Kısaca Han kitap kapağı

32. bölüm / 32

Kısaca Han

A new love (1. Kitap sonu)

Vaveyla Yazarı: Luna .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 32Şu an: A new love (1. Kitap sonu)

Yeni Bir Aşk

Seungmin arkamdan kafasını çıkarmış diğerlerine merakla bakıyordu. Minho "hafif" öldürücü bakışlar atmaya başlayınca Seungmin daha çok korktu.

"Minho çocuk özür dilemiş zaten kendisi de pişmanmış sen niye ona kızıyorsun. Değiştir şu yüz ifadeni."

Minho'ya biraz katı şekilde davrandığımı fark ettiğimde onu kırdığımı anladım.

"Özür dilerim.. kaba olmak istemedim."

"Sorun değil sadece... o çocuk seni üzdü ve biliyorsun... senin üzen kişi benim ezeli düşmanım oluyor."

Ortam çok stresli olduğunu anlayan Changbin Minho'nun esirliğinden çıkıp yataktan atlayarak Seungmine doğru yürüyüp gülümsedi.

"Ben Changbin." Kıkırdadı. "Sen kim oluyordun?"

"S-seungmin.."

"Memnun oldum!" Changbin neşeli bir şekilde Seungmin'in elini sıktıktan sonra diğerlerini tanıtmaya başladı.

"Şuradaki çilli civciv Felix. Bence onla çok iyi arladaş olursunuz. Şu yatak oturup yarım saattir salak gibi sana bakan Bangchan ama kna kısaca Chan diyebilirsin. Ha eğer saygılı olucam dersen hyung diyip geçebilirsin. Şu az önce öldürücü bakışlar atan Han'ın sevgilisi Minho ama sen biliyorsundur zaten. Zaten Han'ı biliyorsun onu tanıtmaya gerek yok."

Changbin tek nefeste herkesi anlattıktan sonra derin bir nefes alarak yatağa oturdu. Chan Changbin'in söylediklerinden sonra donduğunu hatırlamış ve kendine gelip gülümsemeye başladı.

"M-memnun oldum."

Seungmin utangaç şekilde yanlarına geldi. İlk önce Felix'e bakıp sonra Chan'a bakıp diğerlerini inceledi.

Ortamdaki durgunluğu bitirmek amacı ile konuşmaya başladım.

"Eeee 6 kişi ne yapacağız?"

Sustuğumda herkes bana bakmıştı

"Aşağıda playstation var-"

Changbin"NE?" Konuşması ile odadan ışık hızı ile çıkması aynı anda olmuştu. Kıkırdadım ve diğerleri ile aşağı indik.

KÜÇÜK bir oyun kavgasından sonra takımlara ayrıldık.

1. Grup
Minho
Han
Felix

2. Grup
Chan
Seungmin
Changbin

•oynadıkları oyun mortal kombat.•

Takımlar oluşunca Minho ile Chan ilk guru oynamaya başladı. Herkes tekrarlı olarak aynı kişiyle oynamasın diye kazanan değişmeyip kaybedenim yerine takımındaki başka biri geçiyordu. Minho Chan ile ilk turu oynarken bende Changbin'le Felix'e nasıl oynayacaklarını öğretiyordum.

Chan ve Seungmin ise... onları boşverebiliriz. İkiside birbirilerine bakıp ilk adımı atamıyorlar. Öylece oturuyorlardı.

Turu Minho kazanınca Chan'in yerine Changbin geçti. Bu sefer gerçekten bir çekişme vardı. Koltuktan inim Minho'nun arkasına geçerek ona sarılıp başımı da omzuna koyup onu izlemeye başladım

"Han kafan acımıyor mu? Tuşlara basarken omzumda istemsiz haraket ediyor."

"Hayır sıkıntı değil." Gülümsedim.

Oyunu Changbin kazanınca Minho'nun yerine geçtim. Kaybedeceğimden net emindim ama yinede oynamak istiyordum. Kumandayı elime alıp 'tekrar oyna' tuşuna bastıktan sonra oynamaya başladım.

İyi oynadığım denilemezdi fakat hala kaybetmemiştim. Minho arkamda az önce ona yaptığım gibi bana sarılıyordu ve boynuma değen nefesi dikkatimi dağıtıyordu. En sonunda kaybedeceğimi anladığımda yavaşlamıştım fakat Minho kumandayı ellerim ile birlikte tutunca oynamak zorunda kaldım.

"Pes etmek yok Han. Yapabilirsin."

Minho'nun gazı ile oyunu kazanınca Changbin isyan etmeye başladı.

Changbin "haksızlık Minho yardım etti! Ben burda tek oynadım onlar iki kişi."

Minho "sadece moral verdim. Kumandadaki hiçbir tuşa basmadım."

Changbin susup kaldığında Seungmin yanına oturdu.

Seungmin"Ben oynayabilir miyim?"

Felix "buldum! Chan ile Seungmin ,Minho ile Han beraber oynasınlar."

Felix de anlamıştı Chan ve Seungmin birbirine aşık olduğunu. Ve bu fikri harikaydı. Bu sayede ikisi de birbirine ısınabilir ve az da olsa sohbet edebilir ve aralarında bir bağ oluşurdu.

Han "bencede güzel olur."

Chan be Seungmin'in yüzleri kızarmıştı ve ikiside birbirime bakamıyordu. Çok tatlılardı cidden~

Oyunu tekrardan başlatıp oynamaya başladık. Chan Seungmin'in yanına oturmuş rahatsız olucağını düşünerek sadece elini Seungmin'in omzuna koymuştu. Fakat Seungmin'in bu dokunuş için ölüp bittiğine yemin edebilirim.

Minho ne yapmam gerektiğini kulağıma fısıldarken dikkatim dağılıyor ve kumandayı kısa süreliğine ellerimi çekmeden ellerimin üstünden tutup oynuyordu. Arada kıkırdamayı da unutmuyordu tabi.

Seungmin ve Chan ikilisi en sonunda birbirileri ile sanki aralarında küçük yaş arası yokmuş gibi konuşmaya başladığında gülümsedim. Şuan kaybetsekte olurdu. Bunu sırf onlar yakınlaşsın diye yapmıştık. Minho ya baktım. Daha doğrusu bakmaya çalıştım fakat kafası tam kafamın yanındaymış ve bunu farketmediğim için yine pankek olayının aynısını yaşamıştık. Tek sorun Felix'in bunu rasgele videoya alırlen yakalaması ve Changbin'in arkadan bağırış sesleriydi.

En sonunda yenildiğimizde Chan ve Seungmin ikilisine baktım. Kazandıkları için sevinmiş ve mesafeli olduklarını unutup birbirlerine sarılmışlardı. Kıkırdadım.

Seungmin ne yaptığını fark edip Chan'dan özür dilemeye çalışırken panik yapmış be Chan da panik yapmamasını anlatmaya çalışırken paniğe girmişti. Bu halleri çok komikti. Kahkahalarla güldüm.

Minho "bunlar yemin ederim bizden daha rezil."

Han "bizim neyimiz rezilmiş?"

Minho "rezil olmayan neyimiz var?" Gülümseyerek söyledi bu sözleri.

Han "haklısın ne kalmadı ki?" Güldüğümde Minho yanağıma bir öpücük kondurdu.

Minho "sırf şu gülüşünü görmek için tüm dünyanın önüne çıkar dünyanın en kötü espirisini yapıp rezil olabilirim." Gülümsedi.

Han "Changbin'in espirilerinden daha kötü olamaz bi kere."

Bunları duymuş olan Changbin yine isyan etmeye başlamıştı.

Changbin "ya ne varmış benim espirilerimde? Gayet de komikler."

Hep beraber güldüğümüzde Changbin hepimize yastık fırlatması sonucu gülmeyi bırakmıştık.

Saatlerce oyun oynayıp sohbet ettikten sonra hepimizin uykusu gelmişti. Hatta Seungmin Chan'ın omuzunda uyumuştu. Chan ise onu uyandırmamak için yere oturup arkasını koltuğa yaslamış ve Seungmi'in orda uyumasına izin vermişti. Tabi soğuk zeminde oturmuyordu. Altımızda ve üstümüzde pofuduk yorganlar vardı. Hepimiz yorganların altına girip sohbet etmeye başladık. En köşede Changbin onun yanında ben, benim yanımda Minho, Minho'nun yanında felix, Felix'in yanında ise Chan ve Seungmin vardı.

Hep beraber sohbet ederken ben kafamı Minho'nun göğüsüne yasladım. Minho da otomatik olarak saçımı okşamaya başlamıştı. Diğerleri sohbet ederken ben Minho'nun göğüsünde uyuya kalıcak gibi olmuştum. Gözlerim yavaşça kapanıyor sonra tekrar açılıyor. Changbin'in ayağa kalkıp telefonunun flaşı açık olarak fotoğraf çekince gözlerim tekrardan açıldı. Neyi çektiğine bakıcaktım ki Chan ve Seungmin birbirine sarılmış uyuduklarını fark ettim. Changbin sabah bu fotoğrafı gösterirse kesinlikle ikisi fena şekilde kızaracaktı.

Minho kulağıma yakınlaşıp fısıldadı,

"Bunların gürültüleri seni rahatsız ediyorsa söyle. Hepsini asker gibi hizaya getirtirim ben."

Uykulu şekilde kıkırdadım. Minho'dan beklenirdi.

Han "hayır gerek yok bırak sohbet etsinler."

Minho saçımı okşarken bende kendimi yavaşça uykunun kollarına Bıraktım.

Kim bilebilirdi ki buraya taşındığım zaman böyle güzel arkadaşlar edinebileceğimi? Her zaman yanımda olan, beni düşünen, güldüren insanlar.. hayat insanı beklemediği yerden vurur derler. Bende tam öyle oldum. Artık arkadaşı bırak sevgilim vardı daha ne isteyebilirim ki? Gerçekten yılardır dilediğim gerçek olmuşken daha ne isteyeyim? Artık hikayemin karakterleri çoğalıyordu. Benim başından beri istediğim de bu değil miydi…

Devam edecek…((

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

28okunma 4beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.