42. bölüm / 45
Shadow & Darkness42. Bölüm
Bölümler 45Şu an: 42. Bölüm
- 1 1. Bölüm782 kelime
- 2 2. Bölüm430 kelime
- 3 3. Bölüm388 kelime
- 4 4. Bölüm480 kelime
- 5 5. Bölüm249 kelime
- 6 6. Bölüm102 kelime
- 7 7. Bölüm1.133 kelime
- 8 8. Bölüm296 kelime
- 9 9. Bölüm295 kelime
- 10 10. Bölüm296 kelime
- 11 11. Bölüm999 kelime
- 12 12. Bölüm244 kelime
- 13 13. Bölüm246 kelime
- 14 14. Bölüm ~eski mesajlaşma~474 kelime
- 15 15. Bölüm ~eski mesajlaşma ~504 kelime
- 16 16. Bölüm ~eski mesajlaşma ~341 kelime
- 17 17. Bölüm ~eski mesajlaşma ~241 kelime
- 18 18. Bölüm ~eski mesajlaşma ~374 kelime
- 19 19. Bölüm ~eski mesajlaşma ~232 kelime
- 20 20. Bölüm ~eski mesajlaşma ~144 kelime
- 21 21. Bölüm ~eski mesajlaşma ~486 kelime
- 22 22. Bölüm ~eski mesajlaşma ~435 kelime
- 23 23. Bölüm ~eski mesajlaşma ~400 kelime
- 24 24. Bölüm285 kelime
- 25 25. Bölüm211 kelime
- 26 26. Bölüm452 kelime
- 27 27. Bölüm280 kelime
- 28 28. Bölüm232 kelime
- 29 29. Bölüm197 kelime
- 30 30. Bölüm255 kelime
- 31 31. Bölüm288 kelime
- 32 32. Bölüm314 kelime
- 33 33. Bölüm ~mesajlaşma ~1.804 kelime
- 34 34. Bölüm940 kelime
- 35 35. Bölüm ~mesajlaşma ~522 kelime
- 36 36. Bölüm682 kelime
- 37 37. Bölüm658 kelime
- 38 38. Bölüm1.163 kelime
- 39 39. Bölüm657 kelime
- 40 40. Bölüm1.156 kelime
- 41 41. Bölüm802 kelime
- 42 42. Bölüm729 kelime · Okuduğun bölüm
- 43 43. Bölüm ~mesajlaşma ~253 kelime
- 44 44. Bölüm884 kelime
- 45 45. Bölüm ~mesajlaşma ~373 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Alışveriş merkezinde geçirdiğimiz uzun vakitten sonra, nihayet dışarı adım attık. Sarah ile kitapçıda takılı kalmıştık, diğerleri mağazadan mağazaya geçip duruyorlardı. Kitaplar arasında kaybolmuşken zaman nasıl geçmişti, anlamamışım bile. Konuştuğumuz kitaplardan, uydurduğumuz hikayelere kadar her şey çok doğal, içtendi
Dışarı çıkarken, biraz dalgındım, kafamda onlarca düşünce vardı. Kitapların, Sarah’nın söylediklerinin, hatta Wind’le yaptığım sohbetlerin yankıları… Ama birden, kafamı kaldırdım ve karşımda Daniel ve Liam’ı gördüm. Sinema için film seçiyorlarmış. Gözlerinde bir heyecan, ellerinde afişler. Bizi görünce gülümsediler ve hemen yanlarına gelmemiş için işaret yaptılar (çağırdılar).
“Hey! Nihayet! Yardım edin, sinemaya gitmek üzereyiz, ama film konusunda hâlâ kararsızız!” dedi Liam, ellerindeki afişleri bana doğru uzatarak.
Gülümsedim, biraz düşünerek yanıtladım. “Hangi filmi seçmeyi planlıyordunuz?”
Bunlar, genellikle çok hızlı kararlar veren tipler gibi geliyordu bana ama bu sefer bir karar verememişlerdi. Sinema afişlerinin arasında kararsız bir şekilde kalakalmışlardı. Daniel ve Liam’ın suratlarında bir kafa karışıklığı vardı. “İşte tam da bu mesele! Aksiyon mu, romantik komedi mi?” dedi Daniel, gülerek.
Gözlerimi afişlere dikip düşündüm. Aksiyon filmleri her zaman heyecan vericiydi, adrenalin dolu… Ama romantik komedilerin de içindeki o eğlenceli, samimi havayı çok seviyordum. Biraz daha sakin, daha rahatlatıcı. Sarah’nın gülümsediğini fark ettim.
“Bence romantik komedi, bu grup için mükemmel seçim olur. Hani bazen sadece gülmek istersin, değil mi?” dedi Sarah.
Başımı sallayarak onunla hemfikir oldum. “Evet, evet... Özellikle uzun bir hafta sonunun ardından, bazen sadece dinlenmek ve gülmek gerek,” dedim.
Sonunda bir karar verdik
Sinema biletlerimizi aldık ve Mary ile Amy de bize katıldılar. Hep birlikte salona girdik, karşımıza büyük ekran geldiğinde herkesin gözlerinde heyecan vardı. Film, gerçekten de beklediğimiz gibi hafif, eğlenceliydi. Bütün bu gürültü ve karmaşanın arasında, bazen yalnızca gülmek istediğimi fark ettim. Sarah'nın yanında rahatlamıştım, ama aynı zamanda diğer arkadaşlarla birlikte olmak da harikaydı. Tüm gece boyunca sohbet ettik, şakalaştık, filmi izlerken bazen espriler yapıp gülüşmelerle salondan yankılar yükseldi. Ama en sonunda film bitmişti. Saatin nasıl geçtiğini anlamadım bile.
Sinemadan çıktıktan sonra, herkesin kendi yoluna gitme vakti gelmişti. Daniel ve Liam, bir yere doğru kaybolurken, Mary Sarah Amy ile kısa bir sohbet ettik. Gülerek, “Bir dahaki sefere mutlaka daha uzun süre vakit geçirelim,” dedi Mary. Kabul ettik Ve bana güzel gün geçirip geçiremedigimi sorunca minnettar bir şekilde tebessüm ettim. Sonunda ayrıldık
Eve döndüğümde annemle birlikte akşam yemeğimizi yedik. Annem, sakin bir şekilde yemek yerken gözlerinde hala günün yorgunluğunun izlerini görüyordum. Yemek sonrası biraz konuştuk.
Yemekten sonra, masamın başına oturdum. Telefonumda birkaç mesajı kontrol ettim ve kitaplarımı karıştırdım. Derken gözüm, yazdığım kitaba takıldı. “Darkness” ve “Shadow” yazdığım bölümlerden birkaçını hatırladım. O hikaye… uzun zaman olmuş ona geri dönmeyeli. Ama şimdi, her şey bir anda canlanmıştı kafamda. Hikayenin devamını yazmak için bir istek uyandı içimde.
Kitaplarımı açıp ilk bölüme göz attım. Cümleler bir araya geldi, karakterler birbirini buldu. Fikirlerim hızla şekillenmeye başladı. Yazmaya başlamak için sabırsızdım. O an, çok sevdiğim o yazıya geri dönme arzusunu hissettim.
Hikayedeki shadow wind'di, darkness ise bendim. Ama wind bunu bilmiyordu hikayeyi yazıp wind'e hikayenin resmini gönderdim
Wind’e göndermiş olduğum Resimin altına küçük bir yazdı yazdım kelimelerimi dikkatlice seçtim.
Cima:“Umarım beğenirsin. Hikaye bende bir şeyler uyandırdı, belki senin de hoşuna gider. Yorumlarını merak ediyorum.” Sonra biraz tereddütle telefonumun ekranına baktım, Wind’in hangi noktaları seveceğini ve hangilerini eleştireceğini düşündüm.
Sonunda, mesajı gönderdim. Biraz heyecanlıydım. Wind’in, yazdıklarım hakkında ne düşüneceğini bilmek istiyordum ama aynı zamanda, kendi içimde bir yere de sahip olduğum bir gizemi paylaşıyordum.
Sonra shadow& darkness adlı playlistten şarkı açıp, kendimi yatağa attım geçen dakikaların ardından
Mesaj bildirimi gelince telefonumu aldım ve yatağa geri uzandım
Wind’in mesajı hızlıca geldi, sanki tam zamanında bekliyordum. Cevap verdiği an, biraz önceki kaygım kayboldu ve yerini merak aldı.
“Bu hikayeyi ilk okuduğumda, birkaç şey düşündüm. O zamanlar sana ulaşamamıştım, günlerce yazdıklarını okuyarak sana dair bir şeyler öğrenmeye çalışıyordum. 'Shadow' ve 'Darkness' arasındaki ilişki çok derin, çok daha önce yazdığın gibi bir his vardı. Ama bu yeni yazdığın kısımlar bana biraz farklı bir şeyler hissettirdi. O kadar güçlü bir gelişim var ki, sanki bir yolculuğa çıkmışsın ve her adımda farklı bir şey öğreniyorsun. Bu hikaye, sadece bir kurgu değil, sanki kişisel bir keşif gibi hissediyorum.
‘Shadow’ karakteri, bir anlamda senin de ruhsal yansıman gibi. Ama bu sefer daha fazla etkileşimde, daha fazla çatışmada. 'Darkness' ile olan o gerilim, dış dünyaya bir bakış açısı gibi. Şu an yazdığın her satırda, bana sadece bir hikaye değil, Dünyanın kapılarını aralıyorsun. Teşekkür etmeliyim Her şeyin bir anlamı var ve her detayın bir yeri.
Wind’in mesajı, önceki duygularımın ardında bıraktığı boşlukları doldurdu. Yine biraz daha derinleşmişti her şey.
Bölüm etkileşimi
