz daha yüzeysel, fakat yine de keyifliydi.
Bunları düşünürken, aklımdan geçen tek şey yine Wind’in beni ne kadar çok etkilediğiydi. Hızla bir mesaj yazdım ona, ellerim hafif titreyerek.
Cima: Burası güzel ama seninle olmanın hissiyatı bambaşka. Bu anlar, böyle sohbetler bambaşka. Sadece seni düşündüm şimdi. Kafede bir yanda, hayatın farklı yönlerinden konuşan insanlar var... Ama hiçbir şey seninle olan sohbetlerim kadar özel değil.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.