16. bölüm / 84
SAKLI MAÇBÖLÜM 16
Bölümler 84Şu an: BÖLÜM 16
- 1 BÖLÜM 1358 kelime
- 2 BÖLÜM 2588 kelime
- 3 BÖLÜM 3570 kelime
- 4 BÖLÜM 4527 kelime
- 5 bölüm 5277 kelime
- 6 BÖLÜM 6418 kelime
- 7 BÖLÜM 7486 kelime
- 8 BÖLÜM 8453 kelime
- 9 BÖLÜM 9287 kelime
- 10 BÖLÜM 10397 kelime
- 11 BÖLÜM 11280 kelime
- 12 BÖLÜM 12380 kelime
- 13 BÖLÜM 13333 kelime
- 14 BÖLÜM 14333 kelime
- 15 BÖLÜM 15305 kelime
- 16 BÖLÜM 16384 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 BÖLÜM 17453 kelime
- 18 BÖLÜM 18452 kelime
- 19 BÖLÜM 19421 kelime
- 20 BÖLÜM 20563 kelime
- 21 BÖLÜM 21327 kelime
- 22 BÖLÜM 22416 kelime
- 23 BÖLÜM 23342 kelime
- 24 BÖLÜM 24405 kelime
- 25 25272 kelime
- 26 26377 kelime
- 27 27360 kelime
- 28 28388 kelime
- 29 29547 kelime
- 30 30467 kelime
- 31 31460 kelime
- 32 32359 kelime
- 33 33380 kelime
- 34 34604 kelime
- 35 35473 kelime
- 36 36438 kelime
- 37 37450 kelime
- 38 38399 kelime
- 39 39339 kelime
- 40 40497 kelime
- 41 41542 kelime
- 42 42431 kelime
- 43 43341 kelime
- 44 44320 kelime
- 45 45355 kelime
- 46 46376 kelime
- 47 47450 kelime
- 48 48384 kelime
- 49 49313 kelime
- 50 50315 kelime
- 51 51350 kelime
- 52 52281 kelime
- 53 53486 kelime
- 54 54509 kelime
- 55 55474 kelime
- 56 56395 kelime
- 57 57532 kelime
- 58 58475 kelime
- 59 59447 kelime
- 60 60394 kelime
- 61 61359 kelime
- 62 62350 kelime
- 63 63405 kelime
- 64 64428 kelime
- 65 65342 kelime
- 66 66393 kelime
- 67 67452 kelime
- 68 68484 kelime
- 69 69557 kelime
- 70 70451 kelime
- 71 71586 kelime
- 72 72658 kelime
- 73 73554 kelime
- 74 74540 kelime
- 75 75654 kelime
- 76 76633 kelime
- 77 77464 kelime
- 78 78809 kelime
- 79 79769 kelime
- 80 80914 kelime
- 81 81606 kelime
- 82 82609 kelime
- 83 83728 kelime
- 84 84 (FİNAL)714 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Odanın içinde asılı kalan o yakıcı saniyeler, ikisinin de zihninde yankılanan bir uğultuya dönüştü. Ne olmuştu az önce? Birbirinin canına susamış iki rakipken, o kapı eşiğinde nefeslerinin birbirine karışması, Pars’ın parmaklarının Poyraz’ın boynuna değecek kadar yaklaşması neyin nesiydi? İkisi de bu soruların cevabını aramaktan dehşete düşmüş gibiydi; çünkü düşünmek, kontrolü tamamen kaybetmek anlamına geliyordu.
Afallamış hallerini üzerlerinden atmak için saniyelerle yarışmak zorundaydılar. Koç Demir’in tehdidi şaka kaldırmazdı.
Poyraz buz gibi suyun altına girip yüzüne defalarca çarptı; şakaklarındaki o zonklayan sıcaklığı başka türlü bastıramıyordu. Islak yüzünü hızla havluya silip banyodan çıktığında, gözlerini bilerek Pars’ın olduğu tarafa çevirmedi. Pars ise dolaptan siyah antrenman formasını ve omuzluklarını çekip almış, arkasını dönmüş bir halde hızla kramponlarını bağlıyordu; sırt kasları hâlâ bir yay gibi gergindi.
Odada tek bir kelime dahi konuşulmadı. Sadece krampon bağcıklarının hışırtısı, kaskların birbirine çarpan plastik sesi ve aceleyle çekilen fermuarların gürültüsü duyuldu. İkisi de göz göze gelmemek için insanüstü bir çaba harcıyordu. Kasklarını kollarının altına sıkıştırdıkları gibi kapıyı çekip koridora fırladılar.
Merdivenleri ikişer üçer inip tesisin kapısından dışarı çıktıklarında sabahın ayazı yüzlerine bir tokat gibi çarptı. Çakıllı yolda koşarak doğrudan ormanın eteğindeki geniş antrenman sahasına yöneldiler.
Saha çoktan hareketlenmişti. İki takımın oyuncuları ısınma hareketleri yapıyor, kramponlar çiğ kaplı çimlerde derin izler bırakıyordu. Kenarda ise amigo takımı pırıl pırıl üniformalarıyla sabah koreografisi için esneme hareketlerine başlamıştı. Selin kollarını esnetirken bir gözüyle patikadan gelenleri kolluyor, Derin ise elindeki müzik çaları ayarlarken kaşlarını çatmış sahaya giren ikiliyi izliyordu.
Poyraz ve Pars, nefes nefese ama adımlarını hiç bozmadan sahanın ortasında duran kalabalığa daldılar.
Koç Demir kronometresine bakıp başını kaldırdı. Bakışları aynı anda sahaya adım atan iki kaptanın üzerinde durdu; ikisinin de saçları hâlâ hafif nemliydi, göğüsleri hızlı adımların ve az önceki o odada kalan fırtınanın etkisiyle inip kalkıyordu.
"Tam vaktinde," dedi Koç Demir, sesi bir kış rüzgârı gibi soğuktu. Düdüğünü ağzına götürüp tiz bir sesle çaldı; tüm saha anında put gibi kesildi.
"Kasklarınızı takın. Bugün hücum ve savunmayı birbirine kırdıracağım. Sahada dostluk, takım ayrımı yok. Kim ayakta kalırsa sezonu o açar!"
Poyraz kaskını başına geçirip çene kayışını sert bir "tık" sesiyle kilitledi. Kafes demirlerinin ardından doğrudan karşı hizasında duran Pars’a baktı. Pars da kaskını takmış, koyu renk gözlerini demir parmaklıkların ardından doğrudan Poyraz’a dikmişti.
Az önce banyo önünde birbirlerinin dudaklarına değecek kadar yaklaşan o iki beden, şimdi iki ölümcül zırhın içinde, sahada birbirini yok etmek için karşı karşıya duruyordu.
Bölüm etkileşimi
