12. bölüm / 45
Shadow & Darkness12. Bölüm
Bölümler 45Şu an: 12. Bölüm
- 1 1. Bölüm782 kelime
- 2 2. Bölüm430 kelime
- 3 3. Bölüm388 kelime
- 4 4. Bölüm480 kelime
- 5 5. Bölüm249 kelime
- 6 6. Bölüm102 kelime
- 7 7. Bölüm1.133 kelime
- 8 8. Bölüm296 kelime
- 9 9. Bölüm295 kelime
- 10 10. Bölüm296 kelime
- 11 11. Bölüm999 kelime
- 12 12. Bölüm244 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 13. Bölüm246 kelime
- 14 14. Bölüm ~eski mesajlaşma~474 kelime
- 15 15. Bölüm ~eski mesajlaşma ~504 kelime
- 16 16. Bölüm ~eski mesajlaşma ~341 kelime
- 17 17. Bölüm ~eski mesajlaşma ~241 kelime
- 18 18. Bölüm ~eski mesajlaşma ~374 kelime
- 19 19. Bölüm ~eski mesajlaşma ~232 kelime
- 20 20. Bölüm ~eski mesajlaşma ~144 kelime
- 21 21. Bölüm ~eski mesajlaşma ~486 kelime
- 22 22. Bölüm ~eski mesajlaşma ~435 kelime
- 23 23. Bölüm ~eski mesajlaşma ~400 kelime
- 24 24. Bölüm285 kelime
- 25 25. Bölüm211 kelime
- 26 26. Bölüm452 kelime
- 27 27. Bölüm280 kelime
- 28 28. Bölüm232 kelime
- 29 29. Bölüm197 kelime
- 30 30. Bölüm255 kelime
- 31 31. Bölüm288 kelime
- 32 32. Bölüm314 kelime
- 33 33. Bölüm ~mesajlaşma ~1.804 kelime
- 34 34. Bölüm940 kelime
- 35 35. Bölüm ~mesajlaşma ~522 kelime
- 36 36. Bölüm682 kelime
- 37 37. Bölüm658 kelime
- 38 38. Bölüm1.163 kelime
- 39 39. Bölüm657 kelime
- 40 40. Bölüm1.156 kelime
- 41 41. Bölüm802 kelime
- 42 42. Bölüm729 kelime
- 43 43. Bölüm ~mesajlaşma ~253 kelime
- 44 44. Bölüm884 kelime
- 45 45. Bölüm ~mesajlaşma ~373 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O an boğazımda düğümlenen o his, her şeyin ağırlığını üzerime yığıyordu. Nefes almak bile zordu. Mesajlarına tekrar ve tekrar bakıyordum, her bir kelime içimde bir çığlık koparıyordu. Wind… Bana yazmayı bırakmıştı, ama her bir mesajında beni düşündüğünü haykırıyordu. Ve ben ne yapmıştım? Sessizliğimle onu uzaklaştırmıştım.
Son iki mesaj fotoğraflardı
Birincisinde birisi koca bir şehrin sokaklarında yürüyordu. Belki Oslo’ydu, belki başka bir yer. Ama yürüyen kişinin yüzünü göremiyordum, yalnızca sırtı. O kadar tanıdık, ama bir o kadar da uzak. Sanki o sırt, benim konuşamadığım, yetişemediğim bir rüya gibiydi.
İkinci fotoğraf... Bir kitap kapağı. Gözlerim dolmuş, bulanık bir şekilde kapağı inceliyordum. Ormanın derinliklerinde bir yol vardı; gri, soğuk, sessiz. Ve üstündeki küçük bir not kağıdı: "Sana göndermek istedim."
Yutkunmaya çalıştım ama boğazım yanıyordu. Bu not o kadar Wind'e aitti ki… Onun kelimeleri, onun sesi, onun tarzı... Ama ben o kitaba asla sahip olamayacaktım. O not, şimdi hiçbir yere gitmeyecek bir kitapla birlikte ekranımda donmuştu.
Telefon elimden düştü. Ellerimi yüzüme kapatıp ağlamaya başladım. Ne olur gitme… Bu kelimeler sadece içimde yankılanıyordu. Ama dışarı çıkamıyordu, hiçbir kelime çıkamıyordu.
Kendi yaptığım bu sessizliğin altında eziliyordum. "Keşke…" diye başlayan binlerce cümle kuruyordum. Ona "Buradayım, gitme" diyebilirdim. Ama söylememiştim. Şimdi ise tek sahip olduğum şey, kapanmış mesajlar ve gönderilmeyen bir nottu.
Gece boyunca uyuyamadım. Bir ara, telefonu yeniden elime aldım. Mesajlarını bir kez daha okudum, her biri ezberimdeydi zaten. Her bir harfini biliyordum. Ama hiçbir şey değişmiyordu.
Artık Wind yoktu. Ve bu yokluk, içimdeki her şeyin daha da büyümesine neden oluyordu.
Bölüm etkileşimi
