21. bölüm / 32
Kısaca HanNew Star
Bölümler 32Şu an: New Star
- 1 New Secret Life507 kelime
- 2 Lost Stars332 kelime
- 3 Weird Peoples379 kelime
- 4 Düşünceler344 kelime
- 5 New World340 kelime
- 6 Falling Down414 kelime
- 7 Eyes And Him291 kelime
- 8 Escape465 kelime
- 9 Eyes Don’t Lie885 kelime
- 10 With You380 kelime
- 11 Protect928 kelime
- 12 Feelings801 kelime
- 13 Emotions1.141 kelime
- 14 Hug927 kelime
- 15 Sickness1.063 kelime
- 16 Sickness857 kelime
- 17 Home646 kelime
- 18 Friends1.059 kelime
- 19 Stay Alone1.022 kelime
- 20 Lia Saying New Lies662 kelime
- 21 New Star1.035 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 A Tale1.214 kelime
- 23 Rainy Picnic1.448 kelime
- 24 Weakness800 kelime
- 25 Weakness823 kelime
- 26 Trauma1.135 kelime
- 27 Our group1.083 kelime
- 28 Blurry memories1.131 kelime
- 29 Friends1.705 kelime
- 30 Panic1.031 kelime
- 31 Another one?1.047 kelime
- 32 A new love (1. Kitap sonu)966 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yeni yıldız
Teneffüs zili çalınca Changbin'in yanına Hyunjin ile tanışmaya gittim.
"Selam ben Han"
"Selam. Hyunjin" nedenini bilmiyordum ama utangaç gibiydi ama sorun yok.
"Memnun oldum."
"Okulu gezdirmemi ister misin?"
"Gerek yok Changbin gezdirecekmiş"
Gülümsedim zaten gezdirseydim Minho peşimi bırakmıycaktı.
"Tamam o zaman ben sizi tutmayım siz okulu gezim."
Changbin ile beraber koridora çıkınca geri Minho'nun yanına gittim.
"Han Bizim Edebiyatçı seni çağırıyor." Yanlış birşey mi yaptım? Son bir yılda ne yaptığımı gözden geçirdim. Minik yaramazlıklar yapmıştım ama bunların çağırma sebebi olucağını sanmam.
"Han sakin ol hoca sana kızmak için çağırmıyor. Birşey duyurman içinmiş."
O an derin bir nefes çektim.
"Neden önce söylemedin senin yüzünden son bir yılda her ne yaptıysam hepsini gözden geçirdim."
"Hadi hoca seni bekliyor"
Cevap vermeden koşarak Edebiyat hocasının nöbetçi olduğu kata indim. İndiğimde nefes nefeseydim.
"Hocam beni çağırmışsınız."
"Jisung soluklan biraz"
Nefesimi düzene soktuktan sonra konuşmaya başladım.
"Hocam ne için çağırmışdınız?"
"Bu cumartesi sınıf ile **** parkında saat 11:00 da piknik yapıcaz sınıftakilere iletmeni isteyecektim."
"Tamam hocam iletirim."
"Teşekkürler jisung."
"Birşey değil hocam."
Tekrar koşarak sınıfa gittim ve bağırarak haberi duyurdum
"Bu pazar saat 11:00 da ***** parkında piknik yapacakmışız!"
Konuşmayı bitirince nefes nefes sırama gittim.
"Soluklan biraz ben dediğim gibi koşarak gidip geldin değil mi?"
Başımı evet anlamında salladım. Minho saçlarımı okşadı.
"Keşke gelirken koşarak değil de yürüyerek gelseydin. Yaz ayı sonuçta terliyorsun."
Çantamdan su şişemi aldığımda görebileceğim en kötü sahneyi gördüm. Suyun bitmişti ve hava aşırı sıcaktı. Kış olsa dayanırdım ama yazın susuzluktan bayılabilecek kadar susuyordum işte.
Minho'ya baktım. Çok susamıştım fakat Minho'nun suyunu almak istemiyordum. Eğer onun suyundan alırsam o susuz kalacaktı.
"Suyun mu yok?" Minho ben demeden yine anlamıştı.
"Evet...."
Minho suyunu çıkarınca ani hareket edip elini tuttum.
"Minho gerek yok suyunu kendine sakla." Ani bir şekilde cümle kurunca aklıma ne geldiyse dediğim için biraz anlaşılmaz oldu ama Minho'nun anladığından eminim
"Han haz ayındayız ve çok susamışsın beni boşver ben gidip kendime yenisini alırım al iç."
Minho şişesini bana uzattı fakat almadım.
"Gerek yok gidip kendim alırım."
Minho ayağa kalktı.
"Bekle burda o zaman ben alıp gelicem." Birley diyemedim. Zaten desem bile yinede gidip alacaktı.
Beş dakika gibi bir sürede Minho elinde iki tane su ile geri geldi.
"Teşekkür ederim. Bekle parasını veriyim."
"Bu seferlik benden Han parayı boşver." Minho suyu bana uzatınca hemen alıp içtim.
"İyi tamam bu sefer senden ısrar etmiyorum."
Zil çalınca Minho da yanıma oturdu ve dersin başlamasını bekledik.
•time skip yapcam sıkıcı olmaya başlıyor.•
(Time skip)
Okul bitince eve gittik. Yine annem ve babam geç geliceklerdi.
"Aç mısın?"
"Yemek mi yapacaksın?" O an aklıma binbir türlü cevap geldi Minho'ya verebilecek ama en düzgünü hiçbirini dememekti.
"Kendime birleyler hazırlıycam istersen sana da hazırlarım diye sordum."
"Eğer sabahki gibi durmama izin verirsen olur."
Minho sabah olanları hatırlatınca yüzüm kızardı. Temas etmesi hoşuma gitmiyor değildi ama istemsiz şekilde kızarıyorum işte.
"Yine yüzün kızardı." Minho bu halime kıkırdadı bende kendime kıkırdadım.
Mutfağa geçtim ve iki paket ramen çıkarttıp tezgaha koydum. O sırada Minho arkamdan gelip yine sabahki gibi arkamdan sarıldı. Aslında hoşuma gidiyordu.
Ramenlerin içine su koyup beklemeye başladım. O sırada Minho benim boynumu öpmeye başladı. Tekrar kızardım.
"Yine kızardın." Kıkırdadı.
"Ama ani şekilde yapıyorsun istemeden de olsa kızarıyorum."
"kızarmış yüzün çok tatlı bilerek ani yapıyorum."
Ramenlerin hazır olduğunu görünce alıp ayrı tabaklara koydum. Acı sosu Minho'nun tabağının yanına koydum. Acı yiyemiyordum ağızımı çok fena derecede yakıyor.
Kendi tabağımı alıp masaya oturdum.
"Han sosu neden bana koydun?"
"Acı yiyemiyorum ağızımı çok yakıyor"
•aplanız ramen yerken ağızını öldürüyordu acıdan hehe•
"Tamam o zaman."
Minho sosu açıp ramen in üstüne döktü ve yemeğe başladık. Derin bir sessizlik vardı. Minho bu sessizliği kesti
"Şu okula yeni gelen vardı. Nasıl biri?"
"Biraz utangaç."
"Başka?"
"Bilmiyorum tek bildiğim bu çok konuşamadık ki."
"Niye?"
"Ona okulu gezdirmemi ister misin diye sordum o da Changbin gezdirecek deyince bende saldım onlar da okulu gezmeye başladı zaten."
"Hmm" bir yandan ağızına ramen doldururken cevap olarak sadece mırıltılar çıkarabilmesi komikti.
"Hm?" Ağzına kadar dolu ağzı ile ne? Anlamında bir ses çıkardı.
"Şu anki halin çok tatlı."
Bana göz devirdi ve gülümsedi ağızındakini bitirince tekrar bana baktı.
"Sen daha tatlısın."
"Minho bu arada herkes pikniğe evden birşey yapıp getirmesi gerekiyormuş. Ne yapıcaz?"
Bu soruyu sorunca ikimiz aynı anda birbirimize bakıp gülümsedik.
"Ne yapacağımızı biliyorsun."
"Zaten başka yapmayı doğru düzgün bildiğim birşey yok."
İkimizde yemeğimizi bitirince tabakları tezgaha koydum ve yukarı odaya çıktık. Kendimi yatağa attım.
"Yorgun musun?"
"Hayır sadece yatakta bulunmayı seviyorum."
"Ben resim çizicem haberin olsun eğer çok odaklanıp seni duymazsam şimdiden özür dilerim."
"Tamam sıkıntı yok." Gülümsedim ve telefonumu aldım. Şu Lia yine mesaj atmış. Bu sefer inatla mesaja baktım.
Lia-Han
~Lia~
Minho ile gün nası gidiyor😉
~Han~
Bundan sana ne?
~Lia~
Sadece merak etmiştim özür dilerim Oppa🥺
~Han~
Aşırı cringesin hele emojiler
Bir de bana oppa falan deme
Kısaca çok cringesin
~Lia~
Ben emoji kullanmayı seviyorum ve
cringe de değilim😡
~Han~
/ayn knk any
Neyse zamanımı boşa harcıyorsun bb
~Lia~
Görüşürüz Han-sshi❤️
~Han~
İmkanı varsa görüşmeyelim
~Lia~
Ama neden🥺
*görüldü*
Telefonj kapatıl Minho'ya baktım. Tamamen resime odaklanmıştı. Çok güzeldi. Bazen Minho'ya bütün gün sarılıp dünyayı bir kenara ayırmak istiyorum ama zaman durmuyor. Biri ile konuşuyorsun vie bakıyorsun bir saat geçmiş. Keşke zaman durabilse......
Bir saat sonra Minho resimi bitirdi ve ışığı kapatıp yattık. Ben uyuyamamıştım fakat ses çıkarmıyordum. Aşağıda kapının açıldığını duydum. Annem ile babam gelmiş olmalı.
Sebepsiz yere ağlamam istiyordum. Eskiden yaşadığım tüm üzücü kırıcı şeylerim hepsini dökmek istiyordum. Fakat yaparsam Minho fark edecekti onun için bu fikri sonraya saklamaya çalışıcam. Gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım. Olmuyor yapamıyorum.
"Han?"
"Ne var Minho?"
"İyi misin?"
"Evet?" Yalan olduğu belliydi.
Minho razadan aşağı inip yanıma yatıp bana sarıldı.
"Aklına birşey falan mı takıldı yarım saattir yatakta dönüp duruyorsun. Uyumaya çalışıyorsun."
Kafamı Minho'nun göğüsüne yasladım.
"Bilmiyorum bütün yaşadığım kötü şeylerin hepsini içimden salmak istiyorum."
"Sal o zaman."
"Ama korkuyorumbiri duyarsa diye."
"Merak etme benden başkası duymaz ailen uyuyor şu an."
Gözyaşlarımı daha fazla tutmadım ve saldım...
Sabah uyandığımda Minho'nun tişörtü tamamen ıslaktı. Başım ağlamaktan çok fena ağrıyordu sadece bir saat yatmıştık. Tel şanslı noktam bugünün cumartesi olmasıydı. Minho'yu uyandırmak istemediğimden tekrar gözlerimi kapatıp öylece yattım. Bir süre sonra anlamsız murıltılar duyunca uyandığını fark ettim.
"Minho?"
"Gözlerinin altı mosmor olmuş."
"Tişörtün tamamen ıslanmış."
İkimiz birbirimize tekrar sarıldık ve öylece durduk
•bölüm sonu•
•diğer bölüm piknik olucak (eğer doğaçlama giderken yön kaybetmezsem hihi)•
•keşke benimde bir Minho olsağğğğ•
Bölüm etkileşimi
