27. bölüm / 84
SAKLI MAÇ27
Bölümler 84Şu an: 27
- 1 BÖLÜM 1358 kelime
- 2 BÖLÜM 2588 kelime
- 3 BÖLÜM 3570 kelime
- 4 BÖLÜM 4527 kelime
- 5 bölüm 5277 kelime
- 6 BÖLÜM 6418 kelime
- 7 BÖLÜM 7486 kelime
- 8 BÖLÜM 8453 kelime
- 9 BÖLÜM 9287 kelime
- 10 BÖLÜM 10397 kelime
- 11 BÖLÜM 11280 kelime
- 12 BÖLÜM 12380 kelime
- 13 BÖLÜM 13333 kelime
- 14 BÖLÜM 14333 kelime
- 15 BÖLÜM 15305 kelime
- 16 BÖLÜM 16384 kelime
- 17 BÖLÜM 17453 kelime
- 18 BÖLÜM 18452 kelime
- 19 BÖLÜM 19421 kelime
- 20 BÖLÜM 20563 kelime
- 21 BÖLÜM 21327 kelime
- 22 BÖLÜM 22416 kelime
- 23 BÖLÜM 23342 kelime
- 24 BÖLÜM 24405 kelime
- 25 25272 kelime
- 26 26377 kelime
- 27 27360 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 28388 kelime
- 29 29547 kelime
- 30 30467 kelime
- 31 31460 kelime
- 32 32359 kelime
- 33 33380 kelime
- 34 34604 kelime
- 35 35473 kelime
- 36 36438 kelime
- 37 37450 kelime
- 38 38399 kelime
- 39 39339 kelime
- 40 40497 kelime
- 41 41542 kelime
- 42 42431 kelime
- 43 43341 kelime
- 44 44320 kelime
- 45 45355 kelime
- 46 46376 kelime
- 47 47450 kelime
- 48 48384 kelime
- 49 49313 kelime
- 50 50315 kelime
- 51 51350 kelime
- 52 52281 kelime
- 53 53486 kelime
- 54 54509 kelime
- 55 55474 kelime
- 56 56395 kelime
- 57 57532 kelime
- 58 58475 kelime
- 59 59447 kelime
- 60 60394 kelime
- 61 61359 kelime
- 62 62350 kelime
- 63 63405 kelime
- 64 64428 kelime
- 65 65342 kelime
- 66 66393 kelime
- 67 67452 kelime
- 68 68484 kelime
- 69 69557 kelime
- 70 70451 kelime
- 71 71586 kelime
- 72 72658 kelime
- 73 73554 kelime
- 74 74540 kelime
- 75 75654 kelime
- 76 76633 kelime
- 77 77464 kelime
- 78 78809 kelime
- 79 79769 kelime
- 80 80914 kelime
- 81 81606 kelime
- 82 82609 kelime
- 83 83728 kelime
- 84 84 (FİNAL)714 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İskelenin tahtaları hafifçe gıcırdarken, gölden yükselen soğuk esinti Poyraz’ın boynunu yalayıp geçti. Kapüşonlusunun altından göğsüne değen gümüş kolyenin soğukluğu birdenbire tenini dağlayan bir kora dönüştü.
Poyraz bakışlarını gölün karanlık suyundan çekip Derin’e çevirdi. Yeşil gözlerinde hem savunmacı bir direnç hem de yıllardır üstü örtülmüş bir yaranın sızısı vardı. "O günleri neden açıyorsun şimdi Derin? Çocukça bir dönemdi, bitti gitti."
Derin başını iki yana salladı. Elini Poyraz’ın kolundan çekmedi; aksine, parmaklarını kumaşın üzerinden hafifçe sıkarak ona güven vermeye çalıştı.
"Bittiğini sanıyorsun çünkü üstünü örttün," dedi Derin, sesindeki her kelimeyi bir cerrah titizliğiyle seçerek. "O yaz her şey aniden kesildiğinde günlerce odaya kapandın, antrenmanlarda kendini sakatlayacak kadar kontrolsüzdün. Sana kim olduğunu hiç sormadım, üstüne gitmedim. Çünkü canının nasıl yandığını görüyordum."
Poyraz dudaklarını birbirine bastırdı. Çenesi kaskatı kesilmişti; elleri ceplerinin içinde yumruk olmuştu. Zihninin derinliklerine gömdüğü o yaz akşamları, parkta geçirilen gizli saatler, parmaklarının arasında gezdirdiği o soğuk zincir ve yüzünü hatırlamak istemediği o silüet bir bir canlanmaya çalışıyordu. Ama her şey hâlâ sislerin ardındaydı.
"Bunun konumuzla ne alakası var?" dedi Poyraz, ses tonundaki hafif titremeyi gizleyemeyerek. "Pars sadece nefret ettiğim bir rakip."
Derin gözlerini bir an bile Poyraz’ın yüzünden ayırmadı. Bir adım daha yaklaştı; aralarındaki mesafe kapandığında fısıltısı rüzgârın sesini bastırdı:
"Emin misin Poyraz? O dönem hayatında olan... sana o kolyeyi veren çocuğu gerçekten unuttun mu?"
Poyraz’ın gözbebekleri titredi. Elini refleks olarak göğsüne, kapüşonlusunun altındaki kolyeye götürmek istedi ama Derin’in bakışlarını görünce kolunu havada dondurdu.
"O çocuğun yüzünü, duruşunu çok iyi hatırlıyorum Poyraz," dedi Derin, gözlerindeki hüzün ve ciddiyetle. "Uzun, dalgalı siyah saçları vardı. Bembeyaz, soluk bir teni... Ve sana baktığında etraftaki herkesi yok sayan, insanı ürküten koyu renk gözleri vardı."
Derin bir an duraksadı, ardından bombayı Poyraz’ın zihnine usulca bıraktı:
"Pars’ı ilk gördüğüm andan beri kafamın içinde bir alarm çalıyor. Çünkü Poyraz... Pars sadece sana kafayı takmış bir rakip gibi bakmıyor. O çocuk, sanki yıllar önce hayatından sökülüp atılan o silüetin ta kendisi gibi."
Göl kenarındaki rüzgâr uğuldarken, Poyraz’ın kulaklarında Derin’in kelimeleri yankılanıp durdu. Şakaklarında dayanılmaz bir zonklama başladı; zihnindeki o sisli kutunun kapağı hafifçe aralanır gibi oldu ama o saniyede beliren şey bir hatıra değil, sabah banyonun önünde Pars’ın tenine değecek kadar yaklaşan nefesi ve dudaklarının kenarındaki o yakıcı tekinsizlikti.
Bölüm etkileşimi
