29. bölüm / 45
Shadow & Darkness29. Bölüm
Bölümler 45Şu an: 29. Bölüm
- 1 1. Bölüm782 kelime
- 2 2. Bölüm430 kelime
- 3 3. Bölüm388 kelime
- 4 4. Bölüm480 kelime
- 5 5. Bölüm249 kelime
- 6 6. Bölüm102 kelime
- 7 7. Bölüm1.133 kelime
- 8 8. Bölüm296 kelime
- 9 9. Bölüm295 kelime
- 10 10. Bölüm296 kelime
- 11 11. Bölüm999 kelime
- 12 12. Bölüm244 kelime
- 13 13. Bölüm246 kelime
- 14 14. Bölüm ~eski mesajlaşma~474 kelime
- 15 15. Bölüm ~eski mesajlaşma ~504 kelime
- 16 16. Bölüm ~eski mesajlaşma ~341 kelime
- 17 17. Bölüm ~eski mesajlaşma ~241 kelime
- 18 18. Bölüm ~eski mesajlaşma ~374 kelime
- 19 19. Bölüm ~eski mesajlaşma ~232 kelime
- 20 20. Bölüm ~eski mesajlaşma ~144 kelime
- 21 21. Bölüm ~eski mesajlaşma ~486 kelime
- 22 22. Bölüm ~eski mesajlaşma ~435 kelime
- 23 23. Bölüm ~eski mesajlaşma ~400 kelime
- 24 24. Bölüm285 kelime
- 25 25. Bölüm211 kelime
- 26 26. Bölüm452 kelime
- 27 27. Bölüm280 kelime
- 28 28. Bölüm232 kelime
- 29 29. Bölüm197 kelime · Okuduğun bölüm
- 30 30. Bölüm255 kelime
- 31 31. Bölüm288 kelime
- 32 32. Bölüm314 kelime
- 33 33. Bölüm ~mesajlaşma ~1.804 kelime
- 34 34. Bölüm940 kelime
- 35 35. Bölüm ~mesajlaşma ~522 kelime
- 36 36. Bölüm682 kelime
- 37 37. Bölüm658 kelime
- 38 38. Bölüm1.163 kelime
- 39 39. Bölüm657 kelime
- 40 40. Bölüm1.156 kelime
- 41 41. Bölüm802 kelime
- 42 42. Bölüm729 kelime
- 43 43. Bölüm ~mesajlaşma ~253 kelime
- 44 44. Bölüm884 kelime
- 45 45. Bölüm ~mesajlaşma ~373 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Annemle konuştuktan sonra annem içeri girdi, ben ise balkonda saatlerce şehri, arabaları, ışıkları ve aşağıdaki insanları izledim. Demek ki böyle bir şeydi, kalabalık içerisinde yalnızlık... Manzara çok güzeldi, hemen keşfetmek istiyordum bu koca dünyayı ama kendi başıma yapmaktan korkuyordum.
Yarım saat kadar sonra annem, telefonumla yanıma geldi. "Bir arkadaşın arıyor," dediğinde telefonu elime aldım hızla ve gözlerim birden büyüdü. Ne yapacağımı bilemedim, titremeye başladım. Bu Wind'di. Mesajıma cevap vermek yerine beni aramıştı. Instagram'dan... Nasıl? Hayır, konuşamazdım! Annem yanımdan çıktığında telefonun çalıp çalıp kapanmasını izledim. Kalbim çok hızlı atıyordu, nefes alamıyordum. Kendimi sakinleştirmeye çalışırken telefonum yeniden çalmaya başladı. Sesimi duyacaktı. Sesini duyacaktım! Konuşmayacak, kekeleyecektim. Ya kızarsa, ya mesajlardaki kadar zekice konuşamazsam?
Telefonu yavaşça açtım, ürkek bir sesle "Alo" diyebildim sadece. Sesim titremişti. Karşı taraf oldukça rahat, samimi ve düşünceli bir şekildeydi.
"Merhaba Cima, ilk defa sesini duyuyorum. Heyecanımın kusuruna bakma," dedi.
"Ne heyecanı vardı Be-ben ," diye kekeledim. Sonra mesajıma cevap olarak konuştu:
"Nasılsın? Umarım günün felaketten uzak, yeni bir rekor gibidir," diyerek tatlı bir espri yaptı. Sonra, "Sorun olmadığını, sadece keşke böyle yapmasaydın, konuşabilirdik. Neden birden çıkıp gittin?" gibi şeyler dedi.
Ben ise sadece sustum. Gözlerim dolmuştu, kelimeler ağzımda düğümlenmişti. Dokunsan ağlayacağım wind iyiki dokunamayacak kadar uzaksın.
Bölüm etkileşimi
