27. bölüm / 32
Kısaca HanOur group
Bölümler 32Şu an: Our group
- 1 New Secret Life507 kelime
- 2 Lost Stars332 kelime
- 3 Weird Peoples379 kelime
- 4 Düşünceler344 kelime
- 5 New World340 kelime
- 6 Falling Down414 kelime
- 7 Eyes And Him291 kelime
- 8 Escape465 kelime
- 9 Eyes Don’t Lie885 kelime
- 10 With You380 kelime
- 11 Protect928 kelime
- 12 Feelings801 kelime
- 13 Emotions1.141 kelime
- 14 Hug927 kelime
- 15 Sickness1.063 kelime
- 16 Sickness857 kelime
- 17 Home646 kelime
- 18 Friends1.059 kelime
- 19 Stay Alone1.022 kelime
- 20 Lia Saying New Lies662 kelime
- 21 New Star1.035 kelime
- 22 A Tale1.214 kelime
- 23 Rainy Picnic1.448 kelime
- 24 Weakness800 kelime
- 25 Weakness823 kelime
- 26 Trauma1.135 kelime
- 27 Our group1.083 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 Blurry memories1.131 kelime
- 29 Friends1.705 kelime
- 30 Panic1.031 kelime
- 31 Another one?1.047 kelime
- 32 A new love (1. Kitap sonu)966 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bizim grubumuz
Yaz aylarının sonlarına doğru geliyordu. Bu demekti ki sınavlar başlıyor. "Ama tatil"Derseniz bende size acıya katlanmadan mutluluğu alamazsınız derim. Evet şuan Minho ile beraber oturmuş ilk sınav olan ingilizceye çalışıyorduk. Aslında basit gibiydi. Yani abim bütün dünyayı dolaştığı için ve ingilizcede dünyanın her yerinde kullanıldığı için arada bana da öğretiyordu. Abim demişken o da yaz tatilinde buraya geliceğini söyledi.
"Han şuraya bi baksana."
"Hm?" Minho bana bir konu gösteriyordu.
"Burayı anlayabildin mi?"
"Evet. Anlatmamı ister misin?"
"Hemde çok."
Minho'nun ingilizcesi benim kadar iyi oldupu söylenemez. Özellikle de geçmiş zaman ile. Minho'ya anlamadığı yeri olabildiğimce açık olarak anlattım. Fakat aklım hala Minho'nun belimdeki elindeydi. Ders çalışmaya başladığımızdan beri eli benim belimdeydi. Nende sesimi çıkarmıyordum.
"Anladım.. teşekkürler." Gülümseyip soruları çözmeye devam etti.
Birkaç saat sonra kalemi masaya bırakıp arlama yaslandım. Kitabın neredeyse tamamını bitirmiştim. Ama çok yorulmuştum.
"Yoruldun mu?"
"Mmhmm." Evet anlamında mırıldadım.
"Kitabın hepsini bitirmişsin neredeyse ben daha yarısındayım." Gülümsedim.
"Neyini anlamıyorsun ki bence basit."
"Ya hayır she/he kullanırken s eki ketirip neden I/You larda s eki yok. Ya bu S eki neden var."
Güldüm. "Bende bilmiyorum sadece ezberle gitsin."
"Haklısın ezberleyip sınav kağıdını verdiğim anda pat diye herşeyi unutayım. Mantıklı."
Güldüm.
"Aynısını bende yaşıyorum."
"Neyse ben yatağa geçiyorum sende çalışmayı bitirince ışığı kapatıp yatarsın"
"Tamam iyi geceler minik akıllı sincap." Gülümsedi.
Minho'nun taktığı lakapaları çok seviyorum. Yatağa getçim ve ışıktan uzaklaşmak için kafamı yastığa gömdüm. Gözlerimi kapattım ve uyumaya çalıştım. 10-20 dakika sonra ışığın kapandığını ve saçlarımın arasına bir öpücük konduğunu fark ettim.
"İyi geceler minik sincap.."
"İyi geceler..." uykulu şekilde cevap verdim. Gülümsediğini hissettim.
"Seni seviyorum sincap.."
Gülümseyim uykuya daldım..
Sabah kalktığımda kafamı yastıktan kaldırdım. Saat yine erkendi. Dönüp geri yattım. Şaka şaka yataktan üşenerek kalktım ve yukarıda uyuyan Minho'ya yastığımı yukarı tam görmesemde fırlatarak uyanmasını sağladım.
"Şu yaştığı görmeden nasıl isabet ettirebiliyorsun çok merak ediyorum." Kıkırdadım. Minho'nun nefes aldığını duydum. Galiba yastığı kokluyordu. Bu adam harbi takıntılıydı.
"Hadi bırak onu da hazırlan. Bugün sınav var."
"Doğru." Minho ranzanın merdivenlerinden inip bana sarıldı.
Üniformamı giyip çantamı hazırladım. Minho ben bunları yaparken hala uykulu şekilde benim yatağımda oturuyordu.
"Ben hazırım aşağıda küçük bir kahvaltı hazırlayacağım sen giyin."
"Tamam.." dedi Minho eli ile gözünü ovuştururken uykulu bir şekilde.
Aşağıya inip minik bir kahvaltı hazırlamaya başladım. İki üç ekmek yağ falan. Çok büyük bir şey yapmayacaktım. Kahvaltıyı hazırlayıp Minho'nun aşağıya inmesini bekledim. Minho giyinip aşağı indiğinde yemeğimi yemeye başladım.
Minho sessizlik olduğunu fark edip konuşmaya başladı.
"İngilizce sınavına hazır mısın?"
"Cevabımı biliyorsun. Bu soruyu benim sana sormam lazımdı." Gülümsedim.
"Haklısın. Yani hazır gibiyim. Ama bilmiyorum. Arada bana kopya vermezsin değil mi?"
Güldüm. "Bilmem ona ben karar veririm."
Minho ike ayakkabılarımızı giyip okula doğru yola çıktık. Minho yol boyu bana ingilizce hakkında ne öğrendiyse anlattı. Bende onu dinledim.
Okula geldiğimizde çantamı sandalyeye koyup dışarı çıktım. Dışarıda biraz gezindim. Sınav haftası kimse dışarıda olmadığı için rahatça gezebiliyordum. Gezerken birisi arkamdan koşarak sırtıma doğru atladı.
"Naber?" Güldüm. Bizim klasik Changbin işte.
"İyi senden?"
"Sınav hakkında hiçbir şey öğrenemedim sallayarak geçicem." Tekrar güldüm.
"Bu sınıfta bi tek ben mi ingilizceyi anlayabiliyorum?"
"Sen anladın mı!"
Başımı evet anlamında salladım.
"Senin Iq kaç? Yarısını bana versene."
Güldüm. Changbin'in arkasına baktığımda arkadından Hyunjin'in geçtiğini gördüm.
"Neyes bakıyorsun Ha-" Changbin sözünü bitimeden neye baktığımı anladı.
"Hyunjin mi? Cidden o çocuk ile ne sıkıntın var ben hala anlayamadım gitti."
"Bana soğuk yapıyor konuşmama bile izin vermedi."
"Haa Anladım." Changbin birşey biliyor fakat saklıyor gibi gözüküyordu. Neyse elinde sonunda bir şekilde ortaya çıkardı.
Zil çaldığı için içeri geçtik ve ilk dersi işlemeye başladık.
İkinci ders geldiğinde öğretmenimize çalışmak için yalvardık. Hoca da izin verince Minho'yu çalıştırmaya başladım.
————————————————————————
Sınav bittiğinde Minho ben Chan Changbin Felix kısaca bizim bütün grup toplandık. Ne için mi? Sınav soruların doğrularını bulup kaç aldığımızı öğrenmek için.
Changbin; "Ya hepimiz böyle toplanmışken aklıma geldi. Neden bizim bi Whatsapp grubumuz yok?"
Chan; "cidden ya. Bana numaralarınızı verin hepinizi ekleyerek bi grup yapıyım."
Herkes telefon numaralarını kağıda yazıp verdi. Ben hariç. Chan da zaten benim numaram olduğu için gerek yoktu.
Han; "Grup adı ne olucak?"
Herkes bi anda donakaldı. Kimse bunu düşünmemişti.
Chan; "Siz o konuyu bana bırakın ben hallederim."
————————————————————————
Öğlene doğru eve geldiğimizde Chan grubu kurmuştu.
Stray kids
~Han~
Chan grup ismi olarak cidden
Bunu mu buldun?
~Christopher 💥~
Evet
Kötü mü?
~+82 *******~
Hayır değilde sokak çocukları
Ne alaka cidden?
~Han~
Neyse herkes bi kim olduğunu
Yazsa?
Kim kimin numarası anlaşılmıyor
~+82 49****~
Doğru diyorsun.
Ben felix
+82 49**** Felix olarak değiştirildi
~+82 12***~
Changbin. Lia gözümün önünde
Pastayı düşürüp yüzü pasta olan
Ve ona gülmeyen.
+82 12*** Changbin🏐 olarak değiştirildi
~Minho🌊~
Minho. Han'ınki.
Yanımda oturan Minho ya baktım. O da bana bakıp gülümsedi.
"Böyle yazmazsan olmazdı değil mi?"
"Olmazdı." Gülümseyip gruba geri döndüm.
Stray kids
~Christopher💥~
Herkesin birbirinde numarası
Olduğuna göre artık konuşmaya
Başlayabiliriz bence.
~Changbin🏐~
+1
~Christopher💥~
Diyorum ki sınav haftasından
Sonra buluşalım.
~Han~
Bana uyar hem sınavlar bitmiş olur
Kendimi ödüllendirmiş gibi olur
~Minho🌊~
Han'a uyuyorsa banda uyar
~Changbin🏐~
Ooo kanka siz bildiğin çift olmuşsunuz
Düğün ne zaman?
~Felix~
Aüföaiögaşmd
~Christopher💥~
Sbamfmakfnadldn
~Minho🌊~
Han'a ne zaman uygunsa
Minho'ya bakıp gülmeye başladım.
"Ne doğru değil mi? Zaten aynı evde yaşıyoruz sen evde değilsen bende olmuyorum sen okuldayken bende okuldayım heryere aynı anda gidiyoruz."
Güldüm.
Stray kids
~Minho🌊~
Eee nerede ve ne zaman
Buluşuyoruz?
~Christopher💥~
Ben sınavlardan sonra herhangi bir haftasonu veya okuldan sonra diyorum
~Han~
Bana uyar
Bence okuldan sonra buluşalım
~Felix~
+1
~Changbin🏐~
Banaca uyar
~Minho🌊~
Beni zaten biliyorsunuz
Gülümsedim.
~Christopher💥~
Tamam o zaman yarın herkes tarih sınavına çalışsın sınavların bittiği gün okul çıkışı buluşalım. Yanınıza yedek kıyafet
Getirin. Okul üniforması ile gezmeyelim.
~Han~
Tamamdır
————————————————————————
Tüm sınavlar bitmişti ve hepmizin beklediği o gün gelmişti. Hep beraber okuldan sonra buluşucaktık.
Son zil çaldı ve hepimiz bokulun önünde buluştuk.
Chan; "hepiniz kıyafet getirdi mi?"
Doğru ya.. unutmuştum.
Han; "ehe."
Minho; "unuttun dimi, sincap? Bunu biliyordum zaten."
Minho çantasından bir tişört çıkartıp bana verdi.
Han; "sen?"
Minho; "yedek almıştım."
Herkes "ooo"larken kızarmıştım. Şaka yaptıklarını biliyordum ama utanıyordum işte.
Chan; "neyse lavaboya gidelim üstümüzü değiştirip çıkarız."
Hep beraber lavaboya gidip üstünüzü değiştir. Minho'nun verdiği kıyafet bir tık büyük ve salaştı. Ama bu tarz kıyafetleri seviyordum. Altımda eşofman olduğu için alt almamıza gerek yoktu.
Herkes giyinince hepsinde bir göz gezdirdim. İlk defa birbirimizi başka kıyafette görmüştük. Chan ve Minho hariç. Chan ile parkta karşılaştığım zaman üstümde pijama ve hırka vardı. Onun üstünde de sweatshirt vardı. Minho ile zaten aynı evde yaşadığımız için birbirimiz her türlü görmüştük. (Yanlış anlamayın plss)
Normalde düzgün şekilde okulun kurallarına uyarak yaptığım saçımı ellerim ile biraz dağıttım. Böyle daha rahattı. Minho'nun bana gülümseyerek baktığını gördüm.
Felix; "herkes hazırsa hadi gidelim."
Böylece hep beraber okuldan çıktık..
Bölüm etkileşimi
