61. bölüm / 84
SAKLI MAÇ61
Bölümler 84Şu an: 61
- 1 BÖLÜM 1358 kelime
- 2 BÖLÜM 2588 kelime
- 3 BÖLÜM 3570 kelime
- 4 BÖLÜM 4527 kelime
- 5 bölüm 5277 kelime
- 6 BÖLÜM 6418 kelime
- 7 BÖLÜM 7486 kelime
- 8 BÖLÜM 8453 kelime
- 9 BÖLÜM 9287 kelime
- 10 BÖLÜM 10397 kelime
- 11 BÖLÜM 11280 kelime
- 12 BÖLÜM 12380 kelime
- 13 BÖLÜM 13333 kelime
- 14 BÖLÜM 14333 kelime
- 15 BÖLÜM 15305 kelime
- 16 BÖLÜM 16384 kelime
- 17 BÖLÜM 17453 kelime
- 18 BÖLÜM 18452 kelime
- 19 BÖLÜM 19421 kelime
- 20 BÖLÜM 20563 kelime
- 21 BÖLÜM 21327 kelime
- 22 BÖLÜM 22416 kelime
- 23 BÖLÜM 23342 kelime
- 24 BÖLÜM 24405 kelime
- 25 25272 kelime
- 26 26377 kelime
- 27 27360 kelime
- 28 28388 kelime
- 29 29547 kelime
- 30 30467 kelime
- 31 31460 kelime
- 32 32359 kelime
- 33 33380 kelime
- 34 34604 kelime
- 35 35473 kelime
- 36 36438 kelime
- 37 37450 kelime
- 38 38399 kelime
- 39 39339 kelime
- 40 40497 kelime
- 41 41542 kelime
- 42 42431 kelime
- 43 43341 kelime
- 44 44320 kelime
- 45 45355 kelime
- 46 46376 kelime
- 47 47450 kelime
- 48 48384 kelime
- 49 49313 kelime
- 50 50315 kelime
- 51 51350 kelime
- 52 52281 kelime
- 53 53486 kelime
- 54 54509 kelime
- 55 55474 kelime
- 56 56395 kelime
- 57 57532 kelime
- 58 58475 kelime
- 59 59447 kelime
- 60 60394 kelime
- 61 61359 kelime · Okuduğun bölüm
- 62 62350 kelime
- 63 63405 kelime
- 64 64428 kelime
- 65 65342 kelime
- 66 66393 kelime
- 67 67452 kelime
- 68 68484 kelime
- 69 69557 kelime
- 70 70451 kelime
- 71 71586 kelime
- 72 72658 kelime
- 73 73554 kelime
- 74 74540 kelime
- 75 75654 kelime
- 76 76633 kelime
- 77 77464 kelime
- 78 78809 kelime
- 79 79769 kelime
- 80 80914 kelime
- 81 81606 kelime
- 82 82609 kelime
- 83 83728 kelime
- 84 84 (FİNAL)714 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Şarkının basları gölün üzerinde yankılanıp son vuruşlarını yaparken, Poyraz hareketlerini ağırlaştırarak kollarını yavaşça iki yana indirdi. Sarı saçları alnına hafifçe yapışmıştı; göğsü ritmik bir şekilde inip kalkarken, alevlerin üzerinden Pars’a son, öldürücü bir bakış fırlattı. Dudaklarının kenarındaki o doyumsuz, kışkırtıcı sırıtış hâlâ yerli yerindeydi.
Pars’ın çenesindeki kaslar seğirdi, gözleri kısılmıştı; o cehennem bakışlarıyla Poyraz’ı oracıkta yutacak gibi bakıyordu. Selin’in kolundaki baskısını nihayet savurmak üzereydi ki, kalabalığın ortasından gelen gürültülü bir ses kampın bütün dikkatini dağıttı.
"Millet! Böyle sadece dikilip kütük gibi sallanacak mıyız?"
Takımın forvetlerinden Eren, elindeki boş maden suyu şişesini havaya kaldırıp ateşin etrafında salladı. Yüzünde geniş, muzip bir sırıtış vardı. "Madem koç bize geceyi hediye etti, madem yarın sabah ceza koşusu yok... Oturun bakalım kütüklerin üstüne! Ateş başında klasik bir 'Doğruluk mu Cesaret mi' dönmeden bu gece bitmez!"
Ekibin içinden anında ıslıklar, tezahüratlar ve onaylayan gürültülü kahkahalar koptu. Kampın o monoton, askeri disiplininden sonra herkes sınırları zorlayacak bir dedikoduya, biraz eğlenceye açtı.
"Varım!" diye bağırdı savunmadan birkaç kişi, ateşe yakın dizilmiş ahşap kütüklere çökerek.
Selin bir anda heyecanla Pars’ın kolunu daha sıkı kavradı. "Hadi Pars, oturalım! Kesin çok eğlenceli olacak," dedi, gözlerinde şimdiden kurguladığı soruların ışıltısıyla.
Pars gözlerini bir saniye bile Poyraz’dan ayırmadan ağır ağır kütüklerin olduğu tarafa doğru yürüdü. Ateşin etrafında yarım daire şeklinde geniş bir çember oluşmuştu. Selin hızla Pars’ı kütüğün birine çekti; Pars otururken kollarını dizlerine dayadı, karanlık bakışlarını hemen karşısındaki boşluğa dikti.
Poyraz ise hiç acele etmeden, Derin ve Barış’la birlikte çemberin tam karşı tarafına geçti. Pars’ın tam görüş hizasındaki kütüğe, siyah gömleğinin eteklerini savurarak rahat bir tavırla oturdu. Bacak bacak üstüne attı; yüzündeki o serseri, meydan okuyan ifade "Hodri meydan" der gibi parlıyordu.
Eren çemberin ortasına, ateşin hemen yanındaki düz tahta parçasına boş şişeyi yerleştirdi.
"Kurallar basit," dedi Eren, gözlerini çemberdekilerin üzerinde gezdirerek. "Soruya cevap vermeyen ya da cesareti yapmayan göle atlar, bu soğukta donar. Mızıkçılık yok!"
Şişe tahtanın üzerinde hızla dönmeye başladığında, ateşin çıtırtısına karışan derin bir sessizlik çöktü.
Alevlerin gölgeleri yüzlerde dans ediyor, gecenin ayazı tatlı, tehlikeli bir gerilimle ısınıyordu. Poyraz’ın gözleri dönen cam şişede değil, Pars’ın gözlerinin en derinindeydi; Pars ise şişenin ucunun nereyi göstereceğini zerre umursamıyor, aklında sadece bu oyunun sonunda Poyraz’a ödeteceği o cüretkâr dansın hesabını yapıyordu.
Bölüm etkileşimi
