22. bölüm / 84
SAKLI MAÇBÖLÜM 22
Bölümler 84Şu an: BÖLÜM 22
- 1 BÖLÜM 1358 kelime
- 2 BÖLÜM 2588 kelime
- 3 BÖLÜM 3570 kelime
- 4 BÖLÜM 4527 kelime
- 5 bölüm 5277 kelime
- 6 BÖLÜM 6418 kelime
- 7 BÖLÜM 7486 kelime
- 8 BÖLÜM 8453 kelime
- 9 BÖLÜM 9287 kelime
- 10 BÖLÜM 10397 kelime
- 11 BÖLÜM 11280 kelime
- 12 BÖLÜM 12380 kelime
- 13 BÖLÜM 13333 kelime
- 14 BÖLÜM 14333 kelime
- 15 BÖLÜM 15305 kelime
- 16 BÖLÜM 16384 kelime
- 17 BÖLÜM 17453 kelime
- 18 BÖLÜM 18452 kelime
- 19 BÖLÜM 19421 kelime
- 20 BÖLÜM 20563 kelime
- 21 BÖLÜM 21327 kelime
- 22 BÖLÜM 22416 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 BÖLÜM 23342 kelime
- 24 BÖLÜM 24405 kelime
- 25 25272 kelime
- 26 26377 kelime
- 27 27360 kelime
- 28 28388 kelime
- 29 29547 kelime
- 30 30467 kelime
- 31 31460 kelime
- 32 32359 kelime
- 33 33380 kelime
- 34 34604 kelime
- 35 35473 kelime
- 36 36438 kelime
- 37 37450 kelime
- 38 38399 kelime
- 39 39339 kelime
- 40 40497 kelime
- 41 41542 kelime
- 42 42431 kelime
- 43 43341 kelime
- 44 44320 kelime
- 45 45355 kelime
- 46 46376 kelime
- 47 47450 kelime
- 48 48384 kelime
- 49 49313 kelime
- 50 50315 kelime
- 51 51350 kelime
- 52 52281 kelime
- 53 53486 kelime
- 54 54509 kelime
- 55 55474 kelime
- 56 56395 kelime
- 57 57532 kelime
- 58 58475 kelime
- 59 59447 kelime
- 60 60394 kelime
- 61 61359 kelime
- 62 62350 kelime
- 63 63405 kelime
- 64 64428 kelime
- 65 65342 kelime
- 66 66393 kelime
- 67 67452 kelime
- 68 68484 kelime
- 69 69557 kelime
- 70 70451 kelime
- 71 71586 kelime
- 72 72658 kelime
- 73 73554 kelime
- 74 74540 kelime
- 75 75654 kelime
- 76 76633 kelime
- 77 77464 kelime
- 78 78809 kelime
- 79 79769 kelime
- 80 80914 kelime
- 81 81606 kelime
- 82 82609 kelime
- 83 83728 kelime
- 84 84 (FİNAL)714 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fayanslara çarpan suyun boğuk şırıltısı ve yoğunlaşan sıcak buhar, ikisinin etrafında dış dünyayı tamamen silen puslu bir perde oluşturmuştu.
Poyraz sırtını duvara yaslamadı, tek bir adım geri de atmadı. Islak sarı saçlarını eliyle geriye doğru tararken su damlaları kirpiklerinden süzülüyordu. Karşısında, aralarında sadece bir adımlık mesafeyle duran Pars’a baktı. Bu kez sahadaki o kaskatı öfke ya da koridorlardaki alaycı sırıtış yoktu yüzünde; sadece yorgun, savunmasız ve suyun altında daha da berraklaşan yeşil gözleri vardı.
Pars musluğu hafifçe kıstı. Su artık omuzlarından daha sakin, ince bir çizgi halinde dökülüyordu. Uzun, ıslak siyah saçları yüzünün bir kısmını örtse de koyu renk gözlerindeki o karanlık dinginlik net bir şekilde seçiliyordu. Bakışları Poyraz’ın ensesindeki kızarıklığa, oradan da boynunda suyla parıldayan gümüş kolyeye indi; fakat bu defa dişlerini sıkmadı, yumruklarını kavramadı.
"Canını çok yakıyor mu?"
Pars’ın sesi, buharın ve su sesinin arasında neredeyse boğulacak kadar alçak, fısıltıdan hallice çıktı. İlk defa ses tonunda zehir, tehdit ya da üstünlük kurma çabası yoktu. Sadece yalın, pürüzsüz bir soru vardı.
Poyraz bu beklenmedik sakinlik karşısında bir an afalladı. Savunma zırhını kuşanmaya, ters bir cevapla karşılık vermeye hazırdı ama Pars’ın gözlerindeki o savunmasız ciddiyet kelimelerini boğazına düğümledi. Elini kaldırıp ensesine hafifçe dokundu, parmak uçları sızlayan yaraya değdiğinde derin bir nefes verdi.
"Alışkınım," dedi Poyraz usulca. Sesi kavgadan uzak, duruydu. "Sahada olan sahada kalır sanıyordum. Ama senin derdin sadece futbol değil, değil mi Karaca?"
Pars başını hafifçe eğdi, soluk elmacık kemiklerinden süzülen bir su damlası çenesinde birikip yere düştü. Poyraz’ın gözlerinin en derin noktasına baktı. Aralarındaki o tek adımlık sınırı aşmadı, uzanıp ona dokunmadı; fakat o mesafeyi korumak ikisi için de fiziksel bir acı kadar ağırdı.
"Bilmiyorum," dedi Pars, ilk kez dürüst ve çıplak bir kabullenişle. Sesi göğsünden kopup gelen boğuk bir itiraf gibiydi. "Geçen seneki maç bittiğinde senden sadece nefret ediyordum. Basitti. Ama buraya geldiğimizden beri... kafamın içinde susmayan bir gürültü var."
Poyraz gözlerini kırpmadan onu dinledi. Pars’ın dudaklarından dökülen her kelime, kendi içinde bastırmaya çalıştığı o tanımsız fırtınanın birebir yansımasıydı. Su ikisinin arasından akıp giderken, aralarındaki sessizlik ilk defa bir tehdit değil, paylaşılan sessiz bir ateşkes oldu.
"Benim de," diye fısıldadı Poyraz. Bakışları bir anlığına Pars’ın soluk dudaklarına kaydı ama hemen ardından yeniden o karanlık gözlere döndü. "Nedenini çözemediğim bir şey var. Ve bu beni deli ediyor."
İkisi de aralarındaki o son santimi kapatmadı; dokunmadılar, birbirlerine doğru tek bir hamle bile yapmadılar. Fakat o buharlı duş alanında, ilk kez birbirlerinin gözlerinin içine nefretin sahte maskesi olmadan baktılar. Bu sakin yüzleşme, sahadaki en sert çarpışmadan çok daha derin bir yara gibi ikisinin de göğsüne kazındı.
Bölüm etkileşimi
