46. bölüm / 84
SAKLI MAÇ46
Bölümler 84Şu an: 46
- 1 BÖLÜM 1358 kelime
- 2 BÖLÜM 2588 kelime
- 3 BÖLÜM 3570 kelime
- 4 BÖLÜM 4527 kelime
- 5 bölüm 5277 kelime
- 6 BÖLÜM 6418 kelime
- 7 BÖLÜM 7486 kelime
- 8 BÖLÜM 8453 kelime
- 9 BÖLÜM 9287 kelime
- 10 BÖLÜM 10397 kelime
- 11 BÖLÜM 11280 kelime
- 12 BÖLÜM 12380 kelime
- 13 BÖLÜM 13333 kelime
- 14 BÖLÜM 14333 kelime
- 15 BÖLÜM 15305 kelime
- 16 BÖLÜM 16384 kelime
- 17 BÖLÜM 17453 kelime
- 18 BÖLÜM 18452 kelime
- 19 BÖLÜM 19421 kelime
- 20 BÖLÜM 20563 kelime
- 21 BÖLÜM 21327 kelime
- 22 BÖLÜM 22416 kelime
- 23 BÖLÜM 23342 kelime
- 24 BÖLÜM 24405 kelime
- 25 25272 kelime
- 26 26377 kelime
- 27 27360 kelime
- 28 28388 kelime
- 29 29547 kelime
- 30 30467 kelime
- 31 31460 kelime
- 32 32359 kelime
- 33 33380 kelime
- 34 34604 kelime
- 35 35473 kelime
- 36 36438 kelime
- 37 37450 kelime
- 38 38399 kelime
- 39 39339 kelime
- 40 40497 kelime
- 41 41542 kelime
- 42 42431 kelime
- 43 43341 kelime
- 44 44320 kelime
- 45 45355 kelime
- 46 46376 kelime · Okuduğun bölüm
- 47 47450 kelime
- 48 48384 kelime
- 49 49313 kelime
- 50 50315 kelime
- 51 51350 kelime
- 52 52281 kelime
- 53 53486 kelime
- 54 54509 kelime
- 55 55474 kelime
- 56 56395 kelime
- 57 57532 kelime
- 58 58475 kelime
- 59 59447 kelime
- 60 60394 kelime
- 61 61359 kelime
- 62 62350 kelime
- 63 63405 kelime
- 64 64428 kelime
- 65 65342 kelime
- 66 66393 kelime
- 67 67452 kelime
- 68 68484 kelime
- 69 69557 kelime
- 70 70451 kelime
- 71 71586 kelime
- 72 72658 kelime
- 73 73554 kelime
- 74 74540 kelime
- 75 75654 kelime
- 76 76633 kelime
- 77 77464 kelime
- 78 78809 kelime
- 79 79769 kelime
- 80 80914 kelime
- 81 81606 kelime
- 82 82609 kelime
- 83 83728 kelime
- 84 84 (FİNAL)714 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Koç Demir düdüğünü acımasızca çaldığında, sahanın ortasında ikiye ayrılan takım hızla yerini aldı. Demir’in elindeki siyah yelekleri ikisine birden fırlatıp "Bugün aynı taraftasınız, bakalım birbirinizi yemeden top çevirebiliyor musunuz!" diye gürlemesiyle başlayan maç, ilk dakikadan itibaren başka bir boyuta evrildi.
Sahadaki hava daha önce hiç olmadığı kadar elektriklendi.
Poyraz, sahanın sol kanadında sarı saçları rüzgârda uçuşarak hızla depar attı. Karşısına çıkan iki savunma oyuncusunu çevik bir bilek hareketiyle ekarte ettiğinde, kafasını kaldırıp pas atacağı yeri aramasına bile gerek kalmadı. Zihninin bir köşesi, Pars’ın tam olarak nerede bittiğini ve ne zaman boşa çıkacağını sanki ezbere biliyordu.
Topu ayağının dışıyla ceza sahasının boşluğuna kesti.
Pars, rakip stoperin arkasından bir gölge gibi fırladı. Top daha yere inmeden göğsüyle yumuşatıp önüne aldı; hareket öyle akıcı, öyle zarifti ki sahadaki herkes bir saniye duraksadı. Pars kaleye vurmak yerine topu topuğuyla geriye, tam ceza sahası yayına doğru yuvarladı.
Arkadan fırtına gibi gelen Poyraz, topun gelişine öyle sert ve kusursuz bir plase bıraktı ki, meşin yuvarlak 90 diye tabir edilen köşeye bir kurşun gibi saplandı. Fileler havalandı.
Saha kenarındaki Koç Demir’in ağzındaki düdük neredeyse yere düşecekti. Barış ve yedek kulübesindeki oyuncular birbirlerine bakıp ıslık çaldılar; kimse iki gün öncesine kadar sahada birbirinin boğazına sarılan o iki inatçı çocuğun şimdi tek bir kelime etmeden böylesine telepatik bir uyum yakalamasını beklemiyordu.
Poyraz attığı golün sevinciyle geriye doğru dönerken Pars adımlarını ona doğru attı. Yüzünde artık o buz gibi, tekinsiz ifadeden eser yoktu. İkisi orta sahada karşı karşıya geldiğinde, Pars elini kaldırıp Poyraz’ın avucuna sert bir beşlik çaktı; ardından elini geri çekmek yerine parmaklarını Poyraz’ın ensesine dolayarak onu kendine doğru çekti.
Nefes nefese, alınları neredeyse birbirine değecek kadar yaklaştılar.
"Fena değildi Aksoy," dedi Pars, sesi sadece ikisinin duyabileceği kadar alçak ama Poyraz’ın göğsünü titretecek kadar yoğundu. Gözleri Poyraz’ın terden parlayan şakaklarına, oradan da boynundaki kolyenin kapüşonlunun altından taşan ışıltısına kaydı. "Hâlâ benden biraz yavaşsın ama idare edersin."
Poyraz’ın yeşil gözlerinde hınzır bir kıvılcım parladı. Pars’ın göğsüne hafifçe vurup geri çekilirken sırıttı: "Pasın o kadar kötüydü ki topu düzeltmek için ekstra çaba sarf ettim Karaca. Dua et sahadayım."
Saha kenarında su matarasına yaslanmış onları izleyen Derin, yüzündeki kocaman gülümsemeyle başını iki yana sallarken; amfi basamaklarında oturan Selin tırnaklarını avucunun içine batırmış, ikilinin arasındaki o gözle görülür, kimseye geçit vermeyen görünmez bağı kıskançlık ve şüphe dolu gözlerle izliyordu.
Bölüm etkileşimi
