Shadow & Darkness kitap kapağı

3. bölüm / 45

Shadow & Darkness

3. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Temperance Brennan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 45Şu an: 3. Bölüm

Sabahın ilk ışıklarıyla uyandım. Gökyüzü gri, sanki yağmur yağmaya hazırlanıyordu. Kahvaltı masasında annemle kısa bir sohbet ettim. Aslında pek konuşkan değilimdir, ama o gün bir şeyler paylaşmak istedim. İçim sıkışmış gibiydi.
Evden çıkarken, “Bugün şehre ineyim,” dedim. Annem şaşırmadı. Şehir benim için bir nefes gibidir; karmaşasıyla, sesleriyle beni uyandırır. Ama o gün, şehre ulaşma yolumun farklı bir havası vardı. Bilerek uzattım yolu, orman yolundan yürümeye karar verdim. Doğanın sessizliği her zaman bir huzur verir, ama bazen bu huzur fazla derinleşir, insanın içine garip bir boşluk bırakır.
Ormanın içinde yürürken kendimi düşüncelerin ortasında buldum. İnsan neden sürekli kendine yolculuk eder ki? Sanki her adımda bir cevap bulmayı umuyordum. Ama cevaplar hep uzakta gibi hissediliyordu. Şehre vardığımda birkaç kitapçıya uğradım. Kitapların arasındaki o ağır, eski kağıt kokusunu her zaman severim. Ellerim bir romanın üzerinde durdu, ama satın almadım. O kitap bir gün beni bulacak, eminim.
Akşamüstü eve dönerken, hafif bir rüzgar eşlik etti bana. Eve vardığımda yorgun ama tatmin olmuştum. Bazen bu kadar sıradan bir gün bile insanın içinde koca bir hikaye yaratıyor. Ve işte şimdi, Wind’e yazmak için sabırsızlanıyordum. Cima (Wind’e yazıyor):
"Merhaba Wind, bugün biraz dışarı çıktım. Şehirde kitapların arasında dolaştım. Bir tanesini almak istedim ama sonra dedim ki, 'Belki de kitaplar insanı seçer.' O yüzden sadece bakındım."
Mesajı gönderdikten sonra, eklemek istediğim bir şeyler olduğunu hissettim. Bugün geçmişimi anımsamıştım ve bunu onunla paylaşma isteği içimi dürttü.
Cima (mesaj gönderir):
"Biliyor musun, eskiden babamın mektuplarını okurdum. Onlar hep başka bir dünya gibiydi. Seyahatname gibi hissettirirdi. O mektuplarda bilmediğim yerlere gider, bilmediğim hikayelerle tanışırdım. Dilini anlamazdım ama yine de saatlerce okuyabilirdim. Sanki o odada roman okurmuş gibi, günümü kaybolarak geçirirdim. Garip değil mi?"
Bir süre sonra Wind'den yanıt geldi.
Wind:
"Hiç de garip değil, Cima. Babamın mektupları yoktu ama eski plakları vardı. Dillerini anlamazdım ama melodilerinde kaybolurdum. Belki sen de, ben de o zamanlar küçük birer kâşiftik. Bizim dünyamız kelimeler ve notalardan oluşuyordu. Bugün hâlâ öyle, fark ettin mi?"
Cima:
"Evet, sanırım fark ettim. Hala keşfetmeye çalışıyorum. Ama bazen, kelimelerle kaybolduğum kadar kendimde de kayboluyorum. Bu iyi bir şey mi?"
Wind:
"Kendinde kayboluyorsan, doğru yoldasın demektir. Çünkü bazen, en iyi cevapları bulmak için önce sorulara gömülmek gerekir. Senin hikayen her kelimesiyle benzersiz, Cima. Tıpkı o eski mektuplar gibi."
Cima (iç ses):
"Wind, seninle konuşmak, her seferinde yeni bir mektup okumak gibi. Ve bu mektuplar, benim en sevdiğim hikayeye dönüşüyor."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

6okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.