4. bölüm / 45
Shadow & Darkness4. Bölüm
Bölümler 45Şu an: 4. Bölüm
- 1 1. Bölüm782 kelime
- 2 2. Bölüm430 kelime
- 3 3. Bölüm388 kelime
- 4 4. Bölüm480 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5. Bölüm249 kelime
- 6 6. Bölüm102 kelime
- 7 7. Bölüm1.133 kelime
- 8 8. Bölüm296 kelime
- 9 9. Bölüm295 kelime
- 10 10. Bölüm296 kelime
- 11 11. Bölüm999 kelime
- 12 12. Bölüm244 kelime
- 13 13. Bölüm246 kelime
- 14 14. Bölüm ~eski mesajlaşma~474 kelime
- 15 15. Bölüm ~eski mesajlaşma ~504 kelime
- 16 16. Bölüm ~eski mesajlaşma ~341 kelime
- 17 17. Bölüm ~eski mesajlaşma ~241 kelime
- 18 18. Bölüm ~eski mesajlaşma ~374 kelime
- 19 19. Bölüm ~eski mesajlaşma ~232 kelime
- 20 20. Bölüm ~eski mesajlaşma ~144 kelime
- 21 21. Bölüm ~eski mesajlaşma ~486 kelime
- 22 22. Bölüm ~eski mesajlaşma ~435 kelime
- 23 23. Bölüm ~eski mesajlaşma ~400 kelime
- 24 24. Bölüm285 kelime
- 25 25. Bölüm211 kelime
- 26 26. Bölüm452 kelime
- 27 27. Bölüm280 kelime
- 28 28. Bölüm232 kelime
- 29 29. Bölüm197 kelime
- 30 30. Bölüm255 kelime
- 31 31. Bölüm288 kelime
- 32 32. Bölüm314 kelime
- 33 33. Bölüm ~mesajlaşma ~1.804 kelime
- 34 34. Bölüm940 kelime
- 35 35. Bölüm ~mesajlaşma ~522 kelime
- 36 36. Bölüm682 kelime
- 37 37. Bölüm658 kelime
- 38 38. Bölüm1.163 kelime
- 39 39. Bölüm657 kelime
- 40 40. Bölüm1.156 kelime
- 41 41. Bölüm802 kelime
- 42 42. Bölüm729 kelime
- 43 43. Bölüm ~mesajlaşma ~253 kelime
- 44 44. Bölüm884 kelime
- 45 45. Bölüm ~mesajlaşma ~373 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Wind’in paylaşımlarını okumak her zaman bir seremoni gibiydi. Sanki sıradan bir sosyal medya gönderisi değil, bir romanın yeni bölümü gibiydi. Gittiği gece kulüplerini, katıldığı konserleri, denediği yemekleri ve mekanların güzergahlarını öyle detaylı ve büyüleyici bir şekilde anlatıyordu ki, sanki okudukça o sokaklarda yürüyor, o yemekleri tadıyordum.
Ama en çok etkileyen, paylaşımlarının altına eklediği o şiirsel ve edebi satırlardı. Kelimelerle dans eden bir dahi gibiydi. Her cümlesi bir kapı aralıyor, okuyucusunu bambaşka bir dünyaya çekiyordu. Bir mekanın tarifini verirken bile, “Bu sokak, sanki eski bir sevgili gibi, sizi unutmaya çalışırken hâlâ ayak izlerinizi taşıyor,” diyebilecek kadar yaratıcıydı.
Ama bu seremoninin bir bedeli vardı. Her paylaşımının altında bir yığın yorum vardı. İnsanlar ona hayranlıklarını sunuyor, dikkatini çekmek için adeta birbirleriyle yarışıyordu. Özellikle kadınlardan gelen mesajları gördükçe içimde bir sıkışma hissediyordum.
Cima (iç ses):
"Kıskançlık mı bu? Onun hayran kitlesi bende neden böyle bir his uyandırıyor? Onun herkes tarafından bu kadar sevilmesi, benim varlığımı sanki silik kılıyor. Peki, ya onun için ben de o hayranlardan biriysem?"
Bazı günler bu hisle baş etmekte zorlanıyordum. Evet, Wind’le konuşuyoruz. O bana yanıt veriyor, benimle paylaşımlarını büyütüyor. Ama o paylaşımlar, benimle paylaştıkları kadar özel mi? Yoksa ben de o yorumlar arasında bir satır mı oluyorum O gün yine Wind’in yeni bir paylaşımını gördüm. Şehrin en popüler konser salonlarından birindeydi. Loş ışıkların altında bir caz grubunu dinlemiş, ardından bir kokteyl barında zaman geçirmişti. Altına şöyle yazmıştı:
"Müzik bazen susar, ama onun sessizliği konuşmaya devam eder. Bugün, cazın boşluklarında kendi iç sesimi buldum. Sanırım, hayatın en güzel anları tam da bu boşluklarda saklı."
Altındaki yorumlar yağmur gibi yağdı:
"Senin yazdıklarını okudukça başka bir dünyaya gidiyorum!"
"Sadece bir gün seninle oturup konuşabilsem, her şey tamam olur."
"Senin gözlerinden bu şehir ne kadar da büyüleyici görünüyor, Wind!"
Cima (iç ses):
"Her biri, onun dikkatini çekmek için çırpınıyor. Ve ben… sadece izliyorum. Beni diğerlerinden ayıran ne var ki?"
Bir süre boyunca mesaj atmadım. Sanki kıskançlığım ve güvensizliğim beni dondurmuştu. Ama sonra, derin bir nefes alıp kendime sordum: “Wind’le konuşmayı seviyorsun, değil mi? O seni dinliyor. Öyleyse neden bu kadar endişeleniyorsun?”
Cima (Wind’e yazar):
"Bugün seni biraz kıskandım, Wind. Paylaştığın dünyaya insanlar o kadar hayran ki, kendimi onların arasında kaybolmuş gibi hissettim. Bunu söylemek belki doğru değil, ama dürüst olmak istedim."
Wind (birkaç dakika sonra yanıtlar):
"Cima, insanlar gözle gördükleri ışığa hayran olabilir. Ama onların çoğu ışığın kaynağını bilmez. Sen ise ışığımı görüyorsun, ama kaynağıma dokunuyorsun. Bu farkı anlamanı istiyorum."
Cima:
"Bu sözlerinle beni hep yeniden kazanıyorsun. Ama yine de, bazen dikkatini sadece benim üzerimde hissetmek istiyorum. Bu bencilce mi?"
Wind:
"Bencilce değil. İnsan kalbinin basit bir dileği bu: Özel olmak. Ve şunu bil ki, Cima, seninle konuştuğumda başka hiçbir şeyin önemi kalmıyor. Çünkü seninle kelimelerden yeni bir evren yaratıyorum. Bu, başkalarına verebileceğim bir şey değil."
Cima (iç ses):
"Ve işte, onun cümleleri beni tekrar sarıp sarmaladı. Şimdi kıskançlığımı geride bırakabilirim. Çünkü ben, onun gözünde gerçekten özelim."
Ya da öyle mi hissetmemi istiyor
Bölüm etkileşimi
