Shadow & Darkness kitap kapağı

40. bölüm / 45

Shadow & Darkness

40. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Temperance Brennan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 45Şu an: 40. Bölüm

Kafede baya bir oturup saatlerce sohbet ettikten sonra kalktık biraz yürüdük gezdik ve alışveriş merkezine girdik Daniel ve Liam teknoloji mağazasına Mary ve Amy kıyafet dükkanlarına girdiler. Bizde Sarah ile kitapçıya girdik.
Kitapçıya girdiğimizde Sarah hemen en sevdiği türlerden birine yöneldi: fantastik romanlar. Bir rafta duran kalın bir kitabı çekip çıkardı ve kapağını işaret ederek, "Bak, bu seri benim lise yıllarımda favorimdi. Büyücüler, ejderhalar ve bol bol entrika var. Ama ilk kitabın sonunda ana karakter... Aman, spoiler olmasın!" dedi gülerek.
Ben de ona cevap verdim: "Fantastik güzel ama çok uzun seriler beni biraz yoruyor. Çoğu zaman hikaye ilk kitapta bitmeli gibi geliyor. Ama mesela, benim favorilerim arasında suç ve gerilim var. Gerçekçi, ama aynı zamanda hayal gücüne açık."
Sarah, başını sallayarak, "Suç ve gerilim mi? Seni ciddiye almam gerektiğini hissediyorum. Yoksa gizli bir dedektif misin, Cima? Kitapları hep ipucu bulmak için mi okuyorsun?" diye alay etti.
Güldüm. "Belki de suçlu olan benimdir. Ya da bir gün suçluyu yakalamak için yardımına ihtiyacım olabilir. Hem, belki de bir kitap yazmaya başlarım ve kahraman karakterime ilham kaynağı olursun."
"Tabii, neden olmasın? Ama benim kahraman olmam için önce sana korkusuz bir öğretmen gibi ders vermem lazım. Mesela şu kitapları düşün," diyerek tarihi kurgu rafına işaret etti. "Bunlarda genelde herkes kahraman değil, ama hikayelerin gücü karakterlerin sıradanlığı."
Biraz daha şakalaşıp kitapları incelerken elimde kalın bir romanı evirip çeviriyordum. Sarah da ilginç bir kitap bulduğunu düşünerek kapağı gösterdi: "Bak, bu kitap kurgusal bir şehirde geçen cinayetler zincirini anlatıyor. Polisiye ve psikolojik gerilim karışımıymış."
Ben de ona, "Bu kesinlikle ilgimi çeker. Zaten böyle şeyleri Wind’e anlatsam, kitabı çözümlemek için yeni matematiksel bir teori bile geliştirebilir," dedim.
Sarah kaşlarını kaldırıp şaşkınlıkla güldü. "Wind mi? Bir dahaki buluşmamızda onu da getir. Harika biri gibi duruyor!"
O an ne diyeceğimi bilemedim, sadece gülümseyip konuyu değiştirdim.(Ya hava ne kadar güzel baksana AVM'nin içinde)
Sarah eline bol renkli bir kapak tasarımına sahip, popüler bir romantik roman alıp bana gösterdi: "Baksana şu kapağa! Ne kadar güzel, değil mi? Kitap, yasak bir aşk hikayesi üzerineymiş. Bir arkadaşım kesinlikle okumalısın dedi ama..."
Ona dönüp hafif bir alayla gülümsedim. "Sarah, bu kitap tam bir klişe deposu. Kahraman, muhtemelen mükemmel ama trajik bir geçmişi var. Aşkları ise en olmadık anda bir araya geliyor. Ve eminim, arka kapağı okurken bile finali tahmin edebiliyorsun. Daha derin bir şey arıyorsan, klasiklere bir şans ver derim."
"Tam bir edebiyat polisi gibi konuştun, Cima," dedi gülerek. "Peki, klasiklerden ne önerirsin?"
Bir raftan bir kitap çekip ona uzattım: Madame Bovary. "Bak, bu kitap. Gustave Flaubert’in şaheseri. Aslında, burada da bir yasak aşk teması var ama Emma Bovary'nin duygusal derinliklerini ve hayal kırıklıklarını bu kadar incelikle işleyen başka bir roman yok."
Sonra bir başka raftan Suç ve Ceza’yı alıp gösterdim. "Dostoyevski’nin bu kitabı da mutlaka okunmalı. Raskolnikov’un suç işleyip bunu ahlaki olarak haklı çıkarmaya çalıştığı bir hikaye. Derin psikolojik analizlerle dolu. Tabii, temposu biraz ağır gelebilir ama sabırlıysan inanılmaz bir deneyim sunuyor."
Sarah başını iki yana sallayıp hafifçe güldü. "Cima, sen resmen kitap rehberisin. Ne zaman kitapçıya gelsem seni çağırmam gerekiyor."
Bir başka kitaba uzandım, Sineklerin Tanrısı. "Bunu da oku. William Golding’in yazdığı bu roman, bir grup çocuğun medeniyetten uzak bir adada nasıl ilkel bir düzene kaydığını anlatıyor. İnsan doğasının karanlık tarafını keşfetmek isteyenler için birebir."
Sarah elindeki romantik kitabı rafa geri koyarken itiraf etti: "Bunların yanında biraz sığ kaldım galiba. Ama şu Emma Bovary çok ilgimi çekti. Belki bir şans veririm. Ama bir şartla!"
"Ne şartı?" diye sordum merakla.
"Bir gün bu kitaplardan biri üzerine seninle derin bir tartışmaya gireceğiz. Eğer senin kadar etkilenirsem, klasiklerin fanı olurum."
"Anlaştık!" dedim gülerek. "Ama uyarıyorum, klasikler bağımlılık yapar!"
Sarah, önerdiğim kitapları aldı. Ben ise hala bakınıyordum mühendislik ile alakalı bir kitap görünce hemen elime alıp incelemeye başladım
Sarah, önerdiğim kitapları elinde tutarak yanıma geldi ve beni mühendislikle ilgili bir kitabı incelerken görünce şaşırdı. "Cima, mühendislik kitaplarına mı merak saldın? Sen değil miydin biraz önce romantik romanları eleştiren?" dedi gülerek.
Kitabın kapağını gösterdim. "Struktürel Tasarımın Temelleri" yazıyordu. "Bu, romantizmden çok daha derin bir şey, Sarah. Mühendislik dediğin, hayal gücünün gerçeklikle buluştuğu yer. Köprülerden gökdelenlere, hepsi bu teorilerle inşa ediliyor."
Sarah kaşlarını kaldırdı. "Peki, senin bu kitapla ne işin var? Yoksa gizliden gizliye bir mühendislik hayalin mi var?"
Gözlerimi kitaba çevirdim ve hafif bir gülümsemeyle omuz silktim. "Aslında hayır. Ama bir arkadaşım var, mühendislik onun hayatı gibi. Wind her şeyden bahsediyor; tasarımlar, projeler, fizik kuralları... Her seferinde o kadar ilham verici oluyor ki onun anlattıklarından sonra ben de merak ediyorum."
Sarah gözlerini kıstı ve şüpheyle sordu: "Bu arkadaşın çok özel biri olmalı. Hem klasiklere hayransın hem de mühendislik için alakalı kitapları okuyorsun."
Yüzümde istemsiz bir tebessüm belirdi ama hemen toparladım. "Sadece çok bilgili ve konuşmaları ilham verici. Bazen bir kitabı okurken bile onun anlatımını hayal ediyorum. Kitabın içeriğini onun kadar güzel açıklayan birini daha tanımadım."
Sarah eğilip kitabın kapağına baktı. "Eh, tamam o zaman. Sen bu kitapla vakit geçir, ben şu tarafa bakacağım. Ama dikkat et, fazla etkilenip mühendis olmaya kalkma!" dedi gülerek.
O uzaklaşırken kitabı incelerken bir an hayallere daldım. Wind’in bana bu kitabı nasıl mükemmel bir şekilde açıklayacağını düşündüm. Kafamda onun bilgili sesi yankılanıyordu: "Bu sadece bir kitap değil, Cima. Bu, dünyanın nasıl ayakta durduğunu anlamanın anahtarı..."
Birden kendime geldim ve kitabı dikkatlice yerine koydum. "Tamam, Wind. Seni ve mühendislik bilgini bu kadar düşünmek yeter," diye mırıldandım gülerek.
Telefonu cebimden çıkarıp wind'e yazdım önceki yazdıklarıma cevap vermişti.
Wind:
"Cima! Bu anların ve sohbetlerimizin senin için bu kadar özel olması, beni gerçekten onurlandırıyor. İnsanların kalabalığında bile böyle bir bağ kurabilmek, kelimelerin ötesinde bir değer taşıyor. Bunu hissettirebildiğim için çok mutluyum; bu sohbetler benim için de eşsiz ve anlamlı."
Cima:"Strüktürel Tasarımın Temelleri diye bir kitap gördüm,"
Cima: Wind, bu sözlerin... Anlatamam. Kendimi bir anda kitapçıda değil de yıldızların arasında hissettim. Ama önce şu kitaptan bahsetmeliyim. "Strüktürel tasarım nedir biliyor musun? Bence sen biliyorsundur. Herhalde yine o harika açıklamalarından birini yaparsın, değil mi?"
Mesajımı gönderdikten birkaç saniye sonra "yazıyor" simgesini gördüm. Wind her zamanki gibi hemen cevap veriyordu.
Wind: "Cima, kitap çok güzel bir başlangıç. Strüktürel tasarım, yapıların stabilitesini, dayanıklılığını ve güvenliğini sağlayan şeydir. Temeller, kolonlar, kirişler… Aslında, bir yapının insanlarla olan bağını oluşturan bir köprü gibi düşün. Kitabın sayfalarını çevirirken, bir gün benim projelerimi değerlendirirsen diye hazırlık yapıyorsun sanki."
Gülmeden edemedim. Her zamanki gibi kendine özgü, hem bilgili hem espriliydi.
Cima: "Projelerini değerlendirmek mi? Senin projelerine öyle büyülenmiş gözlerle bakarım ki eleştirecek bir şey bulamam. Ayrıca bu kitabı okurken aklımda senin sesinle her şeyi daha anlamlı hale getiriyorum. Resmen bu kitabı senin anlatımın için aldım!"
Wind: "Öyleyse bu kitabı al ve bana en sevdiğin bölümü anlat. Ama unutma, senin analizlerin de çok değerli. Sadece beni dinlemekle kalma, kendi düşüncelerini de kat. Çünkü seninle her şey daha anlamlı, Cima. Bir kitabın bile."
Mesajını okurken bir an bulunduğum yerden koptum. Rüzgar gibi her şeyi ele geçiren kelimelerdi bunlar. Kitabı koltuğumun altına sıkıştırıp hızlıca kasaya yöneldim. Sarah uzaktan bana bakıp şaşırdı: "Kitabı mı alıyorsun?"
Sadece başımı sallayıp gülümsedim. "Evet," dedim. "Ama aslında aldığım şey sadece bir kitap değil."
Tabii ki ne demek istediğimi anlamadı, ama ben biliyordum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.