4. bölüm · AŞKIN GÖZYAŞLARI

BÖLÜM 4

Murat Canpolat

Bölüm 5
‘Ensar, sana o gün demedim mi kapıdan adım atarsan bir daha geri dönemezsin diye. Buna rağmen niçin geldin’
‘Baba, burası benim de evim’ dedi Ensar, babasına bağırarak.
‘Hıh evinmiş’ dedi babası ‘Sen o hakkı yıllar evvel kapıyı yüzüme çarparak kapattın’
‘Hep o celalli Ensar, bakıyorum da huyundan vazgeçmemişsin’ dedi babası.
O sırada Eslem, işini bitirmiş yanlarına gelmişti. Bu da ister istemez Ensar’ın gözlerinin ona kaymasına sebep olmuştu.
‘Sen nereye bakıyorsun?’ dedi babası ‘Karıma bir daha baktığını görürsem gözlerimi anlıyor musun?’
‘Hıh karınmış’ dedi Ensar ‘Seni tanımazsam gerçekten karın olduğunu inanacağım’
‘Sana ne karım veya değil. Ona benden başkası bakamaz. Onun babasına tonlarca para verdim. O yüzden onun tapusu benim elimde. İster karı yaparım ister hizmetçi. Onu ne yapacağıma da kimse ilgilendirmez’ dedi babası pişkin bir ifadeyle.
‘Baba, Allah var Allah onun huzurunda çetin bir hesap var. Ölüp gittikten sonra bu yaptıklarının hesabını nasıl vereceksin’ dedi Ensar, çakmak çakmak gözlerle.
Babası, onun sözleri üzerine pis pis gülerek:
‘Hah hesapmış, hangi hesap. Matematik hesabı mı?’
‘Baba, böyle söyleyerek küfre düşüyorsun. Ne olur yol yakınken tevbe et. Tevbe etmeden ölürsen Allah Teâlâ korusun ebedi bir azaba çarptırılırsın’ dedi Ensar, naif bir sözle.
O istiyordu ki babası doğru yolu bulsun ve yaptıklarına pişman olsun. Fakat heyhat, babası öyle katı kalpliydi ki değil tevbe etmek, gözünden bir damla bile yaş gelmiyordu.
‘Ulan bunları söylemek için mi geldin’ dedi babası Ensar’ı tersleyerek ‘Eğer bunun için geldiysen benim nasihatlere karnım tok’
‘Buraya bunun için gelmedim baba’ dedi Ensar. Bunu derken öyle sinirliydi ki sinirden gözleri seğiriyordu.
‘Ne için geldin o zaman’ dedi babası.
‘Sahip olduğumuz holdingin muhasebecisi Engin Bey çağırdı. Ben burada yokken işleri birbirine katmışsın. İşlerin karışıklığından dolayı neredeyse iflas etme eşiğine gelmişiz. Onu düzeltmeye geldim’
Babası peh dedikten sonra kendi odasına çekildi. O da kendi odasına geçti. Geçti ama uyuyamıyordu, çünkü her gözlerini kapayışında gözlerinin önüne Eslem geliyordu.
Bölüm 6
‘Engin Bey, anlat bakalım neler oluyor?’ dedi Ensar.
‘Ensar Bey, siz yokken babanız Erhan Bey, gereksiz bir sürü harcamalar yaptı. Bu öyle ufak tefek harcamalar değil, bayağı yüklü harcamalar. Biz onu ikaz ettik ama bizi dinlemedi. Bununla da kalsa iyi, sipariş edilen malzemeleri hep yanlış yerlere gönderdi. Bu yüzden birçok müşterimiz bizden paralarını geri istiyor. Yani anlayacağınız işleri birbirine kattı. Zaten bunun için sizi geri çağırmıştım’ dedikten sonra da ‘Birde siz bakın harcamalara o zaman ne demek istediğimi anlarsınız’
Ensar, bilgisayarda kayıtlı olan gelir ve giderleri kontrol etti. Giderler gelirlerden oldukça fazlaydı. Giderlerin çoğusunun altında da babasının adı geçiyordu. Bunların yanı sıra ismi belirtilmeyen giderler de vardı.
‘Bu giderler de ne böyle’ dedi Ensar.
‘Bunu nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum Ensar Bey, babanız kumar oynuyor’ dedi Engin Bey yutkunarak.
‘Sen ne yaptın baba’ dedi Ensar, bıkkın bir şekilde.
‘Dahası da var’ dedi Engin Bey ‘Erhan Bey, burada olduğu müddetçe kadınların biri gidip biri geldi. Kadınlardan işkillendiğim için onları araştırdım ve bir de öğrendim ki onlar…’ burada sustu Engin Bey, belli ki söyleyemiyordu sonunu.
‘Ne öğrendin Engin, gerçi az çok ne olduğunu tahmin ediyorum ama’ dedi Ensar.
‘Affedersiniz onlar vücutlarını satıp para kazanan kadınlar’ dedi Engin Bey, yüzü kızararak.
‘Anladım Engin Bey, anladım’
‘İşte sizi bu sebeplerden dolayı geri çağırdım’ dedi Engin Bey. Ardından da ‘Babanızın yetkilerini elinden almanız sizin elinizde. Yetkilerini sınırlandırabilmemiz içinde imzanız gerekiyor’
‘Tamam, getir imzalayayım’ dedi Ensar.
‘Babanızın yaptıkları bu kadarla da kalmadı’ dedi Engin Bey ‘O ben dâhil birçok işçinin maaşını yarıya yarıya kesti. Sırf size gösterdiğim harcamaları yapabilmek için’
‘Karşı çıkmadınız mı babama’
‘Tabii ki karşı çıktık, fakat bizi işten atmakla tehdit etti. Bu yüzden mecburen susmak zorunda kaldık. Ayrıca bayan işçiler oldukça tedirgin’
‘Babamın yüzünden değil mi?’ dedi Ensar, boğazındaki düğmeyi açarak. Zira duydukları karşısında öyle bunalmıştı ki gömleğinin düğmesini açarak nefes almaya niyetlenmişti.
‘Evet, babanız yüzünden’ dedi Engin Bey ‘O holdinge her gelişinde bayan çalışanlardan birini odasına çağırıyordu. Çıkışta ise bayan çalışan ağlayarak dışarıya çıkıyordu. Ona ne olduğunu sorduğumuzda ise Erhan Bey’in taciz etmeye çalıştığını söylüyorlardı’