32. bölüm / 84
SAKLI MAÇ32
Bölümler 84Şu an: 32
- 1 BÖLÜM 1358 kelime
- 2 BÖLÜM 2588 kelime
- 3 BÖLÜM 3570 kelime
- 4 BÖLÜM 4527 kelime
- 5 bölüm 5277 kelime
- 6 BÖLÜM 6418 kelime
- 7 BÖLÜM 7486 kelime
- 8 BÖLÜM 8453 kelime
- 9 BÖLÜM 9287 kelime
- 10 BÖLÜM 10397 kelime
- 11 BÖLÜM 11280 kelime
- 12 BÖLÜM 12380 kelime
- 13 BÖLÜM 13333 kelime
- 14 BÖLÜM 14333 kelime
- 15 BÖLÜM 15305 kelime
- 16 BÖLÜM 16384 kelime
- 17 BÖLÜM 17453 kelime
- 18 BÖLÜM 18452 kelime
- 19 BÖLÜM 19421 kelime
- 20 BÖLÜM 20563 kelime
- 21 BÖLÜM 21327 kelime
- 22 BÖLÜM 22416 kelime
- 23 BÖLÜM 23342 kelime
- 24 BÖLÜM 24405 kelime
- 25 25272 kelime
- 26 26377 kelime
- 27 27360 kelime
- 28 28388 kelime
- 29 29547 kelime
- 30 30467 kelime
- 31 31460 kelime
- 32 32359 kelime · Okuduğun bölüm
- 33 33380 kelime
- 34 34604 kelime
- 35 35473 kelime
- 36 36438 kelime
- 37 37450 kelime
- 38 38399 kelime
- 39 39339 kelime
- 40 40497 kelime
- 41 41542 kelime
- 42 42431 kelime
- 43 43341 kelime
- 44 44320 kelime
- 45 45355 kelime
- 46 46376 kelime
- 47 47450 kelime
- 48 48384 kelime
- 49 49313 kelime
- 50 50315 kelime
- 51 51350 kelime
- 52 52281 kelime
- 53 53486 kelime
- 54 54509 kelime
- 55 55474 kelime
- 56 56395 kelime
- 57 57532 kelime
- 58 58475 kelime
- 59 59447 kelime
- 60 60394 kelime
- 61 61359 kelime
- 62 62350 kelime
- 63 63405 kelime
- 64 64428 kelime
- 65 65342 kelime
- 66 66393 kelime
- 67 67452 kelime
- 68 68484 kelime
- 69 69557 kelime
- 70 70451 kelime
- 71 71586 kelime
- 72 72658 kelime
- 73 73554 kelime
- 74 74540 kelime
- 75 75654 kelime
- 76 76633 kelime
- 77 77464 kelime
- 78 78809 kelime
- 79 79769 kelime
- 80 80914 kelime
- 81 81606 kelime
- 82 82609 kelime
- 83 83728 kelime
- 84 84 (FİNAL)714 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Merdiven boşluğunun kör noktasındaki karanlık, Pars’ın üzerine kurşun gibi ağır bir örtü misali çökmüştü.
O kolye... O geçmiş... O çocuğun Pars olduğunu bile bile...
Derin’in fısıltısı taş duvarlardan sekip Pars’ın zihnine ulaştığında, içinde yıllardır kilitli kalan o paslı sandık büyük bir gürültüyle parçalandı. Göğüs kafesini yırtarcasına atan kalbi bir anlığına durdu, nefesi boğazında düğümlendi.
Gözlerinin önüne peş peşe kesik sahneler döküldü: Bir yaz gecesinin serin rüzgârı, parmaklarının arasında gezdirdiği ince gümüş zincir, hafifçe titreyen o çocuksu parmaklar, avuç içine bırakılan o madeni parıltı ve ardından gelen o kontrolsüz, birdenbire kopan bağ... O gümüş kolyeyi yıllar önce o çocuğun boynuna asan eller kendi elleriydi.
Fakat Pars’ın asıl nefesini kesen şey, Derin’in öfkesi değil, Poyraz’ın o anki duruşuydu.
Merdiven basamağının hemen altındaki loş ışıkta duran Poyraz’ın omuzları çökmüştü. Derin’in sert çıkışına karşılık veremiyor, başını öne eğmiş, gözlerindeki o savunmasız karmaşayı gizlemeye çalışıyordu. Poyraz her şeyi en başından beri bilerek oynamıyordu bu oyunu. O da hatırlamıyordu; zihni o geçmişi unutmak için kalın bir sis perdesi örmüştü ve tıpkı kendisi gibi, o sisleri henüz yeni yeni dağıtmaya, olan biteni parça parça anlamaya çalışıyordu.
İçlerindeki o açıklanamaz, yakıcı öfkenin kaynağı bir anda çırılçıplak ortaya döküldü.
Bu sıradan bir lise rekabeti, bir kupa mücadelesi ya da sahadaki bir faulün nefreti değildi. Bu, yıllar önce yarım kalmış, terk edilmiş ve adlandırılamadan gömülmüş bir yaranın sızısıydı. İkisi de bu yangını söndüremedikleri için birbirlerini ezmeye, parçalamaya çalışmışlardı; çünkü nefret etmek, o zamanlar yaşananları hissetmekten çok daha kolay bir sığınaktı.
Ve en önemlisi... Pars gölgenin içinde kaskatı kesilmiş halde dururken gerçeğin en çıplak kısmını iliklerine kadar hissetti:
Poyraz bu gece Derin’in güvenli kollarında kalabilirdi. Sıcak, sorunsuz, tehlikesiz bir odada uyuyabilirdi. Ama yapmamıştı. İçindeki o bilinmez fısıltıya boyun eğmiş, sessiz adımlarla o kapıdan çıkmış ve tüm tehlikesine, tüm yıkımına rağmen ona gelmek istemişti. 204 numaralı odaya, kendi yangınına doğru yürümüştü.
Pars karanlığın içinde ellerini kapüşonlusunun ceplerine sokup tırnaklarını avucuna batırdı. Yüzündeki o donuk, mermer hatlar ilk kez kontrolsüz bir duygu dalgasıyla sarsıldı. Artık Poyraz’a karşı bir sırrı, çözemediği bir düşmanlığı yoktu; artık her şey acımasızca netti.
Poyraz’ın ona doğru attığı o gizli adımı kendi gözleriyle görmüştü; ve Pars Karaca, o adımı Poyraz’ın yanına bırakmamaya, bu kez kaçmasına izin vermemeye kararlıydı.
Bölüm etkileşimi
