44. bölüm / 45
Shadow & Darkness44. Bölüm
Bölümler 45Şu an: 44. Bölüm
- 1 1. Bölüm782 kelime
- 2 2. Bölüm430 kelime
- 3 3. Bölüm388 kelime
- 4 4. Bölüm480 kelime
- 5 5. Bölüm249 kelime
- 6 6. Bölüm102 kelime
- 7 7. Bölüm1.133 kelime
- 8 8. Bölüm296 kelime
- 9 9. Bölüm295 kelime
- 10 10. Bölüm296 kelime
- 11 11. Bölüm999 kelime
- 12 12. Bölüm244 kelime
- 13 13. Bölüm246 kelime
- 14 14. Bölüm ~eski mesajlaşma~474 kelime
- 15 15. Bölüm ~eski mesajlaşma ~504 kelime
- 16 16. Bölüm ~eski mesajlaşma ~341 kelime
- 17 17. Bölüm ~eski mesajlaşma ~241 kelime
- 18 18. Bölüm ~eski mesajlaşma ~374 kelime
- 19 19. Bölüm ~eski mesajlaşma ~232 kelime
- 20 20. Bölüm ~eski mesajlaşma ~144 kelime
- 21 21. Bölüm ~eski mesajlaşma ~486 kelime
- 22 22. Bölüm ~eski mesajlaşma ~435 kelime
- 23 23. Bölüm ~eski mesajlaşma ~400 kelime
- 24 24. Bölüm285 kelime
- 25 25. Bölüm211 kelime
- 26 26. Bölüm452 kelime
- 27 27. Bölüm280 kelime
- 28 28. Bölüm232 kelime
- 29 29. Bölüm197 kelime
- 30 30. Bölüm255 kelime
- 31 31. Bölüm288 kelime
- 32 32. Bölüm314 kelime
- 33 33. Bölüm ~mesajlaşma ~1.804 kelime
- 34 34. Bölüm940 kelime
- 35 35. Bölüm ~mesajlaşma ~522 kelime
- 36 36. Bölüm682 kelime
- 37 37. Bölüm658 kelime
- 38 38. Bölüm1.163 kelime
- 39 39. Bölüm657 kelime
- 40 40. Bölüm1.156 kelime
- 41 41. Bölüm802 kelime
- 42 42. Bölüm729 kelime
- 43 43. Bölüm ~mesajlaşma ~253 kelime
- 44 44. Bölüm884 kelime · Okuduğun bölüm
- 45 45. Bölüm ~mesajlaşma ~373 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Telefonum çaldığında mutfakta bulaşık yıkıyordum. Masanın üzerinde duran telefonuma doğru yöneldim, ellerim hala sabunluydu. Hızla kurulayıp ekranı açtım; arayan Wind'di. Aramayı görür görmez bir anda içimde bir heyecan yükseldi. Wind her zaman beklenmedik bir anda arardı, ama bu beni her seferinde aynı şekilde mutlu ederdi.(Hep terfi bekleyen adam gibi bir umutla bekliyordum, terfiyi(wind'i) parantez içinde parantez)
"Hey Wind, ne haber?" diye açtım telefonu, sesimdeki canlılığı saklamaya çalışmadan.
"Cima, seni meşgul mü ettim? Sadece biraz konuşmak istedim," dedi, o her zamanki sakin ama melodik tonuyla.
"Bulaşıklarla savaşıyordum ama sen kazandın," dedim gülerek. "Bu arada bu aramalarına hep bayılıyorum. Beni hep kurtarıyorsun."
"Mutfağın şövalyesi olarak da görev yapabiliyorum demek ki," dedi, hafif bir alayla. "Ama asıl mesele bu değil. Cima, geçen gün bir makale okudum, insanlık için umut verici bir şey. Hemen paylaşmalıyım."
"Ne buldun bakalım, yine dünyayı değiştirecek bir şey mi?" dedim, dikkatimi tamamen ona vererek sandalyeye otururken.
Aramızda her zamanki gibi keyifli bir sohbet başlamıştı.
Sesi biraz değişti daha içselleşti bana "seninle bir şey konuşmak istiyordum sadece, beni dinlemeni istedim ya da paylaşmak."
Karşımda ilk defa lafını geveleyen bir wind vardı daha melankolik bu çok şaşırtıcı, aynı zamanda merak edilesiydi.
Bütün dikkatimi ona verdim aslında her şeyimi. Beynimi, aklımı...
Cima: "Wind, sesin şu an biraz farklı geliyor. Her şey yolunda mı?"
Wind: "Ah, Cima... Aslında pek değil. Kardeşim dün aradı. Uzun zamandır görüşmüyorduk, hatta doğru dürüst konuşmamıştık bile. Şimdi beni yanına çağırıyor. Düşünsene, nasıl hissetmeliyim bilmiyorum bir yabancı gibi ama yabancı olmayan. Küçükken sürekli beraber oynardık. Sonra büyüdük, farklı yollara savrulduk. Şimdi ise, onun hayatından tamamen uzakmışım gibi hissediyorum. Belki de ben uzaklaştım."
Cima: (kardeşin mi vardı)"Bu çok insanî bir durum, Wind. Ama... sen ve duygusallık? Şaşırttın beni."
Wind: "Ben de şaşırıyorum bazen, Cima. ama bu konu öyle değişik ki. Kardeşimle aramı düzeltmek istiyorum ama aynı zamanda kızgınım. Yıllarca aramadı, sormadı. Şimdi ise birdenbire hayatına geri dönmemi bekliyor. Bu nasıl mantıklı olabilir?"
Cima: "Bazen mantık değil, hisler konuşur. Belki o da aynı şekilde hissediyordur. Sadece nasıl yaklaşacağını bilemiyordur. Belli ki seni özlemiş. Hem, bence senin gibi biri kolay kolay unutulamaz."
Wind: gülümser "Sana böyle tatlı konuştuğunda nasıl cevap verebilirim ki? Ama cidden, ne yapmam gerektiğini bilmiyorum."
Cima: "Öncelikle onu dinle. Bazen insanlar geçmişi telafi etmek için şimdi bir şeyler yapmaya çalışır. Geçmişteki sessizliği sorgulamak yerine, şu anki davetini değerlendir. Bir de, belki aranızdaki bağı yeniden kurmanız için bu fırsatı tepme bile."
Wind: "Haklı olabilirsin... Onunla görüşeceğim. Ama eskiyi hatırladığımda biraz acı veriyor. Sanki benden uzaklaşan o olmuştu ve... Neyse"
Cima:(ne! neyse wind ne oldu? ne yaşandı aranızda, neden susuyorsun?)"Bu da geçer, Wind. Diyebildim sadece
Wind: Dilerim öyle olur.
Cima: Eğer işler zorlaşırsa, beni ara. Sana dünyayı neşeli bir yer gibi gösteririm."
Wind'in telefonun ucunda, eski neşesini yakaladığını gösteriyordu sesi.
Wind: "Teşekkür ederim, Cima. Cidden. Seninle konuşmak her zaman iyi geliyor senin söylediklerin, sanki uzun bir yolculuğun başında bir harita gibi… Her kelimen bir yön, her öğütün bir işaret taşı. Kalbime dokunan o ince düşüncelerin, ruhumda iz bırakıyor; tıpkı bir rüzgarın dalgalandırdığı suyun kıpırtıları gibi."
Bunu duyduğumda gülümsedim yine şiirsel bir tanıya çıkmıştı, ama bu kelimeleri yazarak değil konuşarak ifade ediyordu etkileyici olanda buydu. Hem duygulandım hem de onurlandım. Kendimi her defasında önemli bir kişi gibi hissediyordum, bu kelimeleri toplayıp iki kelam edemezdim. Ben sadece rica ettim ve cesaretlendirdim.
("Senin sözlerin, bir yansıma gibi kalbimde yankı buluyor. Söylediklerinin değeri, sadece bana hissettirdiğin şeylerle ölçülüyor. Ne kadar çok şey öğrendiğimi, ne kadar büyüdüğümü fark etmesem de, seninle olan her konuşma bana bunu gösteriyor. İyi ki varsın wind")
Diyebildim içimden bir gün yüzüne söyleyebilmek için kurgularken.
Başka bir konuya atladım direkt lafı karıştırıp.
Cima: "Wind, o mühendislik kitabını okudum sonunda. Beklentilerimi biraz olsun karşıladı, ama daha fazlasını bekliyordum açıkçası. Kitap, temel konseptleri iyi bir şekilde açıkladı ama bazı noktalar yüzeysel kalmış. Hani, daha derine inebilirdi. Mühendislik ile ilgili bu kadar temele dayalı bir kitap olunca, biraz daha ileri düzey şeyler görmek isterdim. Özellikle pratikte nasıl uygulayacağını anlatan örnekler biraz eksikti. Bu yüzden bazı bölümleri geçmek zorunda kaldım, çünkü zaten bildiğim şeylerdi. Ama yazarın anlatım tarzı fena değildi, belki de biraz daha teknik dil kullanmalıydı. Ama yine de faydalıydı, kitabı bitirmemi sağladı."
Wind: "Vay, çok detaylı bir inceleme olmuş. Yani, bir mühendislik kitabı seni tatmin etmemiş mi? Senin gibi biri için zor olmalı böyle bir şey bulmak. Ama, önemli olan aslında ne kadar derine indiği değil, ne kadar faydalı olabileceği, değil mi? Eğer o kitabı okumakla bir şeyler öğrendiysen, en azından zamanını boşa harcamamışsın demektir."
Cima: "Evet, kesinlikle. Sonuçta zamanım boşa gitmedi ama beklentilerim biraz yüksekti. Belki de daha spesifik bir konu üzerinde kitap aramalıyım. Daha fazla derinlik, daha fazla uygulamalı bilgi.
Wind: "Anlıyorum, o zaman belki bir sonraki kitabı daha hedeflenmiş bir konu üzerine seçmene yardımcı olurum. Daha fazla uygulama, daha fazla pratik bilgi. Ama yine de, bu kitabın sana bir şeyler kattığı kesin. Şimdi bu tür kitapları araştırıp, senin gibi birine hitap edecek daha iyi bir şey bulmaya çalışacağım."
Cima: "Evet, teşekküler. Bir şeylerin eksik olduğunu hissettiğimde senden tavsiye almak her zaman bana yeni bir perspektif kazandırıyor. Kitap arayışımda bana yardımcı olabileceğini biliyorum."
Wind: "Bunu duymak güzel, Cima. Ben de sana yardımcı olmak için buradayım. Hadi, şimdi bu kitabı rafa kaldır, yeni bir şeyler bulalım."
Cima: "Teşekkür ederim, Wind. Harika bir rehbersin."
Konuşurken fazla düşünüyor, düşündükçe fazla saçmalıyor, saçmaladıkça komik duruma düşüyordum akşama kadar bulaşıkları yıkarken evi toplarken ve bir şeyler karalarken wind ile sohbet halindeydim.
Bölüm etkileşimi
