10. bölüm / 84
SAKLI MAÇBÖLÜM 10
Bölümler 84Şu an: BÖLÜM 10
- 1 BÖLÜM 1358 kelime
- 2 BÖLÜM 2588 kelime
- 3 BÖLÜM 3570 kelime
- 4 BÖLÜM 4527 kelime
- 5 bölüm 5277 kelime
- 6 BÖLÜM 6418 kelime
- 7 BÖLÜM 7486 kelime
- 8 BÖLÜM 8453 kelime
- 9 BÖLÜM 9287 kelime
- 10 BÖLÜM 10397 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 BÖLÜM 11280 kelime
- 12 BÖLÜM 12380 kelime
- 13 BÖLÜM 13333 kelime
- 14 BÖLÜM 14333 kelime
- 15 BÖLÜM 15305 kelime
- 16 BÖLÜM 16384 kelime
- 17 BÖLÜM 17453 kelime
- 18 BÖLÜM 18452 kelime
- 19 BÖLÜM 19421 kelime
- 20 BÖLÜM 20563 kelime
- 21 BÖLÜM 21327 kelime
- 22 BÖLÜM 22416 kelime
- 23 BÖLÜM 23342 kelime
- 24 BÖLÜM 24405 kelime
- 25 25272 kelime
- 26 26377 kelime
- 27 27360 kelime
- 28 28388 kelime
- 29 29547 kelime
- 30 30467 kelime
- 31 31460 kelime
- 32 32359 kelime
- 33 33380 kelime
- 34 34604 kelime
- 35 35473 kelime
- 36 36438 kelime
- 37 37450 kelime
- 38 38399 kelime
- 39 39339 kelime
- 40 40497 kelime
- 41 41542 kelime
- 42 42431 kelime
- 43 43341 kelime
- 44 44320 kelime
- 45 45355 kelime
- 46 46376 kelime
- 47 47450 kelime
- 48 48384 kelime
- 49 49313 kelime
- 50 50315 kelime
- 51 51350 kelime
- 52 52281 kelime
- 53 53486 kelime
- 54 54509 kelime
- 55 55474 kelime
- 56 56395 kelime
- 57 57532 kelime
- 58 58475 kelime
- 59 59447 kelime
- 60 60394 kelime
- 61 61359 kelime
- 62 62350 kelime
- 63 63405 kelime
- 64 64428 kelime
- 65 65342 kelime
- 66 66393 kelime
- 67 67452 kelime
- 68 68484 kelime
- 69 69557 kelime
- 70 70451 kelime
- 71 71586 kelime
- 72 72658 kelime
- 73 73554 kelime
- 74 74540 kelime
- 75 75654 kelime
- 76 76633 kelime
- 77 77464 kelime
- 78 78809 kelime
- 79 79769 kelime
- 80 80914 kelime
- 81 81606 kelime
- 82 82609 kelime
- 83 83728 kelime
- 84 84 (FİNAL)714 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Poyraz ve Barış, bahçedeki kalabalığı arkalarında bırakıp ikinci kata çıkan tahta merdivenleri ikişer ikişer tırmanmıştı. 204 numaralı odanın kapısı aralık bırakılmıştı; içeride akşam serinliği ve çam kokusu dolaşıyordu.
Barış, lise birden beri Poyraz’ın her anına şahit olan, onun tek bir nefes alışından ne hissettiğini anlayan en eski dostuydu. Odaya girer girmez kendini doğrudan Poyraz’ın yatağına sırtüstü attı, ellerini başının arkasında birleştirdi.
"Oğlum, bu yataklar tam cezaevi koğuşu gibi," dedi Barış sırıtırken. "Koç sizi buraya birbirinizi dövün diye bilerek kapattı, adım gibi eminim."
Poyraz üzerindeki siyah spor tişörtü tek bir hamlede başından sıyırıp çıkardı. Çıplak göğsü ve sırtındaki kaslar akşamın alacakaranlığında belirginleşirken, boynundaki gümüş zincire asılı duran eski, küçük kolye ucu tenine çarptı. Çocukluğundan beri boynundan hiç çıkarmadığı, kimseye anlatmadığı o kolyeydi bu; geçmişten kalan en sessiz iz.
Barış yattığı yerden doğrulup yastığı kaptığı gibi Poyraz’ın çıplak omzuna fırlattı. "Bize hava atma sarı fırtına, kaslarını yarın sahada göreceğiz. Karaca seni ilk pozisyonda biçtiğinde ağlayarak bana koşma sakın."
"Sen kime laf atıyorsun lan?"
Poyraz kahkahayı basarak yatağın üzerine atladı. Barış’ı yakalayıp boynuna sarıldı, onu yatağa bastırarak saçlarını karıştırmaya başladı. İkisi de çocukça bir inatla yatakta birbirini itip kakıyor, nefes nefese boğuşurken odanın taş duvarları Poyraz’ın nadiren duyulan o içten, gür kahkahasıyla çınlıyordu.
Tam o saniyede kapı sertçe açıldı.
Pars eşikte dikiliyordu.
Gözleri anında yatakta birbirine dolanmış iki bedene kilitlendi. Poyraz beline kadar çıplaktı; teni terden hafifçe parlıyor, boynundaki gümüş kolye göğsüne yaslanıyordu. Barış’ın kolları Poyraz’ın sırtına dolanmış, ikisi de yüzlerinde geniş bir sırıtışla donup kalmıştı.
Pars’ın yüzündeki bütün kaslar tek bir saniyede kaskatı kesildi. Elindeki oda anahtarını avucunun içinde öyle bir hırsla sıktı ki, metal neredeyse derisini yırtacaktı. Koyu renk gözleri, Poyraz’ın çıplak omuzlarında ve Barış’ın ona dokunan ellerinde gezindi. İçindeki o karanlık, tanımsız öfke anında zehirli bir kıskançlığa dönüşerek boğazına kadar tırmandı.
Odanın havası bir anda buz kesti. Poyraz’ın yüzündeki gülümseme yavaşça silindi. Pars’ın o kapkara, yakıcı ve hesap soran bakışları karşısında gayriihtiyari Barış’ın üzerinden çekilip yatağın kenarına oturdu.
Tam o anda arkadan topuk sesleri duyuldu. Selin, kapı aralığında belirdi; gözleri telaşlıydı.
"Pars! Bahçeden öyle aniden çekip gidince merak ettim, konuşmamız..."
Selin cümlesini tamamlayamadı. Odaya baktığında gördüğü manzara karşısında bir an duraksadı: Yatakta toparlanmaya çalışan üstü çıplak Poyraz, hemen yanında doğrulan Barış ve kapıda sırtı yay gibi gerilmiş, gözlerinden alevler saçan Pars.
Odanın içindeki elektrik o kadar yoğundu ki, kapıda dikilen dört kişinin arasında ölümcül bir sessizlik hüküm sürdü. Kimse ne söyleyeceğini, bu tuhaf gerilimi nasıl adlandıracağını bilemiyordu.
Bölüm etkileşimi
