48. bölüm / 50
Sevdam46. Bölüm
Bölümler 50Şu an: 46. Bölüm
- 1 Sevdam-Tanıtım104 kelime
- 2 1. Bölüm1.105 kelime
- 3 2. Bölüm1.379 kelime
- 4 3. Bölüm925 kelime
- 5 4. Bölüm774 kelime
- 6 5. Bölüm1.337 kelime
- 7 6. Bölüm847 kelime
- 8 7. Bölüm1.033 kelime
- 9 8. Bölüm1.283 kelime
- 10 9. Bölüm751 kelime
- 11 10. Bölüm683 kelime
- 12 11. Bölüm895 kelime
- 13 12. Bölüm612 kelime
- 14 13. Bölüm1.843 kelime
- 15 14. Bölüm1.064 kelime
- 16 15. Bölüm1.113 kelime
- 17 16. Bölüm682 kelime
- 18 17. Bölüm900 kelime
- 19 18. Bölüm765 kelime
- 20 19. Bölüm594 kelime
- 21 20. Bölüm608 kelime
- 22 21. Bölüm979 kelime
- 23 22. Bölüm700 kelime
- 24 23. Bölüm1.293 kelime
- 25 24. Bölüm686 kelime
- 26 25. Bölüm612 kelime
- 27 26. Bölüm693 kelime
- 28 27. Bölüm670 kelime
- 29 28. Bölüm612 kelime
- 30 29. Bölüm671 kelime
- 31 30. Bölüm726 kelime
- 32 31. Bölüm876 kelime
- 33 32. Bölüm607 kelime
- 34 33. Bölüm629 kelime
- 35 34. Bölüm527 kelime
- 36 35. Bölüm651 kelime
- 37 36. Bölüm590 kelime
- 38 37. Bölüm739 kelime
- 39 38. Bölüm674 kelime
- 40 39. Bölüm596 kelime
- 41 40. Bölüm465 kelime
- 42 41. Bölüm563 kelime
- 43 42. Bölüm563 kelime
- 44 43. Bölüm558 kelime
- 45 43. Bölüm638 kelime
- 46 44. Bölüm547 kelime
- 47 45. Bölüm502 kelime
- 48 46. Bölüm377 kelime · Okuduğun bölüm
- 49 47. Bölüm547 kelime
- 50 48. Bölüm510 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yaylanın üzerine çöken hafif sis, onları dış dünyadaki tüm kötülüklerden ayıran koruyucu bir perde gibiydi. İrem’in dudaklarından yayılan o sıcak, hesapsız yakınlık Asaf’ın zihnindeki bütün acıları, göğsündeki o derin yarayı tek bir saniyede unutturdu. Karadeniz’in en hırçın fırtınası, iki ruhun bu sessiz ve korkusuz kavuşmasıyla nihayet dindi.
İrem geri çekildiğinde gözlerinde ne bir tereddüt ne de en ufak bir gölge vardı. Yüzü hafifçe kızarmış ama bakışları bir dağ pınarı kadar berraktı. Ellerini Asaf’ın göğsünden çekmedi; parmaklarını adamın ceketinin yakasına sabitleyip gülümsedi.
"Eve dönmeyelim hemen..." dedi İrem, sesi rüzgârın fısıltısına karışarak. "Biraz daha kalalım burada. Gökyüzünü, seni, bu kokuyu içime çekmek istiyorum."
Asaf, kızın elini tutup avucunun içini öptü. Bu kez İrem irkilmedi; aksine gözlerini kapatıp Asaf’ın dudaklarının sıcaklığını hissetti.
"Sen nereye istersen dağ çiçeğim," dedi Asaf, sesi kahrın ve hüznün yerini alan katıksız bir huzurla ağırlaşarak. "Bundan sonra senin adımların nereye giderse, benim yolum orasıdır."
---
Güneş tamamen çekilip yerini Maçka dağlarının üzerindeki lacivert bir gökyüzüne ve binlerce yıldıza bıraktığında eve döndüler. İrem, kapıdan içeri adım attığında aylardır üzerine çöken o kasvetli havanın yok olduğunu hissetti. Bu ev artık bir hapishane ya da sığınak değil, ikisine ait sıcak bir yuvaydı.
Salona geçtiklerinde Asaf her zamanki gibi kapının yanındaki ahşap sandalyeye doğru hamle yapacak oldu. Ama İrem onu kolundan tutarak durdurdu.
"Orada nöbet tutmak yok artık," dedi İrem, gözlerinin içine bakarak. "O sandalye devri kapandı Asaf Bulut."
Asaf şaşkınlıkla durakladı. "Gülüm..."
İrem, Asaf’ın elinden tuttu ve onu salondaki geniş koltuğa doğru yönlendirdi. Asaf’ı koltuğa oturttuktan sonra kendisi de yanına, aralarında hiçbir mesafe bırakmadan yerleşti. Başını Asaf’ın geniş omzuna yasladı, elini adamın elinin üzerine koydu.
"Nöbet tutacak bir korku kalmadı," dedi İrem, nefesi Asaf’ın boynuna değerken. "Biz artık yaralarımızı tek başımıza değil, yan yana saracağız."
Asaf kolunu yavaşça ve sonsuz bir hürmetle İrem’in omzuna doladı. Onu göğsüne doğru çekti. İrem, adamın kalbinin ritmik, güçlü ve ritmik atışlarını dinlerken gözlerini kapattı. Zihnindeki o karanlık mahzenlerin kapıları bir daha açılmamak üzere kapanmıştı.
"Ben seni bu dünyada hiçbir şeye değişmem dağ çiçeğim," dedi Asaf, kızın saçlarının arasına bir öpücük kondurarak. "Sen benim mucizemsin."
O gece Maçka’daki o küçük evde, dışarıda esen rüzgâra rağmen iki insan ilk kez yan yana, tek bir kâbus görmeden ve birbirlerinin varlığına sığınarak derin, huzurlu bir uykuya daldı. Acı geride kalmış, sevginin ve sabrın zaferi Maçka dağlarında mühürlenmişti.
Bölüm etkileşimi
