3. bölüm · AŞKIN GÖZYAŞLARI
BÖLÜM 3
Babası, oğlunun sözleri üzerine telefonda küfürlü konuştu. Zaten onun hep yaptığı şeyde oydu; küfürlü konuşmak.
‘Baba, bak yine aynı şeyleri yapıyorsun’ dedi Ensar Bey ‘Böyle yaparak beni geri dönmekten caydıramazsın. Ha şunu da söyleyeyim beş kuruşsuz kaldığımdan değil muhasebe müdürümüzün ricası üzerine geldim. Yoksa ne senin yüzünü görmek istiyorum ne de malında gözüm var. Allah Teâlâ’ya şükürler olsun kendimi geçindirecek kadar malım mülküm var’
‘Lan seni dünyaya getireceğime keşke taş getirseydim’ dedi babası tükürürcesine konuşarak ‘O hiç olmazsa bana karşı gelmiyor’
‘Baba, ne olur küfürlü konuşma. İnsanlara üstten bakma. Ancak iyilikler insanı kurtarabilir’ dedi Ensar Bey.
Onun ikazlarına rağmen babası Erhan Bey, yine küfürlü konuştu telefonda.
‘Baba, bak böyle yaparak bana değil ancak kendine zarar verebilirsin’ dedikten sonra da ‘Az bir şey gülümsesen, insanlara tepeden bakmayı bırakıp onlara yardım etsen bak o zaman her şey nasıl da değişecek. O zaman göreceksin daha mutlu olduğunu’ dedi babasını sakinleştirmek için.
‘İstemiyorum anlıyor musun, seni bu evde istemiyorum’ dedi babası. Oğlunu istememesinin asıl sebebi ise rahatının bozulmasından kaynaklanmaktaydı.
‘İstesen de istemesen de geri döneceğim baba ve ipleri elime alıp herkesin yüzünü güldüreceğim’
Bölüm 4
Bir hafta sonra…
‘Hoş geldiniz efendim, sizin gelişiniz bizim için bir müjdedir’ dedi baş hizmetçi Elanur. Zira o ve diğerleri Erhan Bey’in zulmünden ve sapıklığından bıkmışlardı. En başta da baş hizmetçi Elanur sevinmişti. Çünkü onun kızı da Erhan Bey’den nasibini almıştı. Son anda yetişmese kızı perişan olacak, bu da bütün ömrüne yansıyacaktı.
Hizmetçilerin her biri başka yapacak işi veyahut meslekleri olmadığı için ayrılamıyorlardı. Bu yüzden de Ensar Bey’in gelişine sevinmişlerdi.
Hizmetçi Elanur, Ensar Beyle konuşurken o sırada da Eslem’de sırtı dönük bir şekilde kendi işiyle meşguldü.
Ensar Bey bir ara gözü Eslem’e takıldı. Onu daha önce göremediği için tanıyamamıştı.
‘Bu da kim?’ dedi Elanur’a.
‘Ha o mu’ dedi Elanur ‘Babanızın besleme olarak aldığı bir hizmetçi. Aslında evlenme niyetiyle almıştı onu. Fakat babanızı biliyorsunuz daldan dala atlamaktan başka bir iş yapmıyor. Hatta bir ara benim kızıma bile sarkıntılık yapmak istedi. Neyse ki son anda yetiştim de kızımı kurtardım. Kurtarmasaydım kızımın hali perişandı. Bunlar yetmezmiş gibi şimdi de dul bir kadınla gönül eğlendiriyor’
‘Ah baba ah! Sen akıllanmayacak mısın?’ dedi Ensar, duydukları karşısında hayıflanarak.
‘Siz geldiniz ya, o bize yeter’ dedi Elanur, daha sonra da ‘Umarım babanızın huylarını düzeltebilirsiniz’
‘Huylu huyundan vazgeçmez Elanur Hanım’ dedi Ensar, daha sonra da Eslem’e dönerek ‘Eslem, Eslem’ diye seslendi.
‘Onun kulakları duymaz Ensar Bey’ dedi hizmetçi Elanur.
‘Ya, çok üzüldüm’ dedi Ensar, içi cız ederek. ‘Eslem’le sonra ilgilenirim’ diyerek hizmetçinin yanından ayrıldı. Tam Eslem’in yanından ayrılıyordu ki onun tarafından bir tatlı bir esinti geldi. Bu esinti aşk esintisiydi, onun yıllarca arayıp durduğu ve bir türlü bulamadığı aşk esintisi.
‘Ya Rabbi! Bu esinti yoksa arayıp durduğum esinti mi?’ dedi Ensar, kendi kendine.
Aşk öyle bir şey ki insanı deli divaneye çevirir. Aşk öyle bir şey ki gözyaşı döktürür. Aşk öyle bir şey ki mecnun gibi çöllere düşürür. İşte Eslem’in de Ensar’ın da hali böyle olacaktı.
Ensar, Eslem’in yanından geçip gittikten sonra dönüp ona baktı. Eslem’de aynı şekilde bakmıştı kendisine. Bu bakış öyle bir bakıştı ki kalpleri ısıtan ve birbirlerine bağlayan bir bakıştı. Bakıştıkları o günden sonra da başka bir şey göremez olmuşlardı.
‘Bu ne güzellik Ya Rabbi! Onu görünce dünyalar durdu sanki benim için’ dedi Ensar.
Onu gördükten sonra bir türlü dönüp de gidemiyordu babasının yanına. Eslem’de aynı şekilde bakıyor, bakmaktan işini yapamıyordu. Erhan Bey’in bağırışları olmasa uzun süre bakabilirdi Eslem’e.
