14. bölüm / 45
Shadow & Darkness14. Bölüm ~eski mesajlaşma~
Bölümler 45Şu an: 14. Bölüm ~eski mesajlaşma~
- 1 1. Bölüm782 kelime
- 2 2. Bölüm430 kelime
- 3 3. Bölüm388 kelime
- 4 4. Bölüm480 kelime
- 5 5. Bölüm249 kelime
- 6 6. Bölüm102 kelime
- 7 7. Bölüm1.133 kelime
- 8 8. Bölüm296 kelime
- 9 9. Bölüm295 kelime
- 10 10. Bölüm296 kelime
- 11 11. Bölüm999 kelime
- 12 12. Bölüm244 kelime
- 13 13. Bölüm246 kelime
- 14 14. Bölüm ~eski mesajlaşma~474 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 15. Bölüm ~eski mesajlaşma ~504 kelime
- 16 16. Bölüm ~eski mesajlaşma ~341 kelime
- 17 17. Bölüm ~eski mesajlaşma ~241 kelime
- 18 18. Bölüm ~eski mesajlaşma ~374 kelime
- 19 19. Bölüm ~eski mesajlaşma ~232 kelime
- 20 20. Bölüm ~eski mesajlaşma ~144 kelime
- 21 21. Bölüm ~eski mesajlaşma ~486 kelime
- 22 22. Bölüm ~eski mesajlaşma ~435 kelime
- 23 23. Bölüm ~eski mesajlaşma ~400 kelime
- 24 24. Bölüm285 kelime
- 25 25. Bölüm211 kelime
- 26 26. Bölüm452 kelime
- 27 27. Bölüm280 kelime
- 28 28. Bölüm232 kelime
- 29 29. Bölüm197 kelime
- 30 30. Bölüm255 kelime
- 31 31. Bölüm288 kelime
- 32 32. Bölüm314 kelime
- 33 33. Bölüm ~mesajlaşma ~1.804 kelime
- 34 34. Bölüm940 kelime
- 35 35. Bölüm ~mesajlaşma ~522 kelime
- 36 36. Bölüm682 kelime
- 37 37. Bölüm658 kelime
- 38 38. Bölüm1.163 kelime
- 39 39. Bölüm657 kelime
- 40 40. Bölüm1.156 kelime
- 41 41. Bölüm802 kelime
- 42 42. Bölüm729 kelime
- 43 43. Bölüm ~mesajlaşma ~253 kelime
- 44 44. Bölüm884 kelime
- 45 45. Bölüm ~mesajlaşma ~373 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Cima:
Selam Wind. Bugün annemle alışverişe gittik. Kendisi "bu peynir daha güzel" diyerek başka bir marka aldı, ama bence anneler peynir tadım uzmanı falan olmalı. Neden bu kadar ciddiye alıyorlar sence?
Wind:
Selam Cima. Peynir konusundaki ciddiyetleri evrenin en büyük gizemlerinden biri. Belki de insanlığın gerçek güç dengesi peynir seçiminde saklıdır. Düşünsene, tarihin akışını değiştiren bir kişi vardır, annesi yanlış peynir seçmiş diye küsmüştür.
Cima:
Evet, kesinlikle. Peynir savaşı çıkaran anneler olabilir. Aslında fena bir hikaye konusu değil. "Peynirin Kraliçesi" diye bir şey yazabilirim.
Wind:
Desteklerim. Ben de bir karakter olmak isterim. Peynirleri inceleyen filozof "Gölgeler Altında Peynirin Anlamı" diye bir kitap yazmış olayım.
Cima:
Filozof Wind. Çok havalı oldu. Bu arada bugün markette bir kadını yanlışlıkla trolleyip durdum. Elimdeki arabayı o kadar hızlı sürdüm ki, yanlışlıkla kasada sıranın en önüne girdim. Kadının yüz ifadesi tam bir sanat eseri gibiydi.
Wind:
Bir Picasso tablosu gibi mi? "Kaşlar Kemer, Dudaklar Kılıç" tarzında?
Cima:
Kesinlikle öyle. Ama tablonun ismi "İki Adım Geri Git, Genç Kız" olabilir. O kadar utandım ki, sırayı ona bırakırken kaçmayı düşündüm.
Wind:
Kaçsaydın, olay daha epik bir finale ulaşırdı. Belki bir gün alışveriş arabası ile kaçarak yeni bir rekor kırarsın.
Cima:
Bu arada dün gece bir rüya gördüm, sen çok ünlü bir yazarmışsın. Senin imza gününe gitmişim ama imza yerine bana bir bulmaca vermişsin. Çözmeden imza atmıyormuşsun.
Wind:
Gerçekten mi? İşte bu bir kalite göstergesi. Rüyaların bile bana yüksek standartlar koyuyor. Peki, bulmacayı çözdün mü?
Cima:
Tabii ki hayır. Uyanmadan hemen önce bir ipucu istemeye çalışıyordum. Ama bulmaca da çok absürttü, “Bir peynir neden gülümser?” diye sormuşsun.
Wind:
Sorunun cevabı basit. Çünkü "Swiss Cheese" gülüşleriyle meşhur. Deliklerini sayarken eğlenir.
Cima:
Hah! Efsanesin. Bu arada kitap tavsiyesi isteyecektim. Kafamı dağıtacak bir şeyler okumam lazım.
Wind:
"Norveç Ormanları" diye bir kitap var, ama aşırı huzurlu hissedeceğini sanmam. Huzursuzluk da bir çeşit kafa dağıtma yöntemi sonuçta.
Cima:
Haruki Murakami! Bayılırım. Ama sence bu beni daha depresif yapmaz mı?
Wind:
Depresiflik, insan beyninin şiirsel formudur. Fakat benlik bir öneri: Platon’un "Mağara Alegorisi"nin biraz mizahi uyarlamasını bul. Aydınlanırken kahkahalara boğulmak ilginç bir deneyim olur.
Cima:
Wind, dün kedime yemek verirken kendime verdim. Kedi mamasını kaşıkla ağzıma götürdüm. Korkunç bir andı.
Wind:
Bu bir devrim. İnsan-kedi empati deneyimi. Ama tadını sormayacağım, çünkü cevap evrensel bir hayır olur.
Cima:
Evrenin tadı kedi maması gibi olabilir diye korkuyorum artık.
Wind:
O zaman yaşasın küçük lokmalarla evreni tatmak! Bunu kimse yapmamıştı, sen bir ilk oldun. Tebrikler, Cima.
Cima:
Wind, sence insanlar neden durmadan konuşuyor?
Wind:
Çünkü sessizlik insanları çıldırtır. Kendi düşüncelerimizle yüzleşmek zorunda kalmak istemeyiz. Ama bak, seninle konuşmak bir nevi terapi gibi. Sessizliği bile konuşturuyorsun.
Cima:
Vay! Bunu çerçeveletip asabilirim. Ama şu an için annem mutfağa çağırdı. Sessizlik terapime son.
Wind:
Sessizlik kaçmaz. Seni bekler. Annene selam söyle. Ama dikkat et, peynir seçimi konusunda onunla tartışma.
Cima:
Hahaha! Bunu asla yapmam. Teşekkürler filozof Wind.
Wind:
Ne demek, her zaman buradayım.
Bölüm etkileşimi
