26. bölüm / 45
Shadow & Darkness26. Bölüm
Bölümler 45Şu an: 26. Bölüm
- 1 1. Bölüm782 kelime
- 2 2. Bölüm430 kelime
- 3 3. Bölüm388 kelime
- 4 4. Bölüm480 kelime
- 5 5. Bölüm249 kelime
- 6 6. Bölüm102 kelime
- 7 7. Bölüm1.133 kelime
- 8 8. Bölüm296 kelime
- 9 9. Bölüm295 kelime
- 10 10. Bölüm296 kelime
- 11 11. Bölüm999 kelime
- 12 12. Bölüm244 kelime
- 13 13. Bölüm246 kelime
- 14 14. Bölüm ~eski mesajlaşma~474 kelime
- 15 15. Bölüm ~eski mesajlaşma ~504 kelime
- 16 16. Bölüm ~eski mesajlaşma ~341 kelime
- 17 17. Bölüm ~eski mesajlaşma ~241 kelime
- 18 18. Bölüm ~eski mesajlaşma ~374 kelime
- 19 19. Bölüm ~eski mesajlaşma ~232 kelime
- 20 20. Bölüm ~eski mesajlaşma ~144 kelime
- 21 21. Bölüm ~eski mesajlaşma ~486 kelime
- 22 22. Bölüm ~eski mesajlaşma ~435 kelime
- 23 23. Bölüm ~eski mesajlaşma ~400 kelime
- 24 24. Bölüm285 kelime
- 25 25. Bölüm211 kelime
- 26 26. Bölüm452 kelime · Okuduğun bölüm
- 27 27. Bölüm280 kelime
- 28 28. Bölüm232 kelime
- 29 29. Bölüm197 kelime
- 30 30. Bölüm255 kelime
- 31 31. Bölüm288 kelime
- 32 32. Bölüm314 kelime
- 33 33. Bölüm ~mesajlaşma ~1.804 kelime
- 34 34. Bölüm940 kelime
- 35 35. Bölüm ~mesajlaşma ~522 kelime
- 36 36. Bölüm682 kelime
- 37 37. Bölüm658 kelime
- 38 38. Bölüm1.163 kelime
- 39 39. Bölüm657 kelime
- 40 40. Bölüm1.156 kelime
- 41 41. Bölüm802 kelime
- 42 42. Bölüm729 kelime
- 43 43. Bölüm ~mesajlaşma ~253 kelime
- 44 44. Bölüm884 kelime
- 45 45. Bölüm ~mesajlaşma ~373 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Wind'in sesini hiç duymamıştım; sadece resmini görmüştüm ve ilk gün olduğu gibi hafızamdaydı. En ufak detayları dahi hatırlıyordum. Kendimi hayatım boyunca hiç çirkin veya güzel görmedim; hep göreceli, orta seviye bir güzellikte olmuştum. Ama Wind yokken bunu bile düşündüm: Ya güzel değilsem? O, yanındaki kız kadar güzel değildim. Sadece mesajlarımla tanıyordu beni. Hiç görmedi ve ne de merak etti; sesimi duymadı. Neredeyse beni hiç tanımamıştı.
Ama beni bu kadar az bilen bir insan, ne kadar çok yakın gelmişti bana. Ve onu görmüştüm. O harika adam... Yaşı kaçtı acaba? Hiç sormamıştım. En sevdiği renk neydi? Aramızda hiç basit, tanımaya yönelik soru ve cevaplar olmamıştı. O benim hikâyelerimi, ben onun dinlediklerini ve düşüncelerini biliyordum. Ve bu, öylesine basit bir tanımadan daha az yüzeyseldi.
Arada, hayranı olduğum adamla konuştuğum için minnet duyuyor; arada konuşmamız bittiği için bir buhran hissediyordum. Ama neden böyle hissediyordum? Herkes hayatında birçok kişiyi tanır ve ileride konuşmazlar ya da eskisi gibi konuşmaya meyletmezler. Benim için neden özeldi, bilmiyordum. İlk sanal arkadaşım değildi. Ama ilk defa kendimi bu kadar iyi ifade edebilmeme sebep veren kişi olmuştu.
O, bilgili, zeki, kaliteli, yakışıklı, mütevazı, nasıl konuşması gerektiğini iyi bilen biriydi. Ben ise... eh, işte, sadece ona eşlik etmeye çalışıyordum.
Şarkı değiştiğinde, tüm dünya bir an durdu. Yeni bir melodi, tanıdık olmayan bir titreşim... Kalbim o an duracak gibi oldu. 66 şarkıyı ezbere biliyordum. Onları o kadar çok dinlemiştim ki, sırayla hangi şarkının geleceğini bile tahmin ediyordum. Ama bu, listedeki hiçbir şarkıya benzemiyordu.
Spotify'ı açtım, listeye baktım. Evet, aynı listeydi. Ancak iki yeni şarkı eklenmişti. O an içimde bir yer sızladı. "Wind..." dedim kendi kendime; sesim neredeyse bir fısıltıydı. Demek ki hâlâ bir yerlerdeydi. Konuştuğumuz uygulamadan kaybolmuş, hesabını silmişti belki ama hâlâ bu listeyi güncelliyordu. Hâlâ benimle konuşmasa da bir şekilde benimleydi.
İçimde tuhaf bir his dalgalandı; hem mutluluk hem de derin bir özlem. Onu çok özlemiştim. Mesajlarını, sohbetlerimizi, bana gönderdiği her resmi ve kelimeyi düşündüm. Bizim sohbetlerimiz her zaman derindi, yoğundu. Ama şimdi onun hakkında basit detayları bilmemek bile içimi kemiriyordu.
Bu düşüncelerle Spotify ekranına baktım. Gözlerim doluyordu. Ona olan özlemim büyüyor, kalbim sıkışıyordu. Bir an aklıma geldi: Instagram! Wind’i bulabilirdim. Hesabını kapatmıştı ama belki bir yerlerde izini bırakmıştır.
Hemen Instagram’ı açtım. Adını yazdım. Soyadını bilmiyordum ama ilgilendiği şeyleri, yaşadığı yeri, hatta çizimlerini hatırlıyordum. Elimde ne varsa kullanarak aramaya başladım. Teker teker profilleri geziyordum. Saatler geçti. Annemin seslendiğini bile duymuyordum. Unutmuştum.
Tam umudumu kaybetmek üzereydim ki, bir mucize oldu. Bir profil... Profil fotoğrafı yoktu ama paylaşımda bir çizim gördüm. O çizim! Wind’in bana gönderdiği çizimin aynısıydı. Ellerim titredi. "Bu o olmalı." Kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Gözlerimi ovuşturdum, ekranı daha yakından inceledim.
Bir paylaşımın altında, küçük bir açıklama:
"Bir şeyleri kaybetmek, yenilerini bulmanın ilk adımıdır."
O anda hem bulmuş, hem de tamamen kaybetmiş gibi hissettim.
Bölüm etkileşimi
