Bölümler 35Şu an: BÖLÜM 7
- 1 BÖLÜM 1451 kelime
- 2 BÖLÜM 2425 kelime
- 3 BÖLÜM 3555 kelime
- 4 BÖLÜM 4638 kelime
- 5 BÖLÜM 5679 kelime
- 6 BÖLÜM 6851 kelime
- 7 BÖLÜM 7705 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 BÖLÜM 8780 kelime
- 9 BÖLÜM 9874 kelime
- 10 BÖLÜM 10570 kelime
- 11 BÖLÜM 11846 kelime
- 12 BÖLÜM 12922 kelime
- 13 BÖLÜM 131.231 kelime
- 14 BÖLÜM 14835 kelime
- 15 BÖLÜM 15792 kelime
- 16 BÖLÜM 16919 kelime
- 17 BÖLÜM 17916 kelime
- 18 BÖLÜM 18574 kelime
- 19 BÖLÜM 19865 kelime
- 20 BÖLÜM 20872 kelime
- 21 BÖLÜM 211.029 kelime
- 22 BÖLÜM 22850 kelime
- 23 BÖLÜM 23573 kelime
- 24 BÖLÜM 24555 kelime
- 25 BÖLÜM 25872 kelime
- 26 BÖLÜM 26566 kelime
- 27 BÖLÜM 27780 kelime
- 28 BÖLÜM 28936 kelime
- 29 BÖLÜM 29795 kelime
- 30 BÖLÜM 30810 kelime
- 31 BÖLÜM 31682 kelime
- 32 BÖLÜM 321.020 kelime
- 33 BÖLÜM 33528 kelime
- 34 BÖLÜM 34478 kelime
- 35 BÖLÜM 35471 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ensar, o öpücükten sonra sinirleri geçmiş, yatışmıştı. Fakat yine de adamın bir şey yaptığından korkuyordu. Bunun içinde ona:
‘Eslem, o pislik adam sana bir zarar verdi mi?’ diye sordu, endişeli bir şekilde.
‘Yok, Ensar Bey’ dedi Eslem ‘Sadece ona direndiğim için tokat attı bana’
‘Elleri kırılsın’ dedi Ensar, daha sonra da adamın vücudunda kırılmamış olan parmaklarına basarak tek tek kırdı.
‘Adama ya bir şey olursa’ dedi Ensar’ın adamlarından biri endişeyle.
‘Endişelenme ona bir şey olmaz, baksana öküz gibi. Vücudunda kırılmadık yer kalmadı, yinede bize direnmeye çalışıyor’ dedi Ensar.
‘Haklısınız efendim’ dedi adamı, daha sonra yerde yatan adamın kollarından tutup dışarıya çıkardılar. Oradan da kendi hastanelerine götürdüler. Adamlar kendi işlerine dönerken her ihtimale karşı kontrol ettirdi Eslem’i. Şükür ki bir şey yoktu onda.
‘Bundan sonra sana hiç kimse zarar veremez’ dedi Ensar, Eslem’e. Daha sonra da gülümseyerek ‘Sende ne cevher varmış Eslem Hanım, bir anda panter kesildin’
Bu söz üzerine Eslem:
‘Aman Ensar Bey, çok abartıyorsunuz’ dedi.
‘Ne abartması Eslem, orada adama ne yaptığını gördüm. Bıraksak adamı çiğ çiğ yiyecektin’ dedi Ensar. İkisi de gülmüştü son söz üzerine.
Bölüm 9
Hastaneden çıktıktan sonra malikâneye döndü iki âşık. Birbirlerine âşıktılar ama bir türlü açılamıyorlardı. Eslem, odasına geçmeden evvel Ensar:
‘Babam artık sana dokunamayacak. O yüzden müsterih ol’ dedi ve doğruca babasının odasına geçti. O sırada babası magazin dergilerini açmış onlara bakıyordu.
‘Sen ne hakla Eslem’i satarsın’ dedi babasına bağırarak ‘Hem hangi devirde yaşıyoruz’
‘O benim malım, ister satarım ister satmam’ dedi Ensar Bey, pişkin bir ifadeyle.
‘Baba, söyler misin o senin kölen mi ki alıp satıyorsun. Ayrıca öyle birine satmışsın ki Allah mahfaza yetişmeseydim kızın namusu elden gidecekti’
‘Onun babasına yüklü bir miktar para verip satın aldım. O yüzden ona ne yapacağıma ben karar verebilirim’
‘Öyle baba olmaz olsun’ dedi Ensar elini havada sallayarak ‘O nasıl bir baba ki öz kızını üç kuruş para için satabiliyor’
‘Eh seni mi dinleyeceğim’ dedi Erhan Bey, başını başka bir yere çevirerek.
‘Son sözün bu mu baba’
‘Evet, son sözüm bu’ dedi Erhan Bey ‘Sen benim mal varlığımı elimden almasaydın, o hizmetçi parçasını satmak zorunda kalmazdım’
‘Onun bir adı var baba’
‘O adını bile anmak istemediğim hizmetçiyi bana savunma’
‘Yine kumar oynadın değil mi baba’ dedi Ensar ‘Elinde para olmadığı içinde ortaya Eslem’i koydun’
‘Diyelim ki öyle hem ne olmuş kumarda kaybettiysem’
‘Bu kumar alışkanlığın bir gün hem seni hem de bizi bitirecek baba’
‘Onca malımız mülkümüz varken bize bir şey olmaz’
‘Allah Teâlâ aşkına hazıra dağ mı dayanır’ dedi Ensar ‘Ben gelmeseydim bütün malımız, mülkümüz elden gidecekti. Üstelik bunlar da değil, bayan çalışanlara bile sarkıntılık etmişsin’
‘Evet, ettim’ dedi pis pis sırıtarak ‘Onlarda bana kuyruk sallamasaydılar. İçlerinden bir tanesi var ki tam bir afet’
Utanmazlığın son noktasını yaşıyordu Erhan Bey, bunları söylerken yüzünde kızarma bile yoktu.
‘Anlaşıldı, sen uslanmayacaksın’ dedi Ensar ‘Zaten utanmazlığın yüzünden ablalarım erkenden evlenip gittiler’
Erhan Bey, şuh bir kahkaha attı. Daha sonra da magazin dergilerine bakmaya devam etti.
‘Bana bak Erhan Bey’ dedi Ensar babasının oturduğu koltuğa yaklaşarak. Daha sonra babasının yakasından tutup onu ayağa kaldırdı. Babasının utanmazlığından dolayı öyle hiddetlenmişti ki artık gözü hiçbir görmüyordu.
‘Babanın yakasına yapışmak sana yakışıyor mu?’ dedi Erhan, oğlunu sakinleştirmek için.
‘Seni öyle bir yere göndereceğim ki orada ne kadın göreceksin ne de kumar oynayabileceksin’ dedi Ensar, istifini bozmadan.
‘Bana bunu yapamazsın’ dedi Erhan Bey çırpınırcasına. Onun çırpınmasının sebebi gideceği yeri bilmesiydi.
‘Bak da gör, öyle bir yapacağım ki’ dedi Ensar, daha sonra da adamlarına emir verdi. Adamları Erhan Bey’i alıp herkesten uzak ve izole bir yere götürdüler.
Bölüm 10
Ensar, Eslem’i kurtardıktan sonra hastaneye götürmüştü. Orada, kısa bir tetkikten sonra bir şeyin olmadığı söylenmiş o şekilde malikâneye gelmişlerdi. Birkaç gün sonra hastanenin başhekimi Ekrem Bey, Ensar’ı aradı.
‘Ensar Bey, sizin hastanemize yaptığınız yatırımlar çok büyük. O yüzden size çok minnettarız’
‘Rica ederim Ekrem Bey, asıl ben size minnettarım Eslem’le çok iyi ilgilendiniz’
‘Bende onun için aramıştım’ dedi Ekrem Bey ‘Eslem Hanım’ın kulaklarının duyması mümkün. Kısa bir ameliyattan sonra eskisinden daha iyi duyacaktır. O yüzden en kısa sürede hastanemize gelseniz iyi olur’
‘Çok teşekkür ederim Ekrem Bey, tabii ki geleceğiz’
O sırada Eslem onları dinliyordu. Az da olsa konuşulanları duymuştu. Fakat nasıl olacaktı bu iş, ne elinde vardı ne de avucunda. Tek umudu Ensar Bey’di ve onun yardım edeceğine gönülden inanıyordu.
‘Herkes gibi bende duyabilecek miyim?’ dedi Eslem, ileri çıkarak.
Bölüm etkileşimi
