31. bölüm · AŞKIN GÖZYAŞLARI

BÖLÜM 31

Murat Canpolat

Ertesi gün…
‘Abla, ne kadar daha kalacaksın sana ihanet eden adamın evinde’ dedi Erdem, ablasını ikna edebilmek için
‘Bende kalmak istemiyorum burada ama bütçeme uygun bir ev bulamadım. Gerçi bulsam da hangi parayla kirayı vereceğim ki. Çünkü işim yok gücüm yok. daha evvel onun iş yerinde çalışıyor para kazanıyordum ama şimdi işten çıktım ve beş parasızım’
‘Abla, biz dururken kiralık ev aramak da nereden çıktı’
‘Onu bende düşündüm ama size yük olmak istemem. Sonuçta kurulu bir düzeniniz var’
‘Ne yük olması abla, hem annem sürekli bize gel demiyor mu?’
‘Demesine diyor da…’
‘Abla, sen bize yük değil de açan bir gül olursun’
‘Ya Fatma, ona ne olacak’
‘Onu merak etme abla, onunla ben ilgileneceğim’
‘Ya kira parası, biliyorsun kiralar almış başını gidiyor’
‘Sana merak etme dedim ya abla’
‘Canım kardeşim, iyi ki varsın’ dedi Eslem, Erdem’e sarılarak.
Bir gün sonra evdeki eşyaların bir kısmını spotçuya sattılar. Geri kalan kısmını da Fatma aldı, zaten onlar da onun şahsi eşyalarıydı.
Eslem, annesinin evine gittikten sonra Fatma’yı da tuttukları eve yerleştirdiler. İki saat sonra da bütün eşyaları alındı ve evin hiçbir ihtiyacı kalmadı.
‘Anlat bakalım neden apar topar evden taşındık ve bu eşyaların parasını kim verdi’ dedi Fatma, ellerini beline koyarak.
‘Eşyaların parasını Ensar abi ödedi’ dedi Erdem. Daha sonra da ona gönderilen ses kaydını anlattı.
‘Namussuz herife bak’ dedi Fatma ‘Önce kendini iş adamı olarak tanıt ondan sonra da alttan alta da kuyu kaz. Yalnız Ensar Bey’i anlamıyorum nasıl oldu da anlayamadı ortağının iş çevirdiğini’
‘Bir insan ilk bakışta anlaşılmaz zamanla anlaşılır’
‘Mesela Ensar Bey gibi değil mi?’ dedi Fatma ‘Eslem ablanın gönlünü çalarken o kadından da çocuk yap. Oh ne güzel dünya değil mi?’
‘Ben şahsen Ensar abinin suçsuz olduğuna inanıyorum. Fakat suçsuz olduğunu ispatlayamazsa hem itibarını kaybedecek hem de tüm servetini’
‘Ne demek istiyorsun sen?’ dedi Fatma.
‘Şu Selen denen kadını araştırdım. Pek temiz temiz pabuç değilmiş, tam da servet avcısı tiplerden. Ensar abi demişti en yakın arkadaşı tarafından aldatıldığını. Doğruymuş dedikleri, aldattığı adam da daha sonra onu terk etmiş. Bir de ondan hamile kalmış, fakat terk edilmenin verdiği acıyla da çocuğunu düşürmüş. Bu kadar da değil’ dedi Ensar ‘Selen tam bir uyuşturucu bağımlısıymış, bu bağımlılık yüzünden de hep zengin insanların peşine düşmüş. Bu şekilde yediye yakın erkeği ağına düşürmüş’
‘Sen bunları nasıl öğrendin’ dedi Fatma hayretle.
‘Polis bir arkadaşım var, ondan öğrendim. Zaten uzun süredir de polisler onun peşindeymiş. Yakalanması an meselesi olabilir. O yüzden dedim Ensar Bey, Selen’in yalanını ispatlamazsa itibar kaybedebilir’
‘İyi de ne alakası var Ensar Bey’in uyuşturucuyla’
‘O eski tanıdığı olduğu için polisler onun da işin içinde olduğunu düşünüyorlar’
‘Desene Ensar Bey’in işi yaş’
‘Aynen öyle Fatma’
‘Allah Teâlâ yardımcısı olsun’ dedi Fatma, içten dua ederek.
Bölüm 44
‘Ne oluyor lan, kim haber verdi onlara’ dedi Ersen, sinirden adamının boğazını sıkarak.
‘Patron, bi, bilmiyorum’ dedi adamı hırıltılı bir şekilde.
Diğer adamının da kafasına doğu silahını dayayarak:
‘Derhal o ispiyoncuyu bulun. Bulamazsanız ikinizi de yaşatmam’
‘Tamam, patron’ dediler her ikisi de birden.
Basri, paldır güldür Ersen’in odasına girerek:
‘Ne oluyor Ersen Bey, bağırmanız ta içeriden duyuluyor’ dedi, ne olduğunu anlayabilmek için.
‘Ne olacak birileri haber uçurmuş. Yani anlayacağın kızları elimden kaçırdım’
‘Allah Allah kim haber uçurmuş olabilir ki?’ dedi Basri, içten içe gülerek.
Aldığı haber yetmezmiş gibi başka bir haber daha geldi Ersen’e:
‘Ne oluyor ya! Birileri düğmeye basmış gibi beni bitirmeye çalışıyorlar’ dedi sinirle yumruğunu masaya vurarak.
‘Ne oldu Ersen Bey, birden bire renginiz attı’ dedi Basri ‘Aldığınız haber kötü mü ki bu kadar tedirgin oldunuz?’
‘Ne olacak Ensar’ı bitirecek bilgiler ortadan kaybolmuş’ dedi Ersen ‘Bu kadar da değil, bununla beraber hardisk de kaybolmuş’
‘O hardiskin içinde ne var ki tedirgin oldunuz?’
‘Uyuşturucu ile alakalı her şey, Selen’in mafya ile bağlantıları ve benim illegal örgütlere sattığım silahların envanteri’
‘bilgisayarın içinden nasıl söküp alabilmişler hardiski’
‘Mutlaka bilgisayardan anlayan biridir’ dedi Ersen.
‘Adamlarından mı şüpheleniyorsun’ dedi Basri.
‘Evet, ama hangisi olduğunu bilemiyorum’ dedi Ersen, tedirgince hareketler yaparak ‘O hardisk polisin eline geçerse hem ben hem de kardeşimin işi bitmiş demektir’
‘Peki, şimdi ne yapacaksın’ dedi Basri.
‘Yurt dışına kaçacağım, zaten birkaç gündür kaçma planları yapıyordum’
‘Ne zaman kaçacaksın?’
‘Üç gün sonra’ dedi Basri ‘Ufak bir yat ayarladım onunla kaçacağım’