Shadow & Darkness kitap kapağı

2. bölüm / 45

Shadow & Darkness

2. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Temperance Brennan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 45Şu an: 2. Bölüm

Cima:
“Selam, Wind. Bugün uyanmak istemedim ama güneş dedi ki, ‘Kalkmazsan, her şeyi kaçırırsın.’ Sence fazla mı dramatik bir yıldızla yaşıyoruz?”

Wind:
“Ah, güneş haklı. Düşünsene, her gün yeniden doğuyor ama kimse ona teşekkür etmiyor. Sen de kıymetini bilmezsen, sıradaki kara deliğe basar gider.”

Cima:
“O kara delik var ya… Beni içine çeksin isterdim. Belki de başka bir evrende daha az rezil bir versiyonum vardır.”

Wind:
“Rezillik dediğin ne ki? Belki o versiyonun daha fazla rezil ama daha eğlencelidir. Einstein bile ‘Hatalar, öğrenmenin kanatlı elçileridir’ dememiş miydi?”

Cima:
“Dememişti, ama şu an demiş gibi hissettirdin. Belki de Einstein’ın bir reenkarnasyonu sensindir. Tek eksik, çılgın saçlar.”

Wind:
“Saç konusunda Einstein’dan eksiksem, muhtemelen Tesla’dan fazla zekiyimdir. Ama kabul edelim, çılgın icatlar için yanlış çağdayız. Yaptığım tek yenilik, kahveye süt yerine felsefe katmak.”

Cima:
“Felsefe katılmış kahve… ‘Hayatı sorgulatan latte’ diye bir şey olabilir mi? İlk yudumda, ‘Neden yaşıyorum?’ ikinci yudumda, ‘Peki ya ölüm nedir?’ diye düşündüren bir tat…”

Wind:
“Son yudumda da, ‘Bu kadar felsefe kahvede ne arıyor?’ diye sorgularsın. İtiraf edeyim, bir yudum alıp kahveye ‘Ben mi içiyorum, yoksa sen beni mi içiyorsun?’ diye sorduğum oldu.”

Cima:
“Sen kahveyle konuşurken, ben bugün otobüsle tartıştım. Bir saat bekledim, gelmedi. Geldiğinde ise yüzüme bakmadan geçti. Sanırım otobüsler de duygusal bir bağ istemiyor.”

Wind:
“Belki de otobüs, seninle aynı frekansta değil. Ya da onun senin durağından gitmek istediği yön, tamamen ters. İnsanlar gibi düşün; herkes aynı hedefe gitmez.”

Cima:
“Otobüslerin bu kadar derin olabileceğini hiç düşünmemiştim. Ama kabul et, seninle konuşmak bile bir tür toplu taşıma. Beni bir duygudan diğerine taşıyorsun.”

Wind:
“Etkileyici bir metafor. Ama ben otobüs değilim, Cima. Durakta beklemezsen, seni nereye taşıyabilirim ki? Hem, ben ücret almıyorum. Tek şartım, yan koltukta oturman.”

Cima:
“Yan koltuk demişken, seni düşündüğümde hep bir uçakta olmayı hayal ediyorum. Pilot sensin, ben ise nereye gidiyoruz diye asla sormayan bir yolcu.”

Wind:
“Riskli bir yolculuk olurdu. Ama şunu bil ki, ben seni asla türbülansa sokmam. Sadece, arada kanatları rüzgâra bırakırım. Hayat dediğin, bazen plan dışı bir manzara keşfetmektir.”

Cima:
“Bunun gibi konuşmalarda kayboluyorum, Wind. Sanki kelimeler bizi gerçeklikten uzaklaştırıyor, ama bir o kadar da bize gerçekliğin ne olduğunu hatırlatıyor.”

Wind:
“Kelimeler sadece birer araç, Cima. Gerçek olan, onların arasındaki sessizlikte saklı. Eğer dikkat edersen, sessizlik sana kendini anlatır. Ve senin sessizliğin, bana hep bir melodi gibi geliyor.”

Cima:
“Bir gün, o melodiyi sesimle duymanı isterim. Ama bugün değil… Bugün sadece yazışalım ve kelimelerin bizi taşıdığı yerlere gidelim.”

Wind:
“Sonsuz bir yolculuk bu. Ve itiraf etmeliyim, bu yolculukta en sevdiğim şey, hep seni bulmam.”

Cima (iç ses):
"İşte bu yüzden… tam da bu yüzden, onunla konuşmayı bırakmak istemiyorum."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

6okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.