8. bölüm · AŞKIN GÖZYAŞLARI

BÖLÜM 8

Murat Canpolat

Onun kendisini dinlediğinin farkında olmayan Ensar, Eslem’in seslenmesiyle korkup yerinden sıçradı. Daha sonra da Eslem’e dönerek:
‘Hay Allah iyiliğini versin Eslem, beni korkuttun’ dedi kalbini tutarak.
‘Özür dilerim sizi korkuttuğum için, fakat duyabilme imkânımın olduğunu duyunca birden heyecanlandım’
‘Evet, herkes gibi sende duyabileceksin’ dedi Ensar.
‘Ya maliyeti, onu nasıl karşılayacağım’ dedi Eslem, endişeyle ‘Biliyorsunuz aldığım maaş belli, onunla ameliyat masraflarını karşılamam imkânsız’
‘Orasını düşünme, ben her şeyi hallettim’ dedi Ensar, Eslem’in elini şefkatle tutarak ‘Hatırlarsan seni özel bir hastaneye götürmüştüm. Oranın başhekimi çok yakın bir tanıdığımız. O beni aradı ve kulakların ameliyat olması durumunda duyabilme ihtimalinin olabileceğini söyledi’
‘Ensar Bey, bana o kadar iyilik yaptınız ki, yaptığınız iyilik karşısında altından nasıl kalkacağım bilemiyorum’ dedi Eslem, Ensar’ın ellerinin sıcaklığını hissederek.
Ellerinin sıcaklığını hissettiğinden kalbi adrenalin pompalıyordu. Her iki gençte birbirlerine aşkla bakıyorlardı. Yalnız her ikisi de bir adım atmayı karşı taraftan bekliyordu.
Ensar, Eslem’in gözlerinin içine seni çok seviyorum dercesine bakarak:
‘Sen zaten benim için çok şeyler yaptın’ dedi Eslem’e iyice yaklaşarak, öyle ki nefesleri birbirlerine değiyordu.
‘Nasıl, anlayamadım’ dedi Eslem, ondan kendini geri çekerek. Aslına bakılırsa Ensar’ın ne demek istediğini çok iyi biliyordu. Fakat bu kadar saadet kendine fazla geliyordu. Bunun için de kendini geri çekmişti.
‘Ah Eslem ah! Sana nasıl anlatayım ki kendimi’ dedi Ensar, iç çekerek.
Elçin, onların el ele tutuşmasını kıskançlıkla izliyordu, Erkin’de aynı şekilde. Şu ikisini nasıl yapsak da birbirlerinden ayırsak diye düşünüyorlardı.
Bölüm 11
‘Elçin, Eslem’e haber ver hazırlansın’ dedi Ensar.
Elçin, Eslem’in ismini duyunca kıskançlık damarı arttı. Bu yüzden de Ensar’a:
‘Ensar Bey, onda ne buluyorsunuz anlamıyorum. Seni anlayacak birçok kadın varken neden o’ dedi, kıskançlıkla.
‘Elçin, kendine gel. Aynı sözleri senden bir daha duyarsam kapının önünde bulursun kendini’ dedi Ensar, sinirle.
‘Gerçekten anlamıyorum, söyler misin onda ne buluyorsun’ dedi Elçin, dişlerini gıcırdatarak.
‘Elçin ayağını denk al’ dedi Ensar ‘Daha fazla konuşursan gözünün yaşına bakmadan kapının önüne koyarım seni’
‘Tamam, efendim gidiyorum’ dedi Elçin, daha sonra söylene söylene Eslem’in yanına gitti. Eslem, o sırada odasındaydı ve her zamanki gibi aşk romanlarına dalmıştı.
Elçin, sinirle onun odasına girerek:
‘Eslem, Ensar Bey hazırlanmanı söylüyor’ dedi bağırarak.
‘Elçin abla, sakince söylemez misin’ dedi Eslem, okuduğu kitaptan başını kaldırarak.
‘Ne sakini, ben sakin makin olamam. Senin yüzünden azar işittim’ dedi Elçin. Daha sonra da ‘Ensar Bey, sende ne buluyor anlamıyorum. Sen gelmeden önce benimle daha çok ilgileniyordu. Neredeyse evlenmek üzereydik onunla, ama sen geldin aramızı bozdun. Şimdi de senin yüzünden hiç işitmediğim kadar azar işittim’ dedikten sonra da sinirle Eslem’in odasından çıktı. O çıktıktan sonra Eslem, Allah Teâlâ en güzel vekildir diyerek hazırlığını yapıp Ensar Bey’in yanına gitti.
Eslem, o kadar güzel giyinmişti ki giyinişiyle tekrar tekrar fethediyordu Ensar’ın kalbini. Arabaya geçtikten sonra birbirlerine aşkla baktı ikili.
Arabanın içinde ‘Hazır mısın?’ diye sordu Ensar. Bu soru üzerine Eslem:
‘Her zamankinden daha fazla hazırım’ dedi Eslem, sevinçle.
‘Haydi, o zaman gidelim hastaneye’ dedi Ensar, daha sonra da arabayı çalıştırıp hastaneye gittiler. Onları kapının önünde başhekim Ekrem Bey karşıladı. Daha sonra da kalacağı odaya geçtiler.
Hastanede gerekli tetkikler yapıldıktan sonra ertesi gün ameliyatın yapılmasına karar verildi.
Ertesi gün…
‘Hastamız ameliyat için hazır mı?’ diye sordu başhekim. Eslem, minnetle Ensar’a bakarak ‘Hazırım’ dedi, doktorun sorusu üzerine.
Hasta bakıcı Eslem’i ameliyat için hazırlarken Ensar’da onun sağ salim ameliyattan çıkması için dua ediyordu.
Bir saat sonra…
‘Ensar Bey, hastamızın ameliyatı başarılı geçti. Bundan sonra sağlıklı bir şekilde duyabilecek’ dedi başhekim Ekrem Bey.
‘Çok teşekkür ederim Ekrem Bey’ dedi Ensar ‘Onu ne zaman görebilirim’
‘Henüz daha kendine gelmedi, geldiği zaman onu görebilirsin’
Eslem, aşkın adı gönül ferahlığıydı Ensar için. Onun sağlığına kavuşması için bütün servetini vermeye hazırdı. Yeter ki o iyileşsin ve gözlerinin içine baksın. Bundan başka bir şey de istemiyordu zaten.
Bölüm 12
‘Ablalarım, sizi beklemiyordum’ dedi Ensar.
‘Hayırsız, sen gönlünü birine kaptıracaksın da bizim haberimiz olmayacak öylemi’ dedi ablası Emine ‘Elanur abla haber vermeseydi asla haberimiz olmayacaktı’
Diğer ablası Esma’da:
‘Ne zaman isteyeceğiz kızı’ dedi sabırsızlıkla ‘Birde duyduğum kadarıyla annesi babası yokmuş kızın’
‘Evet, öyle abla’ dedi Ensar ‘Yalnız henüz daha erken, hem onun beni sevip sevmediğinden tam olarak emin değilim’
‘Nasıl emin değilsin’ dedi Esma.
‘Hiç konuşmadınız mı kızla’ dedi Emine, araya girerek.
‘Konuştum hem de kaç sefer, ama net bir cevap alamadım’ dedi Ensar, daha sonra da ‘Kızı kaç sefer sıkıştırdım, lakin her seferinde benden kaçmayı başardı’
‘Elini çabuk tut, yoksa başkası kapar kızı’ dedi Emine, Ensar’ın sırtına vurarak.
‘Eee, ne zaman çıkacak hastaneden’ dedi Esma ‘Zira onunla tanışmak için sabırsızlanıyorum’
‘Yarın çıkacak abla, inşallah ondan sonra evlenme teklif edeceğim. Umarım bu sefer benden kaçmaz da ondan cevap alabilirim’
‘Ne olur ne olmaz, sen yine de kızı yalnız bırakma’ dedi Emine ‘Babamın huyunu biliyorsun, ona bir zarar verebilir’
‘Babam artık ne ona ne de bir başkasına zarar verebilir, ama yine de dikkatli olacağım’
‘Babam, burada değil mi?’ dedi ablaları şaşkınlıkla.