30. bölüm / 84
SAKLI MAÇ30
Bölümler 84Şu an: 30
- 1 BÖLÜM 1358 kelime
- 2 BÖLÜM 2588 kelime
- 3 BÖLÜM 3570 kelime
- 4 BÖLÜM 4527 kelime
- 5 bölüm 5277 kelime
- 6 BÖLÜM 6418 kelime
- 7 BÖLÜM 7486 kelime
- 8 BÖLÜM 8453 kelime
- 9 BÖLÜM 9287 kelime
- 10 BÖLÜM 10397 kelime
- 11 BÖLÜM 11280 kelime
- 12 BÖLÜM 12380 kelime
- 13 BÖLÜM 13333 kelime
- 14 BÖLÜM 14333 kelime
- 15 BÖLÜM 15305 kelime
- 16 BÖLÜM 16384 kelime
- 17 BÖLÜM 17453 kelime
- 18 BÖLÜM 18452 kelime
- 19 BÖLÜM 19421 kelime
- 20 BÖLÜM 20563 kelime
- 21 BÖLÜM 21327 kelime
- 22 BÖLÜM 22416 kelime
- 23 BÖLÜM 23342 kelime
- 24 BÖLÜM 24405 kelime
- 25 25272 kelime
- 26 26377 kelime
- 27 27360 kelime
- 28 28388 kelime
- 29 29547 kelime
- 30 30467 kelime · Okuduğun bölüm
- 31 31460 kelime
- 32 32359 kelime
- 33 33380 kelime
- 34 34604 kelime
- 35 35473 kelime
- 36 36438 kelime
- 37 37450 kelime
- 38 38399 kelime
- 39 39339 kelime
- 40 40497 kelime
- 41 41542 kelime
- 42 42431 kelime
- 43 43341 kelime
- 44 44320 kelime
- 45 45355 kelime
- 46 46376 kelime
- 47 47450 kelime
- 48 48384 kelime
- 49 49313 kelime
- 50 50315 kelime
- 51 51350 kelime
- 52 52281 kelime
- 53 53486 kelime
- 54 54509 kelime
- 55 55474 kelime
- 56 56395 kelime
- 57 57532 kelime
- 58 58475 kelime
- 59 59447 kelime
- 60 60394 kelime
- 61 61359 kelime
- 62 62350 kelime
- 63 63405 kelime
- 64 64428 kelime
- 65 65342 kelime
- 66 66393 kelime
- 67 67452 kelime
- 68 68484 kelime
- 69 69557 kelime
- 70 70451 kelime
- 71 71586 kelime
- 72 72658 kelime
- 73 73554 kelime
- 74 74540 kelime
- 75 75654 kelime
- 76 76633 kelime
- 77 77464 kelime
- 78 78809 kelime
- 79 79769 kelime
- 80 80914 kelime
- 81 81606 kelime
- 82 82609 kelime
- 83 83728 kelime
- 84 84 (FİNAL)714 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İskelenin üstündeki hava, elektrik yüklü bir fırtına öncesi gibi çıtırdıyordu. Pars’ın dudaklarından dökülen o tehditkâr fısıltı ve Poyraz’ın ona bir milim bile geri adım atmadan diklenişi, sınırın aşılmak üzere olduğunun açık kanıtıydı.
Tam o saniyede Derin, ikisinin arasına adeta bir kalkan gibi girdi.
Sert adımlarla tam ortalarına dikilip ellerini iki yana açarak ikisini de geriye doğru itti. Yüzündeki o her zamanki sakin, anlayışlı ifadeden eser kalmamıştı; simsiyah gözleri alev saçıyordu. Önce Pars’ın soluk, kaskatı kesilmiş yüzüne, ardından Poyraz’ın hiddetle inip kalkan göğsüne baktı.
"Hani her şeyi halletmiştiniz?!" diye sertçe çıkıştı Derin. Sesi gölün sessizliğini bir tokat gibi yardı.
Selin bile Derin’in bu beklenmedik öfkesi karşısında irkilerek bir adım geriledi. Derin ise gözlerini iki kaptanın üzerinde gezdirmeye devam etti; her bir kelimesini ikisinin de kafasına kazımak istercesine vurguladı:
"Unutmayın; ya arayı düzeltirsiniz ya da kaptanlığı unutursunuz! Koçun bu sözlerini sakın aklınızdan çıkarmayın! Birbirinizi yemeyi bırakmazsanız ikinizi de aynı otobüsün bagajına tıkıp bu dağdan aşağı yuvarlayacak, hâlâ neyin derdindesiniz siz?!"
Pars çenesini kilitledi, koyu renk gözlerini Derin’in öfkeli bakışlarına dikti ama tek bir itirazda bulunmadı. Poyraz ise dudaklarını kemirerek yumruklarını sıktı.
Derin daha fazla konuşmalarına ya da o tekinsiz bakışların yeniden birbirine kilitlenmesine fırsat vermedi. Poyraz’ın buz kesmiş bileğini kavradığı gibi onu var gücüyle arkasından çekti. "Yürü Poyraz. Gidiyoruz."
Poyraz, Derin’in bu sert çekişine karşı koymadı. İskeleden inerken omzunun üzerinden Pars’a son bir kez baktı; Pars ise elleri ceplerinde, gölün ayazında tek başına bir heykel gibi dikilmiş, onların uzaklaşan adımlarını izliyordu. Selin’in onun koluna yeniden yapışma çabasını bile fark etmiyordu.
Derin, Poyraz’ı çam ağaçlarının arasındaki karanlık patikaya doğru sürükledi. Ana tesisin sarı fenerleri uzakta birer leke gibi kalana, etrafta çıt çıkmayana kadar durmadı.
Sonunda tesisin yanındaki eski amfinin taş basamaklarına geldiklerinde Poyraz’ın kolunu bıraktı ve hızla ona döndü. Göğsü öfkeden ve endişeden hızla inip kalkıyordu.
"Bu gece orada kalamazsın Poyraz," dedi Derin, sesi alçak ama kesin bir uyarı tonundaydı. "O odaya, 204’e dönmeyeceksin."
Poyraz derin bir nefes alıp elini ensesine götürdü, sızlayan yarayı hafifçe ovdu. "Derin, saçmalama. Nerede kalacağım başka? Koç kontrol ediyor odaları. Eğer odamda olmazsam Demir bizi—"
"Bana bak!" Derin bir adım atıp Poyraz’ın kapüşonlusunun yakasını iki eliyle kavradı, yüzünü onun yüzüne yaklaştırdı. "Gözlerindeki o ifadeyi görmüyor musun? İkinizin de aklı başında değil! Sen geçmişin şokundasın, o herif ise sana yaklaşan herkese saldırmaya hazır bir canavar gibi bakıyor. Bu gece o kapı kapandığında, içeride Koç Demir falan olmayacak. İkiniz o odada tek başınıza kalırsanız ne olacağını sanıyorsun? Birbirinizi parçalayacaksınız Poyraz! Ya Barış’ın odasına git ya da benim odamda kal, ama bu gece o odaya adımını atmayacaksın!"
Poyraz Derin’in gözlerindeki o saf korku ve şefkati gördü. Fakat zihninin bir köşesinde, o odadaki kilitli kapının ardında, duş buharının altında birbirlerine verdikleri o sessiz nefeslerin sıcaklığı hâlâ duruyordu. Ve Derin ne kadar haklı olursa olsun, içindeki o karanlık, açıklanamaz çekim Poyraz’ı tam da Derin’in kaçmasını söylediği o ateşe doğru çekiyordu.
Bölüm etkileşimi
