Kısaca Han kitap kapağı

18. bölüm / 32

Kısaca Han

Friends

Vaveyla Yazarı: Luna .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 32Şu an: Friends

Arkadaşlar

Kalbim sıkışmıştı ama çok umursamadım. Giderek sıkılması azalıyordu. Bir haftaya birşey kalmaz.

"Han iyi misin? Yine kalbin mi sıkıştı?"

"Boşver birazdan geçer."

"Emim misin?" Minho gelip yanıma oturdu.

"Şimdi cidden bizimle mi kalıcaksın?"

"Bir süreliğine meslek bulup kendi para ı kazanmaya başlayınca ayrı eve taşınırım."

"Tamam.."

"İhtiyacın olan birşey varmı?"

"Gerek yok eğer olursa kendim alırım."

"Seni yormak istemiyorum Han."

"Sadece yatarak iyileşmem. Hareket de etmem gerekiyor."

"Haklısın."

"Sıkıldım. Okula gitmek istiyorum."

"Yarın gideceksin zaten."

"Minho senin eşyalarını buraya taşımana yardım edebilir miyim?"

"Evden buraya mı?"

"Evet"

"Seni yormak istemiyorum ben kendim de yaparım."

"Lütfennn." Minho'ya izim vermesi için yalvaracaktım.

"Tamam ama kendimi fazla yormak yok."

"Yaşasın!"

Minho ile evden çıkıp onun evine gittik. Giderken büyük koliler almıştık.

"Han şimdi ben kıyafetleri koyucam zaten az birşey sen defterleri kitapları al tamam mı?"

"Tamam hyung!" Koliye teker teker bütün kitapları koydum. Sonra defterleri ve geri kalan kağıt tuval gibi şeyleri üstlerinde koyup koliyi bantladım.

"Odamdaki şeyler bitti. Zaten çok da birşey yok en fazla üç koli çıkar."

Diğer odalardaki bazı eşyaları alıp kolilere koyduk. Minho'nun dediği gibi üç tane koli çıkmıştı.

"Hyung ben defterleri taşıycam."

"Yorulmıycak mısın?"

"En hafifi bu."

"Tamam. Neyseki evin bir sokak arkada çok yürümeyeceksin."

Minho iki koli üst üstü koyup taşırken ben de önümdeki koliyi alıp evden çıktık.

Yolun yarısını geçmiştik. Yorulmuştum ama aldırmadım. Nefes nefese kalmıştım.

"Han mole verelim çok yoruldun."

"Taşırım."

"Olmaz yine hasta falan olmanı istemiyorum kendimi yorma."

Minho'nun inadı ile biraz mola verdi ve tekrar taşımaya başladık.

Eve geldiğimizde kapıyı ayağım ile vurarak annemin açmasını bekledim.

Bir dakika sonra annem kapıyı açtı ve annem Minho'nun elinden bir koliyi zorla da olsa aldı.

"Han sen koliyi burda bırak ben yukarı taşırım."

Onu dinlemedim ve merdivenden yukarı çıkmaya başladım.

"Han!"

Koliden dolayı önümü göremiyordum ve ayağım takılım dengemi kaybettim. Tam düşecekken Minho beni tuttu.

"Sana dedim ben yaparım diye...."

O an neden olduğunu bilmediğim bir şekilde gözlerim doldu.

"Han noldu?" Koliyi zorla da olsa yukarı doğru tekrar taşımaya başladım. Minho belimden destekliyordu. Ama çok da umrumda değildi.

Koliyi yukarıda merdivenin köşesine bıraktım ve sessizce durdum. Gözlerim hala doluydu.

"Han iyi misin? Neden gözlerin dolu?"

Bende bilmiyordum ki cevap vereyim. Öylece olduğum yerde durdum. Bazen böyle garip duygular yaşıyordum. Kendimi hiçbirşeyi beceremeyen biri gibi hissediyorum.

"Han? Han iyi misin?" Minho bana yakınlaştı.

"Minho..... hiçbir işi beceremiyorum."

"Az önce ne dedim sen?"

"Hiçbirşeyi beceremiyorum Minho! Daha koliyi yukarı taşıyamıyorum..." gözyaşlarımı tutamadım.

"Han...... önünü göremediğin için dengeni kaybettin. Senin böyle düşünmeye yönelten benim sana kızdığım için böyle hissediyorsun. Özür dilerim..."

Minho'ya sarıldım.

"Neyse şu koliyi odama götürelim de."

"Emin misin Han?"

"Yapabilirim."

"Sana inanıyorum."

Koliyi odama kadar taşıdım ve yere bıraktım.

"Minho ranzanın altını mı istersin üstünü mü?"

"Bilmem sen hangisinde rahatsın?"

"Altta."

"O zaman bende üstü alırım."

"Eşyalarını istediğin gibi yerleştir nasıl rahat ediyorsan."

"Dolap?"

"Benimkini kullanabilirsin zaten çok kıyafetim yok."

"Tamam."

Minho koliden çıkardığı birkaç kıyafeti dolabıma astı.

Bir saat sonra Minho herşeyini yerleştirmişti. İkimizde yatağa kendimizi attık.

"Çok yoruldummm."

"Bendeeee."

İkimizde gülmeye başladık.

*yarın*

Gözlerimi açtığımda Minho yeni kalkmıştı.

"Günaydın Minho."

"Günaydın."

Saate baktım. Okula iki saat vardı. Kalktım ve aşağıya indik. Annem evde değildi ama bize yemek yapıp bırakmıştı. Masaya oturup yedik.

"Minho ben giyinmeye gidiyorum sen de yemeğini bitirince giyinirsin çıkarız."

"Tamam."

Yukarı çıktım ve okul formamı giydim.
Biraz sonra Minho'da yukarı çıktı.

"Minhi odadan çıkmamı ister misin?"

"Ne için?"

"Giyinmen için.."

"Gerek yok şurda iki dakikada giyerim."

"Tamam."

Minho giyinirken ben çantamı toparlıyordum. İkimizde hazır olunca çıktık. Okula yürürken keyifli bir şekilde sohbet ediyorduk. Bir hafta sonra tekrar sınıfa girmiştim. Chan koşarak üstüme atladı.

"Seni çok özledim Han!"

Kıkırdadım. Arkadan Changbin'in de geldiğini gördüm.

"Han şükür gelmişsin."

"Geldim."

Kapıda sarıldıktan sonra sırama geçtim. Sınıfın yarısı bana bakıyordu. Aldırmadım. Lia yanıma geldi. Sanki biri zorlamış gibiydi.

"Izır dilerim." Dişlerini sıkarak söylemişti.

"Kim zorladı?"

"Changbin."

Gülümsedim ve Changbin'e baktım. Bana göz kırptı.

Ders zili çaldı ve canım edebiyat hocam Namjoon hoca içeriye girdi. Beni görünce gülümsedi.

"Han geçmiş olsun."

"Sağolun hocam."

O an herkes benim geldiğimi fark etti. Çok da umrularında değildi. İşte bende sınıfın hayaletiydim.

Bu gün gerçekten güzel geçmişti edebiyat dersi. Teneffüs zili çalınca Changbin yanıma geldi.

"Dersin ortasında bayılmazsın değil mi?"

"Hyung o kadar kötü değilim abartma"
Changbin'i bunu şakasına söylediğini bildiğim için güldüm.

O sırada Chris de yanımıza geldi.

"Herkes burda toplanmış bakıyorum." Gülümsedim.

•okumanı kestim pardon ama artık üç kişi ve daha fazla kişi olunca yanına adlarını yazıcam karışmasın diye•

Changbin "ne sandın arkadaşımızı merak edemez miyiz?"

Chris " tamam sanki birşey dedik be"

Konuşurken camın yanında bize bakan bir çocuk fark ettim. Göz göze gelince gözlerini kaçırdı. Ona gülümsedim.

Minho "Han kime gülümsüyorsun öyle?"

"Galiba benimle arkadaş olmak isteyen biri var ama biraz utangaç."

Minho hala anlamamıştı. Yerimden kalkıp çocuğun yanına geldim ve oturdum.

"Selam" enerjik bir şekilde sohbete başladım

"Selam.." biraz utanıyordu.

"Az önce bana bakıyordun arkadaş olmak mı istiyordun?"

"Baktığım için özür dilerim ama evet."

"Ben Han memnun oldum!"

"Bende Felix."

Yeni bir arkadaşım daha olmuştu. Mutluydum. Fakat aşağıya beden dersi için inmemiz gerekiyordu. Haftanın ilk günü beden eğitimi dersimiz vardı.

Aşağı indiğimizde , indiğimizde diyorum çünkü Chris, Changbin, Minho, Felix beşimiz aynı anda indik. Felix ile tanıştıktan sonra diğerleri ile de arkadaş olmuştu.

"Han"

"Efendim hocam?"

"Eğer istersen oynama hem ne de olsa yeni iyileştin."

"Tamam hocam." Herkesin benim hasta olduğumu bilmesi beni biraz rahatsız ediyordu.
Gidip bir banka oturdum. Hala spor salonu kapalıydı. Bir haftadır tadilattaydı.

Tek başıma oturmak sıkıcıydı. Öylece diğerlerini izledim. İzlemek derken izliyor gibi yapıp düşüncelere daldım.

Beni tek güldüren beden hocasının keko gibi Adidaz hırka ve eşofman giymesiydi.

Öylece diğer öğrencileri uzaktan izledim. Minho arada bana bakıp gülümsüyordu. Birilerin aklında olmak iyi hissettiriyor. Bende oynamak istiyorum ama kalbimin sıkışmasından ya da düşmekten korkuyorum. Zil çalınca Minho yanıma geldi.

"Tek başına oturmak sıkıcı dimi?"

"Evet"

"İstersen hocadan izin alıyım bende seninle otururum." Tam yürümeye başlarken elinden tutup durdurdum.

"Minho gerek yok bazen tek oturmayı seviyorum. Sen eğlenmene bak. Bende oynamak istiyorum fakat kalbimin sıkışmasından ve ya düşmekten korkuyorum."

"Gel istersen biraz oyna eğer kötü hissedersen çıkarsın. Hoca bence anlayışla karşılar."

"Tamam." Ayağa kalktık ve oynanan alana gittik. Beden dersi iki ders sürüyordu her derste de yeniden takım oluyorduk yani oyunun ortasına atlamam gerekmiyordu.

Changbin "Han da mı bizimle oynuyor?!" Mutlu olmuştu.

Chan "yaşasın Changbin'e karşı koyabilecek biri daha"

Changbin " söz sana yavaş atıcam"

Ders zili çaldığında herkes yine takımlara ayrıldı takımları kısaca anlatmak gerekirse;

1. Takım
Han
Minho
Nayeon
Sana
Beomgyu

2. Takım
Changbin
Felix
Lia
Minnie
Ni-ki

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

31okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.