31. bölüm / 32
Kısaca HanAnother one?
Bölümler 32Şu an: Another one?
- 1 New Secret Life507 kelime
- 2 Lost Stars332 kelime
- 3 Weird Peoples379 kelime
- 4 Düşünceler344 kelime
- 5 New World340 kelime
- 6 Falling Down414 kelime
- 7 Eyes And Him291 kelime
- 8 Escape465 kelime
- 9 Eyes Don’t Lie885 kelime
- 10 With You380 kelime
- 11 Protect928 kelime
- 12 Feelings801 kelime
- 13 Emotions1.141 kelime
- 14 Hug927 kelime
- 15 Sickness1.063 kelime
- 16 Sickness857 kelime
- 17 Home646 kelime
- 18 Friends1.059 kelime
- 19 Stay Alone1.022 kelime
- 20 Lia Saying New Lies662 kelime
- 21 New Star1.035 kelime
- 22 A Tale1.214 kelime
- 23 Rainy Picnic1.448 kelime
- 24 Weakness800 kelime
- 25 Weakness823 kelime
- 26 Trauma1.135 kelime
- 27 Our group1.083 kelime
- 28 Blurry memories1.131 kelime
- 29 Friends1.705 kelime
- 30 Panic1.031 kelime
- 31 Another one?1.047 kelime · Okuduğun bölüm
- 32 A new love (1. Kitap sonu)966 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir tane daha mı?
Sabah kalktığımda kafamı Minho'nun göğüsünde buldum. Kafamı kaldırdığında başımı çok kötü bir ağrı girdi. Ağlamaktan olduğunu düşünüyorum. Oturmaya çalıştığımda Minho'nun bana sıkıca sarıldığını fark ettim. Kalkamayacağımı anladığımda kafamı tekrar Minho'nun göğüsüne yasladım.
"Günaydın sincap." Minho gözlerini açmadan uykulu şekilde konuştu.
"Günaydın..." yataktan kalkmaya çalıştığımda Minho beni geri yatağa yatırdı. Kalkmaya niyeti yoktu.
"Hadi amaaa."
Minho uykulu şekilde gülümseyip aşağıdan bana baktı
"Olmaz biraz daha yatalım."
Minho kalkmama izin vermeyince bende onu gıdıklamaya başladım fakat gıdıklanmıyordu. Üstüme süt dökülmüş kedi gibi bakakaldım.
"Okula geç kalmak istemiyorum."
"Okula gitmek istediğinden emin misin? Bugün evde de kalabilirsin. Yani insanlar sana bakabilir ve rahatsız olabilirsin."
"Minho kendime bahane yaratmak için çabalamıyorum. O okula gideceğim."
Okula geldiğimizde birkaç kişi tarafından sorulan soruları iyiyim diye geçiştirdikten sonra yerime oturdum. Bugün beden vardı. Ve hava da tam dışarı çıkmak için uygundu da.
Beden dersine kadar tüm dersleri öyle böyle geçtikten sonra beden dersinde bizim tüm takım Stray kids olarak toplanıp sohbet etmeye başladık
Teneffüs zili çaldığında yürüyerek sohbet etmeye başladık ve o an göz ucu ile Seungmin'i gördüm...
Seungmin'in gözünden
Sıkıcı bir tarih dersinden sonra hava almaya çıkmıştım. Etrafa bakınırlen Han ve diğer arkadaşlarını gördüm. Gerçekten eğleniyorlardı. Ben ise hala Han'a dediklerimden pişmandım ve özür dilemeye utanıyordum. Onlara dalıp gitmişken bir çocuk dikkatimi çekti. Bol sweatshirt ve eşofmanla duruyordu. Gövdesi diğerlerine göre daha büyük ve iriydi. Saçları aşırı bakımlı be tertemiz duruyordu. O ana kadar ilk bakışta aşk nedir diye sorgulardım şimdi ise anlatamayacağım hisler yaşıyordum... gözlerimi ondan ayırmaya çalışarak yoluma devam etmeye çalışıyordum fakat sanki yere çivilenmiştim. Adını dahi bilmediğim oğlan beni ona çekiyordu ve onun haberi bile yoktu.
Gözlerimi hala ondan alamamışken oğlan beni fark etti. Panikledim fakat ayaklarım hala yere çivilenmiş haldeydi. Oğlanla öylece bakışıyorduk.
Han'ın ağızından
Bangchan konuşurken bir anda konuşmayı kesti ve birkaç metre ötede duran Seungmin'e kilitlenmişti. Ne olduğunu soracaktım ki Bangchan konuştu.
"Arkadaşlar ben galiba aşık oldum."
Bir an şok geçirdim. Olamazdı değil mi? Bangchan aşık olmuş olamazdı. Değil mi?
"Aşık mı oldun? Seungmin'e?"
Seungmin o sırada herhalde bizim onun hakkında kötü konuştuğumuzu sanıp kızararak ortadan kayboldu.
"O-onu tanıyor musun?"
"Yan komşum kendisi. Kim Seungmin."
"Bildiğin tüm bilgileri ver."
"Kendisi bizden bir alt sınıfta ve temastan oldukça uzak bir insan yani senin o güzel kucaklarını kaçırıcaktır. Ve kendisi çok inatçı. Bazen şeytan da olabiliyor."
"İyi anlaşıyor musunuz?"
"Hayır.. O Lia'nın olayları bittiğinden beri küsüz."
Chan başını aşağı yukarı tamam anlamında salladı. Gerçekten aşık olmuştu.
Changbin. "Neyse konumuz şuan değil. Han sen diyordun baban ile annen bir ameliyat için mi ne yurtdışına gidiyorlarmış. Ne dersin izin al beraber bir gece yatılı kalalım sende."
Han "bak olabilir sorarım ama önce içeri girerim yoksa donarak ölücem."
Hep beraber içeri girip orada konuşmaya devam ettik. Chan'ın aklı hala Seungmin'deydi bu çocuk cidden aşık olmuştu...
(Timeskip; bu hafta sonu.)
Bütün herkes ile anlaşmış ve bu gece pijama partisi vermeye karar verdik. Minho ild pijamalar ile oturmuş diğerlerini bekliyorduk. Bugün cidden eğlenceli olucaktı. Kapı zili çaldığı anda koşmaya başladım tabi bir tık fazla heyecanlı olunca merdivendeki adımları karıştırıp yere yuvarlandım ve tüm ev yanklılandı. Minho yukarıdan bana gülmeye başladı. Bende güldüm. Minho gidip kapıyı açtıp Chan be Felix'i içeri aldıktan sonra yanıma geldi. Tabi ben hala yerdeydim. Minho bana eğilip konuştu
"İyi misin Sincap?" Elinden yardım alarak ayağa kalktım.
"İyiyim sıkıntı yok. Sadece biraz başım zonkluyor o kadar"
Chan ve Felix şok olmuş bakıyorlardı.
Chan "bende diyordum bunlar evi yıkacak kadar ne yaptılar. Meğersem Han düşmüş."
Minho güldü. "Kendisi minicik gözüküyorda taşıyınca fark ediyor insan yastık kadar hafif olmadığını. Ama yastıktan daha konforlu ve ekonomik orası doğru."
Kıkırdadım
Chan ve Felix geldikten sonra diğerleri de geldiğinde hep beraber odama çıkıp sohbet etmeye başladık. Chan normalden daha neşeli ve biraz daha çocuksu gözüküyordu. Hayır kötü anlamda değil. neşesini geri kazanmış ve tekrardan kendini büyük gözükmeye zorlamıyordu kendisini. Bu aşık olduğu için olabilir mi? Bilmiyorum. Ben bile Minho'ya aşık iken ne hissettiğimi bilmiyordum...
Hep beraber oturmuş sohbet ederken bir anda zil çaldı. Bizden başka gelicek mi vardı? Hayır yoktu. O zaman kim olabilir ki? Herkes konuşurken yanlarından sıyrılarak aşağı inip kapıyı açtım. Seungmin annesinşn yaptığını düşündüğüm bir yemek tabak ile duruyordu.
"Ş-şey annem gönderdi."
"Teşekkür ederim." Çok yakın olmayan ama çok soğuk da olmayan bir ses tonunda konuştum.
"B-birde.."
"Hm?"
"Şey... olanlar için özür dilerim.." tam tabağı masaya koyacakken kafamı Seungmin'e çevirdim.
"Ş-şey.. tamam o zaman özrün kabul olsun. Hatta gelmek ister misin içeriye?"
"Yok ben gididiyim."
"Gel ya hatta benim arkadaşlarımda burda kaynaşırsın hem."
Seungmin'in gözleri birşey hatırlamış gibi parladı ama hemen geri haline döndü. Birşey saklıyordu ve galiba. Bunun ne olduğunu biliyorum. Ne mi? Seungmin-
"Han kim gelmi-"Chan aşağıya pijamaları ile inerken Seungmin ile göz göze geldiler ve ikiside donakaldı.
"Seungmin geldi. Hatta şimdi içeri geliyordu."
"Ne güzel. Bir arkadaş daha" Chan gülümseyip Seungmin'e doğru yürüdü.
"Ben Chan memnun oldum." Chan elini uzatıp gamzeleri çıkacak şekilde gülümsediğimde Seungmin'in bayılacağına yemin edebilirdim.
"S-seungmin."
Seungmin utangaç şekilde Chan'ın elini sıktığında Chan iki kat daha mutlu gülümsüyordu. Galiba tek aşık olan Chan değil burada.
"Hadi bırakın yüz yüze bakışmayıda yukarı çıkalım."
İkiside yarım saattir birbirine baktıklarını fark edince Chan geriye bir adım atmıştı. Seungmin'in ise yüzü kızarmıştı. Çok tatlılardı ama haberleri yoktu. Yukarı çıktığımızda bizimkilerin uslu uslu üstüne süt dökülmüş kedi yavrusu gibi oturduğunlarını gördüm. Minho da ayakta onlara bakıyordu. O anlık kahkaha atınca Beni fark etmeyen Minho yerindem tam anlamı ile sıçradı.
Changbin "Han ses yapınca birşey olmuyorda biz sırf şurda birbirimizi yastıklarımız ile oyun oynadık diye bizi neden böyle oturtuyon. Nerde adelet he!"
Tekrardan bir kahkaha attım.
Minho "birincisi oyunu oyundan çıkarmıştınız. Ben Felix'i korumasaydım çocuğun kafası çok fena acıyacaktı Changbin. İkincisi ise Han belki aşağıda komşusu ile konuşuyordu ve ses yaparsak komşusu bizi kötü anlasaydı?"
Changbin o anda aydınlandı.
Changbin "harbi Han sen kimle konuşuyordun?"
O an Seungmin'in hala arkamda saklandığını fark ettim. Chan yatağa rahatça oturmuştu fakat Seungmin hala çekiniyordu.
Han "şey Seungmin gelmişti bende içeri aldımda kendisi bir tık fazla utangaç."
Herkes aynı anda arkamdaki bedene gözleri kayınca Seungmin kendini daha da sıktı.
Han "sakin ol Seungmin ısırmazlar." Güldüm.
Changbin "biz niye hep hayvan muamelesi gören oluyoruz?"
Minho Changbin'in sözleri ardından Changbin'in ensesine yavaş bir tokat yapıştırdıktan sonra konuştu.
"Sus şurda yeni arkadaş edineceğiz sen hala biz neden hayvan muamelesi görüyoruz diyorsun."
Canım arkadaşlarımdı bunlarda işte. Hepsi birbirinden farklı insanlar falat hepsi bir diğeri ile tıpkı yapboz parçası gibi birleşiyor ve sonucunda çok güzel bir arkadaşlık çıkıyordu....
Bölüm etkileşimi
