14. bölüm · AŞKIN GÖZYAŞLARI
BÖLÜM 14
İki gün sonra…
‘Eslem, ne oldu gözlerine’ dedi Ensar, Eslem’in gözlerinin şiş ev gözaltlarının da morarmış bir şekilde görünce.
‘Yok, bir şey sadece kapı yüzüme çarptı’ dedi Eslem, yüzünü ondan çevirerek.
‘Erkin yaptı değil mi?’ dedi Ensar, sinirle. Daha sonra da ‘Gösteririm ben ona bir kadına el kaldırmanın ne demek olduğunu’
Eslem, ona yalvarırcasına bakarak:
‘Ensar Bey, onun üzerine gittikçe hem size hem bana daha çok zarar verebilir’ dedi endişesini dile getirircesine.
Ensar, her zaman yaptığı gibi Eslem’i belinden tutup kendine doğru çekti. Ardından da ona:
‘Eslem, gözlerimin içine bak ve bana doğruyu söyle. Erkin’i seviyor musun, eğer seviyorsan bir daha sana dokunmam ve uzak dururum’
Eslem, gülümseyerek baktı ona. Daha sonra da yanağına aşk öpücüğü bıraktı.
‘Ben senden başkasını asla sevmedim Ensar’
‘Öyleyse niçin onunla evleniyorsun hem de senden oldukça büyük’
‘Ensar’ım mecburum buna anlıyor musun, mecburum’
‘Neden mecbursun, yoksa seni tehdit mi etti’ diye sordu, hiddetle.
Burada sustu Eslem, bir şey diyemedi. Öyle yakındı ki Ensar’a kalbinin gümbürtüsünden başka bir şey duyamaz olmuştu.
Yakınlıktan dolayı ikisinin de vücudu ateş gibi yanıyordu. Öyle yanıyorlardı ki buzlu su bile onların ateşini söndüremezdi.
‘Seni hiçbir yere bırakmam’ dedi Ensar, Eslem’in alnından öperek ‘Aramızda ne kadar uçurum olursa olsun, o uçurumları aşar yine seni bulurum’
İki âşık sonunda birbirlerine aşklarını ilan ederken onları hasetle izleyen birileri vardı.
Bölüm 21
‘Aşkım, beni hiç özlemedin mi’ dedi Ezel, telefonda iç gıcıklayıcı sözlerle.
‘Nereden telefon numaramı buldun’ dedi Ensar, telefonda bağıra bağıra konuşarak ‘Senden kurtulmak için yerimi ve telefon numaramı değiştirdim, buna rağmen yine buldun beni’
‘Kuşlar söyledi’ dedi Ezel ‘Hem baksana beni çabuk unutmuş yerime de başkasını bulmuşsun’
‘Sana ne kimi bulur bulurum’ dedi Ensar, kükrercesine.
‘Öyle birini bulmuşsun ki mendilimi bile vermem öyle insanlara’ dedi Ezel, Eslem’i küçümsercesine.
‘Sen bunu sorgulayacak en son kişisin anladın mı’ dedikten sonra da ‘Beni bir daha arama, ararsan sonun çok kötü olur’ diyerek telefonu kapadı.
Sinirden elleri titriyordu Ensar’ın. Yıllar sonra eski nişanlısının sesini duymak öfkelendirmişti. Bu yüzden elleri ayakları titriyor, bir taraftan da gözü seğiriyordu.
Sinirden ne yaptığını bilememiş hizmetçilere bağırıp çağırmıştı. Oysaki şimdiye kadar hizmetçilere değil bağırmak tek bir kötü sözde söylememişti.
‘Ne oluyor Ensar, avaz avaz niye bağırıyorsun. Hem hizmetçilere bağırmayı o adını bile anmak istemediğim babamdan aldın’ dedi Emine.
‘Abla, numaramı değiştirdim. Hatta yerimi bulamasın diye Türkiye’ye geldim. Buna rağmen yine buldu beni’ dedi Ensar, burnundan soluyarak.
‘Kimden bahsediyorsun?’ dedi Emine ‘Yoksa Ezel’den mi?’
‘Evet, o abla’ dedi Ensar ‘Ona sinirlendim, sinirimi de hizmetçilerden çıkardım’
‘Yine de hizmetçilere bağırman doğru değil’ dedi Emine ‘Unutma ki onların yerinde sende olabilirdin bende’
‘Haklısın abla’ dedi Ensar ‘Bundan dolayı hizmetçileri toplayıp özür dileyeceğim’
‘Sana ihanet edip üzmedi mi bu kadın’ dedi Emine ‘ Buna rağmen hangi yüzle arayabiliyor’
‘Eslem’i duymuş abla, artık kimden duyduysa’
‘Televizyondan veyahut magazin haberlerinden duymuş olmasın’ dedi Emine ‘Biliyorsun sen ünlü bir iş adamısın ya’
‘Olabilir abla’ dedi Ensar ‘Fakat beni aldattığı adam da ünlü bir iş insanıydı. Hem şimdiye kadar Eslem haberlere konu olmadı ki. Magazin haberlerine gelince, ben magazine konu olmaktan hoşlanmıyorum. Olursam da onları dava edeceğimi çok iyi biliyorlar. Bu yüzden magazin haberlerine konu olduğunu hiç zannetmiyorum’
‘O zaman kim söylemiş olabilir’
‘Bilemiyorum abla’ dedi Ensar ‘Yalnız onu bulursam doğduğuna pişman edeceğim’
‘Eslem’le aranızı düzeltebildiniz mi’ dedi Esma, araya girerek.
‘Düzelttim abla’ dedi Ensar, yüzü gülerek ‘Hatta sonunda beni sevdiğini bile söyledi’
‘Tebrik ederim kardeşim’ dedi Esma, Ensar’a sarılarak.
‘Abla, mutluyum ama Ezel sıkıntı çıkaracak gibi görünüyor. O yüzden şimdilik Eslem’e bir şey söylemeyin. Ben uygun bir dille anlatırım ona’
‘Yalnız, elini çabuk tut. Sen demeden bir başkasından duyarsa kötü olur’
Bölüm 22
Elanur, gördüklerinden dolayı günlerdir uyuyamıyordu. Daha fazla saklayamazdı Elçin ve Erkin’in uyuşturucu kullandıklarını. Bu niyetle Ensar’ın yanına gidiyordu ki Elçin’le karşılaştı. O aldığı uyuşturucu yüzünden kendinde değil gibi görünüyordu. Gözleri kızarmıştı ve halsiz görünüyordu. Kollarında da hafif hafif morluklar ve kesikler vardı.
‘Elçin, nedir bu halin?’ dedi, aslında biliyordu neden kaynaklandığını ama bilmezliğe verdi kendini ‘Gece uyuyamadın mı?’ dedi daha sonra.
‘E, e, evet gece uyuyamadım’ dedi gözlerini kaçırarak.
‘Ya kollarındaki morluk ve kesikler nasıl oldu? Yoksa birileriyle kavga mı ettin’
‘Sana hesap mı vereceğim abla’ dedi Elçin, sinirli bir tavırla ‘Bana hesap soracağına yemeklerine bak. Mutfaktan yanık kokuları geliyor’
‘Eyvah! Yemeklerin altı yandı’ dedi Elanur telaşla, daha sonra hızlı adımlarla mutfağa yöneldi.
O hızlı adımlarla mutfağa doğru giderken Elçin’de arkasından söylenip duruyordu. Şöyle diyordu kendi kendine:
‘Az kalsın yakalanıyordum’ dedikten sonra da ‘Senin yüzünden uyuşturucu alacağım adamı beklettim’ dedi ve kimseye görünmeden malikânenin kapısına yöneldi.
O uyuşturucu almaya giderken o sırada Elanur mutfakta:
‘Of, aklım onlarda kaldığından az kalsın yangın çıkaracaktım’ diyordu kendi kendine.
Yanık yemeği çöpe döktükten sonra tekrar aynı yemekten yaptı. İşi bitince de olanı biteni anlatmak için Ensar’ın yanına gitti.
Ensar, çalışma odasında evrakları kontrol ediyor, kimisine de imza atıyordu.
Elanur, Ensar’ın çalışma odasının kapısını tıklatarak içeriğe girdi. Girdikten sonra da:
‘Ensar Bey, müsait misiniz önemli bir konuda konuşmak istiyorum’
‘Müsaidim’ dedi Ensar, başını dosyalardan kaldırarak.
‘Ensar Bey, söyleyeceğim konu hepimizi ilgilendiriyor. En başta da sizi’ dedi Elanur.
Ensar, iyice meraklanmıştı, ne diyecekti acaba Elanur, neydi kendisini bu kadar ilgilendiren şey.
‘Lafı dolandırmadan anlat Elanur abla’ dedi.
