8. bölüm / 32
Kısaca HanEscape
Bölümler 32Şu an: Escape
- 1 New Secret Life507 kelime
- 2 Lost Stars332 kelime
- 3 Weird Peoples379 kelime
- 4 Düşünceler344 kelime
- 5 New World340 kelime
- 6 Falling Down414 kelime
- 7 Eyes And Him291 kelime
- 8 Escape465 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 Eyes Don’t Lie885 kelime
- 10 With You380 kelime
- 11 Protect928 kelime
- 12 Feelings801 kelime
- 13 Emotions1.141 kelime
- 14 Hug927 kelime
- 15 Sickness1.063 kelime
- 16 Sickness857 kelime
- 17 Home646 kelime
- 18 Friends1.059 kelime
- 19 Stay Alone1.022 kelime
- 20 Lia Saying New Lies662 kelime
- 21 New Star1.035 kelime
- 22 A Tale1.214 kelime
- 23 Rainy Picnic1.448 kelime
- 24 Weakness800 kelime
- 25 Weakness823 kelime
- 26 Trauma1.135 kelime
- 27 Our group1.083 kelime
- 28 Blurry memories1.131 kelime
- 29 Friends1.705 kelime
- 30 Panic1.031 kelime
- 31 Another one?1.047 kelime
- 32 A new love (1. Kitap sonu)966 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kaçış
Birkaç süre başımı omzuna yaslayıp gözlerimi kapattım. Elini saçımda hala hissedebiliyordum.
"Merak etme seni kimseye görünmeden götüreceğim sakinleş sadece..."
Tam bu an Seungmin'e ders çalıştırma sözüm olduğunu hatırladım. Ve yine yetişemeyeceğini düşünüp yine stese girdim.
"Han sakinleş herşey yolunda hadi gel gidelim artık"
Sarılmayı bırakıp yanında yürümeye başladım...
"Galiba buraya ilk gelişin değil heryeri biliyor gibi yürüyorsunda"
"Evet küçükken de bu okulda okurdum korktuğumda ve ya ağladığımda buraya gelirdim"
Dışarıya açılan bir kapıdan geçtiğimi fark ettim. Gerçekten kimse görmeden çıkabilmiştik.
"Minho teşekkür ederim"
"Önemli değil hadi daha fazla durma evine git"
"Tamam" gülümseyip yürümeye başladım.
Geldiğimde direkt Seungim'e uğradım. Sınavına çalışması gerekiyordu. Kapıyı Seungmin açtı.
"Selam seun-"
"Çalıştırmana gerek yok git Minho ile takıl"
Bir anda şok geçirdim. Ne demişti o.
"Seungmin ne hakkında konuşuyorsun?"
"Lia herkese anlattı"
"Onun anlattığı herşey yalan lütfen bana inan"
"Kendin çalışırım gidebilirsin Minho ile takılabilirsin"
Kapıyı yüzüne kapattığında gözlerin doldu.
Eve koşarak girdiğim için kimse görmedi. Direkt odama girip kapıyı kilitledim. Lia'ya inanmışmıydı. Neler uydurmuştu bu kız? İstemsiz bir şekilde ağlamaya başladım. Telefonun çaldı. Kim aradığını bakmak isterken yanlışlıkla aramayı açtım.
"Alo Han?"
Ağladığımı fark etmemesi için ağzımı kapattım ama başaramadım
"Han iyi misin? Ağlıyor musun sen?"
Sadece hıçkırıklarımın sesi duyuluyordu.
"Evine yakın bir konun at geliyorum"
~Han~
*konum gönderildi*
Konum attığım parka inip beklemeye başladım. Hala ağlıyordum. Birkaç dakika sonra Minho'yu gördüm. Yanıma geldi.
"Han neden ağlıyor-"
Sözünü bitirmeden ona sarıldım ve yine hıçkırarak yine ağlamaya başladım. Minho yavaşça bana geri sarıldı.
"Kim üzdü seni?"
Birkaç dakika kendime gelmeye çalıştım. Kendime geldiğimde derin bir nefes alıp konuşmaya başladım.
"Seungmin benden bir aşağı sınıfta okuyordu ve sabah benden ona sınavı için yardın etmemi istemişti. Okuldan geldiğimde onlara gittim fakat bana gerek olmadığını gidip M-Minho ile takılabileceğini söyledi." Sonlara doğru yine hıçkırmaya başlamıştım.
"Lia'ya inanmış. Cidden bunların hepsini yüzüne mi söyledi?"
Başımı evet anlamında salladım. Gözyaşlarımı nazikçe sildi.
"Moralini bozma. Onlar istediğini söylesin ben senin yanındayım Bangchan'da senin yanında. Biliyorum rahatsız edici ve kalp kırıcı"
Gerçekten beni anlayabiliyordu. Ayağa kalktı.
"Hadi gel keyfini yerine getirelim." Cümlesini bitirince yüzüne bir gülümseme yerleşti. İstemeyerek de olsa ayağa kalktım.
"Hadi ama bu kadar isteksiz olma hadi gel"
Beni markete doğru sürükledi.
"Hadi gel istediğini al ben ödeyeceğim"
"Kendi param var Minho"
"Hayır bu seferlik benden"
Bunları söyledikten sonra reyonlarda gezmeye başladım. İki-üç atıştırmalık alıp kasaya yöneldim. Minho'nun isteği üzerine o ödedi. Zaten sırf fazla para harcamasın diye çok fazla şey almadım.
Çıkış tekrar parka yöneldik.
Minho beni neşelendirmeye çalışırken yağmur başladı ve ben üstüme hırka dahil hiçbirşey almamıştım.
"Evden çıkarken hırka almayı akıl edemedin mi Han üşüteceksin"
Hırkasını çıkarıp omuzlarıma attı. Kendisi de sweatshirtünün kapşonunj taktı ıslanmamak için.
"Hadi eve git üşütüceksin"
Oturduğumuz yerden kalktım. Minho'nun çabası üzerine gülümsedikten sonra vedalaşıp eve gittim.
Eve gelene kadar Minho'nun verdiği hırka sayesinde ıslanmamıştım.
Hırkayı çıkarıp sandalyemin üstüne astım ve kendimi yatağa attım.
•bölüm sonu•
Bölüm etkileşimi
