4. bölüm / 32
Kısaca HanDüşünceler
Bölümler 32Şu an: Düşünceler
- 1 New Secret Life507 kelime
- 2 Lost Stars332 kelime
- 3 Weird Peoples379 kelime
- 4 Düşünceler344 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 New World340 kelime
- 6 Falling Down414 kelime
- 7 Eyes And Him291 kelime
- 8 Escape465 kelime
- 9 Eyes Don’t Lie885 kelime
- 10 With You380 kelime
- 11 Protect928 kelime
- 12 Feelings801 kelime
- 13 Emotions1.141 kelime
- 14 Hug927 kelime
- 15 Sickness1.063 kelime
- 16 Sickness857 kelime
- 17 Home646 kelime
- 18 Friends1.059 kelime
- 19 Stay Alone1.022 kelime
- 20 Lia Saying New Lies662 kelime
- 21 New Star1.035 kelime
- 22 A Tale1.214 kelime
- 23 Rainy Picnic1.448 kelime
- 24 Weakness800 kelime
- 25 Weakness823 kelime
- 26 Trauma1.135 kelime
- 27 Our group1.083 kelime
- 28 Blurry memories1.131 kelime
- 29 Friends1.705 kelime
- 30 Panic1.031 kelime
- 31 Another one?1.047 kelime
- 32 A new love (1. Kitap sonu)966 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Düşünceler
Yatakta olanları düşünmeden duramıyordum neden beni korudu sonra neden gözlerini kaçırdı çok fazla soru işareti vardı. Bunlardan kurtulmak için kolilerle dolu odamda uğraşabilecek birşeylera baktım. Tabi ya şu kolileri açıp içindekileri yerleştirmem gerekiyor. Hemen ilk koliyi açmakla başladım. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadım ama oda düzenlemek çok eğlenceliydi. Son eşyaları da koyunca tekrar kendimi yatağa attım. Tam derin bir nefes verecekken yine aklıma sorular doldu. Bunlardan uzaklaşmak için başımı salladım. Yine oyalanacak şeyler bulmaya çalıştım. Aşağıdan normalde yarın almayı düşündüğüm klavyen geldi onu yukarı babamın yardımı ile taşıyıp yerleştirip birşeyler çalabilirim. Hemen aşağıya indim. Babamın müsait olmadığını gördüm ama umut kesmek yok. İki elimle klavyeyi kucakladım. Düşündüğümden daha ağırmış ama olsun o benim canım klavyem. Yukarı taşıyana kadar ellerim kıpkırmızı oldu. Şimdi sıra yerleştirmeye gelmişti. Katlanabilen bir klavye olduğu için ayaklarının kilidini açmak isterken klavyeyi ayağıma düşürdüm. Beklediğim gibi çok ağır olduğu gibi çok da acıtıyor. Bağırmamak için kendimi tuttum ve geri klavyeyi kaldırıp koymak istediğin yere koydun. Odam gerçekten güzel olmuştu hem dopdolu hem renkli. Yatağıma tekrar oturdum bitmiyor bu sorular ama. Son çare Chan'ı aramak. Hemen masama bıraktığım kağıdı alıp Chan'ın numarasını girdim.
~Han~
"Selam Chan eğer müsaitsen arayabilir miyim?"
~Chan~
*görüntülü arama başlatıldı*
Bu adam harbi melek
Bir süre konuştuktan sonra işleri olduğu için kapattı. Olsun bu süre bile bana yetmişti. Pijamalarımı giyip yattım. Bugün hiç yemek yemedim ama çok da aç değildim.
...........................................................................
Sabah kalktım ve uykulu bir şekilde aşağıya indim.
"Günaydın!" Annem nasıl bu kadar enerjik olabiliyordu ki?
"Günaydın" ve annemin enerjik sesine karşı uykulu bir cevap.
Yemeğimi yiyip geri odama çıktım. Yine okula hazırlanıp evden çıktım. Yolda yürürken aklımdan sadece melodiler geçiyordu.
Sınıfa girdiğimde direkt Chan'ın yanına gittim.
"Naber?" Daha ilk günden çok yakın olduk.
"İyi sen?"
"İyi"
Ve yine sıradan bir okul geçiyordu son teneffüs zili çaldı. Minho'nun benim yanıma geldiğini gördüm.
"Selam iyi misin?"
"E-evet"
"Sol ayağına basmamak için çabalıyorsun gibi yürüyorduda"
"Ah o mu Sadece dün ayağıma klavyem düştüde"
"Geçmiş olsun"
"Sağol"
"Şey.."
"Efendim?"
"Boşver" Minho bir anda karar değiştirdi.
"Tamam..." Ve yine aklımda kalıcak bir soru işareti daha...
•üzgünüm çarşamba günü yoğundum ve unuttum…•
Bölüm etkileşimi
