Kısaca Han kitap kapağı

9. bölüm / 32

Kısaca Han

Eyes Don’t Lie

Vaveyla Yazarı: Luna .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 32Şu an: Eyes Don’t Lie

Gözler yalan söylemez

Sabah kalktığımda okula gidesim bile yoktu. Ama eğer gitmesem yok yazılacağım ve bunu istemiyorum. Eğer sınavlarım doksan beş üstü olursa ve hiçbir gün aksatmadan okula gidersen annem ayrı eve taşınabileceğimi söyledi. Bunun için yataktan istemeyerek de olsa kalktım. Gerekli herşeyi koyup okula yürümeye başladım. Yine Seungmin ile aynı anda çıkmıştık. Yüzüne bile bakmadan adımlarımı hızlandırarak okula gittim.

Ve tam da beklediğim gibi herkes bana bakıyordu. Ne vardı ki bunda? Aramızda birşey olsaydı bile bunda şaşırılacak ne vardı. Kesin Lia biraz fazla abartarak konuşmuş galiba. Çok fazla umursamamaya çalışarak sınıfa girdim. Chan'ın yanına oturdum.

"Han Lia'nın söyledikleri gerçek mi?"

Yine konuşu açıldı işte
"Hayır değil o şımarık ne dediği umrunda değil gidip saçma sapan şeyler anlatıyor hiçbirşey yaşanmamışken. Hem eğer ilişkimiz olsa bundan size ne. Neden bütün insanlar bana hep bu konu ile yaklaşıyor" gözlerim dolmaya başlamıştı ama devam ettim " Lia'ya inandınız mı yani gerçekten yaptınız mı. Tabi beni daha hiç tanımadığınız için Lia'yı bilmem kaç yıldır gördüğünüz için tanıyorsunuz ama iyi tanımamızşınız. YETER" son sözü derken gözyaşlarımı tutamadım. Gerçekten çok sinir olmuştum. Chan'ın bana şaşkın bir şekilde bakmasına rağmen ordan sadece yürüyüp gittim. Nereye gideceğimi bilmiyordum. Sadece uzaklaşmak istiyorum. O anda sanki biri beni duymuş gibi kolumdan tutup o dünkü geldiğim yere getirdi. "İyi misin?" Minho'dan Başka kim olucaktı ki?

"HAYIR" Sesim biraz fazla yüksek çıkmıştı ama kontrol edemedim

"Hayır..." yüksek sesle söylediğim için pişmanım.

"Lia'nın yaydığı saçma şeylere inandılar değil mi?" "Chan da dahil ve bu seni kızdırdı..."

Sanki gerçekten aklımı okudu Minho

"Evet...." "Sen bunu nasıl anladın?"

"Han istersen duygusuz gibi davran ama yine de anlarım" eli ile yanağımı tutup baş parmağı ile gözyaşlarımı sildi "gözlerin herşeyi anlatıyor zaten" O an Minho ile göz göze geldik. Minho beni yakına çekip sıkıca sarıldı ve boynuma küçük bir öpücük kondurdu. "Gözler yalan söylemez"

Bir süre öyle kaldıktan sonra ders zilinin çaldığını duyunca gizlice ordan çıktık

"Minho?" Sınıfa doğru yürümeye başladık.

"Hm?"

"Bu yeri özellikle yapmışlar gibi duruyor senin bunun hakkında bir bilgin varmı?"

Bunları söyleyince gülümsedi "bilmem belkide ikimiz için özel yapılmıştır" göz kırptığınj fark ettim "hadi geç kalıcaz oyalanma"

Koşarak sınıfa gittik. Neyseki geç kalmadık

Ders resimdi ve çalışma iki kişilik olucaktı. Herkes birileri ile anlaşırken Minho yanıma geldi. "Ne dersin?"

"Olur derim"

Minho'nun sırasına en arkaya geçtik çift kişilik sırada tek oturduğu için kimseden izin almadan oturabilirdim. Tek sıkıntı iki sıra önümüzde Lia'nın oturmasıydı. Öğretmen konu olarak herhangi birşey vermemişti. Bunu kendimizin bulmamız gerekiyordu. Minho ile biraz bakıştık. İkimizde konu bulamamıştık. Minho

"Seni çizelim mi?"

"Beni mi?"

"Evet"

"Başka çizebileceğimiz bişey yokmu?"

"Sence?" Gerçektende düşünsemde yoktu bunun için kendi kendime gülümsedim.

"Bak yokmuş" o da gülümsedi

"Ama kurşun kalemle ben çizerim boyamasını sen yaparsın"

"Sen resim konusunda iyi miydin?"

Sinsi bir şekilde gülümsedim. "Kötü mü olduğumu sanıyordun?"

Çantamdan bir ayna çıkartıp kendime bakarak çizmeye başladım. Arada Minho'da karışıyordu ama olsun güzel gidiyordu.

"Allah aşkına Han senin burnun öyle mi"

"Nesi varmış bi kere güzel oldu"

"Bildiğin yan yatmış dağ bu nesi güzel"

Söylediklerine bir an kahkaha attım.

"İyi tamam be sen yap beğenmiyorsan"

"Ver şu kalemi de göstereyim" kalemi elimden alıp burnu tekrar çizmeye başladı.

"Bak böyle olur bu. O neydi öyle yan yatmış dağ gibi" tekrar kahkaha attım

"Ne var işte çizemiyorum zaten tek beceremediğim şey burun çizmek. Yarım saat uğraşıyorum çizmek için"

"Neyse şimdi boyamaya sırasında"
Minho binbir tane renkli kalemi masaya koydu.

"Minho bunlar ne bildiğin bütün kırtasiyeyi satın almış getirmişsin"

"Boyamak öyle kolay iş değil. Bunun gölgelendirmesi var renk tonu var..."

"Tamam hadi konuşma yap bende senden öğrenicem" hafif ensesinden bir de vururum.

"Ya Han esneme vurmasan olmaz dimi?" İkimizde gülmekten duramıyordum

"Olmazdı hadi sus şunu yapabildiğimiz kadar yapalım"

" O zaman sende yerinde dur sana bakarak ton-lama yapıcam sonuçta."

"Tamam" hala ikimizde kıkırdıyorduk

Ders bitene kadar az da olsun bitirmiştik. Minho ayağa kalkıp."Ne dersin bu gün bana gel resimi yapabildiğimiz kadar yapalım ailenden izin al izin verirlerse beraber gidelim."

"Dur bekle iki saniye yazıp soruyum"

~Han~
Anne izin verirsen bu akşam arkadaşıma
Gidebilir miyim? Bitirmemiz gereken
Bir projemiz var?

~Anne~
Kim o arkadaş hem ben daha
Tanımıyorum. Ne projesi bahane
Falan üretmiyorsun değil mi?

~Han~
Anne Minho'ya gidicem birkaç
Saatliğine işte resim ödevimiz
Var. Bu günden bitirelim de
Son gün yetiştirmeye çalışma-
Yalım diye. Nolurr

~Anne~
Minho mu?
Şu çocuk tamam izin veriyorum
Ama geç kalma

~Han~
Teşekkür ederim söz geç kalmıycam

İzin verince gülümsemeden edemedim
"Noldu öyle gülüyorsun izin verdi mi?"

"Evet"

"Hadi gel o zaman"
Yürümeye başladık...

"Minho ben anneme senden hiç bahsetmedim fakat bana seni tanıyormuş gibi davrandı sen hiç annem ile tanıştın mı ki?"

Yine gülümsedi
"Bilmem ben hiç anneni görmedim o beni nerden tanıyor hiç bilmiyorum"

"Çok enteresan"

"Çok şapşiksin Hannie~"

"N-ne?"

"Hiçbirşey sorgulamıyorsun söylenene inanıyorsun belki yalan söylüyorum?"

"Cidden söylüyor musun ki?"

"Bilmem?"

"Minho-sshi niye herşeye bilmem diyorsun buna bilme de bak nolucak"

"Ne olacakmış?" Alay eder gibi söyledi tam da beklediğim gibi

"Sen istedin. Gelmiyorum." Arkamı Minho'ya döndüm.

"Tamam ya özür dilerim" arkamdan ona gülümsedim

"Özrünü kabul ettim tamam ya. Sana da hiç küs kalınmıyor ki"

Sohbet ederek onun evine gittik

"Tek mi yaşıyorsun?"

"Sence?" Evde onun dışında kimse yoktu.

"Tamam kabul saçma bir soru oldu" kendi kendime güldüm. "Hadi şu resmi yapalım anneme söz verdim erken gelicem diye."

Minho kalemlerini ve resimi salonun ortasına koydu ve çizmeye devam etti. Aradan birkaç saat geçti ve benim artık gözlerim kapanmaya başladı.

Gözlerimi açık tutamadım ve orda uyuya kaldım....

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

31okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.