31. bölüm / 45
Shadow & Darkness31. Bölüm
Bölümler 45Şu an: 31. Bölüm
- 1 1. Bölüm782 kelime
- 2 2. Bölüm430 kelime
- 3 3. Bölüm388 kelime
- 4 4. Bölüm480 kelime
- 5 5. Bölüm249 kelime
- 6 6. Bölüm102 kelime
- 7 7. Bölüm1.133 kelime
- 8 8. Bölüm296 kelime
- 9 9. Bölüm295 kelime
- 10 10. Bölüm296 kelime
- 11 11. Bölüm999 kelime
- 12 12. Bölüm244 kelime
- 13 13. Bölüm246 kelime
- 14 14. Bölüm ~eski mesajlaşma~474 kelime
- 15 15. Bölüm ~eski mesajlaşma ~504 kelime
- 16 16. Bölüm ~eski mesajlaşma ~341 kelime
- 17 17. Bölüm ~eski mesajlaşma ~241 kelime
- 18 18. Bölüm ~eski mesajlaşma ~374 kelime
- 19 19. Bölüm ~eski mesajlaşma ~232 kelime
- 20 20. Bölüm ~eski mesajlaşma ~144 kelime
- 21 21. Bölüm ~eski mesajlaşma ~486 kelime
- 22 22. Bölüm ~eski mesajlaşma ~435 kelime
- 23 23. Bölüm ~eski mesajlaşma ~400 kelime
- 24 24. Bölüm285 kelime
- 25 25. Bölüm211 kelime
- 26 26. Bölüm452 kelime
- 27 27. Bölüm280 kelime
- 28 28. Bölüm232 kelime
- 29 29. Bölüm197 kelime
- 30 30. Bölüm255 kelime
- 31 31. Bölüm288 kelime · Okuduğun bölüm
- 32 32. Bölüm314 kelime
- 33 33. Bölüm ~mesajlaşma ~1.804 kelime
- 34 34. Bölüm940 kelime
- 35 35. Bölüm ~mesajlaşma ~522 kelime
- 36 36. Bölüm682 kelime
- 37 37. Bölüm658 kelime
- 38 38. Bölüm1.163 kelime
- 39 39. Bölüm657 kelime
- 40 40. Bölüm1.156 kelime
- 41 41. Bölüm802 kelime
- 42 42. Bölüm729 kelime
- 43 43. Bölüm ~mesajlaşma ~253 kelime
- 44 44. Bölüm884 kelime
- 45 45. Bölüm ~mesajlaşma ~373 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ve konuşmaya devam etti. Wind mühendisti, mükemmel projeleri vardı. Saatlerce onu dinleyebilirdim ama konuşmazdım, çünkü hipnoz edilmiş gibiydim. Bana günümü sorduğunda birden taşındığımızı söyledim. "Sana söylemedim, bir anda gelişti, kasabadan taşındık. Aslında daha yeni ama burası çok güzel," diyerek sustum.
Wind, hafif şaşkınlıkla ama dostça bir ses tonuyla, "Taşındınız mı? Vay canına, hep kaçmak istedin. Peki yeni yer nasıl, alışabildin mi?" diye sordu.
"Alışmaya çalışıyorum," dedim. "Burası büyük bir şehir. Her şey çok hızlı ve çok... gürültülü. Ama güzel. İnsan kalabalığına rağmen kendimi yalnız hissettiğim anlar oluyor."
Wind’in sesi bir an ciddileşti. "Bu çok doğal. Yeni bir yerde yalnız hissetmek zaman zaman olur. Ama senin gibi biri, bence kısa sürede bu şehri kendi alanın yapar. Hem, burası nasıl bir yer? Bana anlat, görmek isterim gözünden."
O an gözlerimi tekrar dışarı çevirdim. Manzara ışıl ışıldı; arabalardan yansıyan farlar, yürüyen insanların siluetleri, yüksek binaların arasındaki uzak gökyüzü. "Burada her şey hareket halinde," dedim. "Şehir hiç uyumuyor gibi. Her köşe başka bir hikâye saklıyor sanki. Ama bir yandan, büyük binaların gölgesinde bazen kendimi küçücük hissediyorum. Kendime bir yer bulmaya çalışıyorum hâlâ."
Wind’in sesinde hafif bir gülümseme vardı. "Senin gibi birini anlatıyorsan, o şehir kısa sürede kendini sana adapte eder. Sen gölgede kaybolmazsın, Cima. Sen ışığı taşırsın."
Bu sözler bir an içimi ısıttı. Sanki tüm o yabancılık hissi, yalnızlık bir anda uzaklaştı. "Keşke burayı görebilseydin," dedim.
"Kim bilir," dedi Wind. "Belki bir gün. Ama o zamana kadar, her şeyini bana anlatmaya devam et. Çünkü sen anlatınca, o şehri görmüş gibi hissediyorum."
Bir an sustuk. Bu kez sessizlik rahatsız edici değil, aksine huzurluydu. Onun sesini duymak, o anın içinde kalmak istiyordum. "Teşekkür ederim, Wind," dedim sessizce.
"Ne için?" diye sordu.
"Her şey için," dedim. Ve o anda hissettiklerimi açıklayacak başka bir kelime bulamadım.
Bölüm etkileşimi
