17. bölüm / 48
Sevdam16. Bölüm
Bölümler 48Şu an: 16. Bölüm
- 1 Sevdam-Tanıtım104 kelime
- 2 1. Bölüm1.105 kelime
- 3 2. Bölüm1.379 kelime
- 4 3. Bölüm925 kelime
- 5 4. Bölüm774 kelime
- 6 5. Bölüm1.337 kelime
- 7 6. Bölüm847 kelime
- 8 7. Bölüm1.033 kelime
- 9 8. Bölüm1.283 kelime
- 10 9. Bölüm751 kelime
- 11 10. Bölüm683 kelime
- 12 11. Bölüm895 kelime
- 13 12. Bölüm612 kelime
- 14 13. Bölüm1.843 kelime
- 15 14. Bölüm1.064 kelime
- 16 15. Bölüm1.113 kelime
- 17 16. Bölüm682 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 17. Bölüm900 kelime
- 19 18. Bölüm765 kelime
- 20 19. Bölüm594 kelime
- 21 20. Bölüm608 kelime
- 22 21. Bölüm979 kelime
- 23 22. Bölüm700 kelime
- 24 23. Bölüm1.293 kelime
- 25 24. Bölüm686 kelime
- 26 25. Bölüm612 kelime
- 27 26. Bölüm693 kelime
- 28 27. Bölüm670 kelime
- 29 28. Bölüm612 kelime
- 30 29. Bölüm671 kelime
- 31 30. Bölüm726 kelime
- 32 31. Bölüm876 kelime
- 33 32. Bölüm607 kelime
- 34 33. Bölüm629 kelime
- 35 34. Bölüm527 kelime
- 36 35. Bölüm651 kelime
- 37 36. Bölüm590 kelime
- 38 37. Bölüm739 kelime
- 39 38. Bölüm674 kelime
- 40 39. Bölüm596 kelime
- 41 40. Bölüm465 kelime
- 42 41. Bölüm563 kelime
- 43 43. Bölüm563 kelime
- 44 42. Bölüm558 kelime
- 45 43. Bölüm638 kelime
- 46 44. Bölüm547 kelime
- 47 45. Bölüm502 kelime
- 48 46. Bölüm377 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Bulut Konağı’nda hummalı bir çalışma başlamıştı. Aynur Hanım mutfakta kazanları kaynatıyor, Memet Bey verandada bastonuna dayanmış bir sağa bir sola yürüyerek ahşap merdivenlerin gıcırtısını dinliyordu. Ancak konağın asıl gündemi, dün geceden beri İrem’in kapısının önünde adeta nöbet tutan devasa cüssettli Asaf’tı.
Asaf, gözünü kırpmadan geçirdiği gecenin ardından sabahın köründe İrem’in odasına dalmış, kızın üzerini örtmüş, komodindeki suyun soğuduğuna karar verip üç kez sürahiyi tazeletmişti.
İrem, sabah gözlerini açtığında yatağın hemen yanındaki sandalyede, kolları göğsünde bağlı ve gözlerini bir an bile kırpmadan kendisine bakan Asaf’la karşılaştı.
"Günaydın başhemşire..." dedi İrem, uykulu ve muzip bir sesle. "Gece devriyesi nasıl geçti? Asayiş berkemal mi?"
Asaf kaşlarını çatıp ciddi bir tavırla ayağa kalktı. "Gülme doktor hanım. Gece iki kere üstünü açtın, poyraz vuruyor o pencereden. Ayrıca saat sekiz oldu, kahvaltı vaktin geldi. Rengin de hâlâ biraz soluk."
İrem gözlerini devirerek yatakta doğruldu. "Asaf, abartma canım. Çok iyiyim ben, sırtım da hiç ağrımıyor artık. Bırak da bir nefes alayım."
Tam o sırada odanın kapısı tık tık vuruldu ve içeriye Ahsen ile Ömer daldı. Ahsen’in elinde gümüş bir tepsi, Ömer’in elinde ise kalın bir yün battaniye vardı. İkisi de içeri girer girmez dudaklarını ısırmış, bıyık altından sırıtıyorlardı.
"Ağabey..." dedi Ahsen, tebessümünü gizlemeye çalışarak. "Annem sordu da... İrem Abla’nın çorbasına Karabiber atalım mı atmayalım mı? Sen dün geceden beri bütün tarifleri denetliyorsun ya, bir onay alalım dedik."
Ömer ise elindeki battaniyeyi göstererek öne çıktı. "Valla ağabey, ben dışarıdan bir battaniye daha getirdim. Neden mi? Çünkü koridordan geçerken duyduk, İrem Abla’nın odasında 'hava akımı' varmış! Şehrin en sert kabadayısı rüzgârdan tırsar olmuş, kızı komaya sokacaksın sıcaklıktan!"
İrem kahkahayı basarken Asaf’ın yüzü anında sertleşti. Ömer’e doğru tehditkâr bir adım attı. "Ula Ömer! Kaşınma lan sabah sabah! Git işine gücüne bak, ne dikiliyorsun burada?"
"Ağabey valla billa ben değil, konağın hepsi konuşuyor!" dedi Ömer, abisinden bir adım gerileyip gülerek. "Koca Asaf Bulut’u gidin görün, İrem Abla’nın başında pamuk gibi olmuş! Şehre haber salalım da millet gelip görsün, Karadeniz’in fırtınası evde kedi olmuş!"
Ahsen abisinin bu halini fırsat bilip İrem’in yanına oturdu, tepsiyi komodine bıraktı. "İrem Abla, sen buna bakma. Gece saat üçte beni uyandırdı, 'Ahsen git bak bakalım İrem nefes alıyor mu' diye! Adama diyorum ki 'Ağabey kapının önünde duruyorsun zaten, git sen bak.' 'Yok' diyor, 'kız uyuyor, uyandırmayayım.' Çıldırmış bu valla!"
İrem, Ahsen ve Ömer’in bu anlattıklarına katıla katıla gülmeye başladı. Yanakları al al olmuştu. "Demek gece saat üçte nefesimi kontrol ettirdin ha Asaf? İnanılmaz birisin gerçekten!"
Asaf kulaklarına kadar kızardığını hissediyordu. Trabzon’da adını duyanın ayağı titrerdi ama kendi evinde kardeşlerine ve aşık olduğu kıza maskara olmuştu. Ellerini cebine sokup tavan kenarına baktı.
"Ula Ahsen, çok konuşma da çorbayı içir," dedi Asaf, konuyu değiştirmeye çalışarak. "Ömer, sen de kaybol gözümün önünden, yoksa seni o derenin soğuk suyuna basarım!"
"Tamam ağabey kızma ya!" dedi Ömer gülerek kapıya doğru gerilerken. "Biz İrem Abla’mızı koruyoruz sadece. Senden koruyoruz yani, kızı darlamaktan bitirdin!"
Ömer kapıyı kapatıp kaçarken Ahsen de kıkırdayarak çorba kasesini eline aldı. "Ağabey, sen çık istersen. Biz İrem Abla’mla kız kıza takılacağız biraz. Kızcağız senin o çatık kaşlarını görmekten helak oldu."
Asaf odanın ortasında öylece kaldı. İrem’e baktı, İrem ise ona muzipçe göz kediyordu.
"Duyduğun gibi Asaf Bey," dedi İrem. "Kız kıza sohbet edeceğiz. Ağalar odadan dışarı lütfen."
Asaf derin bir nefes verdi, başını sağa sola salladı. "İyi bakalım... Ben aşağıdayım. Bir şey olursa bağırma, Ahsen’e söyle o bana haber versin. Bak sakın ayağa kalkıp gezmeye çalışma!"
"Tamam başhemşire, emredersiniz!" dedi İrem elini alnına götürüp asker selamı vererek.
Asaf odadan çıkarken arkasından Ahsen ve İrem’in kahkahaları yükseliyordu. Koridora çıktığında Ömer’in merdiven başından ona sırıttığını gördü.
"Ne bakıyorsun ula?" dedi Asaf, kardeşine doğru yürüyerek.
"Hiç ağabey..." dedi Ömer, ellerini havaya kaldırıp geri çekilerek. "Gözlerindeki o sevdalı bakışları izliyorum sadece. Pembe dolap işi ne oldu bu arada? Yapı marketi arayayım mı senin için?"
Asaf Ömer’in ensesine hafifçe vurup gülümsedi. "Yürü ula aşağı, babam bekliyor!"
Aşağıda, konağın avlusunda Memet Bey ve Aynur Hanım duruyordu. Memet Bey oğlunun yüzündeki o değişimi, gözlerindeki o neşeyi görünce gururla gülümsedi. Karadeniz’in fırtınalı adamı, aradığı huzuru ve aşkı nihayet o narin doktor kızın gülüşünde bulmuştu. Konak, yıllar sonra ilk kez bu kadar neşeli, bu kadar cıvıl cıvıldı.
Bölüm etkileşimi
