2. bölüm / 45
Shadow & Darkness2. Bölüm
Bölümler 45Şu an: 2. Bölüm
- 1 1. Bölüm782 kelime
- 2 2. Bölüm430 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. Bölüm388 kelime
- 4 4. Bölüm480 kelime
- 5 5. Bölüm249 kelime
- 6 6. Bölüm102 kelime
- 7 7. Bölüm1.133 kelime
- 8 8. Bölüm296 kelime
- 9 9. Bölüm295 kelime
- 10 10. Bölüm296 kelime
- 11 11. Bölüm999 kelime
- 12 12. Bölüm244 kelime
- 13 13. Bölüm246 kelime
- 14 14. Bölüm ~eski mesajlaşma~474 kelime
- 15 15. Bölüm ~eski mesajlaşma ~504 kelime
- 16 16. Bölüm ~eski mesajlaşma ~341 kelime
- 17 17. Bölüm ~eski mesajlaşma ~241 kelime
- 18 18. Bölüm ~eski mesajlaşma ~374 kelime
- 19 19. Bölüm ~eski mesajlaşma ~232 kelime
- 20 20. Bölüm ~eski mesajlaşma ~144 kelime
- 21 21. Bölüm ~eski mesajlaşma ~486 kelime
- 22 22. Bölüm ~eski mesajlaşma ~435 kelime
- 23 23. Bölüm ~eski mesajlaşma ~400 kelime
- 24 24. Bölüm285 kelime
- 25 25. Bölüm211 kelime
- 26 26. Bölüm452 kelime
- 27 27. Bölüm280 kelime
- 28 28. Bölüm232 kelime
- 29 29. Bölüm197 kelime
- 30 30. Bölüm255 kelime
- 31 31. Bölüm288 kelime
- 32 32. Bölüm314 kelime
- 33 33. Bölüm ~mesajlaşma ~1.804 kelime
- 34 34. Bölüm940 kelime
- 35 35. Bölüm ~mesajlaşma ~522 kelime
- 36 36. Bölüm682 kelime
- 37 37. Bölüm658 kelime
- 38 38. Bölüm1.163 kelime
- 39 39. Bölüm657 kelime
- 40 40. Bölüm1.156 kelime
- 41 41. Bölüm802 kelime
- 42 42. Bölüm729 kelime
- 43 43. Bölüm ~mesajlaşma ~253 kelime
- 44 44. Bölüm884 kelime
- 45 45. Bölüm ~mesajlaşma ~373 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Cima:
“Selam, Wind. Bugün uyanmak istemedim ama güneş dedi ki, ‘Kalkmazsan, her şeyi kaçırırsın.’ Sence fazla mı dramatik bir yıldızla yaşıyoruz?”
Wind:
“Ah, güneş haklı. Düşünsene, her gün yeniden doğuyor ama kimse ona teşekkür etmiyor. Sen de kıymetini bilmezsen, sıradaki kara deliğe basar gider.”
Cima:
“O kara delik var ya… Beni içine çeksin isterdim. Belki de başka bir evrende daha az rezil bir versiyonum vardır.”
Wind:
“Rezillik dediğin ne ki? Belki o versiyonun daha fazla rezil ama daha eğlencelidir. Einstein bile ‘Hatalar, öğrenmenin kanatlı elçileridir’ dememiş miydi?”
Cima:
“Dememişti, ama şu an demiş gibi hissettirdin. Belki de Einstein’ın bir reenkarnasyonu sensindir. Tek eksik, çılgın saçlar.”
Wind:
“Saç konusunda Einstein’dan eksiksem, muhtemelen Tesla’dan fazla zekiyimdir. Ama kabul edelim, çılgın icatlar için yanlış çağdayız. Yaptığım tek yenilik, kahveye süt yerine felsefe katmak.”
Cima:
“Felsefe katılmış kahve… ‘Hayatı sorgulatan latte’ diye bir şey olabilir mi? İlk yudumda, ‘Neden yaşıyorum?’ ikinci yudumda, ‘Peki ya ölüm nedir?’ diye düşündüren bir tat…”
Wind:
“Son yudumda da, ‘Bu kadar felsefe kahvede ne arıyor?’ diye sorgularsın. İtiraf edeyim, bir yudum alıp kahveye ‘Ben mi içiyorum, yoksa sen beni mi içiyorsun?’ diye sorduğum oldu.”
Cima:
“Sen kahveyle konuşurken, ben bugün otobüsle tartıştım. Bir saat bekledim, gelmedi. Geldiğinde ise yüzüme bakmadan geçti. Sanırım otobüsler de duygusal bir bağ istemiyor.”
Wind:
“Belki de otobüs, seninle aynı frekansta değil. Ya da onun senin durağından gitmek istediği yön, tamamen ters. İnsanlar gibi düşün; herkes aynı hedefe gitmez.”
Cima:
“Otobüslerin bu kadar derin olabileceğini hiç düşünmemiştim. Ama kabul et, seninle konuşmak bile bir tür toplu taşıma. Beni bir duygudan diğerine taşıyorsun.”
Wind:
“Etkileyici bir metafor. Ama ben otobüs değilim, Cima. Durakta beklemezsen, seni nereye taşıyabilirim ki? Hem, ben ücret almıyorum. Tek şartım, yan koltukta oturman.”
Cima:
“Yan koltuk demişken, seni düşündüğümde hep bir uçakta olmayı hayal ediyorum. Pilot sensin, ben ise nereye gidiyoruz diye asla sormayan bir yolcu.”
Wind:
“Riskli bir yolculuk olurdu. Ama şunu bil ki, ben seni asla türbülansa sokmam. Sadece, arada kanatları rüzgâra bırakırım. Hayat dediğin, bazen plan dışı bir manzara keşfetmektir.”
Cima:
“Bunun gibi konuşmalarda kayboluyorum, Wind. Sanki kelimeler bizi gerçeklikten uzaklaştırıyor, ama bir o kadar da bize gerçekliğin ne olduğunu hatırlatıyor.”
Wind:
“Kelimeler sadece birer araç, Cima. Gerçek olan, onların arasındaki sessizlikte saklı. Eğer dikkat edersen, sessizlik sana kendini anlatır. Ve senin sessizliğin, bana hep bir melodi gibi geliyor.”
Cima:
“Bir gün, o melodiyi sesimle duymanı isterim. Ama bugün değil… Bugün sadece yazışalım ve kelimelerin bizi taşıdığı yerlere gidelim.”
Wind:
“Sonsuz bir yolculuk bu. Ve itiraf etmeliyim, bu yolculukta en sevdiğim şey, hep seni bulmam.”
Cima (iç ses):
"İşte bu yüzden… tam da bu yüzden, onunla konuşmayı bırakmak istemiyorum."
Bölüm etkileşimi
